bölgesel ile cümle

bölgesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve ilk şey bölgesel besinler hakkındaydı - bizim bölgemizden olan besinleri yemeye çalışmak.وبدايةً كان عن الطعام المحلِّي -- محاولة أكل الطعام من داخل منطقتنا
Ve ilk şey bölgesel besinler hakkındaydı - bizim bölgemizden olan besinleri yemeye çalışmak.地産地消 地元で採れたものを 食べるという考えです 化石燃料が -- いろんなことが起きてますね
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.A dělají to na úrovni celého okrsku.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.A robia to na okresnej úrovni.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Dan mereka melakukannya di level distrik.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.E eles estão fazendo isso no nível do distrito.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.E la stanno facendo a livello del distretto.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.És az egész körzetben csinálják.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Estão a fazer isto a nível distrital.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Et ils le font à l'échelle du district.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Ja he tekevät sitä piirikunnan tasolla.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.학구 차원에서 실시하고 있습니다.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Na szczeblu okręgu.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Och de arbetar på distriktsnivå.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Och de gör det på distriktsnivå.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Og det er i hele distriktet.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Sie machen eas auf Bezirksebene.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Și o fac la nivel de district școlar.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Và họ đang thực hiện ở cấp quận.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Y lo están haciendo a nivel distrital.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Ze doen het op districtsniveau.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Και το κάνουν σε επίπεδο περιφέρειας.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.И това става на регионално ниво.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Ми працюємо з ними на рівні округу.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.Мы работаем с ними на уровне округа.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.ס.ח.: אלה שתי כיתות ה' ושתי כיתות ז'.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.وأنهم يفعلون ذلك على مستوى المقاطعات.
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.وهم يقومون بذلك على مستوى المنطقة كلها
Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.先生たちが喜んでいるのは 子どもたちを追跡できる点です
Ve sonunda çöpçuler çöpün içine bölgesel bazı kimyasallar koydular.A pracownice śmietniska zostawiają tam ślad chemiczny znacząc teren kolonii.
Ve sonunda çöpçuler çöpün içine bölgesel bazı kimyasallar koydular.E infine, le netturbine mettono una specie di sostanza chimica territoriale nella spazzatura.
Ve sonunda çöpçuler çöpün içine bölgesel bazı kimyasallar koydular.Et enfin, les fourmis éboueurs mettent une sorte de produit chimique territorial dans les déchets.
Ve sonunda çöpçuler çöpün içine bölgesel bazı kimyasallar koydular.마지막으로 청소담당개미는 쓰레기통에 어떤 퇴적물을 가져다버립니다.
Ve sonunda çöpçuler çöpün içine bölgesel bazı kimyasallar koydular.Og til sidst, putter møddingsarbejderne en form for territorial kemikalie i affaldet.
Ve sonunda çöpçuler çöpün içine bölgesel bazı kimyasallar koydular.Tenslotte zetten de afvalwerksters een soort chemische territoriumafbakening af in het vuil.
Ve sonunda çöpçuler çöpün içine bölgesel bazı kimyasallar koydular.Und schliesslich versehen die Müllmänner-Ameisen den Abfall mit einer Art territorialer Chemikalie.
Ve sonunda çöpçuler çöpün içine bölgesel bazı kimyasallar koydular.Y finalmente, las trabajadoras de desechos, le ponen algún tipo de químico territorial a los residuos.
Ve sonunda çöpçuler çöpün içine bölgesel bazı kimyasallar koydular.И най-сетне, боклучарите-работници поставят някакъв вид териториален химикал в боклука.
Ve sonunda çöpçuler çöpün içine bölgesel bazı kimyasallar koydular.И наконец, муравьи, строящие кучу из мусора, которую они метят чем-то вроде химиката.
Ve sonunda çöpçuler çöpün içine bölgesel bazı kimyasallar koydular.לבסוף, פועלות האשפה שמות סוג מסויים של כימיקל טריטוריאלי בזבל.
Ve sonunda çöpçuler çöpün içine bölgesel bazı kimyasallar koydular.وأخيراً، عمال القمامة يضعون نوعاً من المواد الكيميائية الإقليمية في القمامة.
Ve sonunda çöpçuler çöpün içine bölgesel bazı kimyasallar koydular.ごみアリはゴミの山を作るんです
Yani bu federal miktarın, - en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.Asta luând laolaltă nivelul federal, care este cel mai mare, nivelul statal și pe cel local.
Yani bu federal miktarın, - en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.Dat is een combinatie van het federale niveau, dat het grootste aandeel heeft, de staten en het lokale niveau.
Yani bu federal miktarın, - en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.Det kombinerar den federala nivån, som är den största, med den statliga nivån och den lokala nivån.
Yani bu federal miktarın, - en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.Portanto, esta é a combinação de nível federal, que é a maior, o nível estadual e o nível local.
Yani bu federal miktarın, - en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.Questo combinando il livello federale, che è il più grande, il livello statale e il livello locale.
Yani bu federal miktarın, - en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.Så dette kombinerer det føderale niveau, hvilket er det største, med delstat niveau og lokalt niveau.
Yani bu federal miktarın, - en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.Takže ide o kombináciu federálnej úrovne, ktorá je najväčšia, štátnej úrovne a lokálnej úrovne.
Yani bu federal miktarın, - en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.Wydatki idą na: część federalną -- która jest największa -- część stanową, i część lokalną.
Yani bu federal miktarın, - en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.Zahrnuje to federální stupeň, který je největší, státní stupeň a regionální stupeň.
Yani bu federal miktarın, - en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.Тобто, це разом взяті федеральний рівень, що є найбільшим, рівень штату та місцевий рівень.
Yani bu federal miktarın, - en büyüğü - eyalet ve bölgesel miktarın toplamı.Това включва федералното ниво, което е най-голямата част, щатското ниво и местното ниво.
Yarı-Otomatik Bölgesel Savunma sistemi,바로 이런 위협을 대처하고
Yarı-Otomatik Bölgesel Savunma sistemi,Полуавтоматическую Систему Наземного Окружения "Сейдж" [англ. мудрец].
Yarı-Otomatik Bölgesel Savunma sistemi,המערכת הסביבתית הקרקעית החצי-אוטומטית,
Yarı-Otomatik Bölgesel Savunma sistemi,"نظام دفاع أرضي شبه أوتوماتيكي"،
Yerel Bölgesel Merkezi / UlusalConseil Régional
Yerel Bölgesel Merkezi / UlusalEbene Hochschulebene
Yerel Bölgesel Merkezi / UlusalÉtablissement d’enseignement
İlgili Sayfalar