O kadar böbürlenme.No ser arrogante.
Serveti ile böbürlenir ve "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir," der.Он ответил: «Нет, но если мне их продиктуют, то я узнаю их».
Fransa o dönem için dünyanın en iyi yollarına sahip olmakla böbürlenmektedir..وتتفاخر فرنسا كونها صاحبة أفضل طرق في العالم في تلك الفترة.
Serveti ile böbürlenir ve "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir," der.قال عنه الشيخ أيمن الظواهري :«لقد استفدت من الشيخ رفاعي كثيرًا ومن علمه وأدبه وسماحة أخلاقه.»
O kadar böbürlenme.Zweer niet onnodig.
2. Böbürlenmelerde çoğul olur: -Biz bu lafları çok duyduk. gibi.Wtedy padły znamienne słowa: „Obie straciłyśmy tak wiele”.
O kadar böbürlenme.I przestań narzekać.
O kadar böbürlenme.(Var inte så stollig.)
Ancak bu her böbürlenen kişinin psikolojik rahatsızlığı olduğunu göstermez.Не всі з батьків розуміють, що покарання — це психологічна травма.
Böbürlenme, kişinin yaptığı işlerle karşısındaki insanlara üstünlük taslamasıdır.Naopak platí, že člověk se rozhoduje pro věci, které odpovídají tomu, jaký je.
Serveti ile böbürlenir ve "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir," der.그의 오랜 친구인 이이는 그의 학문과 행적을 평가하여 "의리상 분명한 것은 내가 훌륭하지만 실천에 있어서는 미치지 못한다"고 하였다.
Bütün bunlar yetişmezmiş gibi etrafta Hatspur'u kendisinin öldürdüğü şeklinde böbürlenmelerde bulunmaktadır.그러던 중 중기(하승철 분)의 비밀을 알게 된 수봉은 중기를 피하고 이에 중기는 자살을 한다.
Ancak bu her böbürlenen kişinin psikolojik rahatsızlığı olduğunu göstermez.그러나 모든 정신질환자가 인간혐오라고 보기는 어렵다.
O kadar böbürlenme.Не прелюбодействувай.
O kadar böbürlenme.Nevyvolávajte zvracanie.
O kadar böbürlenme.Ne povzročati bruhanja.
Ancak bu her böbürlenen kişinin psikolojik rahatsızlığı olduğunu göstermez.Aga see ei erista vaimuhaigeid inimesi rumalatest.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinAber du kannst nicht vor mir angeben.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinAle nie możesz się przechwalać.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinDar nu te poti lauda in fata mea
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinMaar je mag niet opscheppen in bijzijn van mij.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinMa non puoi vantarti di fronte a me.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinMen du kan inte skryta om det framför mig.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinNe te vante pas devant moi.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinNhưng con không khoác lác trước mặt ba được đâu nhé.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinTapi kau tidak bisa membual di depanku.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinVendar se ne bahaj pred menoj.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinΌμως δεν μπορείς να περηφανεύεσαι μπροστά μου.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinНо ты не можешь передо мной хвастаться.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsin.אבל אתה לא יכול להתרברב על זה מולי
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinولكن لا يمكنك التباهي أمامي
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinこんな事が 1度や2度だけだったと 思うのか?
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .A scris doua scrisori in care isi lauda abilitatea de a-si bate prietenii in jocurile cu zaruri.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Ele escreveu cartas nes quais se gabava da sua habilidade para vencer os seus amigos em jogos de dados.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Escribía cartas presumiendo sobre su habilidad para ganar a sus amigos a los dados.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Il a écrit des lettres dans lesquelles il se vantait de sa capacité à battre ses amis aux jeux de dés.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Ông ta viết nhiều lá thư khoe khoang về khả năng thắng các bạn mình trong trò chơi đánh súc sắc
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Pisał listy w których przechwalał się swoimi możliwościami wygrywania w kości z przyjaciółmi.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Scrisse lettere in cui si vantava della propria abilità nel battere gli amici ai dadi.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Ve svých dopisech se vychloubal schopností porazit své přátele v hrách s kostkami.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Vo svojich listoch sa vychvaľoval schopnosťou poraziť jeho priateľov v hrách s kockami.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Έγραφε γράμματα στα οποία περηφανευόταν για την ικανότητά του να νικάει τους φίλους του στα ζάρια.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .Он писал письма, в которых хвастался своей способностью побеждать своих друзей при игре в кости.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .הוא כתב מכתבים בהם התפאר על יכולתו לנצח את חבריו במשחקי קוביה.
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .قام بكتابة رسائل وفيها تباهى بقدرته على هزيمة أصدقائه في الألعاب اللتي تلعب بالنرد
Arkadaşlarını, zarlı oyunlarda nasıl yendiğini böbürlenerek anlattığı mektuplar yazmış. .自慢した手紙を書きました。 彼の勝利の秘訣は、感や運に頼らず、
Aşk maceralarımla böbürlenmiyorum."Ich prahle nicht mit meinen Affären."
Aşk maceralarımla böbürlenmiyorum.Non mi vanto mai dei miei affari di cuore.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.A honosili ste sa proti mne svojimi ústami a hromadili ste svoje slová proti mne; ja som počul.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Bay đã lấy miệng khoe mình nghịch cùng ta, và đã thêm những lời mình nghịch cùng ta. Thật, ta đã nghe điều đó!
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Boście się przeciwko mnie wynosili usty waszemi, a rozmnożyliście słowa swoje przeciwko mnie, com Ja słyszał.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Contro di me avete fatto discorsi insolenti, contro di me avete moltiplicato le parole: ho udito tutto
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Du gjorde dig stor imod mig med din Mund og overfusede mig med Ord; jeg hørte det.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Hai bangsa Edom, kamu besar mulut dan berbicara dengan sombong kepada-Ku. Aku telah mendengar semua itu
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Így kérkedtetek ellenem szátokkal, s szórtátok ellenem beszédeiteket: én meghallottam!
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.In veličali ste se proti meni z usti svojimi ter množili zoper mene besede svoje; jaz sem slišal.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Ja, I spärraden upp munnen mot mig och togen den full av ord mot mig; jag har väl hört det.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.너희가 나를 대적하여 입으로 자랑하며 나를 대적하여 여러가지로 말한 것을 내가 들었노라
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Nebo jste se honosili proti mně ústy svými, a množili proti mně slova svá, což jsem sám slyšel.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Og I talte overmodig mot mig med eders munn og brukte mange ord mot mig; jeg har nok hørt det.