bölgesel ile cümle
bölgesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
27 Şubat 1921'de ilk Bölgesel Komünist Konferans, bölgenin otonom bir bölge olduğunu ilan etti.28. júla 1920 rozhodla veľvyslanecká konferencia v Spa o rozdelení sporného územia medzi oba štáty.
2010'dan bu yana, Argolis'in bölgesel biriminin bir parçası olan Epidauros'un yeni belediyesine aittirler.Od leta 2010 pripadata novi občini Epidaver, ki je del območne enote Argolida.
Croatia Airlines Star Alliance'ın bölgesel bir üyesidir.Croatia Airlines je hrvaška letalska družba in članica združenja letalskih prevoznikov Star Alliance.
Yolculuk; yerel, bölgesel, ulusal ya da uluslararası çapta gerçekleşebilir.Delujejo na državni, regionalni ali lokalni ravni.
British Aerospace Jetstream 41, British Aerospace tarafından tasarlanan turboprop bölgesel yolcu uçağı.British Aerospace Jetstream 41 je 30-sedežno turbopropelersko regionalno potniško letalo.
Afrika'nın en eski alt-bölgesel futbol organizasyonudur.Je najstarejše mednarodno kontinentalno nogometno tekmovanje.
Kazanan şarkı 8 bölgesel jüri tarafından belirlendi.O zmagovalcu je odločalo 8 regionalnih žirij.
Hastalığın erken evresinde enfeksiyon, ağrısız bir nodül veya bölgesel şişlik ile karakterizedir.Zgodnjo fazo okužbe zaznamuje neboleč vozlič ali oteklina.
Bölgesel yayın yapan BBC Radyo Cornwall'ın merkezi kentte bulunmaktadır.BBC Radio Cornwall oddaja v kornijščini.
Dornier 328, turboprop gücü ile çalışan bir bölgesel yolcu uçağı.Dornier 328 je dvomotorno turbopropelersko regionalno potniško letalo.
Bölgesel farklılıklar çokça görülür.Slogovne razlike med posameznimi deželami so presenetljivo veliko.
Bu küresel rapora ek olarak, bölgesel, ulusal ve bölgesel İnsani Gelişme Raporları da yayınlanır.S temi sredstvi lahko pogojujejo celoten družbeni razvoj krajev, držav in regij.
Yetişkin kaplan yalnız hayvanlardır çok şiddetli derecede bölgesellerdir.Večinoma so samotarske živali, močno teritorialne.
Bölgesel üsleri Filipinler üzerinden gidiyorlardı.Likę ekspedicijos dalyviai pasitraukė į Filipinus.
Valonya'da bölgesel dil olarak tanınmaktadır.Dabar valonų kalba turi regioninės kalbos statusą Valonijoje.
Bölgesel bir havaalanına ve birkaç üniversiteye sahiptir.Yra tarptautinis oro uostas, veikia keletas universitetų.
Croatia Airlines Star Alliance'ın bölgesel bir üyesidir.Brussels Airlines yra Europos oro linijų bendrovių asociacijos ir oro linijų aljanso Star Alliance narė.
Meksika'da birbirinden çok farklı bölgesel mutfaklar mevcuttur.Labai skirtingi valgiai valgomi skirtinguose regionuose.
Toplam nüfus bilinmese de bölgesel olarak sık rastlanan bir tür olduğu düşünülmektedir.Visos populiacijos dydis nežinomas, bet priimta rūšį vietos mastu laikyti įprasta.
Şu anda Karabağlı bölgesel nüfusu 8500 (2012 yılı bilgileri) kişi yaşıyor.Savivaldybėje gyvena 18,8 tūkst. gyv. (2012 m. duomenys).
İki yıl sonra bölgesel meclise seçildi.Dvi kadencijas buvo renkamas į Centro sąjungos tarybą.
Bazıları ise daha bölgesel veya yerel nehirlerdirler.Ülejäänud jaamad olid kas regionaalsed või kohalikud.
Havalimanından Alpler civarına bölgesel, diğer noktalara sezonluk uluslararası uçuşlar yapılır.Toimuvad ka kohalikud lennud ümber Alpide, samuti hooajalised lennud muudesse sihtkohtadesse.
Büyüme hem toplumsal sınıflar arasındaki eşitsizliği hem de bölgesel dengesizliği artırmaktadır.Tööjõu jaotus ühelt poolt nõuab ja teiselt poolt suurendab regioonidevahelist ebavõrdsust.
Bu illerin amacı bölgesel otoriteyi güçlendirmektir.Presidendi sõnul on eelnõu eesmärgiks tõhustada poliitilist konkurentsi kohaliku tasandi esindusorganites.
Bölgesel operasyonlar ise Delta Connection markası altında icra edilmektedir.Piirkondlikud partnerid kasutavad kaubamärki Delta Connection.
Saab 2000: 50–58 yolcu kapasiteli bölgesel uçak.Saab 2000: 50-istmeline reisilennuk kohalike lendude jaoks.
2004 yılında bölgesel flaman hükümetine başbakan oldu.2004 sai ta Flaami omavalitsuse ministerpresidendiks.
Adria Havayolları Star Alliance'ın bölgesel bir üyesidir.Lennufirma kuulub Star Alliance'i.
Dolayısıyla bölgesel isimlerle söylenirler.Lademete nimed on piirkondlikud.
1965'te bölgesel ekonomi konseyleri kaldırıldı.1965. aastal aga nõukogud kaotati.
Ayrıca Almanya'nın ve Fransa'nın diğer şehirleri ile bölgesel tren demiryolu bağlantıları da bulunmaktadır.Linnal on ka raudteeühendus suuremate Prantsusmaa linnadega.
6 Haziran günü ise bazı bölgesel çatışmalarla geçmiştir.6. juunil lahingud linnas ja selle ümbruses jätkusid.
Avrupa: Asıl hedef, Ulusal veya Bölgesel yarışmaları geçtikten sonra, Avrupa Finalini kazanmaktır.Võistlusvoorude võitjad riigiti ja Euroopa lõppvooru edasipääsejad valiti välja järgmisel Euroopa Liidu.
İzettin'de herhangi bir anahat veya bölgesel tren durmamaktadır.Samuti ei lõpeta mitte iga rong liini ametlikus lõpp-peatuses.
Havayolu Van'da bulunan Ferit Melen Havaalanı ise bölgesel önemi olan bir havaalanıdır.Aeroklubi, ka lennuklubi on lennunduse valdkonna huviühendus.
13) ve bölgesel deniz yönetilmesi, Deniz Stratejisi Çerçeve Direktifi’ne (konvansiyonlarına dâhil edilmiştir.13 de Kaderrichtlijn mariene strategie (
13) ve bölgesel deniz yönetilmesi, Deniz Stratejisi Çerçeve Direktifi’ne (konvansiyonlarına dâhil edilmiştir.13) och i regionala havskonventioner.
13) ve bölgesel deniz yönetilmesi, Deniz Stratejisi Çerçeve Direktifi’ne (konvansiyonlarına dâhil edilmiştir.13 е включено в Рамковата директива за морската стратегия (
3.2 Bölgesel ve küresel değerlendirme3.2 Alueellinen ja yleismaailmallinen arviointi
3.2 Bölgesel ve küresel değerlendirme3.2 Avaliação regional e global
3.2 Bölgesel ve küresel değerlendirme3.2 Evaluación regional y global
3.2 Bölgesel ve küresel değerlendirme3.2 Evaluare globală şi regională
3.2 Bölgesel ve küresel değerlendirme3.2 Évaluation régionale et mondiale
3.2 Bölgesel ve küresel değerlendirme3.2 Regionale und globale Bewertung
3.2 Bölgesel ve küresel değerlendirme3.2 Regionális és globális értékelés
3.2 Bölgesel ve küresel değerlendirme3.2 Regionalna in globalna ocena
3.2 Bölgesel ve küresel değerlendirme3.2 Regionální a celosvětové hodnocení
3.2 Bölgesel ve küresel değerlendirme3.2 Regional og global vurdering
3.2 Bölgesel ve küresel değerlendirme3.2 Valutazione regionale e globale
3.2 Bölgesel ve küresel değerlendirme3.2 Περιφερειακή και παγκόσμια αξιολόγηση
3.2 Bölgesel ve küresel değerlendirmeRegional och global bedömning
A¤ yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararasıdüzeyde ifl dünyası ile de aynı ölçüde güçlü ba¤larasahiptir.Desuden er netværket tæt forbundet mederhvervslivet på lokalt, regionalt, nationalt og internationalt plan.
Ama aynı zamanda bölgesel çevre sorunları da var.Giftmülllagerungen.
Ama aynı zamanda bölgesel çevre sorunları da var.유해 폐기물 같은 것입니다. 하지만, 또한 지역적인 환경 문제도 있습니다.
Ama aynı zamanda bölgesel çevre sorunları da var.les décharges dangereuses.
Ama aynı zamanda bölgesel çevre sorunları da var.Léteznek azonban regionális szintű problémák is, mint például a savas eső
Ama aynı zamanda bölgesel çevre sorunları da var.los desechos tóxicos.
Ama aynı zamanda bölgesel çevre sorunları da var.Mutta on olemassa myös alueellisia ympäristöongelmia, kuten happosade
Ama aynı zamanda bölgesel çevre sorunları da var.מזבלות מסוכנות. אך ישנן גם בעיות סביבתיות איזוריות, כמו גשם חומצי
İlgili Sayfalar