Genelde Ace tarafından azarlanır.Zack joutui yleensä yrityksissään nöyryytetyksi.
O, tembel olduğum için beni azarladı.Hän moitti minua laiskuudesta.
Öğretmen öğrencileri ciddi olarak azarladı.Opettaja rankaisi oppilaita ankarasti.
Kızlarını hep azarlar, çünkü onların eski kızlar gibi becerikli olmadığını söyler.Απογοητεύεται πάντα από τις γυναίκες, αφού καμιά από αυτές δεν μπορεί να φανεί αντάξια της μητέρας του.
Hilekar şehir (6:9-16): Şehir, ticarette dürüst olmadığı gerekçesiyle azarlanmaktadır.Η αγία πόλη ως τόπος ανομίας (στ΄ 9-16): Η πόλη επιπλήττεται για τις ανήθικες εμπορικές πρακτικές της.
Sonra piskopos yardımcısı tarafından azarlandı.Έπειτα διορίστηκε επίσκοπος Σουοδολίας.
Bu hisar azar azar stratejik önemini kaybediyordu ve 1810 yılında yıkıldı.Fortet mistede efterhånden sin strategiske betydning og det blev revet ned i 1810.
Azarov 2010 Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında Yanukoviç'in seçim kampanyasına yöneldi.Ved omvalget blev Janukovitj taber af valget.
Hank Azaria tarafından seslendirilmektedir.Hans stemme indtales af Hank Azaria.
Bu hisar azar azar stratejik önemini kaybediyordu ve 1810 yılında yıkıldı.Over tid mistet fortet sin strategiske betydning, og ble revet i 1810.
Dünya çapında yaklaşık 200 milyon kişi kala azar için risk altındadır.Faktisk er over 200 millioner jenter verden over utsatt for et liknende inngrep.
Bu kare hamurların içine, ezilen patetesler azar azar konulur.Innenfor ubehagelige tastetrykk, snakker man om hekkeløp.
Azarya genç yaşta öldü.Neferuptah rupanya mati muda.
Azarlama, utandırma ya da cezalandırma doğru değildir.Kurangnya penyesalan, tidak ada rasa malu.
Zaten pek saygı duymadığı hocası tarafından azarlanır.Di sekolah pun ia berani menghadapi guru yang dianggapnya tak baik.
Azara tilkisi; Doğa bilimci Félix de Azara'dan gelir.Nó được đặt tên sau khi nhà tự nhiên học người Tây Ban Nha Félix de Azara.
Bu hisar azar azar stratejik önemini kaybediyordu ve 1810 yılında yıkıldı.Pháo đài dần dần mất ý nghĩa chiến lược và bị phá hủy năm 1810.
Dan Castellaneta, dört ödül alırken Hank Azaria üç ödül almayı başardı.その中でも、ダン・カステラネタは4度、ハンク・アザリアは3度受賞している。
Zaten pek saygı duymadığı hocası tarafından azarlanır.何かと理不尽でダメな師匠の下で苦労している。
Azar azar yumurtlar ve yumurtladıktan sonra ölmez.交尾し産卵した後、死を迎える。
Bubble'ı azarlamayı sever.バブリー先生 バブルっぽくすることが大好き。
Hank Azaria seslendirmektedir.郑克昭行人。
Genelde Ace tarafından azarlanır.經常霸凌埃里克。
Azarlama, utandırma ya da cezalandırma doğru değildir.大義不須言,求之人理,實所不忍。
Fakat en sonuncu operasyonlarda para treninde sorunlara yol açır ve her ikisi azar işitmeye mecbur olurlar.小杏和大悟在郊游的电车上,两人诉说心事,并第一次接了吻。
Müdürden azar işitip geç kağıdı alır.累官禮部侍郎,不久升尚書。
Zaten pek saygı duymadığı hocası tarafından azarlanır.明顯被寵慣的大少爺,傲嬌的個性令旁人拿他沒轍。
Onu birçok kez azarlar.그로 인하여 여러 번 역모 혐의를 받기도 하였다.
Hank Azaria seslendirmektedir.이를 유레카 봉기라고 한다.
Azarlama, utandırma ya da cezalandırma doğru değildir.겸손 겸손이란 진실하고 가식이 없으며 거만하거나 뽐내지 않는 것이다.
Fakat en sonuncu operasyonlarda para treninde sorunlara yol açır ve her ikisi azar işitmeye mecbur olurlar.하지만 도망치려는 계획은 자꾸 엇나가고, 결국 기차에 오른 두 사람은 얘기를 나누게 된다.
Azarakeş (Farsça: آذرخش), İran'ın ilk yerli yapım savaş uçağıdır.אזרח'ש (פרסית: آذرخش; בעברית: ברק) הוא מטוס הקרב הראשון מתוצרת איראן.
Rabbi Elazar ben Azarya'ya göre ise kişi sünnet olmalıydı.בגמרא, בשם רבי אלעזר, מובא, ששבנא היה בעל הנאה.
Tom Mary'yi azarlıyor.טום גוער במרי.
Rus asıllı olan Azarov Ukraynacayı kötü konuşmaktadır.Азаров говори лош украински.
Azara tilkisi; Doğa bilimci Félix de Azara'dan gelir.Видът е кръстен на испанския натуралист Феликс де Асара.
2–3 dakika piştikten sonra karıştırılarak azar azar unu ilave edilir.След като пиете такава отвара два или три дни, ще почувствате невероятно облекчение.
Azarya genç yaşta öldü.Звиница умира твърде млад.
Sığ sahile gelene kadar azar azar kırılır.Вълните се разбиват, преди да са достигнали брега.
Ulusal Tiyatro ve Film Sanatları Akademisinden Profesör Krikor Azaryan sınıfında mezun oldu.Завършва НАТФИЗ в класа на професор Крикор Азарян.
Kızı Asteria'ya veda eder ve Tamerlano'ya ağır tenkit edici laflar atıp onu azarlar.Lúči sa s dcérou a Andronico a Asteria ho vynášajú von z miestnosti.
Azar azar yumurtlar ve yumurtladıktan sonra ölmez.Dospelí jedinci umierajú krátko po sparení a nakladení vajíčok.
Çoğu bakteri akciğerlere boğaz veya burunda bulunan organizmaların azar azar aspirasyon ile girer.Večina bakterij pride v pljuča preko drobne aspiracije organizmov, ki bivajo v grlu ali nosu.
Sonra piskopos yardımcısı tarafından azarlandı.Od škofa je čakal pomoč.
Bu hisar azar azar stratejik önemini kaybediyordu ve 1810 yılında yıkıldı.Fortas prarado savo strateginę vertę ir buvo nugriautas 1810 metais.
Üyeleri Yardena Arazi, Ruthie Holzman, Tami Azaria (1972–73) ve Leah Lupatin idi.Ją sudarė Yardena Arazi, Ruthie Holzman, Tami Azaria (1972–1973 m.) ir Lea Lupatin.
Sasani İmparatorluğu'nda tahta çıkan iki kadından biridir (diğeri kızkardeşi Azarmidokht).Ji buvo viena iš dviejų moterų sėdėjusių Sasanidų Persijos soste (kita buvo jos sesuo Azarmidokta.
İnsanları eleştirmek, azarlamak, kavga etmek son derece ayıp sayılmaktadır.Tokias raganas sutikti, užminti, paliesti buvo pražūtinga.
Kile azar azar su ilave edildiğinde plastikliği bir miktar artmaktadır.Didinant iki tam tikros ribos vandens kiekį tešloje, didėja ir jos plastiškumas.
Hank Azaria seslendirmektedir.Tėvas Jurgis Tiškevičius.
Aba' nınof Azar shortAba- jaof Azar short
Aba' nınof Azar shortAbaof Azar short
Aba' nınof Azar shortAbaof Azar short
Aba' nınof Azar shortAbaof Azar short
Aba' nınof Azar shortAbaof Azar short
Aba' nınof Azar shortAbaof Azar short
Aba' nınof Azar shortAbaof Azar short
Aba' nınof Azar shortAbaof Azar short
Aba' nınof Azar shortAbaof Azar short
Aba' nınof Azar shortAbaof Azar short