bölgesel ile cümle

bölgesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Etkinliğe 60 bölgesel ve 240 ABD'li firmadan 400'den fazla kişi katıldı.Over 400 people from 60 regional and 240 US companies participated in the event.
Arnavut Sektörleri Bölgesel ve Avrupa ile Bütünleşme ArayışındaAlbanian Sectors Seek Regional, European Integration
Erdoğan, "Biz her zaman etnik ve bölgesel milliyetçiliğe karşı olduk."We have always been against ethnic and regional nationalism," he says.
Bölgesel müzik festivali Budva 2007 22 Haziran Cuma günü Karadağ'da başlıyor.The regional music festival Budva 2007 kicks off in Montenegro on Friday (June 22nd).
Gençlik Oyunları GDA'da bölgesel bir spor etkinliği haline gelecekYouth Games will become a regional sports event in SEE
CEMR seminerinde GDA ülkelerindeki yerel ve bölgesel idareler ele alındıCEMR seminar highlights local and regional governments in SEE countries
Örgüt, kitap dağıtımında bölgesel işbirliğini ilerletmeyi amaçlıyor.The organisation aims to boost regional co-operation in book distribution.
Gerek Türkiye gerekse İran, Orta Doğu'daki nüfuzlarını artırmaya çalışan bölgesel güçler.Both Turkey and Iran are regional powers seeking to increase influence in the Middle East.
Hentov'a göre bu yaklaşım da, Türkiye'nin bölgesel ihtilafları uzlaştırma çabalarına ters düşüyor.This approach clashes with Turkey's efforts to reconcile regional conflicts, according to Hentov.
Bölgesel işbirliği yolundaki ilk adım, Saraybosna Bildirgesi ile 2005 yılında başladı.The first move towards regional co-operation started in 2005, with the Sarajevo Declaration.
Gerek iç üretim gerekse bölgesel ithalat yetersiz kalıyor.Domestic production and regional imports are both inadequate.
Analist: Füze kalkanı Romanya'nın bölgesel konumunu güçlendiriyorAnalyst says missile shield decision boosts Romania's regional position
Gayrı resmi toplantının odağında işbirliği ve bölgesel ilişkilerin ilerletilmesi yer aldı.The focus of the informal meeting was boosting co-operation and regional ties.
CEFTA anlaşması bölgesel işbirliği potansiyeli gösteriyorCEFTA agreement shows potential for regional co-operation
Basha: Kosova ile işbirliği, bölgesel siyasetimizin önemli bir parçası.Basha: Co-operation with [Kosovo] is an important part of our regional policy.
Bölgesel işbirliği, telekomünikasyon ve enerji konusunda hala çözümler bulmak istiyoruz.We still want to find solutions on regional co-operation, telecommunications and energy.
Liderler Sırp ve Hırvat takımları için bölgesel bir futbol ligi kurma fikrine destek verdiler.They backed the idea of forming a regional football league for Serbian and Croatian clubs.
Gücü bölgesel komşularından gelmeyecek." dedi.It will not come from his regional neighbours," Hentov says.
Bakanlar bölgesel bir afet kriz merkezi kurma fikrini tartıştı. [Nikola Barbutov/SETimes]The ministers discussed implementing a regional emergency response centre. [Nikola Barbutov/SETimes]
Büyük bir bölgesel havayolunun ani iflasının ceremesini yolcular çekiyor.Passengers are bearing the brunt of the abrupt failure of a major regional airline.
Karadağ'ın ünlü markası Vranac gibi bölgesel şaraplar da etkinlikte yer aldı.Regional wines, such as the well-known Montenegrin brand Vranac, also made an appearance.
11. Saraybosna Film Festivali: Uluslararası Üne Sahip Bölgesel Bir Etkinlik11th Sarajevo Film Festival: A Regional Accent With an International Profile
Üsküp, Tiran ve Podgorica ile de bölgesel düzeyde bu tür temaslar olabilir.These contacts take place at a regional level, with Skopje, Tirana and Podgorica as well.
Onun uzlaşma ve bölgesel işbirliği politikasına sadık olduğuna inanıyorum." dedi.I believe he is true to his policy of reconciliation and regional co-operation," Topic told SETimes.
Buraya aylar önce bölgesel bir fuar için geldik ve bir restoran açmaya karar verdik.We came here during a regional fair and decided to establish a restaurant several months ago.
Arnavutluk, Bölgesel Askeri İşbirliğini ArtırıyorAlbania Increases Regional Military Co-operation
Bölgesel Kamu İdaresi Okulu, ülkelerin AB kriterlerini karşılamasına yardım edecekRegional School for Public Administration to help countries meet EU criteria
Yunanistan bölgesel kadın girişimine ev sahipliği yaptıGreece hosts regional women's initiative
Bölgesel bir girişim, kadın iş dernekleri için bir ağ oluşturmayı hedefliyor.A regional initiative aims to create a network for women's business associations.
İş dünyasındaki kadınlara yönelik ilk bölgesel konferans Selanik'te gerçekleştirildi. [Shutterstock]The first regional conference for women in business was held in Thessaloniki. [Shutterstock]
SETimes: Eğitim alanındaki bölgesel işbirliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?SETimes: What is your assessment of regional co-operation in education?
Bir çeşit bölgesel menkul kıymetler borsası kurulması yönünde görüşmeler yürütülüyor.Discussions are being held with the aim of moving towards some form of regional stock exchange.
Makedonya, bölgesel enerji ağını geliştirmeye çalışıyorMacedonia strives to improve regional energy networking
Gündemin başlıca konularını AB üyeliği ve bölgesel işbirliği oluşturuyor.The main issues on the agenda are EU integration and regional co-operation.
AB için en büyük öncelik, bölgesel istikrara yönelik her türlü tehdidi bertaraf edilmesi.For the EU, the top priority is to fend off any threat to regional stability.
Repor: Bölgesel entegrasyon AB üyeliğine yardımcı olabilirRegional integration could help EU accession, report says
Yunanistan'ın Selanik kentinde bir bölgesel araştırma ve yenilik merkezi açılacak.A regional centre for research and innovations will open in Thessaloniki, Greece.
Üsküp'teki CEFTA zirvesi bölgesel işbirliğini ilerletme sözüyle sona erdi.The CEFTA summit in Skopje ended with a pledge to boost regional co-operation.
Etkinlikte bölgesel şarap, peynir ve füme jambonun yanı sıra turizm de tanıtıldı.The event promotes regional wine, cheese and smoked ham but also tourism.
Diğer önemli şartlar arasında bölgesel işbirliği ve iyi komşuluk ilişkileri yer alıyor.Other key conditions include regional co-operation and good neighbourly relations.
Dahası, bu amaca ulaşma yönündeki çabalar bölgesel istikrar açısından önemli adımlardır.Moreover, the efforts towards achieving this objective are significant steps for regional stability.
Kosova'nın bölgesel temsili konusunda anlaşma sağlandıAgreement reached on Kosovo's regional representation
Müzakerelerin takıldığı konu, Kosova'nın bölgesel toplantılara hangi isim altında katılacağıydı.The stumbling block had been the name under which Kosovo would appear at regional meetings.
Purda davası bölgesel işbirliğini test ediyorPurda case tests regional co-operation
Meymarakis, Sırbistan'ın bütün bölgesel güvenlik girişimlerinde yer alması gerektiğini söyledi.Meimarakis said Serbia should participate in all regional security initiatives.
Yetkililer bölgesel grupların yasadışı mülteci trafiğini yeniden canlandırdığını söyledi.Officials say regional groups have revived the traffic in illegal refugees.
Ziliftari, belirli şebekelerin bölgesel olarak faaliyet göstermekte olduğunu belirtti.Certain rings act regionally, Zylyftari said.
Başbakan, Sırbistan'ın üyeliğinin bölgesel istikrarı artıracağını da sözlerine ekledi.He added that Serbian membership would help boost regional stability.
Film çok sayıda bölgesel ve uluslararası ödül kazandı.The film has won a number of regional and international awards.
Uzmanlar ve yetkililer, ortak bölgesel enerji politikasında diretiyorlarExperts, officials mull joint regional energy policy
Bölgesel kalkınma alanındaki girişimlerin desteklenmesi için ayrılan miktar ise 595 milyon avro.Another 595m euros will support initiatives in the area of regional development.
SETimes: Bu Kosova'nın bir sorunu mu yoksa bölgesel bir sorun mu?SETimes: Is this a Kosovo problem or a regional problem?
Kültür ve Spor: Kosova belgeseli en iyi bölgesel film ödülünü kazandıCulture and Sports: Kosovo documentary wins best regional movie award
Sanatçı, bu roldeki performansı nedeniyle çok sayıda Hırvat ve bölgesel tiyatro ödülü kazandı.She has received numerous Croatian and regional theatre awards for her performance of the role.
Hükümet, bu ve aldığı diğer tedbirlerle eşit bir bölgesel kalkınma gerçekleştirmek istiyor.The government, through these and other measures, wants to create even regional development.
SE Times: Bölgesel işbirliği düzeyinden memnun musunuz?SE Times: Are you satisfied with the level of regional co-operation?
"Bu da İran'ın bölgesel tecritini artıracaktır."It will reinforce Iran's regional isolation."
28 ve 29 Haziran tarihlerinde Saraybosna'da bir bölgesel liderlik atölyesi düzenlendi.A regional e-leadership workshop was held on June 28th and 29th in Sarajevo.
Bölgesel taşımacılık sistemlerinin iyileştirilmesi, IPA fonlarının asli bileşenlerinden biri.Improving the regional transport system is a crucial component of IPA funds.
ICG: Makedonya-Yunanistan isim anlaşmazlığı bölgesel istikrara yönelik tehdit oluşturuyorICG: Macedonian-Greek name dispute poses threat to regional stability
İlgili Sayfalar