Ana içeriğe geç
Sözlük

azalma ile cümle

azalma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ailenin varlıkları günden güne azalmaktadır.Farens drikking blir ikke noe mindre med tiden.
Esomeprazol tedavisi sırasında, ketokonazolün ve itrakonazolün emiliminin azalması beklenebilir.Ved tidlig Altzheimers sykdom vil retningssans og romforståelse bli redusert.
İsim hallerinin azalması bütün Balkan dillerinde görülmüştür.Navnet kan oversettes til Balkanfjellenes orden.
Bu azalma oranda, alan yaklaşık 1600 yıl içinde önemsiz olacaktır.Nor-Dan Sving i produksjon og det blir laget 1600 i løpet av få år.
Yatırımlardaki bu azalma yüzünden hisse senetleri büyük oranda değer yitirmiştir.Eierne av jugendstilhusene har etter dette fått dårligere inntjening på eiendommene.
Hem savaşlar, hem ekonomik çöküntü, nüfusun azalmasına yol açmıştır.Krig og matmangel bidro også til nedgang i folketallet.
Ağrıyan kasın üstüne gitmek, daha fazla şişmeye ve ağrıya neden olabilir ve ağrının azalma periyodunu uzatır.Akutt smerte er alvorlige skader som medfører en mer langvarig smerte og forteller oss at vi er skadet.
Afrika orman ırkının sayısında ise %43 oranında azalma tespit edilmiştir.Gajah hutan afrika mengalami penurunan sebesar 43%.
Alman devletleri üzerindeki Avusturya etkisinin azalması, Avusturya'nın dikkatini Balkanlara çevirdi.Berakhirnya dominasi Austria atas negara-negara Jerman mengalihkan perhatian Austria ke wilayah Balkan.
Yüzde beş ila sekiz oranında bir azalma yorgunluk ve baş dönmesine neden olabilir.Penurunan 5 s/d 8 persen dapat menyebabkan rasa lelah dan pusing-pusing.
Viskozite artıkça Dean sayısı azalmaktadır.Permintaan makin sulit dipenuhi saat angka kriminalitas menurun.
Kılcal damarların sayısında veya yoğunluğundaki azalma da periferik rezistana katkıda bulunabilir.Penurunan jumlah atau kepadatan pembuluh kapiler juga bisa ikut berperan dalam resistensi perifer.
Perimenopoz sırasında, şiddeti azalmadan önce belirtileri sıklıkla daha kötüye gider.Selama perimenopause, gejala-gejala cenderung memburuk sebelum menurun keparahannya.
Ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında kentin nüfusu giderek azalmaya başladı.Pada abad ke-20 penduduk Kumlinge mulai menurun.
Tarım ve hayvancılığın ağırlığı ise giderek azalmaktadır.Dengan demikian pendapatan dan taraf hidup petani perlahan semakin meningkat.
Bunun belirli iki sebebi vardır: doğumların azalması, ölümlerin azalması.Mereka dikaruniai dua anak perempuan, yaitu Anisah (lahir 1999) dan Ammarah (lahir 2001).
03:07'de helikopterler yakıtın azalması sebebiyle ayrılırken, başka iki helikopter kolu bölgeye geldi.Pukul 03.25, ketika pengeboman ke lini kedua parit cadangan, infanteri bergegas menyerbu masuk parit.
Yatırımlardaki bu azalma yüzünden hisse senetleri büyük oranda değer yitirmiştir.Kata-katanya ini menenangkan para investor setelah harga saham anjlok hebat kemarin.
Sonlanma tepkimeleri serbest radikal sayısında net bir azalma olan tepkimelerdir.Pembakaran terjadi melalui serangkaian reaksi radikal bebas yang rumit.
1847 yılından başlamak üzere bu terim idrar çıkışındaki azalma için kullanıldı.Lintasan yang selesai sekitar tahun 1870 ini masih digunakan hingga sekarang.
Bu durum mahallenin nüfusunun her geçen gün azalmasına neden olmaktadır.Insiden ini terus diperingati masyarakat setempat setiap tahunnya.
Bu azalma oranda, alan yaklaşık 1600 yıl içinde önemsiz olacaktır.Với tốc độ giảm này, lĩnh vực này sẽ không đáng kể trong khoảng 1600 năm.
Yüzde beş ila sekiz oranında bir azalma yorgunluk ve baş dönmesine neden olabilir.Giảm 5 đến 8% có thể gây mệt mỏi và chóng mặt.
Birleşik Krallık, Saint Helena ve Şili'den göçenler neticesinde nüfusun azalması önlenmektedir.Nhập cư từ Anh Quốc, đảo Saint Helena, và Chile giúp đảo ngược hiện tượng suy giảm dân số.
Ancak bu sayı her sene yaklaşık %1 oranında azalmaktadır.Tỷ lệ gia tăng khoảng 1% mỗi năm.
Ancak popülasyonlardaki yaygınlıkta 1970'lerin ortasından beri azalma rapor edilmektedir.Tuy nhiên, hiện tượng giảm phổ biến rộng rãi trong dân số đã được ghi nhận kể từ giữa những năm 1970.
Köyün nüfusu son yıllarda azalma göstermektedir.Làng phát triển chậm trong vài thế kỷ tiếp theo.
Bu azalmanın nedeni göçten çok ölümlerdir.Chính điều này giúp nhiều con mồi thoát chết.
Yani, bilgi azalmasına neden olur.Thông tin làm giảm sự không chắc chắn.
Balık ağlarına takılma yerli popülasyon sayısının azalmasında önemli derecede etkilidir.Sự sụt giảm số tàu đánh cá đã tác động mạnh tới nhiều cộng đồng ngư dân.
Öyle bir noktadır ki fonksiyon azalmayı ve artmayı bırakır o noktada.Có ý kiến cho rằng nên giảm hoặc bỏ bớt giai đoạn này.
Hayvancılık her geçen gün azalmasına karşın halen devam etmektedir.Theo thường lệ, năm nay bò tót xuất hiện ở đó chậm hơn so với mọi năm.
Cinsel arzularda ise artma değil genelde azalma görülür.Trong quan hệ tình dục, không phải lúc nào cũng có cực khoái một cách dễ dàng.
1970'li yıllarda Batman'in popüleritesi azalmaya başlamıştı.1970年代後半になるとバットマン人気は衰えていた。
Yoğun kaygı ve kaçınma davranışı gelişebilir, sosyalliğin azalmasına yol açabilir.極めて強い不安と回避行動が発展することが多く、社交性の低下につながる可能性がある。
Erken teşhis ve tedavi ile komplikasyonlar azalmaktadır.早期発見と早期治療に分かれる。
Baskıların azalmaya başlamasıyla Dionysius Roma piskoposluğuna getirildi.迫害がおさまり始めると、ディオニシウスはローマ教皇に就いた。
1990 yılından itibaren nüfus azalması yaşanmıştır.1990年以降すでに人口は少しずつ減少していった。
Yeraltı su miktarı her geçen yıla göre azalmaktadır.降水量は年間通じてある。
90'lı yılların sonunda nüfusun azalması yüzünden okul kapatılmıştır.1990年代半ば以降は、学校が着用義務付けを廃止する傾向がある。
Öğrencilerinin azalmasıyla kendini yazıya verdi.彼は自分の生徒を失望させることを拒んだのだ。
Belirgin bir dışkı azalması vardır.付加効果は特殊無効。
Satış azalması nedeniyle 2005 yılında üretimi durdurulmuştur.しかし、売り上げが低迷したため、1999年に製造が中止された。
Dolayısıyla buna bağlı olarak da moment ihtiyacı azalmaktadır .そのため、その事件に応じて時間的範囲を設定する必要がある。
Tersliklerle karşılaşsa dahi insanlara duyduğu sevgi azalmaz.面識がなければ、相手に対する最低限の愛情も発生しない。
Dekompresyon sözcüğü "basınç azalması" anlamına gelir.デッキ名は「気圧を制するもの」。
Yıldan yıla yağış rejimlerinde de azalmalar yaşanmaktadır.鉄道車両においても経年等により雨漏りが発生することがある。
Tarıma dayalı ekonomi giderek azalmaktadır.全国規模での景気減速が明確化。
Yaşam alanının azalması nedeniyle türü tehdit altındadır.生息地の減少に脅かされている。
Buna rağmen toplam açısal momentum azalmaktadır.一方で全体的な本数は減少している。
Örneğin buz erimesi esnasında ısıda bir azalma olmaksızın sistem ısıyı tutar.また、氷が張ると集熱しない。
Bunun nedeni buharlaşma artarken yağışlarda azalmaktadır.一方、花は雨の捜索の中で滑落してしまう。
Bu sebeple nüfus azalmaktadır.そのため、人気は低迷した。
Nüfus oranı hiç azalmamış, tam aksine sürekli artmıştır.永遠不滿足於現狀,時常求強向上。
Alman devletleri üzerindeki Avusturya etkisinin azalması, Avusturya'nın dikkatini Balkanlara çevirdi.在德意志霸权的结束使奥地利将注意力转移到了巴尔干。
1970'li yıllarda Batman'in popüleritesi azalmaya başlamıştı.1970年代末,蝙蝠侠的受欢迎程度逐渐消退。
Migren ağrısı ile çalışmaya devam edenlerde ise yaklaşık üçte bir oranında iş verimliliği azalmaktadır.即使是那些愿意带病工作的人,其工作效率也降低了约三分之一。
19. yüzyılın ortalarından başlayarak, Britanya'nın bölgeye olan ilgilisi azalmaya başlamıştır.从十九世纪中期起,英国对该地区的兴趣开始减退。
Kayıtlı tarihte, muhtemelen salgın hastalıklara bağlı iki büyük nüfus azalması oldu: 1909'da ve 1950'de.另外,歷史上有兩次袋獾數目異常下降的紀錄,分別在1909年和1950年發生。
Bunun yanı sıra alkanların dallanması artıkça da bunların kaynama noktasında bir azalma olmaktadır.這樣的事情,雖然洩憤,爲大家所稱快,但也過於殘酷啊。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod