Ana içeriğe geç
Sözlük

azarlama ile cümle

azarlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.智慧 人 的 勸戒 、 在 順從 的 人 耳 中 、 好像 金 耳環 、 和 精金 的 妝飾
- Azarlamada iyiydin.Elég durva szavakat használt, mikor először találkoztunk.
- Azarlamada iyiydin.Kau pandai berbicara tinggi.
- Azarlamada iyiydin.Lần đầu tiên gặp mặt, lời lẽ cũng không khách khí, tự nhiên lắm đấy.
- Azarlamada iyiydin.Mi hai parlato con parecchia arroganza quando ci siamo conosciute.
- Azarlamada iyiydin.Vous n'étiez pas aussi polie la dernière fois.
- Azarlamada iyiydin.لقد كنتِ جيدة في الحديث بسخرية
- Azarlamadım. Atletlerden uzak dur.- Semmilyennek.
- Azarlamadım. Atletlerden uzak dur.- Избягвайте атлетите.
- Azarlamadım.Cuidado con los deportistas...
- Azarlamadım.- Dat doe ik niet.
- Azarlamadım.- Gar nicht.
- Azarlamadım.-Jak ho hodnotíš?
- Azarlamadım.- Вы его находите?
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.a otvorene hovoril to slovo. Vtedy si ho pojal Peter a začal ho karhať.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.A to mówił jawnie. Tedy go Piotr wziąwszy na stronę, począł go strofować.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.E isso dizia abertamente. Ao que Pedro, tomando-o � parte, começou a repreendê-lo.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.És ezt nyilván mondja vala. Péter pedig magához vonván õt, kezdé dorgálni.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Gesù faceva questo discorso apertamente. Allora Pietro lo prese in disparte, e si mise a rimproverarlo
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Il leur disait ces choses ouvertement. Et Pierre, l`ayant pris à part, se mit à le reprendre.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.In to besedo je govoril prostosrčno. In Peter ga potegne na stran in ga začne odvračati.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Ja tämän hän puhui peittelemättä. Silloin Pietari otti hänet erilleen ja rupesi häntä nuhtelemaan.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.드러내놓고 이 말씀을 하시니 베드로가 예수를 붙들고 간하매
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Les decía esto claramente. Entonces Pedro le tomó aparte y comenzó a reprenderle
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Le spunea lucrurile acestea pe faţă. Petru însă L -a luat de o parte, şi a început să -L mustre.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Ngài nói tỏ tường điều đó với môn đồ. Phi -e-rơ đem Ngài riêng ra, mà căn gián Ngài.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Ngài nói tỏ_tường điều đó với môn_đồ . Phi - e-rơ đem Ngài riêng ra , mà căn gián Ngài .
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Och han talade detta i oförtäckta ordalag. Då tog Petrus honom avsides och begynte ivrigt motsäga honom.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Og han talte dette frit ud. Og Peter tog ham til Side og begyndte at sætte ham i Rette.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Og han talte rent ut om det. Da tok Peter ham til side og begynte å irettesette ham.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Und er redete das Wort frei offenbar. Und Petrus nahm ihn zu sich, fing an, ihm zu wehren.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Zjevně to slovo mluvil. A chytiv jej Petr, počal mu domlouvati.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.και ελαλει τον λογον παρρησια. Και παραλαβων αυτον ο Πετρος κατ' ιδιαν, ηρχισε να επιτιμα αυτον.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.И говорил о сем открыто. Но Петр, отозвав Его, начал прекословить Ему.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.И явно говореше тая дума. А Петър го взе настрана и почна да Го мъмри.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.І явно слово гляголав. І взявши Його Петр, почав докоряти Йому.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.והוא בגלוי דבר את הדבר הזה ויקחהו פטרוס ויחל לגער בו׃
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.وقال القول علانية. فاخذه بطرس اليه وابتدأ ينتهره.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.耶 穌 明 明 的 說 這 話 、 彼 得 就 拉 著 他 、 勸 他
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.耶穌明明 的 說這話 、 彼得 就 拉 著 他 、 勸他
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Auch von den Haufen laßt übrigbleiben und laßt liegen, daß sie es auflese, und niemand schelte sie darum.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Ba ešte i naschvál jej púšťajte z hrstí a zanechávajte, aby sbierala, a nedohovárajte jej.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Cũng hãy rút vài gié trong bó lúa , bỏ rớt cho nàng lượm lấy , và chớ trách_móc nàng chút nào .
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Cũng hãy rút vài gié trong bó lúa, bỏ rớt cho nàng lượm lấy, và chớ trách móc nàng chút nào.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››또 그를 위하여 줌에서 조금씩 뽑아 버려서 그로 줍게 하고 꾸짖지 말라 하니라
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Más bien, sacad para ella de los manojos y dejad que las recoja, y no la reprendáis
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Nýbrž naschvál jí upouštějte z snopů a nechávejte, ať sbírá, a nedomlouvejte jí.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Owszem umyślnie upuszczajcie jej z snopów, a zostawiajcie, aby zbierała, a nie fukajcie na nią.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››şi chiar voi să -i scoateţi din snopi cîteva spice; s'o lăsaţi să culeagă spice, şi să n'o înfruntaţi.``
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Sõt húzogassatok ki néki a kévékbõl is, és hagyogassatok el, hogy szedje fel, és meg ne dorgáljátok õt.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Também, tirai dos molhos algumas espigas e deixai-as ficar, para que as colha, e não a repreendais.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Tudi nalašč potegujte zanjo klasje iz snopkov in pustite na tleh, da pobira, in nihče je zato ne svari.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››και μαλιστα αφινετε να πιπτη τι απο των χειροβολων δια αυτην και αφινετε να συλλεγη και μη ελεγχετε αυτην.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››да и от снопов откидывайте ей и оставляйте, пусть она подбирает, и не браните ее.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››и даже изваждайте нещо за нея от ръкойките и оставяйте го, и нека го събира без да й забранявате.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››וגם של תשלו לה מן הצבתים ועזבתם ולקטה ולא תגערו בה׃
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››وأنسلوا ايضا لها من الشمائل ودعوها تلتقط ولا تنتهروها
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››並 要 從 捆 裡 抽 出 些 來 、 留 在 地 下 任 他 拾 取 、 不 可 叱 嚇 他
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››並要從捆裡 抽出 些來 、 留在 地下 任他 拾取 、 不 可 叱嚇他
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.Az Úrnak fenyítését fiam, ne útáld meg, se meg ne únd az õ dorgálását.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod