bütçe ile cümle

bütçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yapılan araştırmalara göre halk NASA'nın bütçesinin daha yüksek olduğu düşünmektedir.Insgesamt sah der Plan sogar eine Steigerung des NASA-Finanzhaushalts vor.
Bütçe 1.2 milyon euro'ya çıkarıldı.Es waren 1,2 Millionen Euro entwendet worden.
Üye ülke bütçe açığının GSYİH’sına oranı %3’ü geçmemelidir.Auf EU-Ebene darf das Budgetdefizit 3 % des BIP nicht überschreiten.
Bu da Avrupa Birliği'nin toplam bütçesinin önemli bir bölümüne denk gelir.Ein weiteres Thema wird zudem der Haushalt der Europäischen Union sein.
Örneğin, Bütçe açığı GSYİH oranının birimi yıldır (GSYİH genellikle GSYİH/yıl'dır).In Großbritannien weicht das Steuerjahr (Tax year) aus historischen Gründen vom Kalenderjahr ab.
2005 yılında hükumetin açıkladığı sağlık bütçesi 1 milyon Dolar'ın da altında belirlenmiştir.2005 betrugen die Gesundheitsausgaben der Zentralregierung weniger als eine Million US-Dollar.
Filmin bütçesinin tahminen 150 milyon dolar olacağı söylendi.Das Budget des Films beläuft sich auf geschätzte 150 Millionen US-Dollar.
Bütçenin büyük kısmı teknik işlere harcandı.Der größte Teil wird für technische Zwecke verwendet.
Kamu harcamaları kısılarak bütçe açıkları daraltılmıştır.Übersteigen die Ausgaben die Einnahmen, ist der Naturhaushalt gestört.
Bu video klip, 500.000 dolarlık bütçesiyle o zamanların en pahalı video klibidir.Mit einem Budget von fast 500.000 Dollar ist es wahrscheinlich der teuerste Videoclip von HIM.
Mecliste daha çok ekonomik konularla ilgilenip 1882 yılında ise bütçe raportörü olarak görev yaptı.Ribot widmete sich insbesondere Finanzfragen und war 1882 Berichterstatter des Budgets.
Bütçesi 200,000 $ olmuştur.200 000 Dollar verschuldet war.
Mesela şirketler belli bir bütçeyi örgütsel alanda hizmet doğrultusuna yöneltebilir.Literatur kann Gesellschaften somit in gewisse Richtungen lenken.
Diğer rakamlar, $500.000-$750.000 arasında değişen bir nihai bütçeyi içeriyordu.Gleich folgte der Große Irrtum, dessen Budget 750.000 US-Dollar betragen haben soll.
1991'den sonra program Sovyetler Birliği'nin bütçe sıkıntısı sebebi ile durdurulmuştur.1991 wurde das Programm wegen des schrumpfenden Militäretats der Sowjetunion gestoppt.
Filme $4.5 milyonluk bir bütçe verildi.Das Budget des Films wird auf ca. 4,5 Millionen US-Dollar geschätzt.
Uzun yıllar Amerikan ordusu tank üretimi için çok az bir bütçe ayırıyordu.In der Zwischenkriegszeit hatten die USA aufgrund von Budgetkürzungen nur eine kleine Anzahl Panzer in Dienst.
Bu yönetim zamanı olağan olarak bir bütçe yılıdır.Die Amtszeit war normalerweise ein Kalenderjahr.
Buna örnek olarak da bütçe komitesi verilebilir.Ein Beispiel hierfür ist das Haushaltsrecht.
3 Milyon dolarlık film bütçesinin yarısı oyuncuların ücretleri olarak ödenmiştir.Zwei Drittel der gefilmten Personen sind mittlerweile bezahlte Darsteller.
Hesaplar, bütçe yılı sonunda kesin kapatılır.Alle verbleibenden Märkte wurden Mitte des Jahres geschlossen.
Model düşük bütçelidir.Man sehe ihm das niedrige Budget an.
Ancak 2010'daki bütçe bu amacı gerçekleştirmek için yetersizdi.Bis zum Jahr 2010 gelang es auch dort nicht, die nötigen Mittel zusammenzubringen.
Bu ve diğer projeler devlet bütçesinin yapısını daha kötü hale gelmesine yol açtı.Immerhin haben diese und andere Maßnahmen die finanzielle Lage des Hochstifts verbessert.
Herkes aile bütçesine katkı yapmaya çalışır.Nun waren alle gezwungen, zum Familienunterhalt beizutragen.
Film o dönem 5 milyon mark (DM) bütçe ile çekilmiştir.Das Budget des Films wurde auf 5 Millionen D-Mark geschätzt.
Ailedeki çocuk sayısına göre belirlenen aile ödeneği bütçedeki en büyük giderlerden birisidir.Die Zahl der Kinder wurde aus der Summe der Kinder in der Familie generiert.
Trakya'daki Yahudi okullarına diğer Türk okulları gibi devlet bütçesinden yardım edildi.Die Gelder wurden für den Unterhalt kirchlicher Schulen in Trinidad verwendet.
1984'te Maliye Bakanlığı Bütçe müdürlüğünde memur olarak göreve başlamıştır.Dort bewarb er sich 1984 erfolglos um das Amt des Finanzministers.
Bağış ve yenilikçi kaynak arama çalışmaları da önemli bütçe kaynaklarındandır.Schätzungen der Konjunktur und Steuerschätzungen bilden die Hauptquellen der Haushaltspläne.
Şehirde her bütçeye uygun otel bulmak mümkündür.In der Stadt befinden sich viele Unterkunftsmöglichkeiten für jedes Budget.
Yıllık bütçeyi onaylar ve bütçe uygulamasını izler.Die Umlagen werden jährlich mit der Haushaltssatzung festgelegt und beschlossen.
Bütçe tasarısını inceler.Hierbei wird das Programmdesign untersucht.
AIVD bütçesini içeren yıllık bir rapor yayınlar.Der Stiftung wird ein jährliches Budget zur Verfügung gestellt.
Filmin bütçesinin 185 milyon dolar olduğu belirtilmiştir.Das Budget des Films wird auf rund 18,5 Millionen US-Dollar geschätzt.
Stadyum için bütçe 430 milyon Amerikan dolarıydı.Insgesamt kostete der Stadionkomplex 430 Millionen US-Dollar.
Proje bütçesini oluştur.Der Finanzminister legt den Haushaltsplan vor.
Bütçe kabul edilemezdir.Der Haushaltsplan wurde abgelehnt.
Sınırlı bir bütçe ile çalışıyoruz.Nous travaillons dans un budget limité.
Tom'un bütçesi çok fazla kaba tahmin içeriyordu.Le budget de Tom contenait beaucoup d'estimations approximatives.
PayPal aracılığıyla toplanan diğer fonlarla birlikte, bütçesi 4,163,208 dolara çıktı.En incluant les fonds récoltés via PayPal, son budget s'éleva à 4 163 208 $.
Stamford Bridge'in yeniden imarı kulübün finansal bütçesine zarar verdi.Un ambitieux projet de réaménagement de Stamford Bridge met en péril la stabilité financière du club.
Filmin bütçesi kesin olarak bilinmemektedir.Le budget du film n'est pas connu avec certitude.
Kendilerine özgü bütçeleri de yoktur.Ils n'ont pas de budget propre.
Ayrıca filmin masrafları için bir Prodüksiyon bütçesi hazırlanır.Un budget de production est établi pour planifier les dépenses du film.
NPR'ın 2003'teki toplam bütçesi 100 milyon dolardı.En 2003, le budget annuel de NPR a été de 101 millions de dollars.
Mecliste daha çok ekonomik konularla ilgilenip 1882 yılında ise bütçe raportörü olarak görev yaptı.Il se consacra surtout aux questions financières et en 1882 fut rapporteur du Budget.
Düşük bütçeli işkence filmi Wishcraft'ta da rol aldı.Elle a également joué dans le slasher film à petit budget Wishcraft.
Filmin bütçesi Fox Searchlight Pictures tarafından sağlandı.Aux États-Unis, le film est distribué par Fox Searchlight Pictures.
Yıllık bütçeyi onaylar ve bütçe uygulamasını izler.Elle approuve également chaque année le budget et le bilan.
Prodüksiyon amiri filmin bütçesini ve üretim programını idare eder.Le directeur de production gère le budget de la production et la planification de la production.
AB politikalarını uygular ve bütçeyi yönetir.Il oriente la politique étrangère et gère le budget.
Bütçe açığı kapatıldı.Le budget est donc arrêté.
Model düşük bütçelidir.Léger déficit budgétaire.
Bütçe 1.2 milyon euro'ya çıkarıldı.Le budget est de 1,2 million d'euros.
Film o dönem 5 milyon mark (DM) bütçe ile çekilmiştir.Le film a été tourné en 26 jours avec un budget de 3 millions (CAD).
İmparatorluk ailesinin bütçesi Ulusal Diet tarafından onaylanır.Les lois sur la famille impériale doivent être approuvées par la Diète.
Avrupa Birliği'nin toplam bütçesinin yaklaşık üçte biri, bu politika için ayrılmıştır.Près d'un tiers du budget de l'aide de la Commission européenne va aux Nations unies.
Parti bütçesi 2005 yılında 67.000 Euroluk açık vermiştir.En 2009, le montant des prix décernés au cours du festival atteint 67 000 euros.
Meclis yasama faaliyetini yürütür, uluslararası antlaşmaları değerlendirir ve ulusal bütçeyi onaylar.La Majles ébauche la législation, ratifie les traités internationaux et approuve le budget national.
İlgili Sayfalar