Ana içeriğe geç
Sözlük

azar ile cümle

azar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
James derste hatalar yapmaktan ve azarlanmaktan çok korkardı.James had a great fear of making mistakes in class and being reprimanded.
Öğretmenin tarafından azarlanman sürpriz değil.It is not surprising that you should be scolded by your teacher.
Profesör, dersi atlattığı için John'u azarladı.The professor scolded John for skipping class.
Eve çok geç geldiği için çocuğu azarladı.She scolded the child for coming home so late.
Hasta azar azar iyileşti.The patient got better little by little.
Bir kek yersen seni azarlarım.If you eat any cake, I'll whip you.
Tembel olduğu için öğretmeni tarafından azarlandı.He was scolded by his teacher for being lazy.
Tembel olduğu için öğretmeninden azar yedi.He was scolded by his teacher for being lazy.
Tom babası tarafından azarlanılacak.Tom will be scolded by his father.
Testte iyi yapmadım bu yüzden ebeveynlerim beni azarladı.I didn't do well on the test so my parents chewed me out.
Dan genellikle annesi tarafından azarlanır.Dan is often scolded by his mother.
Öğretmen öğrencileri ciddi olarak azarladı.The teacher scolded his students severely.
Bitki azar azar büyüdü.This plant grew little by little.
Çocuk bitkileri sulamayı ihmal etti ve o azarlandı.The boy neglected to water the plants, and he was scolded.
Çocuk azarlanmaya alışkındı.The boy was used to being scolded.
Çocuk azarladı.The boy got scolded.
Çocuk annesi tarafından başkalarının huzurunda azarlandı.The child was scolded by his mother in the presence of others.
Annem onlarla dalga geçtiğim için beni azarladı.Mom scolded me for making fun of them.
Öğretmenin tarafından azarlandın mı?Were you scolded by your teacher?
Seni azarlarsam, ilerlemeni istediğim içindir.If I scold you, it is that I want you to improve.
Ben seni azarlamıyordum.I was not scolding you.
O öğretmen tarafından şiddetle azarlandım.I got scolded severely by that teacher.
Öğretmenim tarafından azarlanmak korkusuyla kendimi sakladım.I hid myself for fear of being scolded by my teacher.
Öğretmen tarafından azarlandım.I was scolded by my teacher.
Onun babası tarafından azarlandığını gördüm.I saw him scolded by his father.
Onu annesi tarafından azarlandığını gördüm.I saw him scolded by his mother.
Ben annesinin onu azarladığını gördüm.I saw his mother scold him.
Doğruyu söylemek gerekirse, ben annem tarafından azarlandım.To tell the truth, I was scolded by my mother.
O, ödevini yapmadığı için onu azarladı.She told him off for not doing his homework.
küçük köpeğin sahibi onu boynundan tuttu ve onu azarladı.The owner of the small dog gripped its neck and scolded it.
Patronum sık sık işe gelmediğim için beni azarladı.My boss called me down for frequent absence from work.
Patronum ofis telefonundan özel görüşme yaptığım için beni azarladı.My boss called me down for making private calls on the office phone.
Öğretmen, gürültücü olduğu için sınıfını azarladı.The teacher scolded her class for being noisy.
Öğretmen suçsuz yere öğrenciyi azarladı.The teacher scolded the student for no reason.
Tembel olduğu için oğlunu azarladı.She scolded her son for being lazy.
Tembel olduğum için annem tarafından azarlandım.I was scolded by my mother for being lazy.
Tembel olduğum için annemden azar yedim.I was scolded by my mother for being lazy.
Geç kaldığı için canım onu azarlamak istemedi.I didn't feel like scolding her for being late.
Geç kaldığım için öğretmen tarafından azarlandım.I was scolded by the teacher for being late.
O onu yaptığı için oldukça azarlanabilir.He may well get scolded for doing that.
Anlaşilan onu bir azarlama zannetti.He took it for an implied rebuke.
Kapıyı açık bıraktığı için onu azarladı.He scolded her for having left the door open.
O, fena halde azarlanmış görünüyor.It seems that he was badly scolded.
Patron onu tekrar azarladı.The boss just chewed him out again.
O, tembel olduğum için beni azarladı.He scolded me for being lazy.
O sadece bana yardım etmeyi reddetmedi fakat aynı zamanda beni azarladı.Not only did he refuse to help me, but also he scolded me.
O azarlanıyorken dilini tuttu.He held his tongue while he was being scolded.
O, azar azar iyileşiyor.He is getting better bit by bit.
O, onu azarladı.He scolded her.
O, babası tarafından asla azarlanmadı.He has never been scolded by his father.
O, annesi tarafından azarlandı.He was scolded by his mother.
Sadece onlar değil aynı zamanda ben de öğretmen tarafından azarlandım.Not only they but also I was scolded by the teacher.
Onlar öğretmen tarafından azarlandılar.They were scolded by the teacher.
Onun seni azarlaması için hiçbir sebep yoktur.There is no reason for her to scold you.
O geç kaldığında canım onu azarlamak istedi ama dilimi tuttum.When she was late, I felt like scolding her, but I held my tongue.
Onun yardımıyla Fransızca'm azar azar ilerledi.With her help, my French improved little by little.
Eve çok geç geldiği için kızını azarladı.She scolded her daughter for coming home too late.
O, beni azarladığı kadar sık Terry'i azarlar.She scolds Terry as often as me.
Geç saatlere kadar dışarıda olduğu için oğlunu azarladı.She scolded her son for being out until late.
Söylemeye garip, öğretmen beni azarlamadı.Strange to say, the teacher didn't scold me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod