bütçe ile cümle
bütçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Orijinal yapım bütçesi 30 milyon dolardan 48 milyon dolara çıktı.O orçamento inicial saltou de US$ 30 milhões para US$48 milhões.
Romero düşük bütçe sebebiyle çekimde 35 mm'lik siyah beyaz film kullandı.O baixo orçamento levou Romero a filmar em filme 35 mm preto-e-branco.
Ekip 40 milyon dolarlık bütçeyle, yine de birçok zorlukla karşı karşıya kaldı.Com um orçamento de US$ 40 milhões, a equipe de produção ainda enfrentava muitos desafios.
Takip 3.000 £ tutarında mütevazı bir bütçeyle yapıldı ve bir yıl boyunca hafta sonlarında çekildi.Following foi criado com um orçamento de £ 3 000, gravado em fins de semana ao longo de um ano.
Hırvatistan'ın kendi yasama organı Zagrep'te kuruldu ve ayrı bir bütçesi oluşturuldu.A Croácia teria a sua própria legislatura em Zagreb e um orçamento separado.
Bütçesi 430.000.000 €'dur.O seu orçamento anual é superior a 430 milhões de euros.
Bu sırada toplam proje bütçesi 1.175 milyar dolara yükseldi.Por esta altura, o custo total do projeto tinha atingido 1,175 bilhões de dólares.
Image Ten şirketi sonunda film için, yaklaşık 114.000 dolarlık bütçe toplamayı başardı.Image Ten levantou aproximadamente $114.000 para o orçamento.
Fox, MacFarlane'e 15 dakikalık bir kısa film oluşturmayı teklif etti ve ona 50.000$'lık bir bütçe verdi.A Fox propôs que MacFarlane concluísse um curta de quinze minutos e deu-lhe um orçamento de US$ 50 mil.
Filme New Regency tarafından 30 ila 60 milyon dolar arası yapım bütçesi verildi.O filme foi orçado em 60 milhões de dólares, sendo 30 milhões da New Regency.
63 yılında bütçe krizinin ilk göstergeleri ortaya çıkmaya başladı.Em 63, chegaram as primeiras crises econômicas.
2004 yılında eğitim bütçesi GSYİH'nın %3.6 veya konsolide devlet bütçesinin %13'ü olarak gerçekleşmiştir.Em 2004, a despesa do estado com a educação atingiu 3,6% do PIB russo, ou 13% do orçamento do Estado.
Sonraki sezon başında kulüp yönetimi büyük bütçeli transferler yaptı.No final do ano, o governo anunciou importantes cortes no orçamento militar.
Program ve bütçeyi hazırlayıp Konferansa onaması için sunar.Preparar e apresentar à Assembleia Geral, os planos orçamentários.
Yıllık bütçesi 150 bin dolardır.O salário médio anual é de 1500 dólares.
Herkes aile bütçesine katkı yapmaya çalışır.Propostas para poupanças no orçamento familiar.
Aynı zamanda bu filmler çok düşük bütçelerle çekiliyorlardı.Então passaram a atuar em filmes de baixo orçamento.
Temmuz ayında bütçeye 3 milyon dolar daha eklendi.Em 11 de fevereiro, a Comissão liberou mais 10 milhões de euros para o país.
Bütçenin kabulü dışındaki konular hakkındaki kararlar, üye ülkeleri bağlamaz.Além da aprovação da matéria orçamental, as resoluções não são vinculativas para os membros.
Bütçe konusuna ilişkin olarak ise, Avrupa Parlamentosu, Konsey ile yetkileri paylaşır.Partilha a autoridade orçamental com o Parlamento Europeu.
1990'larda kalıcı uzay istasyonu için bütçe çıktı.Nos anos 1990, o trabalho na Estação Espacial Internacional começou.
Çok küçük bütçeli bir film.É um filme minimalista.
Bu video klip, 500.000 dolarlık bütçesiyle o zamanların en pahalı video klibidir.Com 900,000 €, faz parte dos videoclipes mais caros.
Filmin bütçesi 100.000 $ dır.O orçamento do filme foi em torno de $100,000.
16. yüzyılın sonunda Amerikan gümüşü, toplam İspanya bütçesinin %20'lik kısmına ulaşmıştı.No final do século XVI, a prata americana era responsável por 1/5 de todo o comércio da Espanha.
Deprem sonrası, şehir büyük bir bütçeyle yeniden inşa edildi.Após o terremoto, a cidade foi parcialmente reconstruída.
İki filmin bütçesinin 75 milyon dolar olması konusunda anlaşıldı.O orçamento do filme foi de 75 milhões de dólares.
Fakat bütçe nedeniyle bu deneme sonlandırılmıştır.No entanto, devido aos custos, o projeto foi abandonado.
Üniversitenin 2013 yılı toplam bütçesi 49.784.000 TL'dir.O orçamento da universidade em 2009 foi de 74 487 129 €.
Şehirde her bütçeye uygun otel bulmak mümkündür.O objetivo é a construção de um hotel em cada província.
Ama bazı arkadaşlarımın bunu karşılayacak bütçesi yok.Mas os americanos não queriam financiar um projeto que não seria aprovado.
Okulun 2006 yılındaki tahmini bütçesi 44,5 milyon Sterlin civarındaydı.Em 2012, o colégio teve um orçamento de estimado em 144 milhões de libras esterlinas.
Bu ve diğer projeler devlet bütçesinin yapısını daha kötü hale gelmesine yol açtı.Estas e outras funções aumentaram drasticamente a importância dos ministros religiosos.
ANI bütçesi yaklaşık 4 milyon Amerikan dolarıdır.O custo unitário é de US$ 4 milhões.
"Sapanca Gölü Su Bütçesi".«A longa luta de Macau pela água potável».
Geri kalan bütçe ise bir kredi ile finanse edildi.Ele financiou o projeto com um empréstimo do seu seguro de vida.
Konsorsiyumun bütçesi, üyelerin finansal destekleri ile oluşturulmaktadır.A direcção do partido é eleita pelo congresso, composto por delegados das organizações municipais.
Çoğu araç kiralama firması, çeşitli bütçeye alan gereksinimine uyacak şekilde farklı araç boyutları sunar.As empresas de Self-Storage disponibilizam espaços de diversos tamanhos para locação.
Film için Tobe Hooper 4,700,000 dolarlık büyük bir bütçe ayırmıştır.Hooper havia estabelecido um grande orçamento de quatro milhões e setecentos mil dólares para a sequência.
Filmin bütçesi Fox Searchlight Pictures tarafından sağlandı.De film is een productie van Fox Searchlight Pictures.
Bütçe dengesizliğini giderdi.Het boek zou in onbalans zijn.
Filmin bütçesi 80 milyon dolardır.Het budget voor de film bedroeg 80 miljoen dollar.
Serinin tamamı genel bütçenin otuz katını kazandı.In totaal werd 30 keer de landstitel gewonnen.
Herkes aile bütçesine katkı yapmaya çalışır.Iedereen draagt er zijn steentje bij tot het gezinsinkomen.
Ulusal Meclis bir mali yılın sonunda, gelecek mali yılın bütçesini beş ay içinde görüşmelidir.Het kabinet hoopt op deze manier binnen vier jaar een begrotingsevenwicht te bereiken.
Bütçesi 430.000.000 €'dur.Het budget is € 30.000.000.
1986'da bütçe eksikliğinden durdurulan arkeolojik kazılara tekrar başlanmıştır.Archeologische opgravingen op de vindplaats werden in 1986 gestopt wegens gebrek aan fondsen.
Akkad filmin bütçesi için 320.000 dolar ayırmıştır.Akkad leverde het budget voor de film, $320.000.
Küçük bütçeli yapımlarda, bu görev genellikle İkinci Kamera Asistanı'na verilir.Vaak is deze functie verweven met die van de first assistant camera operator.
6.5 milyon$ bütçe ile çekilmişti.6,5 miljoen euro opgebracht.
Ancak 2010'daki bütçe bu amacı gerçekleştirmek için yetersizdi.Pas in 2010 kon Tom Dice deze prestatie evenaren.
Tōhō stüdyoları filme bütçe sağlamayı bile reddetmiştir.Suzuki ondernam hierop juridische stappen om de studio te dwingen te film uit te brengen.
Şehirde her bütçeye uygun otel bulmak mümkündür.Het doel is de realisatie van een hotel in elke provincie.
Filmin bütçesinin tahminen 150 milyon dolar olacağı söylendi.Het budget voor iedere film werd vastgesteld op 150 miljoen dollar.
Model düşük bütçelidir.Het budget is echter krap.
Fakat bütçe nedeniyle bu deneme sonlandırılmıştır.Vanwege de oorlog werd de uitgave beëindigd.
Daha önce silahlı kuvvetlere ayrılmış olan bütçe ise güvenlik, eğitim ve kültürel faaliyetlere tahsis edildi.Het geld dat vrijkwam door het afschaffen van het leger werd uitgegeven aan onderwijs, veiligheid en cultuur.
Bütçe açığı kapatıldı.De taxfreeshop is gesloten.
Bubu sadece kendi $12.500.000 bütçesi altında Kuzey Amerika'da $10.700.000 yapmak için gitti.Alleen al in de VS werd $ 67.400.000,- aan omzet gemaakt op een budget van $ 12.500.000,-.
Bu birliğin bir merkezi ve bütçesi vardı.Deze raadkamer had een gerechtelijke en een financiële afdeling.
İlgili Sayfalar