Bu gibi azalmalar, özellikle azot oksitleri (NO sayılabilir (Vor allem bei den Stickoxiden ( NO
Bu gibi azalmalar, özellikle azot oksitleri (NO sayılabilir (Σημαντικές θα είναι επίσης οι μειώσεις των οξειδίων οικοσυστήματα ( x), του διοξειδίου του θείου (SO
Bu gibi azalmalar, özellikle azot oksitleri (NO sayılabilir (Тези намаления са особено забележими здраве и екосистемите (
Bu gibi değişiklikler, topraktaki organik karbon rezervlerinde azalmaya ve COKohlenstoffbestände im Boden und einen erheblichen Anstieg der CO
Bu gibi değişiklikler, topraktaki organik karbon rezervlerinde azalmaya ve COSådana förändringar kan leda till en minskning av lagrat organiskt kol och därmed till avsevärt ökade
Bu gibi değişiklikler, topraktaki organik karbon rezervlerinde azalmaya ve COTakéto zmeny môžu viesť k poklesu zásob pôdneho organického uhlíka – ak podstatnému zvýšeniu emisií CO
Bu gibi değişiklikler, topraktaki organik karbon rezervlerinde azalmaya ve COTakové změny mohou vést k poklesu zásob organického uhlíku v půdě – a následnému zvýšení emisí CO
Bu gibi değişiklikler, topraktaki organik karbon rezervlerinde azalmaya ve COTällaiset muutokset voivat johtaa maaperän orgaanisen hiilen määrän laskuun ja CO
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Aceasta conduce la slăbirea memoriei cunoașterii și a abilității de menținere a posturii și a agilității.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Cela se traduit par un déclin de la mémoire, des capacités cognitives, et de celles de postures et d'agilités.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Daraus ergibt sich eine Schwächung von Gedächtnis, Kognition, Haltungsfähigkeit und Beweglichkeit.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Dit resulteert in geheugenverlies in cognitieverlies, in verlies van evenwicht en behendigheid.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Esto resulta en deterioros en la memoria en la cognición, y en la habilidad y agilidad postural.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Il risultato è un declino di memoria, cognitività, e nelle abilità e agilità dei movimenti.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Isto resulta em declínios na memória, na cognição, na capacidade da postura e na agilidade.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Kết quả này do sự đi xuống của trí nhớ, của nhận thức, của vận động và sự thích nghi.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.이는 기억, 인지, 자세 능력과, 명민함의 감소를 야기합니다.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Mamy w efekcie słabnącą pamięć i zdolności poznawcze, gorszą zwinność, posturę.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Результатом этого является потеря памяти, упадок мышления, и возможности держать осанку, проворства.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Тези резултати на упадък в паметта, познавателната способност, способностите за поза и подвижност.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.Це призводить до зниження пам"яті, когнітивної функції, рухливості і погіршення постави.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.התוצאה היא התדרדרות בזיכרון, בחשיבה, ביציבות ובזריזות.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.وهذا يؤدي إلى انخفاض في الذاكرة في الإدراك ، والتحكّم في وضعيّة الجسم وخفة الحركة.
Bu, hafızada, bilişte, vücudun duruş biçimine bağlı becerilerde, çeviklikte azalmalarla sonuçlanıyor.認知 姿勢 機敏さの能力が低下します ところがそういった個人の脳は訓練でき
Bu mesajı alan insanlar,enerji tüketimlerinde belirgin bir azalma gösterdiler.에너지 소비량에 있어서 뚜렷한 감소세를 보였습니다.
Bu mesajı alan insanlar,enerji tüketimlerinde belirgin bir azalma gösterdiler.הראו הפחתה ניכרת בצריכת החשמל שלהם,
Bu mesajı alan insanlar,enerji tüketimlerinde belirgin bir azalma gösterdiler.أظهروا انخفاض ملحوظ في استهلاك الطاقة
Bu mesajı alan insanlar,enerji tüketimlerinde belirgin bir azalma gösterdiler.近所の家庭について伝えただけでです
Bu modele bakıyoruz. Sosyal ilişkilerdeki bu azalma geleceğe yönelik hayati bir belirti olabilir mi?Ce înseamnă acest declin în sănătatea socială ca un fel de indicator vital pentru viitor?
Bu modele bakıyoruz. Sosyal ilişkilerdeki bu azalma geleceğe yönelik hayati bir belirti olabilir mi?E cosa rappresenta quel declino nell'interazione sociale in termini di segni vitali per il futuro?
Bu modele bakıyoruz. Sosyal ilişkilerdeki bu azalma geleceğe yönelik hayati bir belirti olabilir mi?I patrząc na ten wzór, co ten spadek zdrowia społecznego znaczy jako ważny sygnał dla przyszłości?
Bu modele bakıyoruz. Sosyal ilişkilerdeki bu azalma geleceğe yönelik hayati bir belirti olabilir mi?Waar wijst die daling in sociale gezondheid op voor je toekomstig leven?
Bu modele bakıyoruz. Sosyal ilişkilerdeki bu azalma geleceğe yönelik hayati bir belirti olabilir mi?Was bedeutet dieser Niedergang der sozialen Gesundheit als Lebenszeichen für die Zukunft?
Buna göre, bu alanın yoğunluğu azalmaktadır.Jesno widać, że w tym obszarze gęstość będzie maleć.
Buna göre, pozitif diverjans vardır veya yoğunluk azalmaktadır. -E assim você tem uma divergência positiva, ou você está se tronando menos denso.
Buna göre, pozitif diverjans vardır veya yoğunluk azalmaktadır. -Więc mamy dodatnią dywergencję, lub zmniejsza się nam zagęszczenie.
Buna göre, pozitif diverjans vardır veya yoğunluk azalmaktadır. -Y así tienes un positivo diverge, o eres cada vez menos denso.
Bu ne ediyor, aktif değerlerinde 29,5 milyar $'lık bir azalma anlamını taşıyor bu.Odepsaných 29,5 miliard dolarů.
Bu niye olmuştu? İdam cezasına olan desteğin azalması yüzünden olmamıştı.Nie dzieje się tak dlatego, że brakuje szerokiego poparcia dla kary śmierci.
Bunun etkileri nedir? Bir: Duzende azalma.그럼 그 영향은 무엇이겠습니까? 그 중 한 가지는 바로 질서가 사라져갈 것이라는 점입니다.
Bunun etkileri nedir? Bir: Duzende azalma.Και ποια είναι τα αποτελέσματα; Το πρώτο είναι η μείωση στην τήρηση της τάξης.
Bunun etkileri nedir? Bir: Duzende azalma.מהן ההשלכות? אחת היא פגיעה בסדר.
Bunun etkileri nedir? Bir: Duzende azalma.وما تأثير ذلك ..ان الفرد يقوض تبعاً لذلك ..
Bunun etkileri nedir? Bir: Duzende azalma.別の研究によれば
Bunu sürtünme kuvvetinin hareket başlayınca azalması olarak da yorumlayabilirsiniz.בגלל שכוח החיכוך קטן יותר לאחר התחלת התנועה
Bunu sürtünme kuvvetinin hareket başlayınca azalması olarak da yorumlayabilirsiniz.انك تستطيع اظهارقوة الاحتكاك سوف تصبح اقل عندما تبدا بالحركة
Burada daha da az negatif ve 0'a yaklaştıkça, negatifliği azalmaya devam ediyor. -lentamente al 0 se hace cada vez menos negativa y luego sigue creciendo hasta que llegamos al 5
Burada daha da az negatif ve 0'a yaklaştıkça, negatifliği azalmaya devam ediyor.הוא אפילו פחות שלילי כאן ולאחר מכן כפי שהוא לאט
Burada daha da az negatif ve 0'a yaklaştıkça, negatifliği azalmaya devam ediyor.واقل سالبة هنا ثم كلما اقترب ببطئ
Burası Afrika Alt-Sahara bölgesi ortalaması. BM diyor ki, bu %1.8 oranında azalma demek.Ini adalah rata-rata untuk seluruh Afrika sub-Sahara. dan PBB berkata ini adalah penurunan sebesar 1,8 persen.
Bu sebeple, emisyonlarda bir yüzde azalma veya artışın ne anlama geldiğini kestirmek de güçtür.Dane są sumowane, dzięki czemu uzyskiwany jest ogólny obraz emisji w całej Europie.
Bu sebeple, emisyonlarda bir yüzde azalma veya artışın ne anlama geldiğini kestirmek de güçtür.Je proto rovněž obtížné si představit, co znamená procentuální pokles nebo nárůst emisí.
Bu sebeple, emisyonlarda bir yüzde azalma veya artışın ne anlama geldiğini kestirmek de güçtür.Por tanto, también es difícil comprender qué significa una reducción o aumento porcentual en las emisiones.
Bu sebeple, emisyonlarda bir yüzde azalma veya artışın ne anlama geldiğini kestirmek de güçtür.Preto sa tiež ťažko určuje, čo znamená percentuálny pokles alebo nárast emisií.
Bu sebeple, emisyonlarda bir yüzde azalma veya artışın ne anlama geldiğini kestirmek de güçtür.Zato je tudi težko ugotoviti, kaj pomeni zmanjšanje ali povečanje emisij, izraženo v odstotkih.
Bu sebeple, emisyonlarda bir yüzde azalma veya artışın ne anlama geldiğini kestirmek de güçtür.В резултат на това е трудно да си представим какво означава процентно намаляване или увеличаване на емисиите.
Bu süreçte varlık miktarı, enerji miktarı, hammedde miktarı azalmadı.Богатството, енергията, суровините не бяха по-малко от преди.
Bu, üçte iki azalma demek.זאת ירידה של שני-שלישים.
Bu, üçte iki azalma demek.اي انخفاض بما يقارب الثلثين
Bu, üçte iki azalma demek.3분의 2 정도 줄어든 것입니다.