Babam beni iyi bir azarladıktan sonra ondan vazgeçtim.I gave it up after my father had given me a good scolding.
Baba eve çok geç geldiği için Junko'yu azarladı.Father scolded Junko for coming home so late.
Babam dakik olmadığım için beni azarladı.My father scolded me for not being punctual.
Annen eve geldiğinde azarlanacaksın.You'll be scolded when your mother comes home.
Arkadaşlarım beni aptal davranışım için azarladı.My friends scolded me for my stupid behavior.
Onun annesi tarafından azarlandığını gördüm.I saw him being scolded by his mother.
Onu azarlayacağım.I'll scold him.
Eğer pastadan bir parça alırsan seni azarlarım.If you take a single piece of the cake, I'll give you hell.
Anne atı azarlıyor mu?Is Mother scolding the horse?
Müdür masaya vurarak adamı azarladı.The manager reprimanded the man by pounding on the table.
Kapıyı açık bıraktığı için o onu azarladı.She scolded him because he left the door open.
O, geç kaldığı için onu azarladı.She scolded him for being late.
Ev ödevini yapmadığı için onu azarladı.She scolded him for not doing his homework.
Çimi biçmediği için onu azarladı.She scolded him for not mowing the lawn.
O onu azarladı.She scolded him.
Tom Mary'yi geç kalacağını söylemek için aramadığından dolayı azarladı.Tom scolded Mary for not calling to say she'd be late.
Tom Mary'yi zamanında gelmediği için azarladı.Tom scolded Mary for not arriving on time.
Tom işe geç kaldığı için patronu tarafından azarlandı.Tom was scolded by his boss getting to work late.
Tom işe geç geldiği için patronu tarafından azarlandı.Tom was scolded by his boss for showing up late for work.
Tom öğretmeni tarafından azarlandı.Tom got scolded by the teacher.
Tom Mary'yi azarlamak için kendini ikna edemedi.Tom couldn't bring himself to scold Mary.
Tom Mary'yi azarladı.Tom scolded Mary.
Onu azarladı.She gave him hell.
Annesi akşam yemeğine geç kaldığı için onu azarladı.Her mother scolded her for being late for supper.
Bay Jones ders esnasında uyuduğum için beni azarladı.Mr. Jones reprimanded me for falling asleep during class.
Onun sağlığı azar azar iyileşiyor.Her health is improving little by little.
Mary Tom'u Tatoeba'da çok zaman harcadığı için azarladı.Mary chided Tom for spending so much time on Tatoeba.
Onu birçok kez azarladım.I've scolded him many times.
Eğer geç kalırsam azarlanacağım.If I'm late, I'll be scolded.
O, Terry'yi neredeyse beni azarladığı kadar sık azarlıyor.She scolds Terry about as often as she scolds me.
Mary Tom'u azarladı.Mary berated Tom.
Tom Mary'yi azarlıyor.Tom is scolding Mary.
Benim öğrencilerimi azarlıyorum, seninkileri değil.I am scolding my students, not yours.
Şimdiye kadar ilk kez bir öğrenciyi azarladımThis is the first time I've ever scolded a student.
Hiç kızını azarladın mı?Have you ever scolded your daughter?
Azarbeycan Kafkas bölgesinde en büyük ülkedir.Azerbaijan is the largest country in the Caucasus area.
Onları nerede azarladın?Where did you scold them?
Onu azarlama. O anlamak için fazla genç.Don't scold her. She's too young to understand.
Onu azarlama. O anlayamayacak kadar genç.Don't scold her. She's too young to understand.
Yönetmen seni azarladı.The director reprimanded you.
Çocuklar çimi çiğnediler ve bekçi onları azarladı.The children trampled on the grass and the guard scolded them.
Babası onu hiç azarlamadı.His father has never scolded him.
Geç kaldığı için Tom'u azarladım.I chewed Tom out for being late.
Tom John'a saygıyla davranmadığı için Mary'yi azarladı.Tom scolded Mary for not treating John with respect.
Tom, geç kaldığı için oğlunu azarladı.Tom scolded his son for being late.
Tom tembel olduğu için oğlunu azarladı.Tom scolded his son for being lazy.
Tom boyuna kusur bulup seni azarlıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to be picking on you.
Öğretmen işini kaybetti çünkü hata yapan öğrencileri acımasızca azarladı.The teacher lost his job because he cruelly berated students who made mistakes.
Çocukların yalan söylemesinin ana nedeni azar işitmekten kaçınmaktır.The main reason kids tell lies is to avoid getting into trouble.
O, gürültü nedeniyle onları azarladı.He scolded them because of the noise.
O onu geç kaldığı için azarladı.She told him off for being late.
Ben bilmiyordum, bu yüzden beni azarlama.I didn't know, so don't chew me out.
O beni azarladı.She scolded me.
Tom azarlandı.Tom has been reprimanded.
Tom azarlanmalı.Tom should be scolded.
Misafirler azar azar geldiler.The guests arrived in dribs and drabs.
Tom annesi tarafından azarlandı.Tom was scolded by his mother.
Arkadaşını azarlama.Don't reproach your friend.
Kim Tom'u azarladı?Who scolded Tom?
Tom öğretmen tarafından azarlandı.Tom was scolded by the teacher.