bütçe ile cümle
bütçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Serinin tamamı genel bütçenin otuz katını kazandı.A világbajnokságokon összesen tizennégy érmet szerzett.
Uluslararası antlaşmaları değerlendirir ve bütçeyi onaylar.Jóváhagyja a nemzetközi megállapodásokat, valamint elfogadja a szövetségi költségvetést.
Ülke ekonomisi gümrük vergisi gelirleri ile ülke bütçesine destek sağlar.Támogatói az állami költségvetési adóbevételek emelkedését emlegetik.
Bu çalışmaların içeriği ve bu çalışmalar için ihtiyaç duyulan tahmini bütçe takriben 5 Milyon TL'dir.A terület és a berendezés nélkül a költségek mintegy 5 millió pesót tettek ki.
Yerel bütçeler için aynı aşamalar takip edilir.A helyi adókat is ezek határozzák meg.
Klibin bütçesi Amerikan doları ile $4 milyon dolardır.A klip becsült költségvetése 4 millió dollár volt.
Elvis ara sıra aile bütçesine katkı amacıyla akşamları çalışıyordu.Driss éjszaka a haverjaival lóg egy darabig.
Image Ten şirketi sonunda film için, yaklaşık 114.000 dolarlık bütçe toplamayı başardı.A film végül impozáns, 11.000.000 dolláros bevételt produkált.
Fenerbahçe Spor Kulübü takıma sadece adını verdi ve bütçesinden ayrı bir tahsisat yapmadı.A "Balatoni vasút" eddig csupán gyűjtőnévként volt használatos, és nem alkot közlekedési egységet.
Bütçeyle alakalıdır.Schediussal együtt.
Organizasyonun yıllık bütçesi yaklaşık olarak 1,066 milyon euro'dur.Alkalmazottainak száma 1200, költségvetése mintegy 100 millió euró.
İlk aşamada 350 milyon dolar olarak hesaplanan inşaat bütçesi de 1.3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.A költségvetés a sürgősségisegély-tartalékkal együttesen elérte az 1,35 milliárd eurót.
2004 yılında bütçesi 12.2 milyon € ve personel sayısı 125 olmuştur.Vuoden 2004 budjetti oli 12,2 miljoonaa euroa ja henkilöstömäärä 125.
Filmin bütçesi Fox Searchlight Pictures tarafından sağlandı.Elokuvan tuotantoyhtiönä oli Fox Searchlight Pictures.
Oldukça düşük bir bütçe ile yapılmış bir filmdi.£100.000 'in altında bir para harcanmıştı.Elokuva tehtiin varsin pienellä, alle 100 000 punnan budjetilla.
Diğer çocukların aksine o karikatür çizip düşük bütçeli korku filmleri izliyordu.Hän oli tajunnut, että hän oli käyttänyt loppuun pienen budjetin kauhuelokuvat.
Üye ülke bütçe açığının GSYİH’sına oranı %3’ü geçmemelidir.Valtion budjetin alijäämä ei saa ylittää 3:a prosenttia BKT:sta.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.Budjettileikkaukset kuitenkin siirtänevät hanketta.
Bütçesi 430.000.000 €'dur.Sen budjetti on 460 miljoonaa euroa.
1998 yılında 189 personeliyle 51 milyon markka (8.6 milyon Euro) bir bütçesi vardı.Viestikoekeskuksen budjetti vuonna 1998 oli 51 miljoonaa markkaa (8,6 miljoonaa euroa) ja henkilöstömäärä 189.
Çok küçük bütçeli bir film.Elokuva tehtiin pienellä budjetilla.
1990 yılında filmin yüksek bütçeli yeni bir çevrimi daha yapıldı.Vuoden 2009 suviseuroihin hankittiin uusi hieman isompi teltta.
Filmin bütçesinin tahminen 150 milyon dolar olacağı söylendi.Kunkin elokuvan on arvioitu maksavan 150 miljoonaa dollaria.
ANI bütçesi yaklaşık 4 milyon Amerikan dolarıdır.Tuohon aikaan normaali budjetti oli noin 4 miljoonaa dollaria.
Fakat bütçe nedeniyle bu deneme sonlandırılmıştır.Projekti kuitenkin keskeytyi rahojen loppumisen vuoksi.
Birlik Kongresi, bu bütçenin düşürülmesini önerdi.USA:n kongressi kyseenalaisti ehdotetun budjetin ja pakotti leikkaamaan suunnitelmia.
Yapımcılığını El Deseo'nun yaptığı film 10 milyon Euro'luk bir bütçeyle çekildi.Elokuvan tuotantoyhtiönä oli El Deseo ja budjettina viisi miljoonaa euroa.
Filmin bütçesi 100.000 $ dır.Elokuvan budjetti oli noin 100 000 Yhdysvaltain dollaria.
İki filmin bütçesinin 75 milyon dolar olması konusunda anlaşıldı.Elokuvan budjetti oli 75 miljoonaa dollaria.
Devletin etkisi kanun, bütçe, ve mülk idaresi aracılığıyladır.Julkisoikeuteen liittyviä ovat esimerkiksi valtiosääntöoikeus, hallinto-oikeus ja finanssioikeus.
Bütçe 1.2 milyon euro'ya çıkarıldı.Tehdas pysyi 1,2 miljardin euron budjetissa.
Filme $4.5 milyonluk bir bütçe verildi.Elokuvan budjetti oli noin 4,5 miljoonaa Yhdysvaltain dollaria.
Herkes aile bütçesine katkı yapmaya çalışır.Kaikki heistä osallistuivat kasvavaan perheyritykseensä.
Milyon avroluk bütçeler: ^Miljoonasade) Alastonmalli (säv.
Geri kalan bütçe ise bir kredi ile finanse edildi.Siitä huolimatta hanke rahoitettiin pääasiassa lainalla.
Bütçe kesintileri bölümde bir miktar sürtüşmeye neden olmalı.Budjettileikkaukset tulevat aiheuttamaan erimielisyyksiä ministeriössä.
Bu filmler bütçelerini yüzde yedi veya sekiz oranında aştı.Αυτές οι ταινίες ανέβηκαν εφτά ή οκτώ τοις εκατό από τον αρχικό προϋπολογισμό.
Kanalın 2012/13 dönemi için yıllık bütçesi 1.14 milyar £'dir.Τα έσοδα του καναλιού για τη διετία 2012-13 ήταν 1.14 δισεκατομμύρια λίρες Αγγλίας.
2011 tarihinden beri, Bütçe Kontrolü parlamenter Komitesi başkanı olmuştur.Από το 2011, είναι επικεφαλής της Επιτροπής Ελέγχου Προϋπολογισμού στο Κοινοβούλιο της Σλοβενίας.
Model düşük bütçelidir.Η φορολογία είναι χαμηλή.
Deprem sonrası, şehir büyük bir bütçeyle yeniden inşa edildi.Μετά το σεισμό η πόλη ανοικοδομήθηκε ριζικά.
Meclis yasama faaliyetini yürütür, uluslararası antlaşmaları değerlendirir ve ulusal bütçeyi onaylar.Επεξεργάζεται σχέδια νόμων, επικυρώνει διεθνείς συνθήκες και εγκρίνει τον εθνικό προϋπολογισμό.
Filmin bütçesi 20.000.000 $'dır.Ο προϋπολογισμός της ταινίας ανέρχεται στα 20.000.000 δολάρια.
Ama bazı arkadaşlarımın bunu karşılayacak bütçesi yok.Αρκετοί προγραμματιστές δεν έχουν κάποια μέθοδο για να παρουσιάσουν αυτό το έργο.
Bütçesi 200,000 $ olmuştur.Η αποζημίωσή της ήταν 200.000 δολάρια.
Bu başarısı ona büyük bütçeli Uykusuz ve Prestij filmlerini çekme fırsatı verdi.Μέσα στη βραχύβια δράση της, κατάφερε να βγάλει μερικές βραβευμένες και αξιομνημόνευτες ταινίες.
Wizz Air Hungary Ltd., Macaristan merkezli bir düşük bütçeli hava yolu şirketidir.Η Wizz Air είναι Ουγγρική αεροπορική εταιρεία χαμηλού κόστους με έδρα την Βουδαπέστη.
Konseyin yıllık bütçesi yaklaşık olarak 1 milyar dolardır.Ο προϋπολογισμός για κάθε επεισόδιο είναι περίπου 1.000.000 δολάρια.
Filmin bütçesi orijinal filmin bütçesinden fazla olmasına rağmen film orijinali kadar başarılı olamamıştır.Αν και ξεπέρασε τον αρχικό της προϋπολογισμό η ταινία δεν εισέπραξε ανάλογο ποσό με τα αναμενόμενα.
Aynı zamanda bu filmler çok düşük bütçelerle çekiliyorlardı.Εκτός αυτού οι εισπράξεις της ήταν χαμηλές σε σχέση με τον προϋπολογισμό της.
Bu insan gücü bütçesi yıllık toplam gerçekleştirilen uçuş sayısına bölünmelidir.Η έννοια του αριθμού δομείται από την διαδοχική πρόσθεση μονάδων μέσα στον χρόνο.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.Το κόστος κατασκευής υπερέβη τον προϋπολογισμό.
Şirket istatistiklerine bakıldığında şirket bütçesinin yüzde 18'i araştırma ve geliştirmeye yatırılmaktadır.For tiden investerer virksomheden efter eget udsagn 18 procent af omsætningen i forskning og udvikling.
Bütçe sorunları sebebiyle 30 Eylül 1977'de Dünya'ya bilgi iletimi kesilmiştir.Datatransmission til Jorden blev afbrudt 30. september 1977 af omkostningsmæssige grunde.
İlk üç rap düellosunun her çekiminin bütçesi 50 dolardı.De første tre rap battles blev hver lavet på et $50 budget.
Hükümetin bütçesi reddedilmişti.Regeringens svar var afvisende.
Üye ülke bütçe açığının GSYİH’sına oranı %3’ü geçmemelidir.Landets budgetunderskud må ikke overstige 3% af landets BNP.
Ailedeki çocuk sayısına göre belirlenen aile ödeneği bütçedeki en büyük giderlerden birisidir.For de fleste familier er disse omkostninger ved uddannelse den største af familiens udgifter.
Model düşük bütçelidir.Det var en udpræget lavbudgetproces.
Bütçenin büyük kısmı teknik işlere harcandı.De fleste af hans penge gik til materialer.
İlgili Sayfalar