Ana içeriğe geç
Sözlük

böbür ile cümle

böbür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
48
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Siz hâlâ böbürleniyorsunuz! Oysa yas tutup bu işi yapanı aranızdan atmanız gerekmez miydi?A vy nadutí jste, a nermoutíte se raději, aby vyvržen byl z prostředku vás ten, kdož takový skutek spáchal.
Siz hâlâ böbürleniyorsunuz! Oysa yas tutup bu işi yapanı aranızdan atmanız gerekmez miydi?E vós estais inchados? e nem ao menos pranteastes para que fosse tirado do vosso meio quem praticou esse mal?
Siz hâlâ böbürleniyorsunuz! Oysa yas tutup bu işi yapanı aranızdan atmanız gerekmez miydi?In vi ste napihnjeni in niste bili rajši žalostni, da bi se odpravil izmed vas tisti, ki je storil tako delo?
Siz hâlâ böbürleniyorsunuz! Oysa yas tutup bu işi yapanı aranızdan atmanız gerekmez miydi?그리하고도 너희가 오히려 교만하여져서 어찌하여 통한히 여기지 아니하고 그 일 행한 자를 너희 중에서 물리치지 아니하였느냐
Siz hâlâ böbürleniyorsunuz! Oysa yas tutup bu işi yapanı aranızdan atmanız gerekmez miydi?Και σεις εισθε πεφυσιωμενοι, και δεν επενθησατε μαλλον, δια να εκβληθη εκ μεσου υμων ο πραξας το εργον τουτο.
Siz hâlâ böbürleniyorsunuz! Oysa yas tutup bu işi yapanı aranızdan atmanız gerekmez miydi?И вы возгордились, вместо того, чтобылучше плакать, дабы изъят был из среды вас сделавший такое дело.
Siz hâlâ böbürleniyorsunuz! Oysa yas tutup bu işi yapanı aranızdan atmanız gerekmez miydi?І ви розгордїли, а не лучче б сумувати вам, щоб вилучено з між вас такого, що дїло се робить?
Siz hâlâ böbürleniyorsunuz! Oysa yas tutup bu işi yapanı aranızdan atmanız gerekmez miydi?Писах ви в посланието си да се не сношавате с блудници,
Siz hâlâ böbürleniyorsunuz! Oysa yas tutup bu işi yapanı aranızdan atmanız gerekmez miydi?ואתם עוד גבהי רוח תחת אשר היה לכם להתאבל למען יוסר מקרבכם עשה המעשה הזה׃
Siz hâlâ böbürleniyorsunuz! Oysa yas tutup bu işi yapanı aranızdan atmanız gerekmez miydi?أفانتم منتفخون وبالحري لم تنوحوا حتى يرفع من وسطكم الذي فعل هذا الفعل.
Siz hâlâ böbürleniyorsunuz! Oysa yas tutup bu işi yapanı aranızdan atmanız gerekmez miydi?你 們 還 是 自 高 自 大 、 並 不 哀 痛 、 把 行 這 事 的 人 從 你 們 中 間 趕 出 去
Siz hâlâ böbürleniyorsunuz! Oysa yas tutup bu işi yapanı aranızdan atmanız gerekmez miydi?你 們還 是 自高自大 、 並 不 哀痛 、 把 行 這事 的 人從 你 們中間趕 出去
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.제가 저희 자랑을 하는지는 모르지만 2006년 한해에만 저희가 국제적인 상을 3회 수상 했는데,
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.2006年だけで 3つの国際的な賞を頂きました 国際新聞編集者協会からは
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.E non so se possa considerato un vanto, ma nel solo 2006, abbiamo vinto tre premi internazionali.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Ich weiß nicht, ob ich jetzt angeben, aber nur 2006, haben wir drei internationale Preise gewonnen.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Ik weet niet of ik nu opschep, maar alleen al in 2006 hebben we drie internationale prijzen gewonnen.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.In ne vem, ali bo tole zvenelo kot samohvala, ampak samo v letu 2006 smo dobili tri mednarodne nagrade.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Nechtěla bych se teď chlubit, ale jenom v roce 2006 jsme získali tři mezinárodní ceny.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Nem tudom, hogy most dicsekszem-e, de csak 2006-ban három nemzetközi díjat nyertünk.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Nie wiem, czy się teraz nie przechwalam, ale w samym 2006 roku otrzymaliśmy trzy międzynarodowe nagrody.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Och jag vet inte om jag kommer skryta nu, men bara under 2006, vann vi tre internationella utmärkelser.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Și nu știu dacă mă voi lăuda acum, dar numai în anul 2006 am câștigat trei premii internaționale.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Y no sé si voy a pecar de soberbia pero solo en 2006 ganamos tres premios internacionales.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.Και δεν ξέρω αν φαίνεται ότι κομπάζω αλλά μόνο το 2006, κερδίσαμε 3 διεθνή βραβεία.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.И не знам дали ще прозвучи като самохвалство сега, но през 2006 само, спечелихме три международни награди.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.ואני לא יודעת אם אני הולכת להתפאר עכשיו, אבל בשנת 2006 לבדה, אנחנו זכינו בשלושה פרסים בינלאומיים.
Ve şimdi böbürleniyorum zannetmeyin, ama sırf 2006 yılında, üç tane uluslararası ödül kazandık.ولم اكن أنوي التبجح بإنجازاتنا ولكن في عام 2006 وحده ربحنا 3 جوائز عالمية
Yine evi arayıp böbürlenmeye...È ancora qui per telefonare a casa e vantarsi...
Yine evi arayıp böbürlenmeye...Han vil ringe for at prale af ...
Yine evi arayıp böbürlenmeye...Här för att skryta om...
Yine evi arayıp böbürlenmeye...Veio ligar para casa outra vez e gabar-se...
Yine evi arayıp böbürlenmeye... -Yarbay, omzunuz kanıyor!¿Ha vuelto para llamar a casa y presumir de...? - ¡Coronel, está sangrando!
Yine evi arayıp böbürlenmeye...Znowu chce dzwonić do domu i się chwalić...
Yine evi arayıp böbürlenmeye...Ήρθατε να τηλεφωνήστε σπίτι και να καυχηθείτε για...
Yine evi arayıp böbürlenmeye...Опять пришли звонить домой и говорить о...
Zeki çocukları üniversite göndermek hakkında böbürlenecek kadar özel bir şey değil.At sende elever, der er kloge nok til universitetet er ikke noget specielt at prale af
Zeki çocukları üniversite göndermek hakkında böbürlenecek kadar özel bir şey değil.Đưa học sinh giỏi vào trường đại học thì chẳng có gì đặc biệt mà khoe khoang.
Zeki çocukları üniversite göndermek hakkında böbürlenecek kadar özel bir şey değil.Il n'y a pas de quoi se vanter d'envoyer des élèves intelligents à la faculté.
Zeki çocukları üniversite göndermek hakkında böbürlenecek kadar özel bir şey değil.Mandare gli studenti che sono intelligenti all'università non è niente di così speciale da potersi vantare
Zeki çocukları üniversite göndermek hakkında böbürlenecek kadar özel bir şey değil.Posielať študentov, ktorí sú chytrí, na vysokú, nie je nič, s čím by si sa mal chváliť.
Zeki çocukları üniversite göndermek hakkında böbürlenecek kadar özel bir şey değil.Schüler zur Universität zuschicken, die schlau sind, ist nicht gut genug um damit anzugeben.
Zeki çocukları üniversite göndermek hakkında böbürlenecek kadar özel bir şey değil.Studenten die slim genoeg zijn naar een hoge school sturen is niet speciaal genoeg om over op te scheppen.
Zeki çocukları üniversite göndermek hakkında böbürlenecek kadar özel bir şey değil.Выпуск студентов, которые достаточно умны для колледжа, не повод хвастаться!
Zeki çocukları üniversite göndermek hakkında böbürlenecek kadar özel bir şey değil.Дипломирането на студенти, които са достатъчно умни, за да постъпят в колеж не е повод за гордост!
Zeki çocukları üniversite göndermek hakkında böbürlenecek kadar özel bir şey değil..לשלוח ילדים חכמים לקולג' זה לא הדבר הטוב להתברבר בו
Zeki çocukları üniversite göndermek hakkında böbürlenecek kadar özel bir şey değil.ارسال طلاب اذكياء الى الجامعات ليس شيء مميز ليتفاخرون به
Zeki çocukları üniversite göndermek hakkında böbürlenecek kadar özel bir şey değil.地面を這う学生を パラン大へやる喜び
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod