bölgesel ile cümle
bölgesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hırvatistan Bölgesel Rekabet Edebilirlik Eylemsel Programına ilişkin Güncelleme 2007-09Zmiany gospodarcze i strukturalne, które kraje kandydujące muszą przeprowadzić, wymagają żmudnej pracy.
Hırvatistan Bölgesel Rekabet Edebilirlik Eylemsel Programına ilişkin Güncelleme 2007-09Εξελίξει στο εpiιχειρησιακό piρόγραα Περιφερειακή Ανταγωνιστικότητα τη Κροατία για την piερίοδο 2007-09
Hırvatistan Bölgesel Rekabet Edebilirlik Eylemsel Programına ilişkin Güncelleme 2007-09Новини от хърватската оперативна програма за регионална конкурентноспособност 2007-09 г.
Hırvatistan'daki IPA bölgesel gelişim programları, şimdi gerçekten başlayabilir.Die IPA-Programme für regionale Entwicklung sind somit offiziell angelaufen.
Hırvatistan'daki IPA bölgesel gelişim programları, şimdi gerçekten başlayabilir.Myös onnettomuusriskit sekä käyttö- ja kunnossapitokustannukset supistuvat.
Inforegio web sitesinde, AB Bölgesel Politikasına Avrupa Birliği dışındanLe site Internet Inforegio propose une nouvelle section sur les Affaires internationales.
İsrail "EVET" demiş... ve bölgesel kontrolü, kurulmasına yardım ettiği Filistin hükümetine vermişti.Israel sade ja och erbjöd territoriell kontroll till en palestinsk regering den hjälp att grunda.
İsrail "EVET" demiş... ve bölgesel kontrolü, kurulmasına yardım ettiği Filistin hükümetine vermişti.По-моему, невозможно утверждать, что еврейский народ с тех пор ни разу не шел на болезненные компромиссы.
Karikatürist karikatürlerini yayımlayan birkaç yerel ve bölgesel gazete ve dergilerle çalışmıştı.Le dessinateur publiait déjà dans des journaux et magazines locaux et régionaux.
Karikatürist karikatürlerini yayımlayan birkaç yerel ve bölgesel gazete ve dergilerle çalışmıştı.O cartunista já trabalhou para vários jornais e revistas locais e regionais, que publicaram suas charges.
Karikatürist karikatürlerini yayımlayan birkaç yerel ve bölgesel gazete ve dergilerle çalışmıştı.Rysownik pracował dla różnych gazet lokalnych i regionalnych oraz czasopism, które publikują jego karykatury.
Karikatürist karikatürlerini yayımlayan birkaç yerel ve bölgesel gazete ve dergilerle çalışmıştı.كل تهمة الاساءة للاديان ينبغي الغائها من قانون العقوبات؛ نصوص تجريمية تهدر الحق بالتعبير وإبداء الرأي
Kuratoria (Bölgesel Eğitimden Sorumlu Makamlar)Infrastructura (echipamente ICT, materiale de predare, etc.)
Kuratoria (Bölgesel Eğitimden Sorumlu Makamlar)Kuratoria(Autoridades Educativas Regionales)
Kuratoria (Bölgesel Eğitimden Sorumlu Makamlar)Rozdział 5 – Akredytacjai ocena doskonalenia zawodowego nauczycieli
Nicola Aimi, Bölgesel Politika GMOdbudowa linii kolejowej Vinkovci – Tovarnik – granica państwa
Nicola Aimi, Bölgesel Politika GMTotal cost: 90 913 000 de euro Contribuţia UE: 28 789 180 de euro
Nicola Aimi, Bölgesel Politika GMTotale kosten: €20.500.000 EU-bijdrage: €15.000.000
Nicola Aimi, Bölgesel Politika GMTotalkostnad: 90 913 000 euro EU-bidrag: 28 789 180 euro
Nicola Aimi, Bölgesel Politika GMCelkové náklady: € 20 500 000 Príspevok EÚ: € 15 000 000
Nicola Aimi, Bölgesel Politika GMGestione integrata dei rifiuti nel comune di Bacău e dintorni
Nicola Aimi, Bölgesel Politika GMNicola Aimi, DG Politique régionale
Not: Siyah kare = ulusal kapsamlı örnekler; mavi üçgen = yerel (yerel ve bölgesel) kapsamlı örnekler.Uwagi: Czarny kwadrat = próbka ogólnokrajowa; niebieski trójkąt = próbka lokalna lub regionalna.
Nüfus artışının bölgesel dağılımı, yaş yapısı ve bölgeler arası göç önemli unsurlardandır.Prav tako so pomembni razporeditev rasti prebivalstva po regijah, starostna struktura in selitve med regijami.
Orta ve Doğu Avrupa için Bölgesel Çevre MerkeziCentrul regional de mediu pentru Europa centrală și de est
Orta ve Doğu Avrupa için Bölgesel Çevre MerkeziProgram Ochrony Środowiska w Rejonie Morza Czarnego http://www.blacksea-environment.org/
Orta ve Doğu Avrupa için Bölgesel Çevre MerkeziRegionální centrum životního prostředí pro střední a východní Evropu
Orta ve Doğu Avrupa için Bölgesel Çevre MerkeziΠρόσφατες µελέτες
Parakrin hormonları bölgesel olarak çalışırlar.그리고 측분비 호르몬은 더욱 더 국부적으로 활동하지요.
Parakrin hormonları bölgesel olarak çalışırlar.وتنشط الهرمونات النظير الصماوية أكثر على الصعيد الإقليمي،
Prag'da 14 teftiþ okulunda ve þehirlerde bölgesel olarak bu organýn kendi karargâhývardýr.Der Hauptsitz dieser Aufsichtsbehörde ist in Prag; in 14 Städten befinden sich regionale Stellen.
Prag'da 14 teftiþ okulunda ve þehirlerde bölgesel olarak bu organýn kendi karargâhývardýr.Son siège est situé à Prague et il dispose de 14 antennes d’inspection implantées dans les diverses régions.
Prag'da 14 teftiþ okulunda ve þehirlerde bölgesel olarak bu organýn kendi karargâhývardýr.Su sede está en Praga y dispone de 14 servicios de inspección escolar en diversas regiones.
Rusya Bölgesel Çevre Merkezihttp://www.rusrec.ru/eng/about/team.htmCentrul regional rus pentru mediu http://www.rusrec.ru/eng/about/team.htm
Rusya Bölgesel Çevre Merkezihttp://www.rusrec.ru/eng/about/team.htmMiniszteri találkozó http://www.rusrec.ru/eng/about/team.htm
Rusya Bölgesel Çevre Merkezihttp://www.rusrec.ru/eng/about/team.htmRuské regionálne stredisko pre životné pro-strediehttp://www.rusrec.ru/eng/about/team.htm
Rusya Bölgesel Çevre Merkezihttp://www.rusrec.ru/eng/about/team.htmRuské regionální centrum životníhoprostředíhttp://www.rusrec.ru/eng/about/team.htm
Sonra çocuklarla bunun hakkında konuştuk, ve gerçekten çocuklarımızı bölgesel besinlerle beslemeye başladık.Also haben wir uns mit Kindern darüber unterhalten und angefangen, ihnen regionale Kost zu geben.
Sonra çocuklarla bunun hakkında konuştuk, ve gerçekten çocuklarımızı bölgesel besinlerle beslemeye başladık.Asa ca am discutat cu copiii despre asta, si am inceput intr-adevar sa le dam copiilor mancare regionala.
Sonra çocuklarla bunun hakkında konuştuk, ve gerçekten çocuklarımızı bölgesel besinlerle beslemeye başladık.Entonces hablamos con los chicos sobre esto, y comenzamos a alimentarlos con comida local.
Sonra çocuklarla bunun hakkında konuştuk, ve gerçekten çocuklarımızı bölgesel besinlerle beslemeye başladık.Falámos disto às crianças e começámos a dar-lhes alimentos da região.
Sonra çocuklarla bunun hakkında konuştuk, ve gerçekten çocuklarımızı bölgesel besinlerle beslemeye başladık.In to je tisto, o čemer smo se pogovarjali z otroci, in dejansko smo začeli hraniti otroke z lokalno hrano.
Sonra çocuklarla bunun hakkında konuştuk, ve gerçekten çocuklarımızı bölgesel besinlerle beslemeye başladık.그리하여 우리는 아이들에게 이 문제에 대하여 이야기 해주었고, 또한 현재 아이들에게 향토음식을 제공하기 시작했습니다.
Sonra çocuklarla bunun hakkında konuştuk, ve gerçekten çocuklarımızı bölgesel besinlerle beslemeye başladık.Quindi abbiamo parlato di questo ai bambini, e iniziato a nutrirli con cibo locale.
Sonra çocuklarla bunun hakkında konuştuk, ve gerçekten çocuklarımızı bölgesel besinlerle beslemeye başladık.Rozmawialiśmy o tym z dziećmi i zaczynamy podawać im lokalną żywność.
Sonra çocuklarla bunun hakkında konuştuk, ve gerçekten çocuklarımızı bölgesel besinlerle beslemeye başladık.Vì vậy, chúng tôi đã nói chuyện với trẻ em về nó, và thực sự bắt đầu cho trẻ ăn thức ăn địa phương.
Sonra çocuklarla bunun hakkında konuştuk, ve gerçekten çocuklarımızı bölgesel besinlerle beslemeye başladık.We spraken daar met kinderen over, en we geven ze nu ook echt regionaal voedsel.
Sonra çocuklarla bunun hakkında konuştuk, ve gerçekten çocuklarımızı bölgesel besinlerle beslemeye başladık.Мы поговорили с детьми об этом, и начали кормить детей едой из местных хозяйств.
Sonra çocuklarla bunun hakkında konuştuk, ve gerçekten çocuklarımızı bölgesel besinlerle beslemeye başladık.אז דיברנו על זה עם ילדים, והתחלנו להאכיל ילדים במזון מקומי.
Sonra çocuklarla bunun hakkında konuştuk, ve gerçekten çocuklarımızı bölgesel besinlerle beslemeye başladık.اذن تحدّثنا الى أبنائنا عن هذا وحقاً بدأنا باطعام الأولاد , طعام محلّي
Sonra çocuklarla bunun hakkında konuştuk, ve gerçekten çocuklarımızı bölgesel besinlerle beslemeye başladık.地元で採れる物を食事に出すようになりました 有機野菜についても伝えています
Tehditlerin cinsi, bölgeselden uluslararasına doğru tırmandı.La naturaleza de las amenazas también se ha intensificado de local a internacional.
Türkiye’deki ve tüm Avrupa’daki bölgesel ve ulusal makamlar su kaynaklarını daha iyi ‘yönetebilirler’.Die Stauseen, die Istanbul mit Wasser versorgen, waren nur noch zu 28 % gefüllt.
Türkiye’deki ve tüm Avrupa’daki bölgesel ve ulusal makamlar su kaynaklarını daha iyi ‘yönetebilirler’.La desalación puede desempeñar una función legítima en la gestión de
Türkiye’deki ve tüm Avrupa’daki bölgesel ve ulusal makamlar su kaynaklarını daha iyi ‘yönetebilirler’.La rândul său, Regatul Unit construieşte, de asemenea, prima staţie de desalinizare în estul Londrei.
Türkiye’deki ve tüm Avrupa’daki bölgesel ve ulusal makamlar su kaynaklarını daha iyi ‘yönetebilirler’.Obecne susze i kryzys wodny wymagają działań doraźnych, aby zapewnić wodę mieszkańcom.
Türkiye’deki ve tüm Avrupa’daki bölgesel ve ulusal makamlar su kaynaklarını daha iyi ‘yönetebilirler’.Regionálne a národné orgány v Turecku a celej Európe by mali lepšie „hospodáriť“ s vodnými zdrojmi.
Türkiye’deki ve tüm Avrupa’daki bölgesel ve ulusal makamlar su kaynaklarını daha iyi ‘yönetebilirler’.Трябва да се справим с настоящите суша и водна криза в краткосрочен план, да се осигури вода за хората.
Ulusal, bölgesel ya da yerel idare ile sorunlarınız varsa lütfen aşağıdaki adresi ziyaret edin:Ak sa váš problém týka štátnej, regionálnej alebo miestnej správy, navštívte tieto WWW stránky:
Ulusal, bölgesel ya da yerel idare ile sorunlarınız varsa lütfen aşağıdaki adresi ziyaret edin:Če imate težave z državno, pokrajinsko ali lokalno upravo, prosimo, obiščite spodnje spletne strani:
İlgili Sayfalar