Ana içeriğe geç
Sözlük

azalma ile cümle

azalma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Termodinamiğin ikinci kanunu kapalı bir evrendeki toplam entropinin asla azalmayacağını söyler.热力学第二定律说明封闭宇宙的熵永远不会减少。
Yerliler, cephanelerinin azalması sonucunda geri püskürtüldüler.西班牙人在弹药不足的情况下继续前进。
Göğüs muayenesi normal olabilir ancak etkilenen bölgede göğsün genişlemesinde azalma görülebilir.患者的胸腔檢查結果可能正常,但是也可發現患病側胸腔擴張下降。
2008 yılında 6.2 milyon yolcu alarak, 2007 yılına oranla %13.5 bir yolcu azalması oldu.在2008年,有六百二十万旅客使用了该机场,这个数字比2007年少约13.5%。
Tarıma dayalı ekonomi giderek azalmaktadır.公司的经济状况继续不断下降。
Ancak mevcut baraj inşaatı nedeni ile çayın turistik amaçlı kullanımı gün be gün azalmaktadır.」深信祖母的花菜於是每天都很認真地打掃廁所。
Günümüzde çerçilik giderek azalmaktadır.今天,这样的纠纷已经渐渐减退。
Aktivite zamana bağlı şekilde azalır, genelde üssel azalma göstererek.活动将以时间依赖的方式减少,通常跟随指数衰减。
Ancak bu sayı her sene yaklaşık %1 oranında azalmaktadır.不过现在这种贸易已经下降到当年的三分之一。
Yaşam alanının azalması nedeniyle türü tehdit altındadır.该物种因栖息地减少而受到威胁。
Saat vuruş zamanını azalma nedeni de budur.这也是用钟表表示时间的一个原因。
Pus, duman, toz ve yüksek nem ışığın azalmasına yardımcı olur.煙霧、大氣的粉塵、和高濕度都有助於大氣衰減陽光。
Yeşil alanlar giderek azalmaktadır.綠色債券 可持續發展
Erken 1900'lerde Kırmızı Sedir malzemesi azalmaya başladı.1960年代起,紅溪河的水質開始下降。
Dünya'daki doğal kaynaklar azalmaktadır ve bu yüzden ülkeler arası krizler yaşanmaktadır.地球的自然環境急劇惡化,天然資源的紛爭引發內戰。
Birleşme, Avrupa Komisyonunun Alman mobil pazarındaki rekabetin azalması endişeleri nedeniyle ertelenmişti.但是到2013年12月,由于欧盟委员会关注到合并会减少德国手机市场的竞争,合并并未完成。
Ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında kentin nüfusu giderek azalmaya başladı.直到20世紀下半葉這個城市才開始漸漸找回過往的榮光。
Hiçbir fark edilebilir performans azalması gözlemlenmedi.그들은 어떤 중요한 차이점도 발견할 수 없었다.
Nüfus ortalama yaşı giderek artmakta genç nüfus azalmaktadır.많은 젊은이들이 주를 떠난 이유로 인구의 평균 나이가 늘어났다.
Yarı ömür ilk kullanıma göre ışık şidddetinin yarı yarıya azalması anlamına gelmektedir.다만 이 밝기는 처음 발견했을 때의 추정치에 비하면 절반 수준으로 떨어진 것이다.
Ve sayıları gitgide azalmaktadır.다만 매출액은 점차 줄어드는 추세이다.
1929'daki büyük ekonomik bunalım trenin yolcularının azalmasına yol açtı.עם פרוץ השפל הכלכלי הגדול של 1929 נסגר הקו לנוסעים.
Yani, bilgi azalmasına neden olur.הדחיסה גורמת לאובדן מידע מועט.
1970'li yıllarda Batman'in popüleritesi azalmaya başlamıştı.בשנות הארבעים החלה הפופולריות של הסווינג לרדת.
Bu sırada güvenilirliğini kaybeden Macar Sosyalist İşçi Partisi üye sayısı azalmaya başladı.ותנועת השומר הלא מפלגתית החלה לאבד מכוחה.
Birleşme, Avrupa Komisyonunun Alman mobil pazarındaki rekabetin azalması endişeleri nedeniyle ertelenmişti.הרכישה עוכבה זמן רב על ידי הרשויות האירופאיות בשל החשש מחוסר תחרותיות בשוק התעופה היווני.
Bu biçim inhibisyon enderd görülür ve hem Vmax hem de Km değerinde azalmaya yol açar.סוג עיכוב זה נדיר וגורם לירידה הן ב-Vmax והן ב-Km.
Aktivite zamana bağlı şekilde azalır, genelde üssel azalma göstererek.הפעילות תפחת באופן תלוי בזמן, בדרך כלל על פי דעיכה אקספוננציאלית.
Sayılarının azalmasının önemli nedenlerinden biri de budur.זהו אחד הגורמים העיקריים לירידה בכמות המשקים המשפחתיים.
Jaguar popülasyonu günümüzde azalmaktadır.אוכלוסיית היגוארים נמצאת כעת בירידה.
Ağaçlıhüyük nüfusu hızla azalmaktadır.האוכלוסייה קטנה בקצב מסחרר.
Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla Ku'damm'ın önemi azalmaya başladı.עם פרוץ המלחמה ירדה חשיבותו של ליי.
8 noktalı bir hikâye, 8 azalma verir).פרקים 1–8 (8 פרקים).
1960'lı yıllarda şehre göç başlamış ve kır nüfusu oran olarak azalmaya başlamıştır.כבר בשנות ה-50 החל האזור להידרדר, והציבור הדיר רגליו ממנו.
Sebep olarak insanların artık dışarıya yemeğe çıkmaması ve otel siparişlerinin azalması olduğunu söyledi.דבר זה גרם להפרדה בין תושבי הבית והאכסניה לתושבי המלון, ולכך שלתושבי הבית היה אסור לצאת מביתם.
1990 'lardan sonra ise hikâyeler giderek azalmaya başlamıştır.בתחילת שנות ה-90 החל לפרסם סיפורים קצרים.
Böylece kese kullanımı gittikçe erkek giyiminde azalmaya başlamıştır.Започва да се обръща все повече внимание на мъжкото облекло.
Migren ağrısı ile çalışmaya devam edenlerde ise yaklaşık üçte bir oranında iş verimliliği azalmaktadır.При тези, които ходят на работа с мигрена, ефективността намалява приблизително с една трета.
Bu azalmanın hemen hemen tamamı 1989-1991 arasında gerçekleşmiştir.Подобни наблюдения зачестяват над цяла Белгия между 1989 и 1991.
1990 yılından itibaren nüfus azalması yaşanmıştır.Но след 1990 година се наблюдава спад в населението.
Perimenopoz sırasında, şiddeti azalmadan önce belirtileri sıklıkla daha kötüye gider.По време на перименопаузата симптомите често се влошават, преди да намалее тежкият им характер.
Son yıllarda kitlesinde azalma belirtileri göstermektedir.Тя показва признаци на деменция в последните си години.
Yatırımlardaki bu azalma yüzünden hisse senetleri büyük oranda değer yitirmiştir.Имайки предвид размаха на начинанието, инвестициите са огромни.
Oyunun sadelik ve devasa eğlence değer azalma belirtisi gösteren onun sevilen, katkıda bulunmuştur.Грижи се за безпроблемното и приятно изкарване на клиентите.
Türkeli İlçesi'ndeki kentsel-kırsal nüfus artış oranları da giderek azalmaktadır.В резултат на това процентът на турското население в България постоянно намалява.
Deflasyon, fiyatların artış hızının azalması anlamına gelen disinflation ile karıştırılmamalıdır.В същото време не трябва да насилваме неоправдано темпото по отношение на намаляването на цените.
Ayrıca çevre ve gürültü kirliliğinin azalmasına da katkı sağlanmış oluyor.Също така предприети са мерки за намаляване на вредните шумове.
Hayvancılıkla ilgili faaliyetler mahallede meyveciliğin gelişmesiyle birlikte sürekli azalmaktadır.Производството на пилешко месо винаги е задоволявало вътрешното потребление.
Ve sayıları gitgide azalmaktadır.Но количествата вложени в тях са намаляващи.
Ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında kentin nüfusu giderek azalmaya başladı.През втората половина на Средновековието, ситуацията започна да се променя постепенно.
Son yıllarda nüfusu göçler ve yaşlılık yüzünden giderek azalmaktadır.През последните години населението намалява поради увеличаване на емиграцията и рязък спад в раждаемостта.
Bu sebeple nüfus azalmaktadır.В резултат на това плътността на популацията намалява.
Daha sonra nüfusu azalmasına rağmen 2014 yılına kadar belediyelikle yönetildi.Скоро след това обаче административните единици са върнати към структурата си отпреди 1987 година.
Bu nedenle mahallenin nüfusu yıllar itibarıyla sürekli azalma göstermektedir.В резултат на това историята на въстанието не става публична в продължение на дълги години.
Nüfus her sene gittikçe azalmaktadır.Техният брой намалява с всяка година.
2006'da ilginin azalmasından dolayı yarışmadan çekilmiştir.В началото на 2006 е освободен от отбора поради слабо представяне.
Akinezide motor fonksiyonlarda azalma, kayıp ya da hiç bulunmama söz konusudur.Активността на ензимите е намалена или липсва.
Bununla birlikte batarya fiyatları toplu üretim ile azalmaktadır ve daha da azalması beklenmektedir.Međutim, cijena akumulatora pada s masovnom proizvodnjom i očekuje se da će nastaviti padati.
Şehir içinde çatışmalar 14 Mart'ta azalmaya başladı.Borba u gradu je jenjavala 14. ožujka.
Talep artınca fiyatı artmakta, düşünce de azalmaktadır.Tada ponuda raste a potražnja pada.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod