Bu modele Çekoslovakya tipi bölünme modeli denmektedir.Tato metodika umožňuje srovnání Česka s ostatními zeměmi.
Her ülkede idari bölünmeler aynı değildir.Povinnost nosit jej není všude stejná.
Sıfıra bölünme bir taşma değildir.Skalka není záhon s kameny.
Kewell'ın Galatasaray'a transferi taraftarın ikiye bölünmesine neden oldu.Optočlen slouží ke galvanickému oddělení dvou obvodů.
Bunun dışında , üçüncü düzey bölünmeler kısmen değiştirildi.Podobně i dispozice přízemí a 2. nadzemního podlaží byly částečně změněny.
Bu dönem Katolik kilisesinin de kendi içinde bölünmeye başladığı dönemdir.I dnes si od nich drží katolická církev jistý odstup.
Günümüzde ikiye bölünmektedir.V současné době je rozdělené na dvě části.
Bunun yanı sıra Berlin'in de 4 sektöre bölünmesi kararlaştırıldı.Urma să aibă loc și o divizare a Berlinului în patru sectoare.
Hücre bölünmesinde birbirinin aynı iki yavru hücre meydana gelir.În urma diviziunii celulare are loc producerea a două celule fiice identice.
Bu vergilendirme bütün yurttaşların olanaklarına göre eşit ölçüde bölünmelidir.Aceasta va fi raportată în mod echitabil fiecărui cetățean, în funcție de veniturile fiecăruia.
Aosta Vadisi illere bölünmemiştir.Râul Dăianu nu are afluenți semnificativi.
Ancak, bundan sonra kilise bölünme yoluna gitti.Totuși, cu timpul, Biserica a regretat această relație apropiată.
Sonunda dernekte bir bölünme gerçekleşir.La sfârșit, totuși interveni o împăcare.
1947'deki Hindistan'ın bölünmesinin ardından, Dakka Doğu Pakistan'ın başkenti oldu.După dezmembrarea Indiei, în 1947, Bangladeshul de astăzi a devenit Pakistanul de Est.
2100 00 ile bittiğinden ve 400'e bölünmediğinden artık yıl olmayacak.Abia după 1600 va ajunge la 100 milioane de locuitori.
1989'da, bölünmenin komutanlığına atandı.În anul 1989 a fost numit în fruntea diviziei de parașutiști.
Bize göre siyaset ile kişisel hayatın arasında bir bölünme yok idi.Azonban sem politikai, sem személyes kapcsolat nem volt a két ember között.
G2 evresinde hücre, bölünme hazırlığını tamamlar.A G1-be lépéskor készül fel az osztódásra.
Bölünme İapetus ve Paleoasian adı verilen iki okyanus oluşturdu.A felosztással két új óceán is keletkezett, az Iapetus-óceán és Paleoázsiai-óceán.
Manyetik müdahaleci kayaçlar genellikle oluşumlara bölünmezler.A magmás intruzív kőzetek általában nem különülnek el a formációkban.
Bu islemde bolunme islemi gibi ekleme islemi kadar yani O(log n) zamanda tamamlanir.Birtokos szerkezet birtokaként a -na eltűnik, így -ū vagy -ī marad a szó végén.
1993 yılında Çekoslovakya' nın bölünmesinden sonra Slovakya topraklarında kaldı.1993-ban Csehszlovákia kettéválása után Szlovákia része lett.
Hayvan dillerinde böyle bir bölünme ve eklemlenme özelliği söz konusu değildir.A nem helyi fajok bevezetésének és terjedésének korlátozása.
Hücre bölünmesini uyarır.A konvolúció kisimítja az eloszlásfüggvényt.
Bu yüzden biz p nin c ‘ye bölünmediğini varsayabiliriz.Ez létezik, mert p nem oszthatja a-t.
Ancak, bundan sonra kilise bölünme yoluna gitti.Az egyházi élettől ezt követően eltávolodott.
Bir Treap istenilen bir noktadan iki ayri treap'e bolunmek istendiginde iki farkli durum ortaya cikar.Két, egymással ellentétes irányban haladó hamis lapos öltéssel készül egy minta.
Bunun yanı sıra Berlin'in de 4 sektöre bölünmesi kararlaştırıldı.Berlint magát is négy megszállási övezetre osztották.
Belleğin mantıksal alanlara bölünmesini sağlayarak bilgiye erişimi kolaylaştırmalıdır.Az ideológia megkönnyíti a tájékozódást a pártok között.
1980 yılında, İsrail Kudüs Kanunu geçirdi ve bu kanuna göre Kudüs, İsrail’in bölünmez başkenti oldu.Izrael egyik alaptörvénye, az 1980-as Jeruzsálem-törvény szerint Jeruzsálem az ország osztatlan fővárosa.
Ayrıca Asya'daki siyasi bölünmeyi anlatmak için çok da doğru bir ifade sayılmazdı.Nem járt sok haszonnal az sem, ha például New Yorkból politikai vonatkozású utasítás érkezett.
Dinlere mensup olma çoğunlukla etnik gruplara göre bölünmektedir.Uskontokuntiin kuuluminen jakautuu pääasiassa etnisten jakolinjojen mukaan.
Yani parçalama, bölünmedir.Anaksimandros: Fragmentteja.
Bu eyalet, İran Meclisi'nin 23 Haziran 2010 tarihli kararıyla, Tahran Eyaleti'nin ikiye bölünmesiyle kuruldu.Se muodostettiin 23. kesäkuuta 2010 parlamentin päätöksellä osasta Teheranin provinssia.
Maria Theresia, Joseph'in birçok hareketini eleştiriyordu, fakat Polonya'nın ilk bölünmesine mutabıktı (1772).Hän arvosteli monia poikansa toimia, mutta suostui Puolan ensimmäiseen jakoon vuonna 1772.
Bunu 1406 ve 1411'de iki bölünme daha izledi.Hän vieraili Suomessa kaksi kertaa, vuosina 1403 ja 1407.
Uykunun gün içinde 20-25 dakikalık kısa parçalara bölünmesiyle gerçekleştirilmektedir.Tähän päästään levittämällä yöunet lyhyisiin 20–45 minuutin nokosiin pitkin vuorokautta.
Bu mekanizma ekstrensik asimetrik hücre bölünmesi olarak bilinir.Irtautumista kutsutaan spontaaniksi symmetriarikoksi.
Ancak kamçılarını kaybederlerse bölünme geçirebilirler.Vaikka he pääsevät perille, he silti erkanevat.
Hücre bölünmesini uyarır.Näin solujen jakaantuminen estyy.
Bu konudan sonra konuların nasıl bölünmesi gerektiğiyle ilgili fikirler açık değildir.Tämänkaltaisessa keskustelussa keskustelun lähtökohtien ei tarvitse olla varmoja.
Ülkenin bölünmesine rağmen, Budizm ülkenin her tarafına yayılmıştır.Myös buddhalaisuus levisi ympäri maata.
Bu vergilendirme bütün yurttaşların olanaklarına göre eşit ölçüde bölünmelidir.Se täytyy jakaa tasavertaisesti kaikkien kansalaisten kesken suhteessa heidän varoihinsa.
Ama, Cumhuriyetçi Parti'nin bölünmesi nedeniyle seçimleri Demokrat Parti'nin adayı Woodrow Wilson kazandı.Uudeksi presidentiksi valittiin demokraattisen puolueen Woodrow Wilson.
Bunu imparatorluğun yeniden bölünmesi takip etti.Siellä Aleksanterin valtakunta jaettiin uudelleen.
1621'de Mecklenburg Düklüğü'nün bölünmesiyle Schwerin, Mecklenburg-Schwerin Düklüğü'nün merkezi oldu.Mecklenburgin jaon jälkeen vuonna 1621 Schwerinistä tuli Mecklenburg-Schwerinin pääkaupunki.
Mantarların eşeyli üremesinde genellikle üç evre gözlemlenir: plazmogami, karyogami ve mayoz bölünme.Suvullisten itiöiden syntyminen jakautuu kolmeen vaiheeseen: plasmogamiaan, karyogamiaan ja meioosiin.
O ve ailesi 1949 yılında Hindistan'ın bölünmesinden sonra Karaçi'ye göç etti.Αυτός και η οικογένειά του μετακόμισαν στο Καράτσι μετά τον Διαχωρισμό της Ινδίας το 1949.
Batı Bölünmesi (1378–1417) döneminde papalık yapmıştır.Η εκλογή του τελείωσε το Δυτικό Σχίσμα (1378-1417).
İlki tüm p leri içeren ve herhangi bir x,y ve z'ye bölünmeyendir.Η περίπτωση Α' περιλαμβάνει όλα τα p που δεν διαιρούν κανένα από τα x, y ή z.
Ancak, bundan sonra kilise bölünme yoluna gitti.Ούτε καν η Εκκλησία απόφυγε τον διχασμό.
Dolayısıyla bölünmez de değildir.Δεν μπορεί να διανεμηθεί.
Bu görüş ve anlayışa göre, millet ülkesiyle birlikte bölünmez bir bütündür.Αντίθετα, θεωρούμε τη σχέση διαιρετότητας | στο σύνολο {2,3,4,5,6}.
1947'deki Hindistan'ın bölünmesinin ardından, Dakka Doğu Pakistan'ın başkenti oldu.Μετά τη διχοτόμηση της Ινδίας το 1947, η Τσιταγκόνγκ έγινε μέρος του Ανατολικού Πακιστάν.
Bunu imparatorluğun yeniden bölünmesi takip etti.Παρόλα αυτά ο Αυτοκράτορας θέλησε και πάλι να τον μεταπείσει.
Bölünme esnasında her iki taraf da kendi hakkını saklı tuttu.Στον απόηχο της μάχης, οι δύο πλευρές παρέμειναν άπραγες.
Bölünme ile ilgili enzimler sentezlenir.Οι διαγώνιοί του διχοτομούνται.
Diğer taraftan, n/z 'nin c(r) boyunca alınan integralinin 2πi 'ye bölünmesiyle n sayısı elde edilir.Από την άλλη πλευρά, το ολοκλήρωμα της Ν / z κατά μήκος C (R) διαιρούμενο με 2πi είναι ίσο με n.
Her ilçede kendi içinde mahallelere (Ermenice: Թաղամաս) bölünmektedir.Καθένας από τους δήμους διαιρείται επιμέρους σε ενορίες (freguesias).
Bu insan gücü bütçesi yıllık toplam gerçekleştirilen uçuş sayısına bölünmelidir.Η έννοια του αριθμού δομείται από την διαδοχική πρόσθεση μονάδων μέσα στον χρόνο.