Nedenleri her neyse, şiddetin azalmasının derin etkileri var.Niezależnie od tego jakie były powody spadku przemocy, niosły za sobą głębokie konsekwencje.
Nedenleri her neyse, şiddetin azalmasının derin etkileri var.Oricare i-ar fi cauzele, declinul violenței are implicații profunde.
Nedenleri her neyse, şiddetin azalmasının derin etkileri var.Quelles qu'en soient les causes, le déclin de la violence a de profondes conséquences.
Nedenleri her neyse, şiddetin azalmasının derin etkileri var.Seja qual for a sua causa, o declínio da violência tem profundas implicações.
Nedenleri her neyse, şiddetin azalmasının derin etkileri var.Was auch immer die Gründe seien, die Abnahme der Gewalt hat weit reichende Auswirkungen.
Nedenleri her neyse, şiddetin azalmasının derin etkileri var.Wat de oorzaken ook moge zijn, de afname van geweld heeft diepgaande implicaties.
Nedenleri her neyse, şiddetin azalmasının derin etkileri var.Ανεξάρτητα από τα αίτια, η μείωση της βίας, πιστεύω, έχει βαθιές επιπτώσεις.
Nedenleri her neyse, şiddetin azalmasının derin etkileri var.Чем бы оно ни было вызвано, сокращение насилия имеет глубокие последствия.
Nedenleri her neyse, şiddetin azalmasının derin etkileri var.Якими б не були передумови, зниження насильства, на мою думку, має глибокий зміст.
Nedenleri her neyse, şiddetin azalmasının derin etkileri var.תהיינה הסיבות אשר תהיינה, לירידה באלימות יש השלכות מעמיקות.
Nedenleri her neyse, şiddetin azalmasının derin etkileri var.مهما كانت الأسباب , إن إنخفاض العنف
Nedenleri her neyse, şiddetin azalmasının derin etkileri var."我々の過ち" だけではなく "我々の正しい行い"も問うべきです
Ormanların yok olması ve orman arazilerin azalmasından kaynaklı emisyonların azaltılması için bir plan.Jest to plan ograniczenia emisji z powodu odlesienia i degradacji lasów.
Ormanların yok olması ve orman arazilerin azalmasından kaynaklı emisyonların azaltılması için bir plan.이것은 삼림파괴와 삼림황폐화로 생기는 배기물을 줄이기 위한 제도입니다.
Ormanların yok olması ve orman arazilerin azalmasından kaynaklı emisyonların azaltılması için bir plan.תוכנית להפחתת פליטות מברוא יערות והתדרדרות היערות.
Ormanların yok olması ve orman arazilerin azalmasından kaynaklı emisyonların azaltılması için bir plan.مخطط لتقليل الانبعاثات من ازالة الغابات و تقلص الغابات
Ormanların yok olması ve orman arazilerin azalmasından kaynaklı emisyonların azaltılması için bir plan.しくみによるものです ノルウェーは既にインドネシア ブラジルそれぞれに
Ormanların yok olması ve orman arazilerin azalmasından kaynaklı emisyonların azaltılması için bir plan.一個為減少伐林同林地退化 造成嘅碳排放而設嘅計劃
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.Elle ne pénètre pas au delà des couches translucides de la peau pour s'y dissiper.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.Es geht nicht unter die lichtdurchlässige Schicht der Haut und verschwimmt.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.Het komt niet onder de doorschijnende lagen van de huid, waar het zou vervagen.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.피부 속으로 흡수되었다가 스며나오는 빛이 아니에요.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.Não atravessa as camadas translúcidas da pele para a seguir se esbater.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.Nie przenika przez półprzezroczyste jego warstwy i nie zanika.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.No alcanza las capas traslúcidas inferiores de la piel y se dispersa.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.Nó không đi xuống các lớp da trong mờ rồi mờ dần.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.Non va sotto gli strati traslucidi della pelle e offusca il resto.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.Nu pătrunde sub straturile translucide ale pielii şi se pierde.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.Δεν εισέρχεται μέσα στις ημιδιαφανείς στοιβάδες του δέρματος ώστε να θολώσει.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.Воно не досягає напівпрозорих шарів шкіри і згладжується.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.Он не достигает полупрозрачных слоёв кожи и сглаживается.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.Тя не стига под полупрозрачните слоеве на кожата и се замъглява.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.הוא לא מגיע מתחת לשכבות השקופות למחצה של העור ומתפזר.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.إنها لا تدخل في طبقات شفافة تحت البشرة وغير واضحة خارجها.
O tenin altındaki yarı saydam katmana ulaşmaz ve netlik azalmaz.ぼやけた光は除かれています そのため
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.edno z najczęściej zadawanych pytań
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.na dintre întrebările puse cel mai adesea
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.Prága: az alacsonyabb levegőszennyezéscsökkenteni fogja az épületek károsodását.
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.Praga: la riduzione dell'inquinamento atmosfericoridurrà i danni agli edifici.
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.Praga: Znižanje onesnaženosti zraka bo zmanjšalo škodona zgradbah.
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.Prague: Limiter la pollution atmosphérique, c’est limiterles dommages causés aux bâtiments.
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.Prag: Weniger Luftverschmutzung wird die Schäden an Gebäuden verringern.
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.Praha - menšie znečistenie vzduchu zníži poškodzovanie budov.
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.Praha - nižší znečištění ovzduší snížíškody na budovách.
Prag: Hava kirliliğinin azalması binalara verilenzararı azaltacaktır.дин от въпросите,които най-често се
Sadece bildirilen ağrı azalmasından değil, gerçekte ölçülen azalmadan bahsediyorum.A nemám na mysli len hlásené stlmenie bolesti, ale skutočne namerané stlmenie bolesti.
Sadece bildirilen ağrı azalmasından değil, gerçekte ölçülen azalmadan bahsediyorum.Chodzi nie tylko o odczucie zmniejszenia bólu, ale o odnotowaną jego redukcję.
Sadece bildirilen ağrı azalmasından değil, gerçekte ölçülen azalmadan bahsediyorum.Ich meine nicht nur die ausgewiesene Schmerzreduktion, sondern die tatsächlich gemessene Schmerzreduktion.
Sadece bildirilen ağrı azalmasından değil, gerçekte ölçülen azalmadan bahsediyorum.Ik bedoel niet alleen de gemelde pijnreductie, maar feitelijk gemeten pijnreductie.
Sadece bildirilen ağrı azalmasından değil, gerçekte ölçülen azalmadan bahsediyorum.In to ne samo glede na poročila o zmanjšanju bolečine, ampak glede na dejanske meritve zmanjšanja.
Sadece bildirilen ağrı azalmasından değil, gerçekte ölçülen azalmadan bahsediyorum.Jeg mener ikke kun gennem berettet smertereduktion, men reel målt smertereduktion.
Sadece bildirilen ağrı azalmasından değil, gerçekte ölçülen azalmadan bahsediyorum.Không chỉ thông qua các báo cáo về giảm đau , mà còn dựa trên các tác dụng giảm đau thực tế của nó.
Sadece bildirilen ağrı azalmasından değil, gerçekte ölçülen azalmadan bahsediyorum.제가 말하는 효과는 진술된 진통 억제 효과뿐만 아니라 실제로 측정된 진통 억제 효과도 말합니다.
Sadece bildirilen ağrı azalmasından değil, gerçekte ölçülen azalmadan bahsediyorum.Nejedná se přitom jen o udávané snížení bolesti, ale i o skutečně změřené snížení.
Sadece bildirilen ağrı azalmasından değil, gerçekte ölçülen azalmadan bahsediyorum.Non dico solo nella presunta riduzione del dolore, ma nella reale riduzione misurata del dolore.
Sadece bildirilen ağrı azalmasından değil, gerçekte ölçülen azalmadan bahsediyorum.Nu mă refer doar la reducerea raportată a durerii, ci la reducerea măsurată a durerii.
Sadece bildirilen ağrı azalmasından değil, gerçekte ölçülen azalmadan bahsediyorum.Pas seulement au travers d'une réduction de douleur signalée, mais cette réduction est aussi mesurée.
Sadece bildirilen ağrı azalmasından değil, gerçekte ölçülen azalmadan bahsediyorum.Δεν αναφέρομαι στην αναφερόμενη υποχώρηση του πόνου, αλλά στην πραγματικά μετρημένη υποχώρηση του πόνου.
Sadece bildirilen ağrı azalmasından değil, gerçekte ölçülen azalmadan bahsediyorum.И я говорю не о субъективном, а о реально измеренном врачами уровне боли.
Sadece bildirilen ağrı azalmasından değil, gerçekte ölçülen azalmadan bahsediyorum.Нямам в предвид просто отчетено намаляване на болка, а действително измерено намаляване на болка.