azalmış ile cümle

azalmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu yüzden sayıları çok azalmıştır.На жаль, їх кількість скоротилася.
Son yıllarda su seviyesi azalmıştır.Останніми роками рівень води в Поопо падає.
Olay gerçekleştiğinden beri ilgi zamanla azalmış ve tekrar yenilenmiştir.Використання його час від часу відмінялося та поновлювалося знову.
Çünkü kişilerin gelirleri azalmıştır.Це зменшило відтік мешканців на заробітки.
Yeni esir kampına geldiklerinde ise esirlerin sayısı azalmıştır.У прибулих на нове місце в'язнів життя разюче змінилося.
Alçak yerlerde fundalıklar azalmıştı.Трохи нижче йшли житлові будинки.
Bu tip kostümler artık bugün çok azalmıştır.Sportovní obleky byly úplně jiné než dnes.
Çünkü kişilerin gelirleri azalmıştır.Příjmy zaměstnanců však klesaly.
İnsanoğlunun büyüye olan inancı antik çağlardan günümüze gitgide azalmıştır.Pojetí důstojnosti člověka od antiky po současnost.
Bir yıl sonra, toplumdaki gerginlikler azalmıştır.V roce 2000 pokračoval mírně klesající trend úbytku obyvatelstva.
Sonraki on yıl içinde Taynoların yaşam koşulları giderek azalmıştır.V dalších létech životnost semen výrazně klesá.
1990'dan beri, bilim ve teknolojideki insan kaynakları büyük ölçüde azalmıştır.Din 1993, resursele umane în domeniul științei și tehnologiei au scăzut drastic.
Ölüm oranları 1970'ler ve 2000'ler arasında azalmıştır.Ratele de deces au scăzut între anii '70 și 2000.
1915–1919 yılları arasındaki Alman istilası sırasında, şehrin nüfusu yarı yarıya azalmıştır.În timpul ocupației germane, din 1915-1919, populația aproape s-a înjumătățit.
Etkilenen sektörlerde melanosit sayıları azaldığı görülmüştür ve stromal pigmentasyon azalmıştır.S-a arătat că sectoarele afectate au un număr redus de melanocite și au o diminuare a pigmentării stromale.
Yahudi nüfus ise İsrail'in kuruluşundan sonra giderek azalmıştır.Comunitatea evreiască din Kosovo nu și-a mai revenit după război.
Sonraki on yıl içinde Taynoların yaşam koşulları giderek azalmıştır.În următoarele câteva săptămâni, volumul herniar diminuează.
Bu göç ile birlikte Köyün mahallelerinin nüfusu sürekli azalmıştır.Cu timpul numărul locuitorilor satului a scăzut constant.
Kiliseye olan güven azalmıştır.Pronaosul bisericii este tăvănit.
Azalmış prostat kanseri riski ile yüksek parmak oranı ilişkilidir.Incidența cazurilor de cancer este foarte ridicată, din păcate.
Ölüm oranları 1970'ler ve 2000'ler arasında azalmıştır.A halálozási arány csökkent az 1970-es és a 2000-es évek között.
Laktozsuz ya da laktozu azalmış mamalar genellikle zorunlu değildir.Laktózmentes vagy laktózban szegény tápszer használata általában nem szükséges.
Normanların 1066'daki İngiltere'yi istilasını takiben Gallerin bağımsızlığı gün geçtikçe azalmıştır.A normannok 1066-os győzelme után Wales függetlensége fokozatosan megszűnt.
Yabani mandaların sayıları çok azalmıştır.A gorillák száma aggasztóan alacsony.
Hayvancılık azalmıştır.Mára az állatállomány lecsökkent.
Günümüzde kullanımı oldukça azalmıştır.Napjainkban közvetlen felhasználása visszaszorulóban van.
Katliamlar ve soykırım sona erdiğinde Kaliforniya Kızılderili nüfusu % 90 azalmıştır.A gyarmatosítás közben Amerikába behurcolt betegségek következményeként az indián lakosság 90%-a kihal.
Küçükbaş hayvan sayısı, büyükbaş hayvan sayısının artmasına paralel olarak azalmıştır.Egyes állatok esetében a hímek kis százaléka végzi a párosodások döntő hányadát.
Böylece basınç da azalmış olur.Ezzel csökkenthető a koponyaűri nyomás.
Doktrin George H. W. Bush döneminde de devam etmiştir ancak Soğuk Savaş'ın sonlarına doğru etkisi azalmıştır.Doktriinin toteuttaminen jatkui vielä George H. W. Bushin kaudella, mutta väheni kohti Kylmän sodan loppua.
Çünkü kişilerin gelirleri azalmıştır.Kotitalouksien tulot supistuivat.
Külotlu çorapların icadından sonra kullanımı azalmıştır.Housujen muodostuttua arkiasuksi leninkien käyttö on vähentynyt.
Kiliseye olan güven azalmıştır.Kirkossa käynti on kuitenkin vähentynyt.
Günümüzde köyde yaşayaların sayısı oldukça azalmıştır.Nykyisin kylän asukasmäärä on vähäinen.
Kas lifleri sayısı oldukça azalmıştır.Terävänojan virtaama on melko vähäistä.
Savaşlarda nüfusları azalmıştır.Näin sodat vähenisivät.
Zaman geçtikçe yazıtlar resimlerin önüne geçmiş ve betimlenen sahneler gittikçe azalmıştır.Tämä tapahtui muuttamalla hahmojen ja tapahtumien vauhtia hitaammaksi.
Köy zamanla göç vermiş ve nüfusu azalmıştır.Nykyään kylä on osittain autioitunut ja väkimäärä vähentynyt.
Ölüm oranları 1970'ler ve 2000'ler arasında azalmıştır.Τα ποσοστά θνησιμότητας μειώθηκαν μεταξύ των ετών 1970 και 2000.
Çağdaş okulların gelişimiyle mekteplerin sayısı azalmıştır.Με την ανάπτυξη των σύγχρονων σχολείων, ο αριθμός των κουτάμπ έχει μειωθεί.
Laktozsuz ya da laktozu azalmış mamalar genellikle zorunlu değildir.Συνήθως φόρμουλες χωρίς λακτόζη ή με μικρό ποσοστό αυτής δεν είναι απαραίτητες.
İlde yıllık nüfus % 0,99 azalmıştır.Σε άλλη περίπτωση, ο πληθυσμός της χώρας θα μειωνόταν με ρυθμό 0,9% το χρόνο.
Son 10 yıl içinde nüfusu %-3.8 oranında azalmıştır.Ο πληθυσμός θα μειωνόταν κατά 38% στις επόμενες τρεις δεκαετίες.
Kuzey Avrupa ülkelerinde sayıları azalmıştır.Στην Ευρώπη λείπει στις βόρειες χώρες.
Ancak yüzyıllar boyunca bu ormanlar çeşitli nedenlerle tahrip edilmiş ve giderek azalmıştır.Με το πέρασμα των αιώνων η επιφάνεια αυτή σταδιακά διαβρώθηκε και εξαφανίσθηκε.
Nüfusu azalmış küçük bir köydür.Τώρα είναι ένα ασήμαντο χωριουδάκι.
Günümüzde kullanımı oldukça azalmıştır.Σήμερα η χρήση του είναι λιγότερο διαδεδομένη.
Oy oranı artışına karşın meclise giren milletvekili bir önceki seçime göre azalmıştır.Antallet af medlemmer af kommunalbestyrelserne er en reduktion i forhold til forrige valg.
Bir yıl sonra, toplumdaki gerginlikler azalmıştır.Efter krigen oplevede man en årrække nedgang i befolkningstallet.
17. yüzyıl ortalarından itibaren de önemli ölçüde azalmıştır.Også i krigene i det 17. århundrede har den vistnok lidt meget.
Bu tip kostümler artık bugün çok azalmıştır.Pladerne er i dag yderst sjældne.
Özellikle son yıllarda yağış miktarı azalmıştır.Perth regionen har haft mindre mængder nedbør i de senere år.
Özellikle büyük kentlere yapılan göçlerle nüfusu çok azalmıştır.Retssikkerheden for især udlændinge blev kraftigt forringet.
Düşmanın gücü iyice azalmıştı.Dermed var adelens magt stærkt svækket.
Son 30 yıl içinde sürekli göç olması nedeniyle nüfus büyük ölçüde azalmıştır.Befolkningstallet er som resultat af udviklingen steget markant i de sidste 30 år.
Besicilik yapanlar da vardır ancak eskiye nazaran iyice sayıları azalmıştır.Noen av dem som har bidratt til hans ettermæle er tidligere konkurrenter.
Panama Kanalı'nın açılışından sonra, 1914 yılında burasının önemi hızla azalmıştır.Da Panamakanalen ble åpnet i 1914, døde imidlertid ideen bort.
Üretim faaliyetleri azalmış, ekonomi bozulmuştur.Politikken slo imidlertid feil og produktiviteten sank.
Kuzey Avrupa ülkelerinde sayıları azalmıştır.Familien mangler i Nord-Europa.
Ancak günümüzde kilim üretimi oldukça azalmıştır.I dag er jordbruket mindre aktivt.

İlgili Sayfalar