Ana içeriğe geç
Sözlük

azalma ile cümle

azalma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Migren ağrısı ile çalışmaya devam edenlerde ise yaklaşık üçte bir oranında iş verimliliği azalmaktadır.U bolesnika koji rade s migrenom, učinkovitost je smanjena za oko jednu trećinu.
Viskozite artıkça Dean sayısı azalmaktadır.Broj vjernika se smanjio zbog iseljavanja.
Grubun popülaritesi 1983 yılında davulcu Phil Rudd'ın gruptan ayrılmasının ardından azalmaya başladı.No, popularnost sastava naglo je pala nakon odlaska bubnjara Phila Rudda 1983. godine.
Elena'nın Antonio'yu küçümsemesi artık biraz olsun azalmaya başlamıştır.Tonyjevo prijateljstvo s Fran počinje blijedjeti.
Mısır yetiştiriciliği azalmaktadır.Kako povećati proizvodnju smole.
Tarımda kullanılan ilaçların etkisiyle arıcılık giderek azalmaya başlamıştır.U New Yorku nasilje prouzrokovano konzumiranjem droge sve je gore.
Ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında kentin nüfusu giderek azalmaya başladı.U drugoj polovici 18. stoljeća stanovništvo Banje Luke se naglo smanjuje.
Bu göç, köy nüfusunun önemli ölçüde azalmasına sebep olmuştur.Taj je most uvelike popravio kvalitetu života lokalnoga stanovništva.
Köyde genç aileler giderek azalmaktadır.V dedine tak mizne čoraz viac mladých žien.
Bu da azalmaların nedeninin üreme performansı olmadığını göstermektedir.Ako dôvod uviedlo nenarušovanie výroby.
Adaya vardıktan sonra hafıza sorunları yavaşça azalmaya başlar.Po oslobodení sa život v obci začal pomaly normalizovať.
Hem savaşlar, hem ekonomik çöküntü, nüfusun azalmasına yol açmıştır.Vojnové straty a masový exodus spôsobili, že sa počet obyvateľov značne znížil.
Köy nüfusu giderek azalmaktadır.Počet obyvateľov obce neustále klesá.
Bundan sonra ise parlaklık hızla azalmaya başlar.Po tomto maxime začína vlna rýchlo klesať.
Püskürmelerin durması ile birlikte dalga ve rüzgâr erozyonu adanın boyutlarında büyük azalmalara neden oldu.Úbytok palmového porastu zapríčinil vysychanie a rozsiahle veterné erózie povrchu ostrova.
Nüfusu azalmaktadır.Jej populácia klesá.
Bu sürecin azalması anne ile yavru arasındaki bağın azalması ile aynı zamandadır.Zbaviť deti materčiny je predsa to isté ako odtrhnúť hladné dieťa od matkiných pŕs.
Grubun popülaritesi 1983 yılında davulcu Phil Rudd'ın gruptan ayrılmasının ardından azalmaya başladı.Krátko potom, ako od kapely v roku 1983 odišiel bubeník Phil Rudd popularita AC/DC klesala.
8 noktalı bir hikâye, 8 azalma verir).(1 bit za začetek, 8 podatkovnih bitov, 1 bit za stop).
Günümüzde çerçilik giderek azalmaktadır.Danes se antependij vse manj uporablja.
Bir hacmi terk eden akım, bu hacmin yük miktarının azalma oranına eşit olmak zorundadır.Nanj je privezano breme, ki ima približno enako težo kakor breme, ki ga mora žerjav dvigniti.
Bu da perde hızının düşmesi ve netleme hızının azalmasına neden olur.To pomeni manj linij in manjšo hitrost.
Ağrıyan kasın üstüne gitmek, daha fazla şişmeye ve ağrıya neden olabilir ve ağrının azalma periyodunu uzatır.Namesto fizične bolečine, človek ostane s čustveno bolečino in strah lahko traja dlje časa.
Babasının erken ölümü onu destekleyenlerin azalmasına sebep oldu.Prezgodnja smrt njegovega očeta je povzročila spore za njegovo nasledstvo.
Su hacminin artmasıyla deniz seviyesi yükselir, azalmasıyla da alçalır.Z višanjem temperature gostota morske vode pada, z večanjem slanosti pa raste.
Ne var ki, Antonius'un Cicero'ya karşı olan kini azalmamıştı ve Cicero da kurban edildi.Tačiau Antonijaus neapykanta Ciceronui buvo nepajudinama ir Ciceronas tapo aplinkybių auka.
Çalışabilir insan sayısı gittikçe azalmakta, köydeki nüfus gün geçtikçe yaşlanmaktadır.Šiandieną vis mažiau žmonių nori ten gyventi dėl senėjančios pastatų būklės.
Baskıların azalmaya başlamasıyla Dionysius Roma piskoposluğuna getirildi.Nurimus persekiojimams, Dionyzas buvo paskelbtas Romos vyskupu.
Bunun nedeni ise mera alanlarının azalmaya başlamasıdır.Tai viena iš priežasčių, dėl kurių jų ėmė mažėti.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gelen başvuru sayısının da azalmasını sağlayacağını belirtti.Manoma, kad turėtų sumažėti kreipimųsi į Europos žmogaus teisių teismą.
Köy nüfusu giderek azalmaktadır.Gyventojų kaime nuolat mažėja.
Erkek nüfusunun azalması kadınların iş yaşamında daha etkin hale gelmesini sağladı.Užtat prožektorius labai palengvino žmonių darbą pramonės perversmo laikotarpiu.
Yerliler, cephanelerinin azalması sonucunda geri püskürtüldüler.Partizanams pritrūkus amunicijos pradėtas atsitraukimas.
1850'den beri buz kalınlığı yer yer 100 m den fazla azalma göstermiştir.Led šviestuvai 2014m. jau pasiekė daugiau kaip 150 lm/W. Šviesos srauto tolygumas.
Dolayısıyla buna bağlı olarak da moment ihtiyacı azalmaktadır .Dėl tos priežasties, priklausomai nuo situacijos, reikia vartoti patikslintus terminus.
Ayrıca çevre ve gürültü kirliliğinin azalmasına da katkı sağlanmış oluyor.Tada sumažės jų keliamas triukšmas, taip pat oro tarša.
Şehrin nüfusu 68.000 olup bu nüfus giderek azalmaktadır.82 % populiacijos gyvena miestuose ir šis skaičius sparčiai didėja.
Bu tarihten sonra her sayıma göre şehrin nüfusu azalma göstermiştir.Selgus, et vahepeal on kogu tsiviilelanikkond piirkonnast lihtsalt kadunud.
Homolog rekombinasyon sıklığının azalması da kansere yol açabilir.Liiga vähene homoloogiline rekombinatsioon võib viia vähi tekkeni.
Özellikle Büyük Britanya'da 1970 ile 1998 arasında %95'lik azalma ile durum ciddi boyutlar almıştır.Põldvarblase arvukus Suurbritannias kahanes 95% aastatel 1970–1998.
Mısır yetiştiriciliği azalmaktadır.Egiptuse tähtsus kahanes.
Buna rağmen toplam açısal momentum azalmaktadır.Ent alandamine tekitab üldiselt paha tunde.
Bu sistemde işlem hızının artması ve hataların azalması büyük bir ilerleme sayılmıştır.Kiirus oli märgatavalt kiirem ja edastamisel esines oluliselt vähem vigu.
Ayrıca diyafram kısılarak bu hatada ciddi azalma sağlanır.Selle vastuväite seeme on jälgitav juba eduka reduktsiooni puhul.
Bu azalma depresif hareketlere ve idrakta işlev bozuklularına sebebiyet verir.Depressioon viib tõsiste tülideni tööl ja kodus.
Tencere tava eylemlerinde ise azalma oldu.Rändrahvaste puhul jäädi lihtsalt maha.
Hayvancılıkla ilgili faaliyetler mahallede meyveciliğin gelişmesiyle birlikte sürekli azalmaktadır.Kuid osa viljapuuaedu asenduvad aeglaselt elamuarendusega.
Köyde genç aileler giderek azalmaktadır.Noori perekondi jäi järjest vähemaks.
Petrol fiyatlarının azalması ise petrol üreten ülkeler için büyük sorun haline gelmiştir.Vajalik maksutõus viis tõsiste kokkupõrgeteni maaomanikega.
Ama giderek konuşan sayısı azalmaktadır.Kõnelejate arv väheneb kiiresti.
Köy nüfusu devamlı suretle azalmaktadır.Valla elanikkond vähenes pidevalt.
Yani üretim miktarının artmasıyla birim maliyetlerde azalma sağlanabilir.Tellimismaht kahaneb, kuigi suudetaks rohkem toota.
Bu azalmada etkili olan diğer nedenler nüfus planlaması konusunda yapılan çalışmaların başarıya ulaşmasıdır.Muud sisendi protsessid, mis võivad mõjutada projekti kvaliteedi planeerimist.
Bu durum, Galatasaray sergilerine ilginin azalmasına sebep oldu.Sellest tulemusest veelgi väärtuslikumaks osutusid aga meetodid kuidas Galois’l õnnestus selleni jõuda.
0 saat sonra maddenin yüzde kaçı kalır? Henüz azalmadığını görürüz, yani maddenin %100'ü hala elimizdedir.Bueno, no ha decaído aún, así que tenemos 100% de izquierda.
1/10'dan 1/1000'e gitmek için,.. ..boyut olarak 100 kat azalmalısınız.10 분의 1 에서 1000 분의 1 로 가기 위해서는 100 분의 1 로 줄여야 합니다
1/10'dan 1/1000'e gitmek için,.. ..boyut olarak 100 kat azalmalısınız.Ahhoz, hogy 1 tizedből egy 1 ezredet kapjunk, százzal kell osztást végeznünk.
1/10'dan 1/1000'e gitmek için,.. ..boyut olarak 100 kat azalmalısınız.A więc aby przejść 1/10 do 1/1000, musimy zmniejszyć naszą jednostkę 100 razy.
1/10'dan 1/1000'e gitmek için,.. ..boyut olarak 100 kat azalmalısınız.Ca să merg de la 1/10 la 1/1000 scad ordinul de mărime cu 100.
1/10'dan 1/1000'e gitmek için,.. ..boyut olarak 100 kat azalmalısınız.For at komme fra 1/10 til 1/1000 skal man dividere med 100.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod