bölgesel ile cümle

bölgesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eskişehir'in güneyindeki platolarda orman bulunmamakta fakat bölgesel step bitkileri vardır.وفي جنوب إسكي شهر لايوجد غابات ولكن توجد نباتات السهوب الإقليمية.
Bununla birlikte Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin Irak'tan bağımsızlık talebi.لكن مع تأسيس منطقة الحكم الذاتي الكردستاني.
Kuzey bölgesel şampiyonluğu: 1957-1958.Campeonato Regional do Norte: 1957-1958.
Her bir 94 BEST yerel grubu (LBG) bölgesel olarak bulundukları üniversitede BEST’i temsil etmektedir.Cada um dos 94 Grupos Locais BEST (LBG’s) representa a organização de forma local na sua universidade.
Fransız Guyanası Meclisi, bölgesel ve bölgesel hükümetten sorumludur.A Assembléia da Guiana Francesa é responsável pelo governo regional e departamental.
Bölgesel güç olmak karşılıklı olarak diğer güç kategorilerinin dışında kalmak anlamına gelmez.Ser uma potência regional não é mutuamente exclusiva com qualquer das outras categorias de poder.
Bölgesel Güç: Bir bölgede güç ve nüfuz uygulayan ulusları tanımlamak için kullanılır.Potência regional: Usado para descrever um país que exerce influência e poder dentro de sua região.
Ülke çapında bölgesel geçici komiteler kuruldu ve bunların kilit noktalarına Komünistler getirildi.Comissões provisórias foram criadas em todo o país pondo os comunistas em posições-chave.
Bölgesel tehditler arasında su havzalarının kuruması ve Güney Afrika'da giderek artan karışıklık sayılabilir.Ameaças regionais incluem a drenagem de zonas úmidas e o aumento da perturbação no sul da África.
1936-1991 yılları arasında Sovyetler Birliği'nde bölgesel bir turnuva şeklindeydi.De 1936 a 1991 o campeonato foi realizado como um torneio regional dentro da União Soviética.
Bu devasa alan eskiden yıllarca bölgesel havalimanı olarak kullanılmıştı.Este campo compacto foi usado por anos como um aeroporto regional, com serviço diário de avião.
Birleşmiş Milletler'in üç ek, ikincil, bölgesel karargâhı ya da karargâh alanı vardır.As Nações Unidas possuem três sedes adicionais, subsidiárias e regionais.
Bölgesel anlamda bugünkü Benin'de yer almaktaydı.Território localizado nos dias atuais em Benin.
Aynı zamanda, birçok bölgesel toplulukların içinde yer alır.Além de algumas comunidades no interior.
"Bölgesel Coğrafya Nedir?«O que são Regionais?».
1990 yılında Gürcistan Yüksek Konseyi, bölgesel partileri yasaklayan bir yasayı kabul etti.O Conselho Supremo Georgino aprovou uma lei proibindo os partidos regionais, no verão de 1990.
Hastalığın erken evresinde enfeksiyon, ağrısız bir nodül veya bölgesel şişlik ile karakterizedir.O início da infecção caracteriza-se pela presença de um nódulo indolor ou de inchaço local.
Balkanlar'ın en büyük ekonomisi ve önemli bir bölgesel yatırımcısıdır.A economia grega é também a maior dos Balcãs, onde a Grécia é um importante investidor regional.
Ayrıca ITV bölgesel hakları The Avengers dizisinin ilk video kasetleri gibi birçok popüler program silmiştir.Alguns serviços vendem serviços de terceiros, como o Prime Video da Amazon.
Çangçun Longjia Uluslararası Havalimanı, China Southern Airlines'in bölgesel bir hubıdır.O aeroporto é um hub regional para a China Southern Airlines.
Şehrin gayri safi bölgesel hasılası, ülkenin GSYİH'inin yaklaşık %8.5'ini oluşturmaktadır.O PIB da cidade representa cerca de 8,5 por cento do PIB do país.
Bir zaman sonra, imparatorluk bölgesel üstünlüğünü yavaş yavaş kaybetmeye başladı.Dali em diante, o sujeito progressivamente perde sua autonomia pessoal.
1956 yarışmasında bölgesel oylama yoktu.O Festival de 1956 não teve votação regional.
Bu birlikler fakülte temelli, bölgesel veya ulusal olabilir.Estas entidades podem funcionar a nível nacional, regional ou local.
Şiddetli bölgesel lefadenit: En sık rastlanan komplikasyondur.Lentes de contato contaminadas: Uma das causas mais comuns.
Helsinki: Finlandiya Yerel ve Bölgesel Yönetimler Birliği.Helsinki: Ministério da Agricultura e Florestas da Finlândia.
Kent uzun süre Kraliyet Donanması'nın bölgesel üssü olarak hizmet verdi.A cidade foi por muitos anos uma base da Marinha Real Britânica.
Sonradan altı yıl süresince Saarland bölgesel birliğinin teknik direktörlüğünü yapmıştır.Mais tarde tornou-se treinador da associação regional de Sarre por seis anos.
Bölgesel ligde 13 takımı yer almıştır..Permite 13 grupos espaciais.
İlk single'ı "Big Boy", Ocak, 1968 yılında piyasaya çıktı ve bölgesel bir hit oldu."Big Boy" lançado em 31 de janeiro de 1968, tornou um sucesso de rádio local.
60'larda Afrika, Asya ve Avrupa'nın bölgesel koordinasyon yapıları oluşturuldu.In de jaren zestig werden regionale coördinatiestructuren gevormd voor Afrika, Azië en Europa.
27 Şubat 1921'de ilk Bölgesel Komünist Konferans, bölgenin otonom bir bölge olduğunu ilan etti.Op 27 februari 1921 verklaarde het Regionale Communistische Comité het gebied als autonome oblast.
Her bir 94 BEST yerel grubu (LBG) bölgesel olarak bulundukları üniversitede BEST’i temsil etmektedir.De basis zijn de 94 lokale BEST groepen (LBG's) die elk verbonden zijn aan een (technische) universiteit.
Ayrıca Odessa'da bir bölgesel ofisi bulunmaktadır.Daarnaast is er een kantoor in Gouda.
1645'ten beri Delfland Bölgesel Su İşleri İdaresi merkezidir.Sinds 1645 is het Hoogheemraadschap van Delfland er gevestigd.
Bölgesel çalışma grupları Afrikalı, Asya ve Latin Amerika (Aba Yala) ve Güney Avrupa (SAVA).Er bestaan regionale werkgroepen voor Afrika, Azië en Latijns-Amerika (Aba Yala) en Zuidoost-Europa (SAVA).
Hastalığın erken evresinde enfeksiyon, ağrısız bir nodül veya bölgesel şişlik ile karakterizedir.In een vroeg stadium van de infectie is er sprake van een pijnloos knobbeltje of van een pijnloze zwelling.
Burada da bölgesel ve uzun yol otobüsleri bulunur.Er zijn parallelle en seriële bussen.
Yolculuk; yerel, bölgesel, ulusal ya da uluslararası çapta gerçekleşebilir.Een symposium kan verder lokaal, regionaal, nationaal of internationaal georiënteerd zijn.
BAe 146, British Aerospace tarafından üretilen bir Birleşik Krallık yapımı bölgesel jet yolcu uçağıdır.Een bestaand toestel van British Aerospace, een BAe 146, wordt omgebouwd tot testvliegtuig.
Aşağı Saksonya ve Kuzey Ren-Vestfalya eyaletlerinde bölgesel örgütler bulunur.Regionale organisaties bestaan ​​in Nedersaksen en Noordrijn-Westfalen.
Frizye'nin doğusunda ise bölgesel ve yerel örgütlenmeler ile "Die Friesen" isimli siyasi parti kurulmuştur.In Oost-Friesland zijn er meerdere Friese belangenorganisaties en de politieke partij Die Friesen.
Bölgesel adaylıklar ise 1 Eylül'de duyuruldu.De nominaties werden bekendgemaakt op 1 september.
Robinson sonradan Maliye ve Bölgesel Kalkınma Bakanı olarak görev yaptı.Robinson werd premier en minister van Financiën en Economische Zaken.
Bölgesel farklılıklar çokça görülür.Er zijn grote regionale verschillen te vinden.
Orta saha pozisyonunda görev almakta olup, Bölgesel Amatör Lig ekiplerinden Uşakspor'da oynamaktadır.Lig, maar speelt nu in de Turkse Amateur Divisies.
Bölgesel bir havaalanına ve birkaç üniversiteye sahiptir.De stad beschikt over een kleine internationale luchthaven en over een universiteit.
Cotabato Şehri her ne kadar kendi yetkisinin dışında olsa bile bölgesel başkentidir.De stad Cotabato City ligt wel binnen de provinciegrenzen, maar is onafhankelijk daarvan.
Pampanga'daki San Fernando şehri bölgesel merkezdir.Het regionale centrum is San Fernando City in Pampanga.
Bununla birlikte, bölgesel farklılık 1933'te yapılan referandumdakiyle aynıydı.De plot kwam wel overeen met de versie uit 1932.
Bölgesel operasyonlar ise Delta Connection markası altında icra edilmektedir.Na de overname door Delta worden deze vluchten uitgevoerd onder de naam Delta Connection.
Ayrıca bölgesel bazı kaynakları da tekelinde bulundurmaktadır.Binnen het gebied liggen ook enkele akkertjes.
“Cinsiyet Adaleti: Bölgesel ve Küresel.”Asiles de fous) en Wereld, wereld!
Kazanan şarkı 8 bölgesel jüri tarafından belirlendi.De winnaar werd gekozen door 8 regionale jury's.
Önemli bir bölgesel merkez haline gelmiştir.Het werd daardoor een belangrijk gebied.
Hamura bölgesel bir ticaret merkezi olup Tokyo metropolüne banliyö kenti olarak hizmet vermektedir.Hamura is een regionaal handelscentrum en een slaapstad voor Tokio.
Bu birleşmeye karşın bölgesel özelliklerini hala korumaktadır.Hierdoor blijft het unieke karakter van deze wijk behouden.
Bununla birlikte 2014 yıllı içinde bölgesel yayınlar yapılmamıştır.Er is anno 2014 nog geen commerciële uitgave van verschenen.
Miss Europe, Avrupa ülkelerinden kadın yarışmacılar arasında düzenlenen bölgesel bir güzellik yarışmasıdır.Miss Europa is een jaarlijkse missverkiezing voor meisjes uit het Europese continent.
Finalde kazanan, bölgesel jüri üyelerinden ve halk oylamalarından gelen 50/50 oyla belirlenecek.De finale zou een 50/50 puntensysteem krijgen van televoting en professionele jury's.
İlgili Sayfalar