Ana içeriğe geç
Sözlük

azar ile cümle

azar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mordecai ve Rigby'e hiçbir zaman tam olarak güvenmez ve sürekli onları azarlar.Él se muestra paciente ante los problemas de Mordecai y Rigby y nunca se enoja con ellos.
Burt, tesadüfen hakaretleri duyar ve Finn'i duyarsızlığından ötürü öfkeyle azarlar.Burt escucha las palabras de Finn, enojado reprende a Finn, y lo echa fuera.
Kane, Bryan'a güvence vermeye çalışırken Bryan, onu azarladı.Quando Kane tentò di rassicurare Bryan, quest'ultimo gli rispose malamente.
Azara tilkisi; Doğa bilimci Félix de Azara'dan gelir.Il nome alternativo è invece in onore del naturalista spagnolo Félix de Azara.
Ata Lütfi Hocam beni azarladı, "ukala" dedi.Chiesi scusa per la cazzata, ma loro dissero "Cazzata?
Bu yanlış inanış doğabilimci Félix de Azara tarafından düzeltilmiştir.Tale approccio socio-costruttivista è ben descritto da Erik De Corte.
Bossman'den çoğu zaman azar işitir.Il più delle volte è capito solo da Benny.
Öğretmen, öğrenciyi sertçe azarladı.Учитель строго отругал ученика.
Sasani İmparatorluğu'nda tahta çıkan iki kadından biridir (diğeri kızkardeşi Azarmidokht).По мнению брата, один из тех двух, кто может его обогнать (другой — Такуми Фудзивара).
Viktoriya Azarenka da 2012'de tek kadınlarda elde ettiği şampiyonluğu tekrar kazandı.Снова Эрчим добился победы на Чемпионате Монголии только в 2012 году.
Bunun üzerine Osman Ebu Zer'i azarlamış ve kendisini Şam'a göndermiştir.Сулайман послал ей письмо, и она, посоветовавшись со своим народом, послала ему в ответ дары.
İnsanları eleştirmek, azarlamak, kavga etmek son derece ayıp sayılmaktadır.Кого-то оплакивать, жаловаться, брюзжать - это не достойно.
Sonra piskopos yardımcısı tarafından azarlandı.Сначала они просили епископа заменить его.
Azara tilkisi; Doğa bilimci Félix de Azara'dan gelir.Видовое название в честь испанского натуралиста Феликса де Азара.
Rus asıllı olan Azarov Ukraynacayı kötü konuşmaktadır.يتحدث أزاروف الأوكرانية على نحو ضعيف.
Bu hisar azar azar stratejik önemini kaybediyordu ve 1810 yılında yıkıldı.بغدها، فقدت المدينة أهميتها الإسترتيجية وهجرت عام 1810.
Bunun üzerine Osman Ebu Zer'i azarlamış ve kendisini Şam'a göndermiştir.هو سليمان سعد الدين بن عَبْد الرَّحْمَن أمن الله بن محمد مستقيم، و شهرته مستقيم زاده.
Şövalye, Peter'ı seyirci koltuğunda görür ve onu azarlamaya başlar.O Cavaleiro observa Peter nos estandes e começa a encará-lo.
Azaria, ilk sezonunda sadece konuk bir oyuncuydu fakat ikinci sezonda kalıcı oldu.Azaria foi um ator convidado apenas para a primeira temporada, mas tornou-se permanente na segunda temporada..
Doktor ve Bill günümüze döndüklerinde Nardole, Doktor'u dünyada kalma yeminini bozduğu için azarlar.Eles retornam ao presente, onde Nardole repreende o Doutor por quebrar seu juramento de permanecer na Terra.
2–3 dakika piştikten sonra karıştırılarak azar azar unu ilave edilir."Se fizermos um verso duas ou três vezes, ficamos logo cansados de o ouvir.
Bueno Nacho'da azar azar değişiklikler yapılmaktadır.Você perdeu tantas mudanças, pequeno Raziel.
Azara tilkisi; Doğa bilimci Félix de Azara'dan gelir.Seu nome é uma homenagem ao naturalista espanhol Félix de Azara.
III. Innocentius bu olanları duyunca Haçlıları derhal azarladı.Toen Innocentius III over het gedrag van de kruisvaarders hoorde, verketterde hij ze in duidelijke taal.
Zaten pek saygı duymadığı hocası tarafından azarlanır.Daarenboven is ze tot zijn spijt niet bijster geletterd.
Üyeleri Yardena Arazi, Ruthie Holzman, Tami Azaria (1972–73) ve Leah Lupatin idi.Leden van de band waren Ruti Holzman, Yardena Arazi Tami Azaria (tot 1973 ) en Lea Lupatin (vanaf 1973).
Sonra piskopos yardımcısı tarafından azarlandı.Nadien was hij adviseur van de bisschop.
O, fena halde azarlanmış görünüyor.Het ziet er naar uit dat hij hard berispt was.
Hank Azaria tarafından seslendirilmektedir ve ilk kez Old Money bölümünde görünmüştür.Głos podkłada mu Hank Azaria, a po raz pierwszy pojawił się w odcinku Old Money.
III. Innocentius bu olanları duyunca Haçlıları derhal azarladı.Kiedy Innocenty III usłyszał o zachowaniu krzyżowców, skarcił ich w niedwuznaczny sposób.
Azara tilkisi; Doğa bilimci Félix de Azara'dan gelir.Jego bratem był wojskowy i przyrodnik Félix de Azara.
Rus asıllı olan Azarov Ukraynacayı kötü konuşmaktadır.Bartoszewicz uważał, że używanie słowa Ukraina względem ziem ruskich jest jak najbardziej fałszywe.
Hank Azaria tarafından seslendirilmektedir ve ilk kez Bart Gets an Elephant bölümünde görünmüştür.Głos podkłada mu Hank Azaria, a po raz pierwszy pojawił się w odcinku Bart Gets Hit by a Car.
Zayıflığından onu azarladı.Krytykował ją za słabość.
Azaria, ilk sezonunda sadece konuk bir oyuncuydu fakat ikinci sezonda kalıcı oldu.Azaria var bara en supportcast i den första och andra säsongen men blev permanent i den tredje säsongen.
Zaten pek saygı duymadığı hocası tarafından azarlanır.Han blir även också utsatt för spratt av de han nervärderar.
Azara tilkisi; Doğa bilimci Félix de Azara'dan gelir.Trivialnamnet syftar på den spanska naturforskaren Félix de Azara.
Çoğu bakteri akciğerlere boğaz veya burunda bulunan organizmaların azar azar aspirasyon ile girer.De flesta bakterier kommer in i lungorna via små aspirationer av organismer, som finns i hals eller näsa.
Sonra piskopos yardımcısı tarafından azarlandı.Arbetet leddes av Hans Biskop.
Azarya genç yaşta öldü.Oscar dog i låg ålder.
Ata Lütfi Hocam beni azarladı, "ukala" dedi.Můj sad mi dává zabrat, říká Churavý.
Bubble'ı azarlamayı sever.Má rád svou panenku Bubby.
İlk günlerde, zaten az olan yiyecek stoklarını aralarında azar azar paylaşarak idare etmeye çalıştılar.Časem je však začal sužovat takový nedostatek potravy, že se začali pojídat navzájem.
1988 yılından bu yana, MSF kala azar ile 100.000'den fazla insanı tedavi etmiştir.Dr. Weiss od roku 1980 provedl regresní terapii u více než 4000 pacientů.
Annesi ona vurunca, gittiği için babasını azarladığını düşünür.Podle báje se jeho matka tak vyděsila, že ho opustila.
Viktoriya Azarenka da 2012'de tek kadınlarda elde ettiği şampiyonluğu tekrar kazandı.Soukalová tak zopakovala své vítězství ze stejného stadionu z roku 2012.
Azarov 1971 yılında jeoloji ve mineraloji dalında doktora aldı.În anul 1971 a terminat acolo doctoratul în geologie și mineralogie.
Çoğu bakteri akciğerlere boğaz veya burunda bulunan organizmaların azar azar aspirasyon ile girer.Majoritatea bacteriilor pătrund în plămâni prin aspirarea unor organisme mici, aflate în gât sau nas.
Öğretmen tarafından azarlandım.Am fost certat de către profesor.
Hank Azaria seslendirmektedir.Eredeti hangja: Hank Azaria.
Kızlarını hep azarlar, çünkü onların eski kızlar gibi becerikli olmadığını söyler.Nagyanyja állandóan szekírozza, hogy nem olyan tehetséges, mint az apja.
Azara tilkisi; Doğa bilimci Félix de Azara'dan gelir.A faj a nevét Félix de Azara spanyol természettudósról kapta.
Dünya çapında yaklaşık 200 milyon kişi kala azar için risk altındadır.Világszerte mintegy 200 millió ember fogyaszt rendszeresen illegális szereket.
Tutuklanan Fromm odadan çıkartıldı ve komplocuların yanına giderek onları azarladı.Frommot lefogták, majd a szomszédos szobában megkötözték.
Azarenka sezonu WTA Dünya sıralamasında 27. çiftlerde ise 29. sırada tamamlamıştır.A világkupa szezont összetettben a 27. helyen zárta.
Slim'i çoğu zaman azarlar.A kretének sokszor süketnémák.
Bueno Nacho'da azar azar değişiklikler yapılmaktadır.Fajon belül csak kicsiny eltérések tapasztalhatók.
Azar Karadaş (d.Azar Karadaş (s.
Azaria, Lou'yu seslendirirken aktör Sylvester Stallone'nun sesinden esinlendi.Ääninäyttelijä Hank Azaria on sanonut Loun äänen olevan imitaatio näyttelijä Sylvester Stallonen puheesta.
Hank Azaria seslendirmektedir.Juffe soitti rumpuja.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod