Ana içeriğe geç
Sözlük

böbür ile cümle

böbür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çok böbürlenme diye sana çaresizlik yaşatan şey, gerçek.Totuus estää ihmistä tulemasta omahyväiseksi.
Çok böbürlenme diye sana çaresizlik yaşatan şey, gerçek.Αυτό που σε απελπίζει, ώστε να μην καυχιέσαι, είναι η αλήθεια.
Çok böbürlenme diye sana çaresizlik yaşatan şey, gerçek.То, что приводит тебя в отчаяние, чтобы ты не стал горделивым - это истина.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Albowiem na cię, Panie! oczekuję; ty za mię odpowiesz, Panie, Boże mój!
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››For til dig, Herre, står mitt håp; du skal svare, Herre min Gud!
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Ik verwacht alles van U, HERE! U zult mij wel antwoorden, Here, mijn God.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››In te spero, Signore; tu mi risponderai, Signore Dio mio
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Jangan biarkan musuhku senang melihat kesusahanku, jangan biarkan mereka membual bila aku goyah
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Ker rekel sem: Da se pač ne radujejo nad menoj! Ko omahuje noga moja, se povzdigujejo proti meni.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››내가 말하기를 두렵건대 저희가 내게 대하여 기뻐하며 내가 실족할 때에 나를 향하여 망자존대할까 하였나이다
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Lebo na teba, Hospodine, očakávam; ty odpovieš za mňa, Pane, môj Bože!
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Mert téged vártalak Uram, te hallgass meg Uram, Istenem!
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››når jeg siger: "Lad dem ikke glæde sig over mig, hovmode sig over min vaklende Fod!"
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Nebo na tě, Hospodine, očekávám, ty za mne odpovíš, Pane Bože můj.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Porque dije: "No sea que se alegren de mí, y cuando resbale mi pie, se enaltezcan sobre mí.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Se, på dig, HERRE, hoppas jag; du skall svara, Herre, min Gud.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Sillä sinua, Herra, minä odotan, sinä vastaat, Herra, minun Jumalani.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Επειδη ειπα, Ας μη χαρωσιν επ' εμε οταν ολισθηση ο πους μου, αυτοι μεγαλαυχουσι κατ' εμου.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››Защото рекох: Да не тържествуват над мене, Да не се големеят над мене, когато се подхлъзне ногата ми.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››כי אמרתי פן ישמחו לי במוט רגלי עלי הגדילו׃
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››‎لاني قلت لئلا يشمتوا بي. عندما زلت قدمي تعظموا عليّ‎.
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››我 曾 說 、 恐 怕 他 們 向 我 誇 耀 . 我 失 腳 的 時 候 、 他 們 向 我 誇 大
Çünkü dua ediyorum: ‹‹Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!››我 曾 說 、 恐怕 他 們向 我 誇耀 . 我 失腳 的 時候 、 他 們向 我 誇大
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Dobře pravíš. Pro nevěru vylomeny jsou, ale ty věrou stojíš. Nebudiž vysokomyslný, ale boj se.
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Dobre. Vylomené sú neverou, a ty stojíš vierou. Nebuď vysokomyseľný, ale sa boj!
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Dobro, zavoljo nevere so bile odlomljene, ti pa z vero stojiš. Ne prevzetuj, ampak boj se!
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Dobrze; dla niedowiarstwa odłamane są, ale ty wiarą stoisz; nie bądźże hardej myśli, ale się bój.
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Está bem; pela sua incredulidade foram quebrados, e tu pela tua fé estás firme. Não te ensoberbeças, mas teme;
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!옳도다 저희는 믿지 아니하므로 꺾이우고 너는 믿으므로 섰느니라 높은 마음을 품지 말고 도리어 두려워하라
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Oikein; epäuskonsa tähden ne taitettiin pois, mutta sinä pysyt uskosi kautta. Älä ole ylpeä, vaan pelkää.
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Phải lắm; các nhánh đó đã bị cắt bởi cớ chẳng tin, và ngươi nhờ đức tin mà còn; chớ kiêu ngạo, hãy sợ hãi.
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Úgy van; hitetlenség miatt törettek ki, te pedig hit által állasz; fel ne fuvalkodjál, hanem félj;
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Vel! ved deres Vantro bleve de afbrudte, men du står ved din Tro; vær ikke overmodig, men frygt!
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Vel! ved sin vantro blev de avbrutt, men du står ved din tro; vær ikke overmodig, men frykt!
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Καλως δια την απιστιαν απεκοπησαν, συ δε δια της πιστεως ιστασαι μη υψηλοφρονει, αλλα φοβου
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Добре: невірою відломились вони, ти ж вірою стоїш. Не носись високо, а бій ся.
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!Хорошо. Они отломились неверием, а ты держишься верою: не гордись, но бойся.
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!כן הוא המה נקפו על אשר לא האמינו ואתה הנך קים על ידי האמונה אל תתגאה כי אם ירא׃
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!حسنا. من اجل عدم الايمان قطعت وانت بالايمان ثبتّ. لا تستكبر بل خف.
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!不 錯 . 他 們 因 為 不 信 、 所 以 被 折 下 來 . 你 因 為 信 、 所 以 立 得 住 . 你 不 可 自 高 、 反 要 懼 怕
Doğru, onlar imansızlık yüzünden kesildiler. Sense imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork!不錯.他們因為 不 信 、 所以 被 折 下來 . 你 因 為信 、 所以 立 得 住 . 你 不 可 自 高 、 反 要 懼怕
Eun Byul annesinden bir hediye olduğunu söyleyip böbürlenirdi.Eun Byul se vantait beaucoup en disant que c'était un cadeau de sa mère.
Eun Byul annesinden bir hediye olduğunu söyleyip böbürlenirdi.Eun Byul sokat hencegett azzal, hogy ez egy ajándék az anyukájától.
Eun Byul annesinden bir hediye olduğunu söyleyip böbürlenirdi.Η Έουν Μπιο είπε ότι η ίδια η μητέρα της της το έδωσε. Το έδειχνε σε όλους......
Eun Byul annesinden bir hediye olduğunu söyleyip böbürlenirdi.يون بيو قالت ان امها اعطته لها, لقد كانت تريه للكل
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Da poco, mi trovavo a cena con un uomo che si vantava di aver dormito solamente quattro ore la notte prima.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Dernièrement, je dînais avec un mec qui se vantait d'avoir seulement dormi quatre heures la nuit d'avant.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Hace poco estaba cenando con un tipo que se jactaba de haber dormido sólo cuatro horas la noche anterior.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Ik was laatst uit eten met een man die pochte dat hij de afgelopen nacht maar vier uur had geslapen.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Jag var nyligen på middag med en kille som skröt att han bara hade fått fyra timmars sömn kvällen innan.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Jeg spiste for nylig middag med en fyr, der pralede af, at han kun havde fået fire timers søvn natten før.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.저는 최근에 한 남자와 저녁 식사를 했는데요 그 사람은 전날밤 겨우 네시간을 잤다며 자랑을 하는 것이었습니다
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Mới gần đây tôi đã dùng bữa tối với một anh chàng, anh này khoe rằng anh chỉ ngủ có bốn giờ vào đêm hôm qua.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Nedávno jsem večeřela s chlapíkem, co se chlubil tím, že minulou noc spal pouhé čtyři hodiny.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Nedavno sem večerjala z nekim moškim, ki se je bahal, da je sinoči spal samo štiri ure.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Nedávno som obedovala s jedným mužom, ktorý sa vychvaľoval tým, že minulú noc spal iba 4 hodiny.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Nemrégen együtt vacsoráztam egy fickóval, aki elpanaszolta hogy csak négy órát aludt előző este.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Ostatnia byłam na kolacji z facetem, który ględził o tym, jak to spał tylko 4 godziny poprzedniej nocy.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Recent am luat cina cu un tip care s-a lăudat că a dormit numai patru ore în noaptea anterioară.
Geçenlerde bir erkekle yemek yiyordum, bir önceki gün dört saat uyuduğu için böbürleniyordu.Πρόσφατα δειπνούσα με κάποιον που καυχιόταν οτι είχε κοιμηθεί μόνο τέσσερεις ώρες την προηγούμενη νύχτα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod