azalmış ile cümle
azalmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Zaman içinde mahallenin nüfusu dışa göç nedeni ile azalmıştır.Over tid har området til den baltiske befolkningen minsket.
1990'ların ortalarından itibaren birçok grunge grubu dağılmış ya da popülerlikleri azalmıştır.I fra midten til slutten av 1990-tallet var det mange grungeband som brøt opp eller ble mindre synlige.
Su ve yiyecek erzakları büyük ölçüde azalmıştı.Imidlertid var prisutviklingen for fisk og kjøtt relativt mindre fallende.
Laktozsuz ya da laktozu azalmış mamalar genellikle zorunlu değildir.Formula bebas laktosa atau pengurangan laktosa biasanya tidak diperlukan.
Ölüm oranları 1970'ler ve 2000'ler arasında azalmıştır.Kematian antara tahun 1970-an hingga 2000-an sudah mengalami penurunan.
Ön azı, kesici ve köpek dişlerinin sayısı azalmıştır.Jumlah gigi geraham kecil, gigi seri, dan gigi taring berkurang.
Kavun ve karpuz ekimi ise 1980'li yıllardan itibaren azalmıştır.Restorasi dan perbaikan besar dimulai sejak tahun 1980.
Bu nedenle mahalle nüfusu azalmış nüfus yaşlılardan oluşmaya başlamıştır.Kemiskinan secara efektif berkurang di kalangan warga yang berusia tua.
Çin'de 2011 ve 2013 yılları arasında tüketim %50-70 oranında azalmıştır.Tiêu thụ giảm khoảng 50-70% ở Trung Quốc từ năm 2011 đến năm 2013.
Günümüzde suflör kullanımı gittikçe azalmıştır.Ngày nay, việc dùng âm đang dần biến mất.
Bu uygulama şu an azalmıştır. ^ Balinalar Uzmanlık Grubu (1996).Hiện nay, người ta không ước tính được số lượng hiện có của chúng. ^ Caprinae Specialist Group (1996).
Böylece basınç da azalmış olur.Như vậy sẽ giảm bớt áp lực cho tim.
Görüş açısı, Lumia serisindeki diğer telefonlara kıyasla biraz azalmıştır.Góc nhìn bị giảm nhẹ so với các sản phẩm Lumia khác.
Erzak azalmıştı.Muốn giảm cân!
2004'ten beri nüfus 5.08% (96 kişi) azalmıştır.昨年(2004年)比では5.08%(96人)減少した。
Besicilik yapanlar da vardır ancak eskiye nazaran iyice sayıları azalmıştır.後半は若干ではあるが以前までのバトル物の要素もある。
Son yıllarda su seviyesi azalmıştır.近年水量が減少している。
Son yıllarda kar yağışları oldukça azalmıştır.近年、大雪が多くなってきている。
Bu tarihten itibaren geçen 150 yılda sayıları hızlı bir şekilde azalmıştır.その後の150年間に森林はほとんど無くなってしまった。
Son yıllarda ise göç biraz da olsa azalmıştır.この年から民部権の少輔となる。
Özellikle 1989 Göçü sonrası ülkedeki nüfus büyük oranda azalmıştır.そして1989年の東側諸国崩壊後に特に移住が進んだ。
Erzak azalmıştı.▼は降格。
Düşmanın gücü iyice azalmıştı.敵の体力を減らしてくれる。
Yahudi nüfus ise İsrail'in kuruluşundan sonra giderek azalmıştır.一方ユダヤ人評議会はますます権威を落とした。
Yukarı pınar diye anılan pınarın da evvelki yıllara nazaran suyu azalmıştır.磯の湯の開湯は弘化以前であると言われる。
Bununla birlikte ordunun büyük bir bölümü çekilince sayı azalmıştır.「大軍隊もいつかはその数を減らしてしまう。
Çin'de 2011 ve 2013 yılları arasında tüketim %50-70 oranında azalmıştır.2010年と2011年の間の殺人率は57%減少した。
Günümüzde bağcılık yok denecek kadar azalmıştır.そのテクニックは、今もさほど衰えている様子はない。
Besicilik yapanlar da vardır ancak eskiye nazaran iyice sayıları azalmıştır.其時吳、越作者雖眾,足繼前哲名一家者,蓋寥寥焉。
İlde yıllık nüfus % 0,99 azalmıştır.年平均递减0.99%。
II. Dünya Savaşı'nın sonuna gelindiğinde, mavi balina nüfusları anlamlı ölçüde azalmıştır.到了第二次世界大戰結束時,藍鯨的數量已經減少相當多了。
Birisinin kaynak suyu azalmış, diğer çeşmeye ise şebeke suyu bağlanmıştır.(把木柴綁在人身上,將人投入水中淹死。
Görüş açısı, Lumia serisindeki diğer telefonlara kıyasla biraz azalmıştır.相比其他Lumia手机可视角度略有减少。
Yahudi nüfus ise İsrail'in kuruluşundan sonra giderek azalmıştır.犹太社区组织几乎在一夜之间消失。
Son yıllarda ise çiftçilik giderek azalmıştır.過去25年,農場的數量已逐漸減少。
Ancak günümüzde kilim üretimi oldukça azalmıştır.今天木加工工业只起一个比较低的作用。
Son 10 yıl içinde nüfusu %-3.8 oranında azalmıştır.在最近十年中,人口下降了3.4%。
Atmosferdeki radyasyon seviyesi, zaman içerisinde azalmıştır.모든 핵폐기물의 방사능은 시간에 따라 줄어든다.
Besicilik yapanlar da vardır ancak eskiye nazaran iyice sayıları azalmıştır.또한 역모죄로 체포한 개화파 인사들을 재판하는데 그 중에는 이승만이 있었다.
Çağdaş okulların gelişimiyle mekteplerin sayısı azalmıştır.현대에는 출산율 저하로 인해 많은 학교의 학급 수가 줄어들어 가고 있다.
Ticaret bu dönemde azalmış, bu nedenle sadece yılda 200,000 nomismata katkıda bulunmuştur.같은 해에 재계약을 했는데, 편당 출연료가 200,000달러에 달한다.
Bir yıl sonra, toplumdaki gerginlikler azalmıştır.그러나 7년간에 걸친 전쟁으로 국토가 황폐화되어 경작지가 크게 줄어들었다.
Çünkü kişilerin gelirleri azalmıştır.כתוצאה מכך ירדו משכורות העובדים.
İlde yıllık nüfus % 0,99 azalmıştır.קצב גידול האוכלוסייה השנתי הוא 0.99%.
Popülariteleri, Sovyet işgali ile hızla azalmıştı.המשורר משך מהר את שנאתו של הממסד הסובייטי.
Köyde hayvancılık giderek azalmıştır.מספר בעלי החיים הגדלים בכפר הוא בירידה.
Kas lifleri sayısı oldukça azalmıştır.רפרטואר הנוסחאות הוא מצומצם למדי.
Besicilik yapanlar da vardır ancak eskiye nazaran iyice sayıları azalmıştır.Той включва група семейства, които имат общ предшественик (или предшественици).
Düşmanın gücü iyice azalmıştı.Отговора на противника не се забавя.
Bu nedenle mahalle nüfusu azalmış nüfus yaşlılardan oluşmaya başlamıştır.За разлика от относително малката популация на коренните жители, които намаляват.
Ormanlık arazi her ne kadar %33 görülmekteyse de muntazam ormanlık saha çok azalmıştır.61% от земята е залесена, макар износът на дървесина да е малък.
Son yıllarda su seviyesi azalmıştır.Нивото на водата пада в последните няколко десетилетия.
Su ve yiyecek erzakları büyük ölçüde azalmıştı.Горивото и продоволствието застрашително намаляват.
İlin tüm ilçelerinde nüfus azalmıştır.Навсякъде плътността на популацията ѝ е ниска.
Donanmanın çok büyük bir kısmı elden çıkmıştır ve ordunun mevcudu ciddi biçimde azalmıştır.В същото време се премахват много ограничения, а ролята на армията значително се намалява.
Hayvansal üretim de bahçecilik ile ters orantılı olarak azalmıştır.Гладът е придружаван и от понижени нива на плодовитост.
Özellikle büyük kentlere yapılan göçlerle nüfusu çok azalmıştır.По принцип отношението към тези, които живеят на улиците в големите градове е твърде отрицателно.
Ölüm oranları 1970'ler ve 2000'ler arasında azalmıştır.Между 1970-те и 2000-те години процентите на смъртни случаи се увеличават.
Ancak günümüzde kilim üretimi oldukça azalmıştır.Днес породата е доста слабо разпространена.
Ölüm oranları 1970'ler ve 2000'ler arasında azalmıştır.Stope smrtnosti smanjile su se između 1970-ih i 2000-ih.