Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.njih, ki zaupajo v premoženje svoje in se ponašajo v obilosti bogastva svojega?
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.Perché temere nei giorni tristi, quando mi circonda la malizia dei perversi
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.Prečo by som sa mal báť vo dňoch zlého? Len keby ma obkľúčila neprávosť mojich pätí.-
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.Przeczże się mam bać we złe dni, aby mię nieprawość tych, którzy mię depczą, miała ogarnąć?
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.Varför skulle jag frukta i olyckans dagar, när mina förföljares ondska omgiver mig?
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.Οιτινες ελπιζουσιν εις τα αγαθα αυτων και καυχωνται εις το πληθος του πλουτου αυτων
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.От ония, които уповават на имота си, И се хвалят с голямото си богатство,
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.הבטחים על חילם וברב עשרם יתהללו׃
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.الذين يتكلون على ثروتهم وبكثرة غناهم يفتخرون.
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.那 些 倚 仗 財 貨 自 誇 錢 財 多 的 人
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.那些 倚仗 財貨 自 誇錢財 多 的 人
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Jag blev lärd att aldrig skryta om vad du inte tjärnade
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.J'ai été élevée de manière à ne jamais me vanter de ce que je n'ai pas gagné.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Jeg blev opdraget til aldrig at prale af, hvad du ikke har fortjent
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.노력해서 아니잖아.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Mi hanno insegnato di non vantarmi mai di quello che non si è conquistato.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Tôi được dạy không bao giờ khoe khoang về những gì mình không kiếm được.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Učili ma, aby som sa nechvastala cudzím perím.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Uczono mnie , żeby nigdy się nie chwalić tym, czego nie osiągnełam.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Έμαθα να μην κοκορεύομαι γι'αυτά που δεν κέρδισα ποτέ.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Меня учили никогда не хвастаться тем, что не сам заработал.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.Учили са ме да не се хваля с това, което не съм постигнала сама.
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana..למדתי לא להתרברב במה שלא השגת
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.تعلمت ان لا اتفخر ابدا بشيء لم احصل عليه
Sahip olmadığın bir şeyle asla böbürlenmemek öğretildi bana.生まれた時から頭がいい人は こうしてバカにしてもいいの?
Sana çok böbürlenme dedim!Acum ti-am spus sa nu te lauzi!
Sana çok böbürlenme dedim!Aku bilang jangan banyak bicara!
Sana çok böbürlenme dedim!Ba nói con là đừng có mà khoác lác!
Sana çok böbürlenme dedim!Ho detto di non vantarti!
Sana çok böbürlenme dedim!Ich sagte, du sollst aufhören anzugeben!
Sana çok böbürlenme dedim!Ik heb je net verteld om niet op te scheppen.
Sana çok böbürlenme dedim!Jag sa just till dig å inte skryta!
Sana çok böbürlenme dedim!Je viens de te dire de ne pas te vanter !
Sana çok böbürlenme dedim!Powiedziałem ci, żebyś się nie przechwalał.
Sana çok böbürlenme dedim!Pravkar sem ti rekel, da se ne šopiri!
Sana çok böbürlenme dedim!Σου είπα να μην περηφανεύεσαι.
Sana çok böbürlenme dedim!Я же сказал, не хвастать!
Sana çok böbürlenme dedim!!אמרתי לך לא להשוויץ
Sana çok böbürlenme dedim!!لقد أخبرتك آلا تتباهى
Sana çok böbürlenme dedim!私は我が国のゲーム業界で かなり有名なんだぞ! 出過ぎたまねをするな
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.A szeretet hosszútûrõ, kegyes; a szeretet nem irígykedik, a szeretet nem kérkedik, nem fuvalkodik fel.
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.El amor tiene paciencia y es bondadoso. El amor no es celoso. El amor no es ostentoso, ni se hace arrogante
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Kærligheden er langmodig, er velvillig; Kærligheden bærer ikke Nid; Kærligheden praler ikke, opblæses ikke,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Kärleken är tålig och mild. Kärleken avundas icke, kärleken förhäver sig icke, den uppblåses icke.
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.사랑은 오래 참고 사랑은 온유하며 투기하는 자가 되지 아니하며 사랑은 자랑하지 아니하며 교만하지 아니하며
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.La carità è paziente, è benigna la carità; non è invidiosa la carità, non si vanta, non si gonfia
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Láska trpělivá jest, dobrotivá jest, láska nezávidí, láska není všetečná, nenadýmá se.
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Láska zhovieva, je dobrotivá; láska nezávidí; láska sa nechlúbi, nenadúva sa,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Ljubezen je potrpežljiva, dobrotljiva; ljubezen ni nevoščljiva, ljubezen se ne hvali, se ne napihuje,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Miłość jest długo cierpliwa, dobrotliwa jest; miłość nie zajrzy, miłość nie jest rozpustna, nie nadyma się;
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.O amor é sofredor, é benigno; o amor não é invejoso; o amor não se vangloria, não se ensoberbece,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Rakkaus on pitkämielinen, rakkaus on lempeä; rakkaus ei kadehdi, ei kerskaa, ei pöyhkeile,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Η αγαπη μακροθυμει, αγαθοποιει, η αγαπη δεν φθονει, η αγαπη δεν αυθαδιαζει, δεν επαιρεται,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Любов довго терпить, милосердує; любов не завидує; любов не величаєть ся, не надимаєть ся,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.Любовь долготерпит, милосердствует, любовь не завидует,любовь не превозносится, не гордится,
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.האהבה מארכת אף ועשה חסד האהבה לא תקנא האהבה לא תתפאר ולא תתרומם׃
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.المحبة تتأنى وترفق. المحبة لا تحسد. المحبة لا تتفاخر ولا تنتفخ
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.愛 是 恆 久 忍 耐 、 又 有 恩 慈 . 愛 是 不 嫉 妒 . 愛 是 不 自 誇 . 不 張 狂
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.愛是 恆久 忍耐 、 又 有 恩慈.愛是 不 嫉妒 . 愛是 不自誇.不張狂
Şimdi İsveç'in ne yaptığını görelim. Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Посмотрим, что сделала Швеция. мы привыкли хвастаться социальным прогрессом.