bölgesel ile cümle

bölgesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ulusal, bölgesel ya da yerel idare ile sorunlarınız varsa lütfen aşağıdaki adresi ziyaret edin:În cazul în care aveţi o problemă cu o administraţie naţională, regională sau locală, vă rugăm vizitaţi:
Ulusal, bölgesel ya da yerel idare ile sorunlarınız varsa lütfen aşağıdaki adresi ziyaret edin:Pokud máte problém týkající se státní, regionální nebo místní správy, navštivte webové stránky:
Ulusal, bölgesel ya da yerel idare ile sorunlarınız varsa lütfen aşağıdaki adresi ziyaret edin:Se tiver um problema com uma administração nacional, regional ou local queira visitar a página Internet
Ulusal ve Bölgesel DeğerlendirmelerExemple naţionale şi regionale
Ulusal ve Bölgesel DeğerlendirmelerIlmastonmuutoksen hillitseminen
Ulusal ve Bölgesel DeğerlendirmelerŁagodzenie zmian klimatu
Ulusal ve Bölgesel DeğerlendirmelerLes évaluations thématiques
Ulusal ve Bölgesel DeğerlendirmelerNationella och regionala förhållanden
Ulusal ve Bölgesel DeğerlendirmelerSituaciones nacionales y regionales
Ulusal ve Bölgesel DeğerlendirmelerZmírnění změny klimatu
Ulusal ve Bölgesel DeğerlendirmelerZnačilnosti držav
Ulusal ve Bölgesel DeğerlendirmelerΠροσαρμογή στην κλιματική αλλαγή
Ulusal ve Bölgesel Kurumlar %38Instituciones nacionales y regionales 38%
Ulusal ve Bölgesel Kurumlar %38Instituições Nacionais e Regionais 38%
Ulusal ve Bölgesel Kurumlar %38Instituţii naţionale și regionale 38%
Ulusal ve Bölgesel Kurumlar %38Instytucje krajowe i regionalne 38%
Ulusal ve Bölgesel Kurumlar %38Istituzioni nazionali e regionali 38%
Ulusal ve Bölgesel Kurumlar %38Kansalliset ja alueelliset laitokset 38%
Ulusal ve Bölgesel Kurumlar %38Nacionalne in regionalne institucije 38%
Ulusal ve Bölgesel Kurumlar %38Národné a regionálne inštitúcie 38 %
Ulusal ve Bölgesel Kurumlar %38Národnía regionálníinstituce 38 %
Ulusal ve Bölgesel Kurumlar %38Nationale & regionale institutioner 38% Banker & konsulentvirksomheder 16% Virksomhedssammenslutninger 8%
Ulusal ve Bölgesel Kurumlar %38Nationella och regionala institutionerr 38%
Ulusal ve Bölgesel Kurumlar %38Országos és regionális intézmények 38%
Ulusal ve Bölgesel Kurumlar %38Εµpiορικά Εpiιµελητήρια 38%
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.1990-ben úgy döntöttek, képzést indítanak a helyi vállalkozóknak, kis összegű kölcsönt adnak nekik.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.1990년에 결정을 내렸습니다. 지역 사업가들을 훈련시키고 소액 대출을 해주기로 했죠.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.Ale v roce 1990 se rozhodli, že chtějí začít školit místní podnikatele, a poskytnout jim malé půjčky.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.E em 1990 decidiram começar a dar formação aos empreendedores locais, e atribuir-lhes pequenos empréstimos.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.Og de besluttede i 1990 at de ville begynde at træne de lokale entreprenører, gav dem små lån.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.Şi în 1990 au hotărât să înceapă un training cu antreprenorii lor locali, dându-le mici împrumuturi.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.Và họ quyết định vào năm 1990 là họ muốn bắt đầu huấn luyện các đại lý địa phương, cho họ vay một khoản nhỏ.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.W 1990 zdecydowali, że chcą rozpocząć trening lokalnych przedsiębiorców poprzez dawanie im małych kredytów.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.Y, en 1990, decidieron comenzar a entrenar a los emprendedores locales dándoles pequeños préstamos.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.Ze besloten in 1990 om lokale ondernemers op te leiden en hen kleine leningen te verstrekken.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.И в 1990-м решили, что хотят начать обучение местных предпринимателей, предоставляя им небольшие заемы.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.И през 1990 решиха, че искат да започнат да обучават местните предприемачи, давайки им малки заеми.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.І вони вирішили в 1990, що вони хочуть почати тренувати їх локальних підприємців, і давати їм малі позики.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.וב-1990 הם החליטו שהם רוצים להתחיל להכשיר את היזמים המקומיים, ולתת להם הלוואות קטנות.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.وقد قرروا عام 1990 أنهم يريدون تدريب رجال أعمال محليين، بإعطائهم قروض مالية صغيرة.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.これらの現地起業家の教育をして 小額の融資を行おうと決めたのです そして彼らに小型流通センターの役割を与え
Ve araştırmalarımızda keşfettiğimiz, bir ya da iki derecede önemsediğiniz noktaya sıklıkla bölgeseldir.여러분이 관심을 가지는 접점 근처 1, 2도 내에서 종종 우리의 연구를 찾아내고 있습니다.
Ve araştırmalarımızda keşfettiğimiz, bir ya da iki derecede önemsediğiniz noktaya sıklıkla bölgeseldir.1次か 2次のノード間では種の影響範囲は とても局所的であることがよくあります つまり 複雑性を受け入れる程
Ve araştırmalarımızda keşfettiğimiz, bir ya da iki derecede önemsediğiniz noktaya sıklıkla bölgeseldir.Com os nossos estudos, descobrimos que está muito próximo do nó que nos interessa dentro de um ou dois graus.
Ve araştırmalarımızda keşfettiğimiz, bir ya da iki derecede önemsediğiniz noktaya sıklıkla bölgeseldir.E con le nostre ricerche stiamo scoprendo che spesso si restringe al nodo che ci interessa di uno o due gradi.
Ve araştırmalarımızda keşfettiğimiz, bir ya da iki derecede önemsediğiniz noktaya sıklıkla bölgeseldir.Și descoperim în cercetarea noastră, că este foarte aproape de nodul care te interesează cu un grad sau două.
Ve araştırmalarımızda keşfettiğimiz, bir ya da iki derecede önemsediğiniz noktaya sıklıkla bölgeseldir.І ми дізнаємось в наших дослідженнях, що таке зосередження дуже локальне до вузлів у один або два кроки.
Ve araştırmalarımızda keşfettiğimiz, bir ya da iki derecede önemsediğiniz noktaya sıklıkla bölgeseldir.ואנו מגלים במחקר שלנו שזה בדרך-כלל סמוך מאוד למוקד בו אתם מתעניינים, בתחום של דרגה אחת או שתיים.
Ve araştırmalarımızda keşfettiğimiz, bir ya da iki derecede önemsediğiniz noktaya sıklıkla bölgeseldir.ونحن نكتشف تبعاً لابحاثنا ان العقدة تتأثر على الاقل بمستويين أكبر من محيطها
Ve ilk şey bölgesel besinler hakkındaydı - bizim bölgemizden olan besinleri yemeye çalışmak.E a primeiríssima coisa foi a comida regional — tentar comer alimentos da nossa região.
Ve ilk şey bölgesel besinler hakkındaydı - bizim bölgemizden olan besinleri yemeye çalışmak.E il primo punto riguardava il cibo locale -- provare a mangiare cibo proveniente dal nostro territorio.
Ve ilk şey bölgesel besinler hakkındaydı - bizim bölgemizden olan besinleri yemeye çalışmak.Het allereerste onderwerp was regionaal eten - proberen voedsel te eten uit onze eigen regio.
Ve ilk şey bölgesel besinler hakkındaydı - bizim bölgemizden olan besinleri yemeye çalışmak.우선 가장 첫번째는 향토(지역)음식에 관한겁니다. 우리 지역에서 나는 먹거리를 먹자는 것이지요.
Ve ilk şey bölgesel besinler hakkındaydı - bizim bölgemizden olan besinleri yemeye çalışmak.Po pierwsze żywność lokalna. Starać się jeść to, co wyprodukowano w danym regionie.
Ve ilk şey bölgesel besinler hakkındaydı - bizim bölgemizden olan besinleri yemeye çalışmak.Prva stvar so bila lokalna živila -- da se trudimo jesti hrano pridelano v naši regiji.
Ve ilk şey bölgesel besinler hakkındaydı - bizim bölgemizden olan besinleri yemeye çalışmak.Und zuallererst ging es um regionale Küche -- sie sollten also Nahrung aus unserer Region essen.
Ve ilk şey bölgesel besinler hakkındaydı - bizim bölgemizden olan besinleri yemeye çalışmak.Và điều đầu tiên là về thực phẩm địa phương - cố gắng ăn thực phẩm trong vùng của mình.
Ve ilk şey bölgesel besinler hakkındaydı - bizim bölgemizden olan besinleri yemeye çalışmak.Y la primera cosa fue sobre la comida regional -- tratar de consumir alimentos cultivados localmente.
Ve ilk şey bölgesel besinler hakkındaydı - bizim bölgemizden olan besinleri yemeye çalışmak.И первым делом я начала заказывать еду из местных хозяйств.
Ve ilk şey bölgesel besinler hakkındaydı - bizim bölgemizden olan besinleri yemeye çalışmak.והדבר הראשון היה אוכל מקומי - לנסות לאכול אוכל מהאזור.
İlgili Sayfalar