azalmış ile cümle

azalmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu metotlar sayesinde kullanıcılar sunucuların yükleme beklemeleri azalmıştır.Com base nisto, os meteorologistas reduziram suas estimativas.
Uylak üzerine anlatılan anlatılar radyo ve televizyonun yörede yaygınlaşması ile azalmıştır.Esta lógica pode ser apreendido quando colocamos em contraste o rádio e a televisão.
Buna azalmış gen etkinliği denir.É o chamado Baixo Vista Alegre.
Bir yıl sonra, toplumdaki gerginlikler azalmıştır.Um ano depois do ocorrido, as tensões já diminuíram.
Erzak azalmıştı.Suas rendas diminuiram.
Son yıllardaki nüfusu azalmıştır.A população tem vindo a diminuir ao longo dos últimos anos.
Son 30 yıl içinde sürekli göç olması nedeniyle nüfus büyük ölçüde azalmıştır.Por exemplo, a taxa de acidentes na aviação global tem-se mantido relativamente estável por quase 30 anos.
Mahalleden kente yapılan göçler neticesinde, nüfus artışı azalmış,mahallenin gelişmesi sağlanamamıştır.Não obstante, a chegada de mais povoadores vindos do Este do país fazia com que os processos não diminuíssem.
2004'ten beri nüfus 5.08% (96 kişi) azalmıştır.Em 2006, foi estimada uma população de 1508, um decréscimo de 90 (-5.6%).
Günümüzde kullanımı oldukça azalmıştır.Hoje têm uso mais limitado.
Ölüm oranları 1970'ler ve 2000'ler arasında azalmıştır.De sterftecijfers zijn tussen 1970 en 2000 gedaald.
Ancak bu şekilde giyinenler azalmıştır.Hierin is hij schaars gekleed te zien.
17. yüzyıl ortalarından itibaren de önemli ölçüde azalmıştır.Na de 17de eeuw is dit overigens snel teruggelopen.
Çünkü kişilerin gelirleri azalmıştır.Daardoor viel het inkomen van de familie weg.
Yeni esir kampına geldiklerinde ise esirlerin sayısı azalmıştır.Bij terugkeer in het kamp werden de gevangenen opnieuw geteld.
Bu durum alanında deniz kuş türleri azalmıştır.Hierdoor verdwenen nestplaatsen van zeevogels.
1991 yılından sonra böyle bir programa yeniden başlanabilecek altyapı giderek azalmıştır.Dit aandeel zou overigens vanaf 1997 weer drastisch worden verlaagd.
Günümüzde köyde yaşayaların sayısı oldukça azalmıştır.Tegenwoordig is er relatief veel middenstand in het dorp.
Mini skeçler ise iyice azalmıştır.De miniaturen zijn mooi afgewerkt.
Milattan sonra yedinci yüzyılda şehrin önemi giderek azalmıştır.In de latere 4e eeuw werd de stad minder belangrijk.
Su ve yiyecek erzakları büyük ölçüde azalmıştı.Voedsel en water waren nog steeds schaars.
Erkeklerde azalmış doğum boyutu ile yüksek parmak oranı ilişkilidir.Er moet echter wel worden opgelet bij kinderen met een laag geboortegewicht.
Erzak azalmıştı.Voedsel werd schaars.
Popülariteleri, Sovyet işgali ile hızla azalmıştı.Pogingen daartoe sloegen de Sovjets snel neer.
Ancak tepedeki kar miktarı hızla düşmektedir, 1994'ten beri %55 kadar azalmıştır.Nazwa oznacza "śnieżną górę", choć od roku 1994 ilość śniegu na szczycie zmniejszyła się o 55 procent.
Dağların yükseltisi azalmış ve dağlar içeriye çekilmiş durumdadır.Góry posiadają rzeźbę gór średnich i częściowo niskich.
17. yüzyıl ortalarından itibaren de önemli ölçüde azalmıştır.Od VI do VII wieku ich rozmiary ulegają zmniejszeniu.
Panama Kanalı'nın açılışından sonra, 1914 yılında burasının önemi hızla azalmıştır.Wielkiego znaczenia nabrało po otwarciu Kanału Panamskiego w 1914 r.
Kilimcilik eskiye nazaran azalmıştır.Przedpiersie zdobi niewielki wzgórek między odnóżami przednimi.
Laktozsuz ya da laktozu azalmış mamalar genellikle zorunlu değildir.Zazwyczaj podawanie mleka początkowego bez laktozy lub o zmniejszonej zawartości laktozy nie jest konieczne.
Göreceli olarak bakıldığında sonraki dönemde yeni petrol kuyularının açılmasıyla azalmıştır.Jego moment jest jednak trudny do przewidzenia, ponieważ nowe złoża ropy naftowej są wciąż odkrywane.
Düşmanın gücü iyice azalmıştı.Opór przeciwnika zmalał.
Ticaret bu dönemde azalmış, bu nedenle sadece yılda 200,000 nomismata katkıda bulunmuştur.Od tamtego roku sprzedaż spadała, do około 200 000 samochodów obecnie.
Kullanımı azalmış pek çok eski sözcük modern dile uyarlanmıştır.Jedzono natomiast mało warzyw we współczesnym rozumieniu tego słowa.
1915–1919 yılları arasındaki Alman istilası sırasında, şehrin nüfusu yarı yarıya azalmıştır.Ogólnie z działań wojennych 1914–1918 miasto wyszło z liczbą ludności uszczuploną o połowę.
Köyde hayvan yetiştiriciliği ise epey azalmıştır.Produkcja zwierzęca jest w mieście bardzo słabo rozwinięta.
Buna azalmış gen etkinliği denir.Następuje tak zwane zanurzenie zmysłów.
Günümüzde suflör kullanımı gittikçe azalmıştır.Fenazopirydyna jest obecnie stosowana coraz rzadziej.
Bu durum alanında deniz kuş türleri azalmıştır.Dlatego też w niektórych rejonach populacja tego ptaka wykazuje tendencje spadkowe.
Ancak son 20 yıl içerisinde göç arttığı için nüfus azalmış, gelir kaynakları kısıtlanmıştır.Liczba ta zmniejszała się nadal, gdyż przez kolejne dekady udoskonalano ochronę granicy.
İlin tüm ilçelerinde nüfus azalmıştır.W efekcie społeczeństwo jako całość ubożeje.
Su ve yiyecek erzakları büyük ölçüde azalmıştı.Zapasy jedzenia oraz wody pitnej szybko się wyczerpywały.
Laktozsuz ya da laktozu azalmış mamalar genellikle zorunlu değildir.Laktosfri eller laktosreducerade bröstmjölksersättningar är i normala fall inte nödvändigt.
Ölüm oranları 1970'ler ve 2000'ler arasında azalmıştır.Dödligheten har minskat mellan 1970- och 2000-talen.
Nüfus yoğunluğu giderek azalmıştır.Förmågan att fokusera försämras.
Nüfusunun büyük çoğunluğu göçler yüzünden azalmıştır.Deras andel av befolkningen har minskat på grund av invandring och andra faktorer.
Yahudi nüfus ise İsrail'in kuruluşundan sonra giderek azalmıştır.Stadens judiska befolkning har till följd av invandring ständigt ökat därefter.
Günümüzde kullanımı oldukça azalmıştır.I dag ligger den betydligt lägre.
Onun da konuşma üretkenliği azalmıştı.Själv hade hon också nedsatt hörsel.
Son yıllarda su seviyesi azalmıştır.Kvalitén på vattnet har försämrats de senaste åren.
Köy 1960'lı yıllarda göç vermeye başlamış ve nüfusu azalmıştır.Stationen las ner på 1960-talet och byns folkmängd minskades.
Hayvansal üretim de bahçecilik ile ters orantılı olarak azalmıştır.Påfallande är den reducerade könsdimorfismen.
Günümüzde suflör kullanımı gittikçe azalmıştır.Idag används allt mindre kemikalier.
Alçak yerlerde fundalıklar azalmıştı.Det blev en nedtur i de lägre divisionerna.
Su ve yiyecek erzakları büyük ölçüde azalmıştı.Tillgången på mat och utrymme var knapp.
17. yüzyıl ortalarından itibaren de önemli ölçüde azalmıştır.Redan under 1600-talet visade den sig vara för liten.
Ancak günümüzde kilim üretimi oldukça azalmıştır.Än så länge är dock effektiviteten alldeles för låg.
Hayvancılık ve besi, geçen yıllara göre azalmıştır.Запаси лісових ягід і трав в останні роки зменшилися.
Fakat zamanla, imparator üzerindeki etkisi azalmıştır.З часом це все менше подобалося імператорові.
Kavun ve karpuz ekimi ise 1980'li yıllardan itibaren azalmıştır.Хоча саме пиво та келихи стали випускатись лише з 1980-х.

İlgili Sayfalar