Ana içeriğe geç
Sözlük

azgın ile cümle

azgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü onlar, daha zalim ve daha azgındılar.Indeed they were more unjust and more rebellious than these!
Onları kurtarınca da görürsün ki gene yeryüzünde haksız yere azgınlığa girişmişler.Then when He rescues them, they start wrongfully committing oppression in the earth; O mankind!
Allah onlarla alay ediyor ve onları, kendi azgınlıkları içinde bocalar bir halde sürüklüyor.Allah (befitting His Majesty) mocks them, leaving them to wander blindly in their rebellion.
Azgınların seni izleyenleri müstesna."(The devil is unsuccessful in tempting Allah’s chosen bondmen to commit sin.)
Ancak azgınlardan sana uyanlar müstesna."(The devil is unsuccessful in tempting Allah’s chosen bondmen to commit sin.)
Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik.Our ill-fate overcame us, and we were the astray people.”
"Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yoktu. Fakat siz kendiniz azgın bir toplum idiniz."“And we did not have any control over you; but in fact you yourselves were rebellious.”
"Evet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık."“We therefore led you astray, for we ourselves were astray!”
Firavun'dan. O, azgın bir diktatör idi.From Firaun; he was indeed proud, among the transgressors.
İşte bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarıp-azmanız ve azgınca ölçüyü taşırmanız dolayısıyladır.'That is because you rejoiced in the earth without right, and were exultant.
Yoksa onlar azgın bir kavim midir?Or are they an insolent people?
Yoksa onlar azgın bir millet midirler?Or are they an insolent people?
Gerçekten biz azgın kişilermişiz.Truly, we were insolent.
İnananlar ALLAH yolunda savaşırlar. Kafirler ise azgınların ve despotların yolunda savaşırlar.The believers fight in the way of God, and the unbelievers fight in the idols' way.
Kim Tağut'a (Azgın'a) kulluk etmekten kaçınır ve ALLAH'a yönelirse onlar için müjde vardır.Those who eschew the serving of idols and turn penitent to God, for them is good tidings!
Fakat korkutmamız onların azgınlıklarını daha da artırmaktan başka bir katkı yapmıyorAnd We frighten them, but it only increaseth them in exorbitance great.
Fakat (bu) onlarda büyük bir azgınlıktan başka bir şey arttırmıyor.And We frighten them, but it only increaseth them in exorbitance great.
İsyan ettikleri için böyle oldu. Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı.This, because they disobeyed and were ever trespassing.
Onun bize kötülük etmesinden veya azgınlığının artmasından korkarız" dediler.We fear lest he should hasten to punish us or lest he should transgress (all bounds against us)."
Yemin olsun, içinizden Cumartesi gününde azgınlık yapanları siz bilirsiniz.And indeed you knew those amongst you who transgressed in the matter of the Sabbath (i.e. Saturday).
O halde, azgınlık edip size saldırana, size saldırdığı şekilde ve ölçüde saldırın.Then whoever transgresses the prohibition against you, you transgress likewise against him.
Ama Allah onları kurtarınca, hiç vakit geçirmeden yeryüzünde haksızlığa sapıp azgınlaşırlar.But when He delivered them, behold! They rebel (disobey Allah) in the earth wrongfully.
Onun bize kötülük yapmasından veya azgınlığını artırmasından korkarız" dediler.We fear lest he should hasten to punish us or lest he should transgress (all bounds against us)."
Doğrusu (kâfir) insan azgınlık eder.Verily, man does transgress all bounds (in disbelief and evil deed, etc.).
Ve bırakır onları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.And He leaves them blundering in their transgression.
'Azgınlık ve hakka tecavüzde bulunmaları' nedeniyle onları böyle cezalandırdık.This is how We penalized them for their inequity.
Böylece bunlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacaklardır.They will meet perdition.
İçinizden cumartesi günü azgınlık edenleri elbette biliyorsunuz.And you surely knew those of you who violated the Sabbath.
İşte bunlar azgınlıklarının karşılığını göreceklerdir.They will meet perdition.
Dinde zor yok. Gerçekten de doğru yolla azgınlık apaçık meydana çıkmıştır.There shall be no compulsion in religion; the right way has become distinct from the wrong way.
Bunu onlara azgınlıkları yüzünden bir ceza olarak yaptık.This is how We penalized them for their inequity.
Çünkü Firavun, o toprakta gerçekten çok üstündü ve gerçekten sınır tanımaz azgınlardan biriydi.Pharaoh was high and mighty in the land. He was a tyrant.
Tüm pisliklerden/edepsizliklerden, kötülükten, azgınlık-doymazlık ve kıskançlıktan yasaklar.And He forbids immorality, and injustice, and oppression.
Bunlar, azgınlıklarının cezasını bulacaklardır.They will meet perdition.
Azgınlara da kötü bir gelecek vardır elbette!But the transgressors will have a miserable return.
Ve onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.And He leaves them blundering in their transgression.
O, onları kendi hâllerine bırakır ve kendi azgınlıkları içinde yuvarlanıp giderler.And He leaves them blundering in their transgression.
Şüphesiz azgınlar için de fena bir gelecek vardır.But the transgressors will have a miserable return.
Allah onları azgınlıkları içinde bırakır, körü körüne yuvarlanır giderler. [5,41; 10,101]And He leaves them blundering in their transgression.
İşte bunlar da azgınlıklarının cezasını bulacaklardır.They will meet perdition.
Onları azgınlıkları içinde bocalar durur halde bırakır.And He leaves them blundering in their transgression.
Emredildiğin gibi dosdoğru ol, seninle beraber yönelmiş olanlarla birlikte... Aşma ve azgınlaşma.So be upright, as you are commanded, along with those who repented with you, and do not transgress.
Kötülükten, fenalıktan ve azgınlıktan ise sizi meneder.And He forbids immorality, and injustice, and oppression.
Aşma ve azgınlaşma.And do not exceed the limits of (service to Allah).
Çünkü Allah, sınır tanımaz azgınları sevmiyor.Allah loveth not aggressors.
O, bundan sıyrılıp-uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu.Thereupon Satan pursued him, and he became one of the perverse.
İnkar edenlerin dostları ise azgın kişilerdir; onları aydınlıktan karanlığa çıkarır.As for the faithless, their awliya are the fake deities, who drive them out of light into darkness.
Onlara karşı azgınlık etti.Korah was one of Moses' nation.
Ve onları şaşkın olarak azgınlıkları içerisinde bırakırız.We will leave them in their insolence wandering blindly.
Ama onlardan birçoğu bunun ardından da yeryüzünde zulüm ve azgınlığa sapmaktadır.Then indeed many of them, [even] after that, throughout the land, were transgressors.
Buna rağmen onların çoğu hemen sonra yeryüzünde azgınlık yapmaya başladılar.Then indeed many of them, [even] after that, throughout the land, were transgressors.
Bunun, onlara azgınlık ve küfür sarmasından korktuk.We were afraid that out of love for him they would lose their faith in God and commit rebellion
Bundan dolayı, onun kendilerine azgınlık ve inkar zorunu kullanmasından endişe edip-korktuk."We were afraid that out of love for him they would lose their faith in God and commit rebellion
Bu çocuğun, onları azgınlığa ve kafirliğe sevketmesinden korktuk da öldürdük.We were afraid that out of love for him they would lose their faith in God and commit rebellion
Çocuğun onları azgınlık ve inkâra sürüklemesinden korktuk."We were afraid that out of love for him they would lose their faith in God and commit rebellion
Onlara karşı şımarıklık/azgınlık yaptı.This man rebelled against them.
Bunun için (çocuğun) onları azgınlık ve nankörlüğe boğmasından korktuk."We were afraid that out of love for him they would lose their faith in God and commit rebellion
Bu çocuğun onları ileride azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk.We were afraid that out of love for him they would lose their faith in God and commit rebellion
Kafirler ise azgınların ve despotların yolunda savaşırlar.The unbelievers fight for the cause of the Satan.
O da sonunda azgınlardan olmuştu.And he became one of those who went astray,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
azgın ile cümle - Sayfa 4 - azgın kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App