büyükanne ile cümle
büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Büyükannem telefon bağlama şirketinde çalışırdı ve bu dönemde Nehru ileBà từng làm cho tổng đài trao đổi điện thoại, và từng nghe
Büyükannem telefon bağlama şirketinde çalışırdı ve bu dönemde Nehru ileElle travaillait pour
Büyükannem telefon bağlama şirketinde çalışırdı ve bu dönemde Nehru ileIk verwerkte verhalen van mijn oma die voor de telefooncentrale werkte
Büyükannem telefon bağlama şirketinde çalışırdı ve bu dönemde Nehru ile제 할머니께서는 전화교환국에서 일하셨고, 그녀는 일하면서
Büyükannem telefon bağlama şirketinde çalışırdı ve bu dönemde Nehru ileLei lavorava per la compagnia telefonica ed era solita origliare le conversazioni tra
Büyükannem telefon bağlama şirketinde çalışırdı ve bu dönemde Nehru ileSie arbeitete für die Telefonzentrale und konnte die
Büyükannem telefon bağlama şirketinde çalışırdı ve bu dönemde Nehru ileZawarłem w niej opowieści mojej babci. Pracowała w centrali telefonicznej
Büyükannem telefon bağlama şirketinde çalışırdı ve bu dönemde Nehru ileהיא עבדה במרכזיית הטלפונים, והיא
Büyükannem telefon bağlama şirketinde çalışırdı ve bu dönemde Nehru ileلقد كانت تعمل كعامل توصيل للهاتف
Büyükannem telefon bağlama şirketinde çalışırdı ve bu dönemde Nehru ile祖母は昔 電話交換手だったので ネルーとエドウィナ・マウントバッテンの 会話を耳にしたり
Büyükannem ve büyükbabam artık yaşamıyor.저의 조부모님은 이제 돌아가셨습니다,
Büyükannem ve büyükbabam artık yaşamıyor.Os meus avós já morreram.
Büyükannem ve büyükbabam artık yaşamıyor.Моих бабушки и дедушки уже нет в живых.
Büyükannem ve büyükbabam artık yaşamıyor.הסבים שלי כבר נפטרו,
Büyükannem ve büyükbabam artık yaşamıyor.الآن جدي وجدتي لم يعودوا أحياء،
Büyükannem ve büyükbabam artık yaşamıyor.祖父母を記念する奨学金を ウースター美術館に設立しました
Büyükannem ve büyükbabam, bana, çocuklarımızın çok fazla oyun oynamasına izin vermemiz gerektiğini öğretti.저는 우리가 아이들을 너무 많이 놀게해서는 안된다는 말을 듣습니다.
Büyükannem ve büyükbabam, bana, çocuklarımızın çok fazla oyun oynamasına izin vermemiz gerektiğini öğretti.או אפילו יותר גרוע - במים, זה יהרוג אותם. אמרו לי כבר סבים וסבתות
Büyükannem ve büyükbabam, bana, çocuklarımızın çok fazla oyun oynamasına izin vermemiz gerektiğini öğretti.لقد قيل لي أنه يجب أن لا نترك أطفالنا يلعبون كثيرا،
Büyükannem ve büyükbabam, bana, çocuklarımızın çok fazla oyun oynamasına izin vermemiz gerektiğini öğretti.爺爺嫲嫲同我講, 我哋唔可以畀細路玩咁多,
Büyükannem ve büyükbabam, bana, çocuklarımızın çok fazla oyun oynamasına izin vermemiz gerektiğini öğretti.祖母と祖父に言われ続けました なぜなら人生はまじめなので
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu.A nagyszüleim nagyon büszkék voltak,
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Bunicii erau foarte mândri, m-am mutat la Boston şi am deschis o afacere.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.I miei nonni erano molto orgogliosi, mi trasferii a Boston e aprii un negozio.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Meine Großeltern waren sehr stolz, ich zog nach Boston und richtete mich dort ein.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Mina morföräldrar var mycket stolta, och jag flyttade till Boston, och startade upp mitt företag.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Mis abuelos estaba orgullosos, y me mudé a Boston, donde me establecí.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Ông bà tôi đã rất tự hào, và tôi chuyển đến Boston và lập 1 cửa hàng.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Ο παππούς και η γιαγιά μου ήταν πολύ περήφανοι, μετακόμισα στη Βοστόνη και άνοιξα μαγαζί.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.Мої бабуся і дідусь дуже мною пишались, я переїхав до Бостона і заснував магазин.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu.Dziadkowie byli ze mnie bardzo dumni.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu.Mes grands-parents étaient très fiers.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu.Mijn grootouders waren erg trots.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu.Os meus avós estavam muito orgulhosos,
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.A nagyszüleim mind ennek a középpontjába kerültek.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı. Çok mutluydular. Daha fazla gurur duyamazlardı.Bunicii mei, erau în mijlocul evenimentului, atât de fericiţi, mândri peste măsură.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.I miei nonni, erano là in mezzo.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.저의 조부모님들도 사인을 받는 줄에 있었습니다.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.Meine Großeltern waren mittendrin dabei. Sie waren so glücklich.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.Mes grands-parents étaient là-aussi.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.Mijn grootouders zaten er middenin.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.Mina morföräldrar, dom var mitt i allt. Dom var så glada.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.Mis abuelos, estaban en medio de todo esto.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.Moi dziadkowie też tam byli.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.Ông bà tôi. họ ở giữa hàng.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.Os meus avós também lá estavam.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.Ο παππούς κι η γιαγιά μου κάθονταν στη μέση. Ήταν πανευτυχείς.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.Мои бабушка и дедушка были в центре событий.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.Мої бабуся з дідусем теж там були.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.הסבים שלי היו שם.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.جدي وجدتي، كانوا في المنتصف
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.とてもにこにこ 自慢げでした
Büyükanneni anlamanı neden istemiyorum?A co, jeśli nie chcę tego rozumieć, babciu?
Büyükanneni anlamanı neden istemiyorum?Co když to nechci pochopit, babičko?
Büyükanneni anlamanı neden istemiyorum?E se io non volessi capire, nonna?
Büyükanneni anlamanı neden istemiyorum?Et si je ne veux pas comprendre, mémé?
Büyükanneni anlamanı neden istemiyorum?Mi van, ha én ezt nem akarom megérteni Nagyi?
Büyükanneni anlamanı neden istemiyorum?Nếu cháu không chịu hiểu thì sao?
Büyükanneni anlamanı neden istemiyorum?Si daca nu vreau sa inteleg, Bunico?
Büyükanneni anlamanı neden istemiyorum?Und wenn ich es nicht verstehen will?