Böylece bürokrasinin de bağımsız bir sınıf olabileceği düşüncesi güçlenmiş oldu.Per questo motivo, si prospettò, addirittura, la possibilità di diventare comune autonomo.
Ayrıca, bu kuşatma sonucunda Sui bürokrasisinin bozulmaya başladığı anlaşılmıştır.Именно на этом этапе ГАЗу в очередной раз пришлось столкнутся с бюрократией.
(بزرگ فرمادار) Bürokrasi içinde Zerdüşt rahibleri son derece güçlüydü.Недостаток в священнослужителях ощущался весьма остро.
Hukuk sistemi açık ve iş bürokrasisi çoğu ülkeden daha azdır.النظام القانوني جلي كما أن بيروقراطية الأعمال أقل من معظم البلدان.
Cumhuriyetin sabit bir bürokrasisi yoktu ve vergiler tımar sistemiyle toplanırdı.لم تحدد الجمهورية البيروقراطية، وجمع الضرائب من خلال ممارسة الضرائب الزراعية.
Bu işin bürokrasisi, kontrolden çıkmıştı.والشعور بعدم الأمان ظل مسيطرا عليهم.
Pek çoğu, kendi içinde elit sınıfı andıran devlet bürokrasisinde iş bulmuştur.Muitos encontraram emprego na burocracia do governo, que se assemelhou a uma elite em sua própria direita.
Bu karmaşık ve çok fazla bürokrasi gerektiren bir görevdir.A administração se dá por meio de uma grande e complexa burocracia.
Bürokrasiden Vazgeçilir mi?Dá para parar de enrolar?
Bu işin bürokrasisi, kontrolden çıkmıştı.Existe uma máquina jurídico-burocrática que sobrevive à custa desses processos.
Yönerge, hizmet sektöründe rekabeti sağlamayı ve bürokrasiyi azaltmayı amaçlayan düzenlemeler içermektedir.De partij is voor belastingverlaging en vermindering van de bureaucratie.
Bu karmaşık ve çok fazla bürokrasi gerektiren bir görevdir.De regelgeving werd daardoor complex en bureaucratisch.
Mihail iktidarını kurmak gayreti ile orduya, bürokrasiye ve kiliseye cömertçe para dağıttı.Anderzijds voelde hij zich verplicht veel geld uit te geven aan het leger, aan de bureaucratie en aan de Kerk.
Bu işin bürokrasisi, kontrolden çıkmıştı.Biurokratyczna farsa wymyka się spod kontroli.
"Bir paslı çivi bürokrasi".Niebezpieczny rak biurokracji.
Devlet yönetiminde ve bürokrasisinde köklü değişiklikler yaşandı.Inom statsförvaltningen företogs vissa förändringar inom ämbetsverk och myndigheter.
Bu nedenle genellikle bürokrasi ile ilişkilendirilir.Ofta är de också kopplade till bokföringssystemet.
"Bir paslı çivi bürokrasi".Garanterat rena skrivbordsprodukter".
Mihail iktidarını kurmak gayreti ile orduya, bürokrasiye ve kiliseye cömertçe para dağıttı.Medan statens inkomster minskade fördelade han generöst pengar till armén, förvaltningen och kyrkan.
Cumhuriyetin sabit bir bürokrasisi yoktu ve vergiler tımar sistemiyle toplanırdı.Республіка не мала сталої бюрократії і збирала податки, використовуючи практику відкупу.
Bu karmaşık ve çok fazla bürokrasi gerektiren bir görevdir.Контроль — це критично важлива і складна функція управління.
Bu nedenle genellikle bürokrasi ile ilişkilendirilir.Bývá například spojována s byrokracií.
İmparatorluk bürokrasisini desteklemek için 400.000 nomismata ihtiyaç duyuluyordu.Italská vláda na vylepšení infrastruktury poskytla 460 milionů lir.
Hukuk sistemi açık ve iş bürokrasisi çoğu ülkeden daha azdır.Sistemul legal este unul limpede iar birocrația în mediul de afaceri mult mai scăzută decât în alte țări.
Bu işin bürokrasisi, kontrolden çıkmıştı.Complicatul sistem birocratic al administrației s-a simplificat.
Devlet yönetiminde ve bürokrasisinde köklü değişiklikler yaşandı.A közigazgatásban és emberi jogok területén rengeteget kellett változtatgatnia.
Bu işin bürokrasisi, kontrolden çıkmıştı.Az eljárás során viselkedése visszafogott, kontrollált volt.
İmparatorluk bürokrasisini desteklemek için 500,000 nomismata gerekiyordu.A királyné koronázására ezerötszáz fontot költöttek.
İmparatorluk bürokrasisini desteklemek için 400.000 nomismata ihtiyaç duyuluyordu.Kuoromatkan rahoittamiseksi valtio antoi 300 000 markan apurahan.
İmparatorluk bürokrasisini desteklemek için 500,000 nomismata gerekiyordu.Kolikoista 5 000 on varattu ruhtinashovin käyttöön.
Cumhuriyetin sabit bir bürokrasisi yoktu ve vergiler tımar sistemiyle toplanırdı.Η Δημοκρατία δεν είχε κάποιο οργανωμένο γραφειοκρατικό σύστημα, ενώ η συλλογή φόρων ανατίθετο σε ιδιώτες.
Bürokrasi üzerine çalışmalarıyla tanınır.Η αναθέτουσα αρχή είναι γνωστή για τις γραφειοκρατικές δομές της.
Tarihsel olarak, Yellowknife ekonomosi altın madenciliği ve bürokrasi üzerinde gelişmiştir.Η εξορυκτική βιομηχανία επεκτάθηκε με το άνοιγμα του ορυχείου χρυσού και αργύρου στο Ροσάριο.
İmparatorluk bürokrasisini desteklemek için 400.000 nomismata ihtiyaç duyuluyordu.Den sidste lov skulle give 40.000 pund mere til det britiske imperium.
Cumhuriyetin sabit bir bürokrasisi yoktu ve vergiler tımar sistemiyle toplanırdı.Republikken hadde ikke noe ordnet byråkrati, og krevde ikke annet enn krigsskatt fra befolkningen.
"Bir paslı çivi bürokrasi".«En Røe tråd i mediene».
Bürokrasiyi iyileştirmiş ve vatandaşlık ve senato tutanaklarını daha etkin hale getirmiştir.Han reformerte byråkratiet og strammet inn makten til byborgerskapet og senatorrollene.
Mihail iktidarını kurmak gayreti ile orduya, bürokrasiye ve kiliseye cömertçe para dağıttı.Mikhael dengan murah hati membagikan uang kepada tentara, birokrasi, dan Gereja dalam upaya membangun dirinya.
Grup parti içinde daha fazla ifade özgürlüğü ve daha az bürokrasi talep etti.Oposisi Besatu menuntut kebebasan ekspresi yang lebih besar dalam Partai Komunis dan mengurangi birokrasi.
Bürokrasiyi iyileştirmiş ve vatandaşlık ve senato tutanaklarını daha etkin hale getirmiştir.Ông cải tiến hệ thống hành chính và giải quyết các vấn đề liên quan tới công dân và Viện nguyên lão.
Bir ara bürokraside Eximbank’ta görev aldı.Chồng học ngành ngân hàng, làm việc tại ngân hàng Eximbank.
Yeterince fon ayrılmaması, zayıf planlama, ağır bürokrasiden kaynaklı günde 2 metreden fazla ilerlenemiyordu.資金の不足、問題のある計画、冗長な官僚主義のためにこの工事の進捗はとても遅く、1日に2メートルを超えることは無かった。
Hukuk sistemi açık ve iş bürokrasisi çoğu ülkeden daha azdır.法体系は明白で、商取引の官僚的制度は多くの国と比べて少なかった。
Açık toplumlarda devlet toleranslı ve bürokrasiden uzaktır, politik sistemler şeffaf ve esnektir.開かれた社会においては、政府は敏感で寛容深く、政治機構は透明で柔軟であるとされる。
Polis, ordu ve bürokrasinin dağıtılması gerekliliği belirtilir.警察、軍隊、官僚の廃止。
Kalemiye (Kalem ehli): Maliye ve yazı işleri ile ilgili bürokrasi sınıfıdır.カレミエ(事務官階級):金融と記録に関する事務官。
Kılık kıyafetten bürokrasinin işleyiş tarzına kadar, pek çok konuda radikal değişiklilerde bulundu.換装に伴って機体各部の仕様が大きく変更されている。
Bu işin bürokrasisi, kontrolden çıkmıştı.’结果是采官僚作风,不了了之。
Bunlar sırasıyla, uyuşturucu trafiği, liman, şehir yönetimi ve bürokrasi, eğitim sistemi ve yazılı basındır.按照播出季顺序依次为:毒品交易、港口众生、官僚主义作风的市政府、无能的教育系统及平面媒体。
İmparatorluk bürokrasisini desteklemek için 400.000 nomismata ihtiyaç duyuluyordu.벤허를 홍보하는 데 1470만 달러가 소요되었다.
Açık toplumlarda devlet toleranslı ve bürokrasiden uzaktır, politik sistemler şeffaf ve esnektir.בחברה פתוחה, הממשלה צפויה להיות קשובה וסובלנית לאזרחי המדינה, והמנגנונים הפוליטיים שקופים וגמישים.
Hayat boyu diktatör (dictator perpetuus) ilan edildi ve Cumhuriyet bürokrasisini ağır biçimde merkezîleştirdi.Провъзгласен е за пожизнен диктатор (Dictator perpetuo) и обсебва цялата власт в Републиката.
Devlet yönetiminde ve bürokrasisinde köklü değişiklikler yaşandı.Провежда радикални промени в административно-бюрократичния апарат на страната.
Devlet idaresi ve bürokrasi, koalisyon hükümetleri ve iktidarların parçalanmasından çok zarar görür.Изследвал е внимателно както потенциала, така и недостатъците на бюрокрациите и правителствата.
Yönerge, hizmet sektöründe rekabeti sağlamayı ve bürokrasiyi azaltmayı amaçlayan düzenlemeler içermektedir.Той също така споменава, че ще работи, за да намали размера и бюрокрацията на федералното правителство.
Bürokrasiyi iyileştirmiş ve vatandaşlık ve senato tutanaklarını daha etkin hale getirmiştir.Unaprijedio je birokraciju i pojednostavnio pravila o dobivanju građanstva i senatorske časti.
Bu nedenle genellikle bürokrasi ile ilişkilendirilir.Býva napríklad spájaná s byrokraciou.
Bürokrasiyi iyileştirmiş ve vatandaşlık ve senato tutanaklarını daha etkin hale getirmiştir.Izboljšal je državno upravo in uredil vlogi državljanov in senatorjev.
500 sayfalik burokrasi kagit işi, ve savunma bakanligini bekliyordum.그후 저는 500페이지 짜리 관련 문서, 서류, 그리고 국방부 자료를 내놓겠지..하고 생각했습니다.
500 sayfalik burokrasi kagit işi, ve savunma bakanligini bekliyordum.Eu estava à espera de 500 páginas de burocracia "de papelada e de prazos de entrega.