Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Figlio mio, non disprezzare l'istruzione del Signore e non aver a noia la sua esortazione
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Filho meu, não rejeites a disciplina do Senhor, nem te enojes da sua repreensão;
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Fiule, nu dispreţui mustrarea Domnului, şi nu te mîhni de pedepsele Lui.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Hỡi con , chớ khinh điều sửa phạt của Ðức_Giê - hô-va , Chớ hiềm lòng khi Ngài quở_trách ;
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Hỡi con, chớ khinh điều sửa phạt của Ðức Giê-hô-va, Chớ hiềm lòng khi Ngài quở trách;
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Karanja GOSPODOVEGA, sin moj, ne zametaj in strahovanje njegovo naj ti ne preseda:
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Kázně Hospodinovy, synu můj, nezamítej, aniž sobě oškliv domlouvání jeho.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.내 아들아 여호와의 징계를 경히 여기지 말라 그 꾸지람을 싫어 하지 말라
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Mein Kind, verwirf die Zucht des HERRN nicht und sei nicht ungeduldig über seine Strafe.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Mijn zoon, ga niet voorbij aan de tucht van de HERE en raak niet verbitterd als Hij je straft.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Min son, förkasta icke HERRENS tuktan, och förargas icke, när du agas av honom.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Min Søn, lad ej hånt om HERRENs Tugt, vær ikke ked af hans Revselse;
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Min sønn! Forakt ikke Herrens tukt og vær ikke utålmodig når han refser dig!
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Môj synu, neopovrhuj kázňou Hospodinovou a nech sa ti neprotiví jeho káranie.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Mon fils, ne méprise pas la correction de l`Éternel, Et ne t`effraie point de ses châtiments;
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.No deseches, hijo mío, la disciplina de Jehovah, ni te resientas por su reprensión
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Poikani, älä pidä Herran kuritusta halpana äläkä kyllästy hänen rangaistukseensa;
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Synu mój! karania Pańskiego nie odrzucaj, i nie uprzykrzaj sobie ćwiczenia jego.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Υιε μου, μη καταφρονει την παιδειαν του Κυριου και μη αθυμει ελεγχομενος υπ' αυτου.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Наказания Господня, сын мой, не отвергай, и не тяготись обличением Его;
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Сине мой, не презирай наказанието от Господа, И да ти не дотегва, когато Той те изобличава,
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.מוסר יהוה בני אל תמאס ואל תקץ בתוכחתו׃
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.يا ابني لا تحتقر تأديب الرب ولا تكره توبيخه.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.我 兒 、 你 不 可 輕 看 耶 和 華 的 管 教 〔 或 作 懲 治 〕 、 也 不 可 厭 煩 他 的 責 備
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.我兒 、 你 不 可 輕 看 耶和華 的 管教 〔 或 作懲治 〕 、 也不可厭煩 他 的 責備
- Onu nasıl azarlarsın? - Azarlamadım. Atletlerden uzak dur.- Πως τον κόβεις ; - Δε τον κόβω.
- Onu nasıl azarlarsın? - Azarlamadım.- Ce părere ai despre el ?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Acum, pentruce nu pedepseşti pe Ieremia din Anatot, care prooroceşte printre voi?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?agora, pois, por que não repreendeste a Jeremias, o anatotita, que vos profetiza?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Ahora pues, ¿por qué no has reprendido a Jeremías de Anatot, que os profetiza
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?A tak teraz prečo si nezakríkol Jeremiáša Anatótskeho, ktorý sa vám vydáva za proroka?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Hvorfor har du da ikke refset Jeremias fra Anatot, som gir sig av med å profetere for eder?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Hvorfor skrider du da ikke ind mod Jeremias fra Anatot, der profeterer hos eder?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?이제 네가 어찌하여 너희 중에 자칭 선지자라 하는 아나돗 사람 예레미야를 책망하지 아니하느냐
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Maintenant, pourquoi ne réprimes-tu pas Jérémie d`Anathoth, qui prophétise parmi vous,
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Miksi et siis ole nuhdellut anatotilaista Jeremiaa, joka ennustaa teille?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Most azért, miért nem dorgáltad meg az Anatóthbeli Jeremiást, a ki néktek prófétál?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Nun, warum strafst du denn nicht Jeremia von Anathoth, der euch weissagt?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Orbene, perché non reprimi Geremia da Anatòt, che fa profezie fra di voi
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Pročež jsi pak nyní neokřikl Jeremiáše Anatotského, kterýž se vám vystavuje za proroka?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Przeczżeś tedy teraz nie zgromił Jeremijasza Anatotczyka, który wam prorokuje?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Varför har du då icke näpst Jeremia från Anatot, som profeterar för eder?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Vậy thì làm sao ngươi không trách Giê-rê-mi ở A-na-tốt, là người xưng mình là tiên tri cho các ngươi dường ấy?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Waarom bent u dan niet opgetreden tegen de profeet Jeremia uit Anathoth?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Zdaj torej, zakaj nisi pokaral Jeremija Anatotčana, ki vam prorokuje?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?τωρα λοιπον δια τι δεν ηλεγξας Ιερεμιαν τον εξ Αναθωθ, οστις προφητευει εις εσας;
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?почему же ты не запретишь Иеремии Анафофскому пророчествовать у вас?
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?Сега, прочее, защо не си смъмрил анатотеца Еремия, който ви се прави на пророк,
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?ועתה למה לא גערת בירמיהו הענתתי המתנבא לכם׃
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?والآن لماذا لم تزجر ارميا العناثوثي المتنبّئ لكم.
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?現 在 亞 拿 突 人 耶 利 米 、 向 你 們 自 稱 為 先 知 、 你 們 為 何 沒 有 責 備 他 呢
Öyleyse aranızda kendini peygamber ilan eden Anatotlu Yeremyayı neden azarlamadın?現 在 亞拿突 人 耶利米 、 向 你 們自稱為 先知 、 你 們為 何沒有責備 他 呢
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.Bởi lời hăm he của Ðức Giê-hô-va, Bởi gió xịt ra khỏi lỗ mũi Ngài, Ðáy biển bèn lộ ra, Nền thế gian bị bày tỏ.
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.Dasar laut tersingkap dan alas bumi terbuka waktu TUHAN membentak musuh-Nya dengan murka
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.Door Zijn vreselijke adem en Zijn bestraffende woord spleet de zee open en kwam de zeebodem bloot.
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.Havets bäddar kommo i dagen, jordens grundvalar blottades, för HERRENS näpst, för hans vredes stormvind.
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.Havets Bund kom til Syne, Jordens Grundvolde blottedes ved HERRENs Trusel, for hans Vredes Pust.
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.이럴 때에 여호와의 꾸지람과 콧김을 인하여 물 밑이 드러나고 땅의 기초가 나타났도다
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.ויראו אפקי ים יגלו מסדות תבל בגערת יהוה מנשמת רוח אפו׃
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.فظهرت اعماق البحر وانكشفت أسس المسكونة من زجر الرب من نسمة ريح انفه.