büyükanne ile cümle
büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Büyükannesi ve büyükbabası bakımını üstlenir.Farmodern och farbrodern följer henne.
Gayrımeşru bir çocuk olduğundan büyükannesi Maria Esprit Prin tarafından yoksulluk içinde büyütüldü.Genom hans energi kom Maria fattighus till stånd.
Ailesi babası, annesi, büyükannesi ve bir ablasından oluşur.Hans familj består av hans mamma, pappa och en äldre syster.
Akşamları ise mum ışığında büyükannesinin anlattığı hikâyeleri dinliyordu.Farmodern har själv i sin tur hört historien från sin farmor.
Şehrin adını hatta büyükannesinin soyadını bile tam olarak hatırlayamaz.Varken faderns eller moderns namns nämns, inte heller efternamnet.
Büyükanne ve büyük babası tarafından yetiştirildi.Hon och hennes bröder uppfostrades av sin mormor.
Büyükanne Jojo'dan hoşlanmaktadır.JoJo gillar inte Joans hästsvans.
Baba tarafından büyükbabası Jamaikalı ve büyükannesi ise İsveçlidir.Hans far var jamaican och hans mor svenska.
Picardo'nun büyükannesi İspanyoldur.Majoritetsspråket i Petalax är svenska.
O benim büyükannem.Hon är min mormor.
2011'de Kallay, Macaristan'a gitme kararı almış, uzun zamandır görmediği büyükannesiyle yaşamaya başlamıştır.У 2011 році Каллаї вирішив відвідати Угорщину, щоб провести час із бабусею, яка на той час захворіла.
Büyükannelerinden birinin Polonyalı olduğunu ifade etmiştir.Пізніше вона заявляла, що одна з її бабусь була полькою.
Büyükannem gibi biraz.Вона дуже подібна на свою матір.
Büyükannesinin evinde yaşar.На кухні моєї бабусі.
Henrietta Shermann - Louie'nin büyükannesi ve Ora'nın annesi.Генрієтта Шерманн - бабуся Луї.
Büyükannem namazını kılıyor, sonra evin önünde oturuyor.Журналіст виконує її прохання, а потім повертається до своєї квартири.
Büyükannesi Lily Potter'in gözlerine sahiptir.Сестра матері Гаррі — Лілі Поттер.
Büyükanne Jojo'dan hoşlanmaktadır.Їй подобається Франц Йозеф.
Melinda büyükannesinden kalan bir yeteğini vardır.Мір'ям має сестру близнюка Мелані.
Büyükannen nerede yaşıyor?Де живе твоя бабуся?
Babamın annesi benim büyükannemdir.Мати мого батька — моя бабуся.
Yemek yiyelim, büyükanne!Давай поїмо, бабусю!
Sahne adı olan Eva Rivas ismini, bir Yunan olan büyük-büyükannesinden aldı.Své umělecké jméno Eva Rivas převzala od své řecké prababičky.
Büyükannesi ve büyükbabası bakımını üstlenir.Co nám může dát jeho matka a děd?
Edinburgh Dükü Prens Philip'in büyükannesidir.Princ Philip, vévoda z Edinburghu je její prapravnuk.
Picardo'nun büyükannesi İspanyoldur.Úředním jazykem Asturie je španělština.
İsmi, İmparator Augustus'un büyük kız kardeşi olan büyük-büyükannesi Küçük Octavia'nın onuruna verilmiştir.Pojmenována byla po své prababičce Octavii, sestře prvního císaře Augusta.
Annesi ve büyükannesi de zamanında modellik yapmıştır.Stařenka a Bábi však přišly včas.
Küçüklüğünde büyükannesini ve büyükbabasını gerçek annesi ve babası olduğunu zannetti.Svého otce prý původně považoval za dědečka a nevlastního bratra za otce.
Melinda büyükannesinden kalan bir yeteğini vardır.Z otcovy strany byla vnučkou Melánie Starší.
Bir büyükannesi de gibi bir büyücüdür.Měl dokonce babičku čarodějek za svěřenkyni.
Phoebe onu ilk kez üvey büyükannesinin cenazesinde görür.Poprvé se objevila v epizodě Pohřeb nepřítele.
Büyükannem gibi biraz.Rozhledna Babka za babku.
Alba, erkek kardeşi Joshua ile beraber büyükannesi ve dedesi tarafından büyütüldü.Jarad byl nadále, spolu se svým bratrem, vychováván pouze svou matkou.
Ödülünü Mayıs 2004'te ölen büyükannesi Annie Hoffman'a adadı.El a dedicat acest premiu bunicii sale Annie Hoffman, care a murit în mai 2004.
Büyükannesi tarafından büyütüldü ve 7 yaşındayken bir yetimhaneye gönderildi.A fost crescut de o bunică, dar la 7 ani a fost trimis la orfelinat.
Büyükannesi Helen Horton, Amerikalı aktristir.Bunica ei, Helen Horton, a fost o actriță americană.
Büyükanne Jojo'dan hoşlanmaktadır.Ea i-a plăcut lui Joachim.
Büyükannesi ile yaşamaya devam etti.Trăiește cu bunicul ei.
Erendira çok zengin büyükannesiyle beraber antikalarla dolu bir evde yaşamaktadır.Locuiesc cu Gus într-o casă mare veche.
Ailesi babası, annesi, büyükannesi ve bir ablasından oluşur.Familia lui constă din mama, tatăl și o soră mai mare.
Büyükannesi ona Kuku diyordu.În familie i se spunea Nixa.
Büyükannesinin evinde yaşar.Apoi ea locuiește în casa unchiului său.
Akşamları ise mum ışığında büyükannesinin anlattığı hikâyeleri dinliyordu.Copil fiind, asculta poveștile bunicii sale, în serile când torcea lână.
Bu tel büyükannesinin saçıdır.Mama ei era coafeză.
Edinburgh Dükü Prens Philip'in büyükannesidir.Sofia a fost sora Prințului Filip, Duce de Edinburgh.
Büyükannem giderek unutkan ve kırılgan oluyor.Bunica mea devine din ce în ce mai uitucă și fragilă.
Hem büyükbabam hem de büyükannem öldü.Atât bunicul meu cât și bunica mea au murit.
Büyükannesi Helen Horton, Amerikalı aktristir.Nagyanyja, Helen Horton amerikai színésznő volt.
Büyükannesi tarafından büyütüldü ve 7 yaşındayken bir yetimhaneye gönderildi.Nagyanyja nevelte, de hétéves korában árvaházba került.
(Dün büyükanne ve büyükbabamı ziyaret ettim.)(Találkozott az unokanővéreivel és azok barátnőivel.)
Büyükannesi ve büyükbabası da aktördü.Anyja és nagyanyja is színésznők voltak.
Picardo'nun büyükannesi İspanyoldur.Apai nagyapja spanyol volt.
Henrietta Shermann - Louie'nin büyükannesi ve Ora'nın annesi.Henrietta Shermann: Louie nagymamája (Ora édesanyja), közel áll Louie-hoz.
Büyükannem gibi biraz.Óda, melyben nagym.
O ve mürettebat Nate'in büyükannesine gidiyor, bir gölge ile karşılaşıyor ve kovalamakta, ancak boşuna.Hän rientää joukkoineen Naten isoäidin luo, ja kohtaa haamun, jota lähtee turhaan jahtaamaan.
Büyükanne: Gerçek adı Amelia Sawyer'dır.Oikealta nimeltään hän on Amelia Tan.
Büyükannem gibi biraz.Määrätietoinen kuten äitinsä.
Yaşanan olaylar esnasında yapmış olduklarından dolayı büyükannesi tarafından çok gururlandırılmıştır.Hän on syrjitty muiden muinaisten joukossa toimiensa takia.
Gerçekleri anlatan Orhan, büyük bir hayalkırıklığına uğrattığı büyükanne tarafından kovulur.Kustaa Vaasan kerrotaan ottaneen vaimonsa poismenon hyvin raskaasti.