Bu, üçte iki azalma demek.Dat is een daling met twee derde.
Bu, üçte iki azalma demek.Die bedeutet einen Rückgang um 2/3.
Bu, üçte iki azalma demek.Este o scădere cu două treimi.
Bu, üçte iki azalma demek.Es una disminución de 2/3.
Bu, üçte iki azalma demek.Je to pokles o dve tretiny.
Bu, üçte iki azalma demek.Terjadi penurunan sebesar dua pertiganya.
Bu, üçte iki azalma demek.Thương vong đã giảm 2/3.
Bu, üçte iki azalma demek.To oznacza spadek o ⅔.
Bu, üçte iki azalma demek.Una diminuzione di due terzi.
Bu, üçte iki azalma demek.Αυτό είναι μια μείωση στα δύο τρίτα.
Bu, üçte iki azalma demek.Това е намаляване с две трети.
Bu, üçte iki azalma demek.Это сокращение на две трети.
Bu, üçte iki azalma demek.この減少傾向については
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.Denn am Anfang war die wachsende Intimität noch nicht groß genug, um das Verlangen abzuschwächen.
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.Eftersom, från början, var den växande intimiteten inte så stark att den faktiskt ledde till fallande åtrå.
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.Fordi i starten var den voksende intimitet endnu ikke så stærk at den ledte til en nedsættelse af begæret.
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.Ker na začetku ta rastoča intimnost še ni bila tako močna, da bi pripeljala do zmanjšanega poželenja.
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.왜냐하면 처음에 자라나는 친밀감이 그렇게 강하지 않아서 실질적으로는 열정의 감소로 이어지기 때문입니다.
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.Koska alussa syvenevä läheisyys ei ollut vielä niin voimakas, että se olisi johtanut halun hiipumiseen.
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.Mert kezdetben, a kifejlődő közelség nem volt még olyan erős, hogy csökkentette volna a vágyat.
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.Parce qu'au début, l'intimité croissante n'était pas encore forte au point de diminuer le désir.
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.Perché all'inizio, l'intimità crescente non era ancora così forte da portare alla diminuzione del desiderio.
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.Protože na začátku rostoucí intimita ještě nebyla tak silná, aby vedla k úbytku vášně.
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.Защото в началото, растящата интимност не е била още толкова силна, че да доведе до намаляването на желанието.
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.Оскільки спочатку щораз більша близькість ще не була такою сильною, щоб знизити бажання.
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.Потому что в самом начале растущая близость ещё не была настолько сильной, чтобы привести к угасанию страсти.
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.כי בהתחלה, האינטימיות הגוברת לא היתה עדיין חזקה עד כדי כך שהביאה לירידה בתשוקה.
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.لأنه في البداية ، نمو العلاقة الحميمة لا تكون قوية جدا بعد إنها في الواقع تؤدي إلى إنخفاض الرغبة.
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.そんなに強くないので 欲望を低下させるほどではありません 繋がりが深まるほど 責任を強く感じて
Çünkü e, bileşik faiz, üssel büyüme ve azalmadan geliyor. . . i^2 = -1복리 이자와 자연의 기하급수적인 증가와 감소를 설명할 수 있는 자연대수 e 제곱해서 -1이 되는 허수 i
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.De kom på att motviljan få mindre av något på ett starkare sätt påverkar människors beteende.
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.Denn sie haben herausgefunden, dass Verlust-Vermeidung das menschliche Verhalten stärker bestimmt.
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.Fordi de fandt ud af, at det at tabe point har en større indflydelse på folks adfærd.
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.가진 것을 안뺐기려는 행동기제가 사람들의 행위에 더 큰 영향을 준다는 것을 알아냈기 때문입니다.
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.Mert rájöttek, hogy az elvesztéstől való félelem sokkal erősebben hat az emberek viselkedésére.
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.Ponieważ niechęć straty czegoś ma większy wpływ na ludzkie zachowanie.
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.Porque descobriram que a aversão à perda influencia mais o comportamento das pessoas.
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.Vì họ thấy rằng cảm giác mất mát gây ảnh hưởng mạnh mẽ hơn tới hành vi của con người.
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.Ze hebben ontdekt dat het voorkomen van verlies een veel grotere invloed heeft op iemands gedrag.
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.Zjistili totiž, že nechuť ke ztrátě má na chování lidí větší vliv.
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.Επειδή βρήκαν ότι η αποστροφή προς την απώλεια είναι πιο δυνατή επιρροή στη συμπεριφορά του ατόμου.
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.Защото открили, че нежеланието за загуба оказва по-мощно влияние върху поведението на хората.
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.Обнаружено, что страх потери более эффектно влияет на поведение людей.
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.משום שהם מצאו שלהמנעות מהפסד יש השפעה חזקה יותר על התנהגותם של אנשים.
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.لانهم وجدوا أن الشعور بخسارة النقاط له تأثير أكبر على سلوك الأفرد
Çünkü hoşnut olunmayan bir şeyin azalması insan davranışında çok güçlü bir yere sahip.強い影響を与えるからです イギリスでは「また3点もらっちゃった」が
Çünkü varoluşsal riskde en ufak azalma bile herhangi bir faydayı etkileyecek sizin başarmanızı sağlayabilir왜냐하면 인류소멸의 위험을 아주 조금 줄이는 것은 여러분이 성취하고자하는 다른 이익을 훨씬 능가할 수도 있습니다.
Çünkü varoluşsal riskde en ufak azalma bile herhangi bir faydayı etkileyecek sizin başarmanızı sağlayabilirכי אפילו הצמצום הזעיר ביותר היה מכניע כל יתרון אחר שאפשר להשיג.
Çünkü varoluşsal riskde en ufak azalma bile herhangi bir faydayı etkileyecek sizin başarmanızı sağlayabilirلإنّ أبسط هبوط في خطر الوجود بإمكانه أن يطغي علي أي فائدة نرجو تحقيقها.
Çünkü varoluşsal riskde en ufak azalma bile herhangi bir faydayı etkileyecek sizin başarmanızı sağlayabilir他のいかなる方法でも達成しえない 大きな利益につながるからです 仮に 今の世代のことだけを考えて
Çünkü, vergi gelirindeki azalmayı, vergi indirimlerini azaltarak dengeleyeceğim.Candy, lo que el gobernador Romney dijo no es verdad.
Çünkü, vergi gelirindeki azalmayı, vergi indirimlerini azaltarak dengeleyeceğim.Da I\ 92 m Aufrechnung einige der Reduktionen mit gedrückter einige Abzüge. \
davranışların azalmasında ve sosyal faaliyetlerin artmasında olumlu etkileri görülmüştür.gedrag en van crimineel gedrag en wat betreft verbetering van het sociaal functioneren.
davranışların azalmasında ve sosyal faaliyetlerin artmasında olumlu etkileri görülmüştür.i zachowań zagrażających zdrowiu oraz poprawę funkcjonowania w społeczeństwie.
davranışların azalmasında ve sosyal faaliyetlerin artmasında olumlu etkileri görülmüştür.sociálnom fungovaní.
davranışların azalmasında ve sosyal faaliyetlerin artmasında olumlu etkileri görülmüştür.spotřeby nelegálních drog, zdravotně rizikové chování a kriminalitu a zlepšené sociální fungování.
davranışların azalmasında ve sosyal faaliyetlerin artmasında olumlu etkileri görülmüştür.Tratamentul dependen†ei de opiacee
davranışların azalmasında ve sosyal faaliyetlerin artmasında olumlu etkileri görülmüştür.Tratamiento de mantenimiento
davranışların azalmasında ve sosyal faaliyetlerin artmasında olumlu etkileri görülmüştür.von drei bis vier Fällen je 1 000 Erwachsene schließen, ist jedoch mit Bedacht zu interpretieren.
davranışların azalmasında ve sosyal faaliyetlerin artmasında olumlu etkileri görülmüştür.zdravljenja in nadzorovanih preskušanj (za pregled glej Gossop, 2006).