büyükanne ile cümle

büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.ארץ הולדתי, פולין. הלכתי ביערות של סיפורי סבתי.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.كنت اسير عبر الغابات الموجودة في حكايات جدتي.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.我行過嫲嫲故仔入邊 唧森林。
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.森の中を歩いていました どこの土を踏んでもその下には墓があり
Büyükannemin takma dişlerini gördünüz mü?Aþi vãzut cumva dantura bunicii mele?
Büyükannemin takma dişlerini gördünüz mü?Habt ihr Omas Gebiss gesehen?
Büyükannemin takma dişlerini gördünüz mü?Widziałyście sztuczną szczękę babci?
Büyükannemin turp yemesi için onlara ihtiyacı var.Babcia potrzebuje szczęki, by jeść rzodkiewkę.
Büyükannemin turp yemesi için onlara ihtiyacı var. O bir faredir, biliyor musun?Bunica are nevoie de protezã pentru a mânca ridichi. ªtii, e ºoarece.
Büyükannemin turp yemesi için onlara ihtiyacı var. O bir faredir, biliyor musun?Elle en a besoin pour manger des navets, mamie est une souris, tu sais.
Büyükannemin turp yemesi için onlara ihtiyacı var. O bir faredir, biliyor musun?Oma braucht ihr Gebiss für den Rettich, sie ist ja eine Maus.
Büyükannemin turp yemesi için onlara ihtiyacı var.Η γιαγιά την χρειάζεται για να τρώει ραπανάκια.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.A mi abuela le gustaban las medias holgadas.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.A minha avó disse que queria vestir estas meias.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Babica je želela nositi ohlapne nogavice.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Bunica a spus că vroia să poarte aceste şosete.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.La nonna diceva che voleva indossare le calze larghe.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Ma grand-mère a dit qu'elle voulait porter d'amples chaussettes.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Mijn grootmoeder zei dat ze sokken wilde dragen.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Η γιαγιά έλεγε ότι ήθελε να φορά χαλαρές κάλτσες.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Бабушка сказала, что хотела быть в свободных носках.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.قالت لي جدتي أنها ترغب بارتداء الجوارب الواسعة
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.A minha avó nunca me deixou esquecer o meu avô.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Babica mi ni dovolila pozabiti njegovega življenja.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Bà tôi chưa bao giờ cho phép tôi quên cuộc đời của ông.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Bunica mea nu m-a lăsat niciodată să-i uit viaţa.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.할머니는 제가 할아버지의 삶을 평생 간직하도록 하셨습니다.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Má babička mě nikdy nenechala zapomenout jeho život.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Ma grand-mère ne m'a jamais laissé oublier sa vie.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Meine Großmutter hat mich nie sein Leben vergessen lassen.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Mia nonna non ha mai permesso che mi dimenticassi di lui.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Mijn grootmoeder liet me zijn leven nooit vergeten.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Moja babcia nie pozwoliła mi o nim zapomnieć.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.My abuela nunca me permitió olvidar su historia.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Nagyanyám nem engedte, hogy elfeledkezzem az életéről.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Nenek saya tidak pernah membiarkan saya melupakannya.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Stará mama mi nikdy nedovolila zabudnúť na jeho život.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Η γιαγιά μου δε με άφησε ποτέ να ξεχάσω τη ζωή του.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Баба ми никога не ми позволи да забравя живота му.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Дедушка не дал мне забыть о его жизни.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.Моя бабуся не дала мені забути його життя.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.סבתי מעולם לא הניחה לנו לשכוח את חייו.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.جدتي لم تتركني ابداً أنسى حياته.
Büyükannem onun yaşamını unutmama asla izin vermedi.私の務めは祖父の人生を無駄にしないことでした
Büyükannem radyo dinlemeyi sever.Babcia lubi słuchać radia.
Büyükannem radyo dinlemeyi sever.Bunicii îi place sã asculte radioul!
Büyükannem radyo dinlemeyi severdi.Babcia lubiła słuchać radia.
Büyükannem radyo dinlemeyi severdi.Bunicii îi plãcea sã asculte radioul.
Büyükannem radyo dinlemeyi severdi.Ma grand-mère... adorait écouter la radio.
Büyükannem radyo dinlemeyi severdi.Oma hörte gern Radio.
Büyükannem radyo dinlemeyi severdi.Στη γιαγιά άρεσε να ακούει ράδιο.
Büyükannem radyo dinlemeyi sever.Mamie adore écouter la radio !
Büyükannem radyo dinlemeyi sever.Oma hört gern Radio.
Büyükannem radyo dinlemeyi sever.Στη γιαγιά αρέσει να ακούει το ράδιο.
Büyükannem... sever... ...turpu... çok sever.Bunicii mele... îi plac... ... ridichile... atât de mult...
Büyükannem... sever... ...turpu... çok sever.Mais ma grand-mère... adore... le navet.
Büyükannem... sever... ...turpu... çok sever.Meine Oma ... mag ... Rettich so gern.
Büyükannem... sever... ...turpu... çok sever.Moja babcia... kocha... rzodkiew... tak bardzo...
Büyükannem... sever... ...turpu... çok sever.Η γιαγιά μου... λατρεύει... τα ραπανάκια... τόσο πολύ...
Büyükannem telefon bağlama şirketinde çalışırdı ve bu dönemde Nehru ileAnnak idején a telefonközpontban dolgozott, és hallott beszélgetéseket

İlgili Sayfalar