Onlara şunu da söyledik: "Cumartesi gününde azgınlık yapmayın.""Enter the gate humbly," and We also commanded them, "Transgress not in the matter of the Sabbath."
(Şeytanların) dostlarına gelince, şeytanlar onları azgınlığa sürüklerler.but the followers of devils are led relentlessly into error by them.
Burası azgın su slalom olanaklarıyla tanınıyor.The site is known for its wild water slalom opportunities.
Sırbistan, Romanya ve Bulgaristan Tuna'nın azgın sularıyla mücadeleye devam ediyorlarSerbia, Romania, Bulgaria continue to battle Danube floodwaters
Bu ismin kökü 'öfkeli, azgın, vahşi'dir. [1]The root of this name is ‘furious, raging, wild’.[1]
Hayattaki arkozorların bu kemiğin üzerinde uzunluğu uzatan azgın bir kılıfı vardır.In life, archosaurs have a horny sheath over this bone, which extends the length.
Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı."Das Heidentum kannte kein Gottesurteil Die Götter richteten nicht.
Güç delisi ve azgın Franz, Amalia’yı kazanmak için defalarca uğraşır.Machtbesessen und lüstern versucht er wiederholt, Amalia für sich zu gewinnen.
Azgın dalgalar geçti üzerimden.Eilzüge fuhren in Eibau durch.
Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler.Er war verantwortlich für alle Weinberge des Landesherrn.
Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler.Les nations ont bu de son vin.
Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı."No tienen conocimiento de él, no siguen más que conjeturas.
Mısır'da Kleopatra Antonius'un yeni evliliğini öğrenir ve bu haberi getiren ulaktan azgınca bir intikam alır.En Egipto, Cleopatra conoce el matrimonio de Antonio, y se venga en el mensajero que le trae la noticia.
Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler.Somos los que bebemos el vino tinto de las bodegas.
Sahibi gibi çok azgındır.È molto devoto al padrone.
Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı."Нет сговора, вот они и сходят с ума!».
Azgın dalgalar geçti üzerimden.Пули просвистели мимо меня.
Sahibi gibi çok azgındır.Весьма силён как Хранитель.
Bosna'daki olayların "Nazilerin en kötü azgınlıklarını hatırlattığını" söyledi.وقد سخر نابليون منهم بأنهم "الأسوأ في أوروبا".
Azgın dalgalar geçti üzerimden.لقد مضينا خلال العواصف الترابية.
Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler.Zij zijn allen dronken van een woeste god."
Azgın dalgalar geçti üzerimden.De Obereggen stroomt voorbij Obereggen.
Bosna'daki olayların "Nazilerin en kötü azgınlıklarını hatırlattığını" söyledi.Twierdziła przy tym, że wydarzenia w Bośni przypominają jej wyczyny nazistów.
Komşunun azgın köpeği: Rodney'yi yemek ister.Jak zabić psa sąsiada? (org.
Sahibi gibi çok azgındır.Człowiek tak samo okrutny jak jego zwierzchnik.
Azgın dalgalar geçti üzerimden.Oblężony gród, przeł.
Bosna'daki olayların "Nazilerin en kötü azgınlıklarını hatırlattığını" söyledi.Hon hävdade att det som hände i Bosnien "påminde om nazisternas värsta excesser".
Azgın dalgalar geçti üzerimden.Найрізноманітніші уламки пропливали повз нас.
Mısır'da Kleopatra Antonius'un yeni evliliğini öğrenir ve bu haberi getiren ulaktan azgınca bir intikam alır.V Egyptě se Kleopatra dozvídá o Antoniově manželství a v hněvu trestá posla, který jí zprávu sdělil.
Sahibi gibi çok azgındır.Je stejně tak zkažený jako on.
Azgın dalgalar geçti üzerimden.Văile mari erau traversate de apeducte.
Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı."Nu știu dacă a fost calea cea bună, ci mai degrabă cea ludică!”
Azgın dalgalar geçti üzerimden.Seinejoki virtaa Suresnesin läpi.
Balıkçıların barınması için bir suni liman, onları Karadeniz'in azgın dalgalarından korumaktadır.Riutunkarin kalastussatamassa on aallonmurtajan suojaama venesatama.
Zincirlerle bağlanmış yedi azgın köpeği Ak Denizin ötesinde kıyamet gününü beklemektedir.De syv dødssyndene har fått gode anmeldelser og har oppnådd femmere, blant annet i Aftenposten.
Azgın dalgalar geçti üzerimden.Dekkvingene har rynkete overflate.
Bosna'daki olayların "Nazilerin en kötü azgınlıklarını hatırlattığını" söyledi.Bà tuyên bố rằng những gì đang xảy ra ở Bosna là "một gợi nhớ đến những điều tồi tệ nhất của Đức Quốc xã".
Sahibi gibi çok azgındır.主人に似てとても親切である。
Sahibi gibi çok azgındır.和主人一樣非常親切。
Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı."宗派意識不除,經論之真義難明,此豈偏激之談哉!」
Sahibi gibi çok azgındır.형처럼 무뚝뚝한 얼굴.
Bir gece çayın azgın suları oğlanı sürüklemiş.Веднъж в кипящата вода паднали донесени от вятъра листенца на чаено дърво.
Azgın dalgalar geçti üzerimden.Menšia lavína zavalila prechádzajúci vlak.
Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler.Chudobní pili pivo z krígľov bez poklopu.
Azgınlık dönemi hayvanların çiftleşme mevsimini ifade eder.Tako strokovnjaki predvidevajo, da je obdobje parjenja odvisno od starosti živali.
Azgınlık anlamı vardır.To je lahkovernost.
Azgın dalgalar geçti üzerimden.Lätlaste mäss suruti maha.
Ama Ninovayı azgın sellerle yok edecek, Düşmanlarını karanlığa sürecek.Ale valiacou sa povodňou učiní koniec jej miestu, a jeho, Božích, nepriateľov bude stíhať tma.
Ama Ninovayı azgın sellerle yok edecek, Düşmanlarını karanlığa sürecek.Ali s povodnijo, ki vse poplavi, pokonča njih mesto in sovražnike svoje požene v temo.
Ama Ninovayı azgın sellerle yok edecek, Düşmanlarını karanlığa sürecek.De gáttörõ árvízként pusztít annak helyén, és gyûlölõit setétség üldözi.
Ama Ninovayı azgın sellerle yok edecek, Düşmanlarını karanlığa sürecek.그가 범람한 물로 그곳을 진멸하시고 자기 대적들을 흑암으로 쫓아내시리라
Ama Ninovayı azgın sellerle yok edecek, Düşmanlarını karanlığa sürecek.Maar Zijn vijanden vaagt Hij weg met een reusachtige watervloed. Hij achtervolgt hen tot diep in de nacht.
Ama Ninovayı azgın sellerle yok edecek, Düşmanlarını karanlığa sürecek.Men genom en störtflod gör han ände på platsen där den staden står, och hans fiender förföljas av mörker.
Ama Ninovayı azgın sellerle yok edecek, Düşmanlarını karanlığa sürecek.Mutta paisuvalla tulvalla hän tekee lopun sen paikasta; ja vihamiehiänsä hän ahdistaa pimeydellä.
Ama Ninovayı azgın sellerle yok edecek, Düşmanlarını karanlığa sürecek.Ngài dùng nước lụt hủy diệt chỗ nó, và đuổi kẻ thù nghịch mình vào sự tối tăm.
Ama Ninovayı azgın sellerle yok edecek, Düşmanlarını karanlığa sürecek.Ngài dùng nước lụt hủy_diệt chỗ nó , và đuổi kẻ thù_nghịch mình vào sự tối_tăm .
Ama Ninovayı azgın sellerle yok edecek, Düşmanlarını karanlığa sürecek.og fører dem gennem Skybrud. Sine Avindsmænd gør han til intet, støder Fjenderne ud i Mørke.
Ama Ninovayı azgın sellerle yok edecek, Düşmanlarını karanlığa sürecek.Protož povodní prudkou konec učiní místu jeho, a nepřátely Boží stihati budou temnosti.
Ama Ninovayı azgın sellerle yok edecek, Düşmanlarını karanlığa sürecek.Przetoż powodzią prędką koniec uczyni miejscu jego, a nieprzyjaciół Bożych ciemności gonić będą.
Ama Ninovayı azgın sellerle yok edecek, Düşmanlarını karanlığa sürecek.Но всепотопляющим наводнением разрушит до основания Ниневию , и врагов Его постигнет мрак.