Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Ja tämän hän puhui peittelemättä. Silloin Pietari otti hänet erilleen ja rupesi häntä nuhtelemaan.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.드러내놓고 이 말씀을 하시니 베드로가 예수를 붙들고 간하매
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Les decía esto claramente. Entonces Pedro le tomó aparte y comenzó a reprenderle
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Le spunea lucrurile acestea pe faţă. Petru însă L -a luat de o parte, şi a început să -L mustre.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Ngài nói tỏ tường điều đó với môn đồ. Phi -e-rơ đem Ngài riêng ra, mà căn gián Ngài.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Ngài nói tỏ_tường điều đó với môn_đồ . Phi - e-rơ đem Ngài riêng ra , mà căn gián Ngài .
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Och han talade detta i oförtäckta ordalag. Då tog Petrus honom avsides och begynte ivrigt motsäga honom.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Og han talte dette frit ud. Og Peter tog ham til Side og begyndte at sætte ham i Rette.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Og han talte rent ut om det. Da tok Peter ham til side og begynte å irettesette ham.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Und er redete das Wort frei offenbar. Und Petrus nahm ihn zu sich, fing an, ihm zu wehren.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Zjevně to slovo mluvil. A chytiv jej Petr, počal mu domlouvati.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.και ελαλει τον λογον παρρησια. Και παραλαβων αυτον ο Πετρος κατ' ιδιαν, ηρχισε να επιτιμα αυτον.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.И говорил о сем открыто. Но Петр, отозвав Его, начал прекословить Ему.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.И явно говореше тая дума. А Петър го взе настрана и почна да Го мъмри.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.І явно слово гляголав. І взявши Його Петр, почав докоряти Йому.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.והוא בגלוי דבר את הדבר הזה ויקחהו פטרוס ויחל לגער בו׃
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.وقال القول علانية. فاخذه بطرس اليه وابتدأ ينتهره.
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.耶 穌 明 明 的 說 這 話 、 彼 得 就 拉 著 他 、 勸 他
Bunları açıkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus Onu bir kenara çekip azarlamaya başladı.耶穌明明 的 說這話 、 彼得 就 拉 著 他 、 勸他
-Bu sene ki Eurovision galipleri hakkında ne düşünüyorsun, Azarbeycan'dan Eldar ve Nigar.Р: Какое у тебя впечатление от победителей Евровидения этого года из Азербайджана, Эльдар и Нигяр
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.(118:21) Ты укротил гордых, проклятых, уклоняющихся от заповедей Твоих.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Chúa quở trách kẻ kiêu ngạo, Là kẻ đáng rủa sả, hay lầm lạc các điều răn Chúa.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Chúa quở_trách kẻ kiêu_ngạo , Là kẻ đáng rủa_sả , hay lầm_lạc các điều răn Chúa .
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Du har truet de overmodige, de forbannede, som farer vill fra dine bud.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Du näpser de fräcka, de förbannade, dem som fara vilse från dina bud.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Du schiltst die Stolzen; verflucht sind, die von deinen Geboten abirren.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Du truer de frække; forbandede er de, der viger fra dine Bud.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Engkau menegur orang yang sombong, dan mengutuk orang yang menyimpang dari perintah-Mu
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Increpaste a los arrogantes; malditos los que se desvían de tus mandamientos
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.교만하여 저주를 받으며 주의 계명에서 떠나는 자를 주께서 꾸짖으셨나이다
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Megdorgálod a kevélyeket; átkozottak, a kik elhajolnak parancsolataidtól.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Mensen die eigenzinnig van Uw wet afdwalen, worden door U bedreigd en zijn al vervloekt.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Pokarhal si pyšných, zlorečených, ktorí blúdia od tvojich prikázaní.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Sinä nuhtelet julkeita, kirotuita, jotka poikkeavat pois sinun käskyistäsi.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Ti pretiš prevzetnim in preklinjaš, kateri izgrešajo zapovedi tvoje.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Tu menaces les orgueilleux, ces maudits, Qui s`égarent loin de tes commandements.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Tu minacci gli orgogliosi; maledetto chi devìa dai tuoi decreti
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Tu mustri pe cei îngîmfaţi, pe blestemaţii aceştia, cari se rătăcesc de la poruncile Tale.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Tu repreendeste os soberbos, os malditos, que se desviam dos teus mandamentos.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Vyhlazuješ pyšné, zlořečené, kteříž bloudí od přikázaní tvých.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Wytraciłeś pysznych; przeklęci są ci, którzy błądzą od rozkazaó twoich.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Συ επετιμησας τους επικαταρατους υπερηφανους, τους εκκλινοντας απο των προσταγματων σου.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.Ти си изобличил горделивите; Проклети да са ония, които се отклоняват от Твоите заповеди.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.גערת זדים ארורים השגים ממצותיך׃
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.انتهرت المتكبرين الملاعين الضالين عن وصاياك.
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.受 咒 詛 偏 離 你 命 令 的 驕 傲 人 、 你 已 經 責 備 他 們
Buyruklarından sapan Lanetli küstahları azarlarsın.受 咒詛 偏 離 你 命令 的 驕傲人 、 你 已 經責備 他 們
Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi, Sevdiğini azarlar.Bo kogo Pan miłuje, tego karze, a to jako ojciec, który się w synu kocha.
Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi, Sevdiğini azarlar.Căci Domnul mustră pe cine iubeşte, ca un părinte pe copilul pe care -l iubeşte!
Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi, Sevdiğini azarlar.Car l`Éternel châtie celui qu`il aime, Comme un père l`enfant qu`il chérit.
Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi, Sevdiğini azarlar.Denn welchen der HERR liebt, den straft er, und hat doch Wohlgefallen an ihm wie ein Vater am Sohn.
Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi, Sevdiğini azarlar.For den Herren elsker, ham refser han, som en far refser den sønn han har kjær.
Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi, Sevdiğini azarlar.HERREN revser den, han elsker, han straffer den Søn, han har kær.
Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi, Sevdiğini azarlar.대저 여호와께서 그 사랑하시는 자를 징계하시기를 마치 아비가 그 기뻐하는 아들을 징계함 같이 하시느니라
Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi, Sevdiğini azarlar.Lebo toho, koho miluje Hospodin, karhá, a to jako otec syna, ktorého má rád.
Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi, Sevdiğini azarlar.Mert a kit szeret az Úr, megdorgálja, és pedig mint az atya az õ fiát, a kit kedvel.
Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi, Sevdiğini azarlar.Nebo kohož miluje Hospodin, tresce, a to jako otec syna, jejž libuje.
Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi, Sevdiğini azarlar.perché il Signore corregge chi ama, come un padre il figlio prediletto
Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi, Sevdiğini azarlar.porque Jehovah disciplina al que ama, como el padre al hijo a quien quiere
Çünkü RAB, oğlundan hoşnut bir baba gibi, Sevdiğini azarlar.porque o Senhor repreende aquele a quem ama, assim como o pai ao filho a quem quer bem.