büsbütün ile cümle

büsbütün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
1861'ın ilkbaharında padisahın sağlığı büsbütün bozuldu.V létě roku 1812 se velmi zhoršil jeho zdravotní stav.
Venediklilerin, şehrin savunmasından ayrılmaları, Rumları büsbütün perişan etmişti.Venețienii nu și-au dat seama cât de scumpă a fost apărarea orașului.
Romalılar teslimiyeti reddetti ve kent kısa bir kuşatmanın ardından kıyamete uğrayarak büsbütün yıkıldı.Raymond a cedat fără nicio tragere de inimă și, a doua zi, cruciații au încercuit parțial orașul.
Ancak bu değişim kadırganın değerini büsbütün yok etmedi.Mindezek persze semmit sem vonnak le a mű értékéből.
Dünyada memleketler var ki idam cezasını büsbütün kaldırmışlardır" dedi.Οι παρακάτω χώρες έχουν καταργήσει εντελώς την ποινή του θανάτου.
Büsbütün sarhoş olmadıklarına hayıflanır gibiydiler.Det fortælles, at han ikke var helt ædru.
Kelimenin söyleniş tarzını, anlamını büsbütün değiştirecek şekilde telaffuz etmek.Untuk mengganti ejaan suatu kata sedemikian rupa sehingga makna kata tersebut berubah sama sekali.
"1:5 Bakın öbür uluslara, Gördüklerinize büsbütün şaşacaksınız.5:4 Berbahagialah orang yang berdukacita, karena mereka akan dihibur.
Son taarruzda muvaffak olunamaması işleri büsbütün bozmuştu.退避行動中は編隊最後尾を務めた。
İşi büsbütün başkadır.Sam način rada je slijedeći.
1861'ın ilkbaharında padisahın sağlığı büsbütün bozuldu.Vo februári 1821 sa Napoleonovo zdravie rapídne zhoršilo.
1861'ın ilkbaharında padisahın sağlığı büsbütün bozuldu.1896. aasta suvel halvenes Munkácsy tervis järsult.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Ale potom zasadne súd, a odnímu jeho panstvo, aby ho vyplienili a zahubili až do konca.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Ali sodba bo sedla; in vzeli mu bodo gospostvo, da se uniči in zatre do konca.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Apoi va veni judecata, şi i se va lua stăpînirea, care va fi prăbuşită şi nimicită pentru totdeauna.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.De ítélõk ülnek és az õ hatalmát elveszik, hogy megrontassék és végleg elveszszen.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.그러나 심판이 시작된즉 그는 권세를 빼앗기고 끝까지 멸망할 것이요
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Lalu pengadilan surga akan bersidang dan mencabut kekuasaannya serta menghancurkan dia sampai musnah
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Mas o tribunal se assentará em juízo, e lhe tirará o domínio, para o destruir e para o desfazer até o fim.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Men dom skall bliva hållen, och hans välde skall tagas ifrån honom och fördärvas och förgöras i grund.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Men så sættes Retten, og hans Herredømme fratages ham og tilintetgøres og ødelægges for evigt.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Nhưng sẽ xét đoán sẽ đến, và người ta sẽ cất quyền thế khỏi nó, để diệt đi và làm cho hủy phá đến cuối cùng.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Pero el tribunal se sentará, y le será quitado su dominio para ser exterminado y destruido por completo
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Potem zasiądzie sąd, a tam władzę jego odejmą, aby był zniszczony i wytracony aż do końca.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Puis viendra le jugement, et on lui ôtera sa domination, qui sera détruite et anéantie pour jamais.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Så blir retten satt, og herredømmet skal fratas ham, så han blir ødelagt og tilintetgjort for all tid.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Si terrà poi il giudizio e gli sarà tolto il potere, quindi verrà sterminato e distrutto completamente
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Sitten oikeus istuu tuomiolle, ja hänen valtansa otetaan pois ja hävitetään ja tuhotaan loppuun asti.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.V tom bude soud osazen, a panství jeho odejmou, vypléní a vyhladí je docela.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Κριτηριον ομως θελει καθησει, και θελει αφαιρεθη η εξουσια αυτου, δια να φθαρη και να αφανισθη εως τελους.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Затем воссядут судьи и отнимут у него власть губить и истреблять до конца.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.Но когато съдилището ще заседава, ще му отнемат владичеството, за да го изтребят и погубят до край.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.ודינא יתב ושלטנה יהעדון להשמדה ולהובדה עד סופא׃
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.فيجلس الدين وينزعون عنه سلطانه ليفنوا ويبيدوا الى المنتهى.
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.然 而 審 判 者 必 坐 著 行 審 判 、 他 的 權 柄 必 被 奪 去 、 毀 壞 、 滅 絕 、 一 直 到 底
‹‹ ‹Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.然而 審判者 必 坐 著 行 審判 、 他 的 權柄 必 被 奪去 、 毀壞 、 滅絕 、 一直 到底
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Ale ani v tých dňoch, hovorí Hospodin, neučiním s vami konca.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.A však ani těch časů, dí Hospodin, neučiním s vámi konce.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.A wszakże i w one dni, mówi Pan, końca z wami nie uczynię.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Contudo, ainda naqueles dias, diz o Senhor, não farei de vós uma destruição final.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Dar, şi în zilele acelea, zice Domnul, -nu vă voi nimici de tot.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.De még ezekben a napokban sem teszlek benneteket egészen semmivé, azt mondja az Úr.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Doch will ich's, spricht der HERR, zur selben Zeit mit euch nicht gar aus machen.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Dock vill jag på den tiden, säger HERREN, icke alldeles göra ände på eder.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Ðức Giê-hô-va phán: Dầu vậy, cũng trong những ngày đó, ta sẽ chẳng diệt hết các ngươi đâu.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Ðức_Giê - hô-va phán : Dầu vậy , cũng trong những ngày đó , ta sẽ chẳng diệt hết các ngươi đâu .
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.나 여호와가 말하노라 그때에도 내가 너희를 진멸치는 아니하리라
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Ma anche in quei giorni, dice il Signore, non farò di voi uno sterminio»
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Mais en ces jours, dit l`Éternel, Je ne vous détruirai pas entièrement.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Men selv i de Dage, lyder det fra HERREN, vil jeg ikke udslette eder.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Men selv i de dager, sier Herren, vil jeg ikke gjøre helt ende på eder.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Mutta niinäkään päivinä, sanoo Herra, en minä teistä peräti loppua tee.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Sin embargo, dice Jehovah, no os consumiré del todo en aquellos días
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Toda tudi v tistih dnevih, govori GOSPOD, vas docela ne pokončam.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.TUHAN berkata, "Sekalipun demikian, pada waktu itu pun umat-Ku tidak akan Kumusnahkan
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Zelfs dan zal Ik u niet volledig laten wegvagen", zegt de HERE.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Και ομως, εν ταις ημεραις εκειναις, λεγει Κυριος, δεν θελω καμει συντελειαν εις εσας.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Но и в ония дни, казва Господ, Не ща да ви нанеса съвършено изтребление.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.Но и в те дни, говорит Господь, не истреблю вас до конца.
‹‹Ama o günlerde bile sizi büsbütün yok etmeyeceğim›› diyor RAB.וגם בימים ההמה נאם יהוה לא אעשה אתכם כלה׃

İlgili Sayfalar