bölgesel ile cümle
bölgesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yolculuk; yerel, bölgesel, ulusal ya da uluslararası çapta gerçekleşebilir.Eine politische Bewegung kann lokal, regional, national, oder international sein.
2003 Valparaíso Bölgesel Kültür Konseyi -Şiir- Poemas Transreales y Algunos Evangelios.Verlag Valparaíso (Gedichte) 2005 Transrealistische Gedichte und Einige Evangelien.
Pampanga'daki San Fernando şehri bölgesel merkezdir.San Fernando in Pampanga ist das Verwaltungszentrum der Region.
Valonya'da bölgesel dil olarak tanınmaktadır.Sie ist in der Wallonie als Regionalsprache anerkannt.
Ülke çapında ilk bölgesel seçimler Kasım 2002 tarihinde gerçekleşmiştir.Die ersten landesweiten Regionalwahlen fanden im November 2002 statt.
İki yıl sonra bölgesel meclise seçildi.Zwei Jahre später wurde sie in den dortigen Stadtrat gewählt.
Bu süre zarfında, Rusya ordusu Amerika Birleşik Devletleri için bölgesel bir meydan okuma olacak.In dieser Phase wird Russland eine regionale Bedrohung für die USA darstellen.
Bu dağlar bir "bölgesel Doğa Rezervi" içinde bulunmaktadırlar.Der Berg gehört zum „Klekkefjellet naturreservat“.
Bölgesel, ulusal ve uluslararası haberler içermektedir.Die Zeitung enthält internationale, nationale und lokale Nachrichten.
Meksika'da birbirinden çok farklı bölgesel mutfaklar mevcuttur.Es gibt in Mexiko verschiedene Regionalküchen, die sich deutlich voneinander unterscheiden.
Ancak bölgesel olarak ormanların azalmasından etkilenebilirler.Tatsache ist, dass Wälder Hochwasser in ihren Wirkungen mildern können.
Frizye'nin doğusunda ise bölgesel ve yerel örgütlenmeler ile "Die Friesen" isimli siyasi parti kurulmuştur.In Ost-Friesland gibt es friesische Interessensgemeinschaften und die politische Partei Die Friesen.
Özellikle, bölgesel ekonomik ve kültürel gelişmeye önem verilmektedir.Besonderes Augenmerk wird auf die kulturellen und nationalen Unterschiede gelegt.
Bölgesel merkezi La Union'daki San Fernando Şehridir.Das Verwaltungszentrum ist San Fernando in der Provinz La Union.
Bazıları ise daha bölgesel veya yerel nehirlerdirler.Hinzu kommen einige Regional- bzw. Lokalbeilagen.
Federal hükümet ve bölgesel hükümetler arası ilişkiler her zaman gergin olmuştur.Die Beziehungen zwischen der deutschen Bundesregierung und der Regierung Spaniens sind unbelastet.
1992-1993 ve 1998 yıllarında Nord-Pas-de-Calais Bölgesel Konseyi üyeliği görevinde bulunmuştur.Von 1992 bis 1998 war sie Präsidentin des Regionalrats von Nord-Pas-de-Calais.
Uluslararası bölgesel parlamento vekillikleri ve temsilcilikler de bu kapsama dahildir.Internationale Foren und Organisationen sind eine Antwort auf diesen Prozess.
2003 Irak Savaşı'ndan sonra, Kürdistan Bölgesel Hükümeti bölgenin idaresini devraldı.Nach der US-Invasion 2003 ist ein Teil des Gouvernements unter Kontrolle der Autonomen Region Kurdistan.
Bu birlikler fakülte temelli, bölgesel veya ulusal olabilir.Die Gebräuche können vom Fach, von der Universität oder vom Land abhängen.
Uluslararası ilişkilerde, bir bölgesel güç, belli bir coğrafya bölgesinde gücü olan devleti tanımlamaktadır.Als Großmacht bezeichnet man einen Staat, der einen wesentlichen geopolitischen Einfluss hat.
Ayrıca mahalleler içinde bölgesel yer isimleri de vardır.Auch unter Berücksichtigung der Ortsnamen.
Üniter Devlet Bölgeselleşmeden Küreselleşmeye.Laiengespräche über den Staat.
All-Union bakanlıkları, cumhuriyetlerde herhangi bir bölgesel bakanlık şubesi olmayan bakanlıklardı.In den vorhergehenden Regierungen waren alle Minister ohne Geschäftsbereich gewesen.
Şehir, bölgesel bir ticaret merkezi ve Chiba ile Tokyo arasında bir banliyö kentidir.Die Stadt war ein bedeutendes Handelszentrum zwischen Mesopotamien und Indien.
2017 yılından itibaren Bölgesel Amatör Ligde mücadele etmektedir.Seit 2017 spielt die Mannschaft in der Bezirksliga.
(Japonca: 株式会社横浜銀行, Kabushiki kaisha yokohama ginkō), Japonya merkezli bir bölgesel bankadır.株式会社ゆうちょ銀行, Kabushiki kaisha Yūcho Ginkō) ist eine japanische Bank.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı.So wurde aus dem Bezirksamt der Landkreis Vohenstrauß.
Günümüzde Erbil, Irak'ın Kürdistan Bölgesel Yönetiminin başkenti durumundadır.Heute ist dies die Stadt Erbil, die Hauptstadt der Autonomen Region Kurdistan im Norden des Irak.
1958 yılında bölgesel Észak-Magyarország gazetesinin editörü oldu.En 1958 il est l'éditeur du journal Hongrie du nord.
2003 Irak Savaşı'ndan sonra, Kürdistan Bölgesel Hükümeti bölgenin idaresini devraldı.Après la guerre de 2003, le Gouvernement régional du Kurdistan prend le contrôle de l'aéroport.
2003 Valparaíso Bölgesel Kültür Konseyi -Şiir- Poemas Transreales y Algunos Evangelios.Conseil Régional de Valparaiso. (poésie) 2005 : Poésies transréelles et quelques évangiles.
Bölgesel Coğrafya Nedir?Quelle est sa situation géographique ?
Fabre Müzesi günümüzde Fransa'nın en önemli bölgesel müzelerinden biridir.Le Musée Fabre est l'un des plus importants musées de province en France.
Genelde şubat ile mayıs ayı arasında üreme zamanıdır, ama bu bölgesel olarak değişebilir.La période de reproduction est généralement de février à mai, mais peut varier selon les régions.
Bununla birlikte, bölgesel farklılık 1933'te yapılan referandumdakiyle aynıydı.L'itinéraire est sensiblement le même qu'en 1933.
Yolculuk; yerel, bölgesel, ulusal ya da uluslararası çapta gerçekleşebilir.Chaque responsabilité peut être assumée à un niveau local, régional, national ou international.
Compaoré bölgesel konularda bir arabulucu olarak faaliyet göstermektedir.Compaoré a joué un rôle de médiateur dans des problèmes régionaux.
Bölgesel bir balık olan lahoz ekonomik anlamda da bölgesel bir değer taşır.Elle garde, à travers la pêche, un secteur d'avenir économiquement viable.
Futbol tutkunu olup bir zamanlar Bölgesel Futbol Ligi'nde Orta sahada oynamıştır.Passionné de football, il joue un temps milieu de terrain en division d'honneur.
2010 yılı bölgesel seçimlerde en yüksek skoru almıştır.Il a été un des enjeux des élections territoriales de 2010.
1999 yılında Bölgesel 2. Lig ve ardından Bölgesel 1. Lig'e yükselmiştir.2002 Montée de la Provinciale 2 Messieurs en Provinciale 1.
Türkiye Erkekler Voleybol Bölgesel Ligi nde 2 takım bulunmaktadır.Viennent ensuite quarante-deux villages de la zone de Gujranwala.
İki yıl sonra bölgesel meclise seçildi.Elle fut élue au comité national deux ans plus tard.
Bu illerin amacı bölgesel otoriteyi güçlendirmektir.L'objectif de cette loi est de renforcer les responsabilités des collectivités territoriales dans ce domaine.
Birçok maddeler bölgesel ve mevsimsel tarifleri ve kişisel tercihe bağlı olarak ilave edilir.Cela diffère selon le matériel disponible et les préférences personnelles.
Belçika'da Gaume bölgesinde Bölgesel Dil olarak tanınmaktadır.La politique linguistique, en Belgique, relève des Communautés.
Bölgesel, ulusal ve uluslararası haberler içermektedir.Le journal donne des informations internationales, nationales et locales.
Milwaukee ayrıca bölgesel bir merkez durumundadır.La région de Lunéville est également un territoire en difficulté.
Kırsal ve Bölgesel Kalkınma Bakanlığı (Malezya).Ministère du développement rural et de l’eau / République du Mali.
Özellikle, bölgesel ekonomik ve kültürel gelişmeye önem verilmektedir.L’accent est surtout mis sur les différences culturelles et nationales.
Chamberlain, Warriors tarafından o dönem için mümkün olan "bölgesel seçim" kuralı ile seçilmiştir.Chamberlain fut le choix régional des Warriors.
Ayrıca bölgesel bazı kaynakları da tekelinde bulundurmaktadır.Plusieurs sources existent toutefois sur le territoire.
2015 yılında bölgesel seçimlerde Normandiya bölgesel konseyi başkanlığına seçilmiştir.2015 : élu président du conseil départemental du Nord.
Ada ayrıca "Korsika Bölgesel Doğal Parkı"na sahiptir.C'est un « territoire de vie » du parc naturel régional de Corse.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı.Le parc a été acquis par l'administration communale de Grand-Halleux.
Bazıları ise daha bölgesel veya yerel nehirlerdirler.La plupart des fêtes sont locales ou régionales.
Bölgesel bir merkez konumundaki bu kent, gelişkin bir altyapıya sahiptir.La ville, qui occupe une position centrale dans la région, a des infrastructures bien développées.
Ukrayna bölgesel çevre konularında işbirliği ile ilgilenmektedir.L’Inde devrait développer une politique de coopération dans les régions avoisinantes.
Helsinki: Finlandiya Yerel ve Bölgesel Yönetimler Birliği.Guinée : élections des conseillers communaux et communautaires.
İlgili Sayfalar