Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Наскоро бях на вечеря с мъж, който се хвалеше, че имал само четири часа сън предната нощ.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Недавно я ужинала с парнем, который хвастался, что ночью спал всего 4 часа.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.לאחרונה סעדתי ארוחת ערב עם בחור שהתרברב שהיו לו רק ארבע שעות שינה בלילה הקודם.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.لقد كنت مدعوة على العشاء مؤخراً فقال لي الرجل متبجحاً انه لم ينم الا 4 ساعات في الليلة الماضية
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.彼は前夜4時間しか寝てないことを 自慢げに語っていました 口にはしてませんが 心に思ってたのは
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Chlubívali jsme se rychlým sociálním rozvojem.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Chúng ta đã từng khoe khoang về mức độ phát triển xã hội nhanh.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Ci vantavamo dei nostri rapidi progressi sociali.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Costumávamos gabar-nos de um rápido progresso social.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Gewoonlijk schepten we op over snelle sociale vooruitgang.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Kita selalu menyombongkan diri tentang cepatnya kemajuan sosial.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.빠른 사회적 진전을 이루고 있다고 자랑해왔으니까요.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Noi ne mândream cu progresul social rapid.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Nous nous vantions du progrès social rapide.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Solíamos presumir del rápido progreso social.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Szoktunk kérkedni a gyors fejlődésünkkel.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Vi brukade skryta om våra snabba sociala framsteg.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Wir haben immer angegeben mit unserem schnellen sozialen Entwicklungsfortschritt.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Zawsze chwaliliśmy się szybkim rozwojem społecznym.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Zvykli sme sa chváliť rýchlym spoločenským rozvojom.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Παινευόμασταν για ταχεία κοινωνική πρόοδο.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Ми звикли вихвалятися швидким соціальним прогресом.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Ние ускорихме социалния прогрес.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.נהגנו להתגאות בהתקדמות החברתית המהירה שלנו.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.فقد اعتدنا التباهي بتطورنا الأجتماعي السريع
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.ここが1900年に我々がいた場所です
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Essa fa provare agli uomini la vera disperazione, in modo tale che non diventino troppo superbi.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Menneskene får en passende fortvivlelse, - - så I ikke bliver for hovmodige.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Ona daje ludziom perspektywę, dzięki której się nie chełpią.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Se vie ihmisiltä toivon, eikä heistä tule omahyväisiä.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Δίνει αρκετή απελπισία στους ανθρώπους ώστε να μην καυχώνται.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Она приводит людей в настоящее отчаяние, чтобы они не стали горделивы.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Da a los humanos desesperación para que no se vuelvan arrogantes.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Dá aos humanos o desespero adequado para não se tornarem gabarolas.
İnsanlara çaresizlik yaşatır, çok böbürlenmesinler diye.Den ger er lämplig förtvivlan- -så att ni inte blir för skrytsamma.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Dà agli umani vera disperazione, cosicché non diventino troppo vanitosi.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Dá aos humanos o desespero natural, para não se tornarem gabarolas.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Den ger er lämplig förtvivlan så att ni inte blir för skrytsamma.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Ihmiset menettävät toivonsa eivätkä kersku.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.I tildeles en passende fortvivlelse, så I ikke bliver for pralende.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Provoca desesperación en los humanos para que no sean tan fanfarrones.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Stawia to ludzi w położeniu, w którym przestają się chełpić.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Δίνει στους ανθρώπους απόγνωση, για να μην γίνονται αλαζόνες.
İnsanlara uygun acılar veriyor, böbürlenmesinler diye.Это приводит людей в отчаяние и не даёт становиться горделивыми.
Olamaz, Yarbay Hughes. Yine evi arayıp böbürlenmeye...Everstiluutnantti Hughes, soitatteko taas kotiin ja kehuskelette...?
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.(48:7) Надеющиеся на силы свои и хвалящиеся множеством богатствасвоего!
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.(49:7) Ils ont confiance en leurs biens, Et se glorifient de leur grande richesse.
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.Chúng nó nhờ cậy nơi tài sản mình, Phô trương của cải dư dật mình.
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.Chúng_nó nhờ_cậy nơi tài_sản mình , Phô_trương của_cải dư_dật mình .
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.de, som stoler på deres gods og bryster sig af deres store rigdom?
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.die sich verlassen auf ihr Gut und trotzen auf ihren großen Reichtum?
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.dos que confiam nos seus bens e se gloriam na multidão das suas riquezas?
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.Ei se încred în avuţiile lor, şi se fălesc cu bogăţia lor cea mare.
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.Hvorfor skal jeg frykte i de onde dager, når mine forfølgeres ondskap omgir mig,
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.I proč se báti mám ve dnech zlých, aby nepravost těch, kteříž mi na paty šlapají, mne obklíčiti měla?
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.자기의 재물을 의지하고 풍부함으로 자긍하는 자는
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.Los que confían en sus posesiones y se jactan de la abundancia de sus riquezas
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.Mereka itu mengandalkan kekayaannya, dan menyombongkan harta bendanya
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.Miért féljek a gonoszság napjain, mikor nyomorgatóim bûne vesz körül,
Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.Miksi minä pelkäisin pahoina päivinä, kun minun vainoojani vääryys piirittää minut?