Ana içeriğe geç
Sözlük

bölünme ile cümle

bölünme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bölünme sonucunda iki yarım kanton olan: Basel Stadt ve Basel Land oluşmuştur.Il risultato di questa divisione furono due mezzi cantoni: Basilea Città e Basilea Campagna.
Hem eşeyli, hem de bölünme veya tomurcuklanma ile eşeysiz çoğalırlar.Sono formate da molti (o pochi) fiori e sono allungate, erette o pendenti.
Çözünürlüğü kolayca ikili bölünme ile artırılabilir.Si può tentare il raddoppio con la fortuna.
Canlı organizmalar, karotenoidlerin geri dönüşümsüz oksidatif bölünmesiyle retinal (RAL) üretirler.Gli organismi viventi producono retinale (RAL) per scissione ossidativa dei carotenoidi.
Batı Bölünmesi (1378–1417) döneminde papalık yapmıştır.Ad aggravare la situazione intervenne lo scisma d'Occidente (1378-1417).
Bu bölünme işlemi yönlendiriciler tarafından yürütülür.Attraverso gli eventi si gestisce il comportamento di questi componenti.
Ancak bu bölünme yalnızca laftaydı ve esas otorite Gratianus'un elinde kaldı.La divisione era comunque nominale; il potere reale rimase nelle mani di Graziano.
Bu bölünme günümüzde de varlığını sürdürmektedir.Questa divisione permane ancora oggi.
Bu bölünme döneminde Kilise üç farklı papa tarafından aynı zamanda yönetildi.Ma per un certo tempo la Chiesa intera fu divisa dalle rivendicazioni di due papi in concorrenza.
1947 yılında Hindistan'ın bölünmesinden sonra, Britanya Hindistanı, Hindistan ve Pakistan arasında bölündü.Nel 1947, essa fu spartita tra gli stati successori dell'India britannica, India e Pakistan.
Yani parçalama, bölünmedir.Partizioni: spaccato.
Mitoz bölünme ile alakası yoktur.Il mito non dice affatto che Mitra risorse.
Millî egemenlik, milletin bölünmez iradesini temsil eder.Qualsiasi rappresentazione separerebbe l'umanità dal divino.
O ve ailesi 1949 yılında Hindistan'ın bölünmesinden sonra Karaçi'ye göç etti.Nel 1947 la sua famiglia migrò a Karachi, in Pakistan, dopo l'indipendenza del paese.
(Ne Yapmalı?) kitapçığının kısmen etkilemesiyle parti içi bölünme meydana geldi.Так труден был его путь и так тяжело было бремя свершённых им деяний, что шайтан уснул крепким сном.
Yani parçalama, bölünmedir.О расколе и по поводу раскола.
Doktor, grubun 14 Ağustos'taki Hindistan'ın bölünmesinden önceki gün olduğunu fark eder.Доктор отмечает, что группа прибыла 14 августа, за день до кровопролитного раздела Индии.
Bunun yanı sıra Berlin'in de 4 sektöre bölünmesi kararlaştırıldı.В итоге Берлин также был разделён на четыре зоны оккупации.
2011 yılının Ağustos ayında Kraft Foods, iki halka açık şirkete bölünme planını açıkladı.В августе 2011 года было объявлено о подготовке разделения Kraft Foods на две независимые компании.
1947'deki Hindistan'ın bölünmesinin ardından, Dakka Doğu Pakistan'ın başkenti oldu.В 1947 году после раздела Британской Индии Дакка стала столицей Восточного Пакистана.
Her ülkede idari bölünmeler aynı değildir.Порядок формирования органов исполнительной власти в разных странах неодинаков.
Familyanın 25 türü 6 cinse bölünmektedir.Описано 25 видов из шести родов.
Telomer kısalması, hücre bölünmesini zamanla durdurur.«Сеньорита», его телекарьера временно прерывается.
582: Kök Türklerin doğu ve batı şeklinde ikiye bölünmesi.588 — Распад Тюркского каганата на Западный и Восточный.
1795 yılında Polonya'nın üçüncü kez bölünmesiyle bağımsız Lehistan-Litvanya Birliği ortadan kalktı.Но в 1795 году в результате третьего раздела Польша прекратила своё существование.
Bize göre siyaset ile kişisel hayatın arasında bir bölünme yok idi.В политике и общественной жизни участия не принимал.
1989'da, bölünmenin komutanlığına atandı.В 1989 ему было присвоено звание генерала дивизии.
Elfler, bölünmemiş bir hâlde Gil-galad'ın emrindeydi.Возможно, она подчинялась самому Гил-Галаду.
Sonunda dernekte bir bölünme gerçekleşir.И вот, наконец, Причастие.
Bu bölünme günümüzde de varlığını sürdürmektedir.Подобное деление фактически сохраняется и в наше время.
Böylece imparatorun kilisenin bölünmesini engelleme politikası başarısızlığa uğradı.И осуждается политика князей разрушающих единство.
Yeni kabilesel bölünme toplumsal yapıya yeni aileler katılmasına olanak sağladı.Вероятно, именно Бардак собрал местные племена в единое политическое объединение.
Yakın yıldızlar dizini ^ a b Yoğunluk (ρ) kütlenin hacme bölünmesiyle elde edilir.القسم الأول: بنو سِلهم بن الحكم ؛ و هو بطن ضخم ينقسم إلى قسمين : هما بنو سفيان بن سلهم وبنو عبدالله بن سلهم.
Bu hipotez atomların bölünmez olduğunun antik varsayımını çürütmek için önemli bir adım oldu.كانت تلك الفرضية خطوة هامة في دحض الافتراض القديم بأن الذرات غير قابلة للانقسام.
Güney Ordular Grubu'nun bu şekilde ikiye bölünmesiyle her bir grubun yürüteceği harekâtlar farklılaştırıldı.ففعلوا ورضى كل واحد من الفريقين بذلك، وتحاجز الناس الحرب، وثبت كل قوم مع من حالفوا حتى ظهر الإسلام.
Fitne Dönemi, İslam aleminin bölünmesi ile sonuçlanmıştır.إيالة خداوندكار (بالتركية العثمانية: إيالت خداوندگار) كانت إيالة عثمانية، تضم أجزاءً من تركيا اليوم.
Eğer bölünme bu periyoddan sonra oluşursa, ikizler yapışık olma riski taşır.وإذا حدث الانقسام في وقت لاحق لهذه الفترة الزمنية، يتعرض التوائم لخطر الالتصاق.
Hem eşeyli, hem de bölünme veya tomurcuklanma ile eşeysiz çoğalırlar.اِشْبَك = مابالك - وأصلها الجمع بين "أي" أو "وش" و"شيء" و"بك" ليكون أصلها: أي شيء بك.
Hücre boyutu ve hücre bölünmesi arasındaki ilişki mayalarda geniş ölçekte çalışılmıştır.درست العلاقة بين حجم كرة الخلية والانقسام الخلوي في الخميرة بشكل واسع.
1960 yılında kurulan kupa, 1993 yılında Çekoslovakya'nın bölünmesi ile birlikte feshedilmiştir.تم تقسيم النشيد التشيكوسلوفاكي مع انقسام تشيكوسلوفاكيا في عام 1993.
Bölünme zamanı hayvanın belirli bir büyüklüğe ulaşmasıyla saptanır.هناك تفسير آخر للجمع وهو مد طول قطعة ما بمقدار معين.
Bu yapılan reformlar toplumda da bölünmeler oluşturmuş ve bundan yararlanan Carlistler ayaklandılar.وكانت النتيجة ثورة عامة فتحالف معهم العمال الكتالونيين أنفسهم.
Arap ülkelerinde Filistin'in bölünmesinden önce Yahudiler vardı.كَانَ يَهُوداً في دُوَلٍ عَرَبيَّةٍ قَبلَ تَقسِيمِ فَلَسطِينِ.
Doktor, grubun 14 Ağustos'taki Hindistan'ın bölünmesinden önceki gün olduğunu fark eder.A Doutora observa que o grupo chegou em 14 de agosto, um dia antes da partição da Índia.
Canlı organizmalar, karotenoidlerin geri dönüşümsüz oksidatif bölünmesiyle retinal (RAL) üretirler.Os seres vivos produzem retinal (RAL) por meio da clivagem oxidativa irreversível dos carotenoides.
Genellikle vücudun ikiye bölünmesiyle gerçekleşir.Geralmente afeta os dois lados do corpo.
Ancak bu bölünme yalnızca laftaydı ve esas otorite Gratianus'un elinde kaldı.A divisão, no entanto, era meramente nominal e a autoridade real ficou por completo nas mãos de Graciano.
Bir B hücresi bir antijeni tanıdığında, bölünmek ya da çoğalmak için uyarılmış olur.Porém, quando uma célula B encontra um antígeno ao qual pode unir-se, pode proliferar muito rapidamente.
Bölünme dönemi, blastosöl oluşumu ile sona erer.A invaginação da endoderme origina o blastóporo.
Ancak Araplar, ülkenin bölünmesine karşı çıktı.Os árabes recusam esta partilha.
Omega , evrendeki ortalama kütle yoğunluğunun bu yoğunluğun kritik bir değerine bölünmesi olarak tanımlanır.Observa-se que a densidade atual do universo é muito próxima desse valor crítico.
Bu filozoflar atomun bölünmeyeceğini ve sonsuza kadar bu şekilde kalacağını ifade etmişlerdir.Estes filósofos consideraram o átomo ser indestrutível e, portanto, eterno.
Gene bu bölünmeyle Şişli ilçesi toprakları ikiye ayrıldı.Quando o puxou para si, o pedaço de madeira abriu-se em dois.
Biyolojik hücreler, uygun koşullar altında, hücre bölünmesi ile çoğalırlar.Como exemplo, células biológicas, dado o ambiente adequado, reproduzem-se por divisão celular.
Gametlerde genellikle amitoz bölünme görülmez.Geralmente não há utilidade em examinar carraças individualmente.
Troçki, bu bölünmede Menşeviklerin tarafında bulundu.Os trotskystas, nesse assunto, se dividem.
Bu birleşme, o dönemdeki bölünmeyi de engellemiş oldu.Na época essa diferença foi suficiente para impedir a união.
Mayoz-II mitoz bölünmenin hemen hemen aynısıdır.A meiose II é extremamente semelhante à mitose.
Dolayısıyla bölünmez de değildir.Não é dividido.
Bölünme tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte MS 20 yılından sonra ancak MS 50 yılından öncedir.A data da divisão é desconhecida, mas certamente ocorreu depois de 20 d.C. e antes de 50.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod