bük ile cümle
bük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Buradaki demir çubukları büküp, çatıya çıkıyorlar.Iron meat hooks remain in the ceiling.
Bukittinggi, Endonezya. ^ Rashitha A. Hamid (16 Haziran 2007).Rashitha A. Hamid (16 June 2007).
Gençliğinin çoğunu Bükreş'in Arnavutluk kolonisinde geçirdi.He spent much of his youth at the Burgundian court.
Kameranın önünü bükerek kapatan bir iris de var.It also has an iris that closes by twisting the front of the camera.
Katara'ya kan bükmeyi zorla öğretti.She hesitantly offered it to Sankara.
Bükülü kablo çiftinin ucuna RJ-45 konnektörü takılır.The chief town extends along the RD45.
1950'lerin ortalarında Bükreş Politeknik Enstitüsünden mezun oldu.In the mid 1950s she graduated from the Polytechnic Institute of Bucharest.
Neon tüpleri yazılar yazacak veya resimler oluşturacak biçimde bükülerek üretilirler.Neon tubes can be fabricated in curving artistic shapes, to form letters or pictures.
Shakespeare Bunu Asla Yapmazdı (Shakespeare Never Did This), Charles Bukowski'nin bir eseridir.Rostenkowski did, and an embarrassed Albert never forgave him.
Andrey Bukin, 1988 Kış Olimpiyatları'nda Sovyet takımının bayrağını taşımıştır.Bukin was the USSR Olympic Team Flag Bearer at the 1988 Winter Olympics.
Bükreş'te öldü ve Bellu Mezarlığı'na gömüldü.He died in Bucharest and was buried in Bellu cemetery.
Bükreş 6 sektöre ayrılmıştır.VESPAR is divided into six sections.
Mircea Eliade, 13 Mart 1907'de Bükreş - Romanya'da doğdu.Mircea Eliade was born in Bucharest, Romania in 1907.
Yumuşak bir cisim şokun etkisiyle bükülebilir.A ductile item can be bent by a shock.
Ayrıca tablolarında çeşitli renklerde çiçekler seçerek buketleri ucuza satın aldı.He also purchased bouquets inexpensively, choosing flowers in a variety of colors for his paintings.
Mezial kök bukkolingual olarak daha geniştir ve apeksi daha künttür.The mesial root is broader buccolingually and its apex is more blunted.
Ararat Yayınları, Bükreş.Schüren Verlag, Marburg.
1967 yılında büyükelçi olarak Bükreş’e atandı.In 1967 he was appointed as ambassador to Bucharest.
Bir su bükücüdür.It is a water snail.
Charles Bukowski'nin Parantez Gazetecilik ve Yayıncılık'tan çıkan kitabı.Hersbruck: Karl Pfeiffer's Buchdruckerei und Verlag.
Boynu Bükükler, 2014 yılı televizyon dizisi.Focus magazine, spring 2012 Shades of Love.
Ayrıca olasıdır ki, Bükreş Milli Tiyatrosu'nda figüran olarak roller aldı.It is also probable that he was a supernumerary actor for the National Theater Bucharest.
Ayrıca nâdir yıldırım bükme ustalarından da biridir.Also from Una goccia di splendore.
1336 yılında I. Harihara ve kardeşi I. Bukka Raya tarafından kurulmuştur.It was established in 1336 by Harihara I and his brother Bukka Raya I of Sangama Dynasty.
Bir hava bükücüdür, ama eğitimsizdir.The sky is golden but opaque.
1985 yılında Avusturya Bükreş Büyükelçiliği'ne ilk gönderilen oldu.In 1985, he was working at the Austrian Embassy in Bucharest.
2012 yılında Bukovel dünya çapında en hızlı büyüyen kayak merkezi seçildi.In 2012 the Bukovel was named the fastest growing ski resort worldwide.
Bukka döneminde Bahmani sultanları ile birçok çarpışma yaşandı.During his reign Bukka would also have clashes with the Bahmani Sultans.
Zorluklardan biri bukadar çok robotu nasıl koordine edebileceğinizdir.So one difficulty is: How do you coordinate lots of these robots?
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Give me the scraps that my school friends have turned their noses up at."
O onlar gibi kadın gözlemlemek için oturma odasının kapısını doğru başını bükülmüşHe twisted his head towards the door of the living room to observe the women as they came back in.
Beden bükmenin en müthiş gösterimlerinden biri.And now, one of the greatest displays of human contortion ever seen.
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.He's never seen a little wench here before, an' he's bent on findin' out all about thee.
Dizlerimi büküyorum.Middle and leg brick.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.I wanted to blend in like a chameleon.
2 numaralı saç stili, hacimli buklelerle burgulu yarı toplu saç.Hairdo number 2.. ..is a twisted half-up with voluminous curls.
Maksimum mu, minimum mu, büküm noktası mı henüz bilmiyoruz. -The slope at 0 is 0.
Büküm noktası adaylarının ikinci türevinin 0 olduğunu hatırlayalım. -And remember, candidate inflection points are where the second derivative equals 0.
Şimdi, artı ve eksi 3'ün büküm noktası olup olmadığına bakalım. -Because we're concave upwards all around 0. So 0 is not an inflection point.
3'ten geçerken işaret değişiyor. Yani, bunlar büküm noktası.So 3 is definitely an inflection point, and the same argument could be made for negative 3.
Dolayısıyla, 0 büküm noktası değil.Because 0 was a critical point, the slope is 0 there, and because it's concave upwards all around 0.
Bu ikisi de büküm noktası. Şimdi grafiği çizmeye hazırız!So it's 4.7, 4.7.
Büküm noktası.At positive 3, 4.7.
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu. Hanın. >But Jaffers lay quite still, face upward and knees bent, at the foot of the steps of the inn. >
Bu kuyruğu defalarca büküp kıstırarak yapılıyor.This is done by repeatedly pinching the tail in several areas.
Mobilya itibaren biz sık görmek, ben onları biraz bükülmüş gibi hissettim.From the furniture we commonly see, I felt like I twisted them a little.
Onlara biraz bükülmüş.I twisted them a little.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.So dystonia is a disorder affecting children.
Ve saate farklı açılardan bakmamı sağlıyor, şöyle, dirseğimi bükmeden.And that allows me to check my timer discretely, here, without bending my elbow.
Onun için bunun fazla bükülmesini istemezsiniz.So you don't want this thing to bend a lot.
Işık,aynı doğrultuda ilerlemek yerine bükülür.Instead of continuing to go in that same direction, it's going to bend a little bit.
Çukurluğun değiştiği, yani eğim hızının işaret değiştirdiği noktaya, büküm noktası diyoruz. -So over here it looks like a U from roughly this point onwards, right?
Bunun tam tersi olsaydı, yine büküm noktası derdik. -So this is also an inflection point. So what does this mean?
Yani, bu da bir büküm noktası. Peki, bu ne demek?So f of x, that's just the function, right?
Umarım, görsel olarak, yukarı ve aşağı doğru çukurluğu ve büküm noktasını anladınız.That's just the function.
Diğer parmakların karşısına gelecek biçimde bükülebilen baş parmaklarOpposable thumbs
Eğer bir geçiş noktası ise, elimizde bir büküm noktası var, demektir. -If it is a transition point, then we're dealing with an inflection point.
Potansiyel büküm noktası var mı, bakalım. -So let's see if there any other potential inflection points here.
Bunun potansiyel bir büküm noktası olduğunu biliyoruz.We already know that this is a potential inflection point.
Potansiyel büküm noktası.It's a potential inflection point.