azalmış ile cümle
azalmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Azalmış alkol bağımlılığı riski ile yüksek parmak oranı ilişkilidir.El abuso del alcohol está altamente asociado con el suicidio adolescente.
Günümüzde ise bunların sayısı azalmıştır, daha çok standart ahşap kovanlar kullanılmaktadır.Actualmente sigue funcionando, con una política de descargas mucho más estricta.
Onun da konuşma üretkenliği azalmıştı.Esto ocasionó el declive del lenguaje.
Çok sayıda belde yerleşimi bulunan Simav'da beldelerin nüfusu oldukça azalmıştır.Alrededor de la Pampa Hermosa se encuentra muy pocos asentamientos.
Ölüm oranları 1970'ler ve 2000'ler arasında azalmıştır.I tassi di mortalità sono diminuiti tra il 1970 e il 2000.
Senato'nun gücü, 13. yüzyılda hala ayakta olmasına rağmen, tarih boyunca azalmıştır.Il potere del Senato fu gradualmente ridotto nel corso della storia, sebbene esistesse ancora nel XIII secolo.
Rusya'da sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre Şubat 2013'te %2.10 azalmıştır.Nel febbraio 2013 la produzione industriale in Russia è diminuita del 2,1% rispetto all'anno precedente.
Çağdaş okulların gelişimiyle mekteplerin sayısı azalmıştır.Il numero delle scuole cattoliche è in progressiva diminuzione.
Laktozsuz ya da laktozu azalmış mamalar genellikle zorunlu değildir.Latte artificiale senza o con bassi livelli di lattosio è solitamente necessario.
Ticaret bu dönemde azalmış, bu nedenle sadece yılda 200,000 nomismata katkıda bulunmuştur.Tale importo veniva pagato giornalmente, e si aggiungeva ai 200.000 € di stipendio annuo.
Kas proteolizi ve hepatik glukoneogenez çok azalmıştır.Molto utili in tal senso i prodotti a base di ketoconazolo e climbazolo.
Ancak son yıllarda köyün nüfusu oldukça azalmıştır.La crescita demografica della città è stata infatti, negli ultimi anni, piuttosto bassa.
Bu uygulama şu an azalmıştır. ^ Balinalar Uzmanlık Grubu (1996).Boy, Did I Get a Wrong Number! (1966), Stati Uniti d'America.
Şehir yaşamıyla birlikte nüfusu iyice azalmıştır.Assieme alla città crebbe anche il suo livello di povertà.
17. yüzyıl ortalarından itibaren de önemli ölçüde azalmıştır.Già a partire dal Seicento, tuttavia, incominciò un grave declino.
Önceleri, önemli bir ürün olan "kendir" yetiştiriciliği, son yıllarda son derece azalmıştır.Tuttavia, l'uso di tali utensili "naturali" è fortemente diminuito durante l'ultimo decennio.
Taşkın ihtimali nehrin orta kesimlerinde %45-51, aşağı kesimlerinde %31-37 azalmıştır.La distribuzione dei pesi in ordine di marcia è di 47% all'anteriore e 53% al posteriore.
Görüş açısı, Lumia serisindeki diğer telefonlara kıyasla biraz azalmıştır.Углы обзора немного хуже по сравнению с другими телефонами из линейки Lumia.
Erzak azalmıştı.Стало меньше грузов.
Üçüncü Çağ’da, entlerin sayısı oldukça azalmıştı.По третьему варианту, «стары люди вовсе маленькие были».
Son yıllarda kar yağışları oldukça azalmıştır.В последние годы все чаще выпадает снег.
1970'li yıllardan sonra mahalleden şehirlere göç nedeniyle mahallenin nüfusu büyük ölçüde azalmıştır.С 1970-х годов в село значительно усилился приток переселенцев с горных районов республики.
Son yıllarda ise göç biraz da olsa azalmıştır.О последних годах Сигера известно мало.
Bu tip kostümler artık bugün çok azalmıştır.Сейчас именно куртки такого типа являются достаточно популярными.
1990'ların ortalarından itibaren birçok grunge grubu dağılmış ya da popülerlikleri azalmıştır.В середине 1990-х многие гранж-группы распались или стали менее заметными.
Son 10 yıl içinde nüfusu %-3.8 oranında azalmıştır.За последние 10 лет численность населения сократилась на −2.8 %.
Geçmiş yıllara göre azalmış olmakla birlikte köyde büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır.Медленно но уверенно, с годами благосостояние села и селян улучшается.
Laktozsuz ya da laktozu azalmış mamalar genellikle zorunlu değildir.Снижать содержание лактозы в питании обычно нет необходимости.
Kiliseye olan güven azalmıştır.Влияние церкви в управлении ослабло.
Uylak üzerine anlatılan anlatılar radyo ve televizyonun yörede yaygınlaşması ile azalmıştır.Слава о нём разлетелась повсеместно, причем без помощи радио и телевидения.
Oy oranı artışına karşın meclise giren milletvekili bir önceki seçime göre azalmıştır.Явка избирателей несколько снизилась по сравнению с предыдущими выборами.
Düşmanın gücü iyice azalmıştı.Активность авиации противника резко снизилась.
Sonraki on yıl içinde Taynoların yaşam koşulları giderek azalmıştır.За десятилетия порядки тюрьмы стали ещё мягче.
Daha sonraları küçükbaş hayvancılık yapanlar azaldıkça buralara gidenler de azalmıştır.Так удачно, что остальных зверей становилось всё меньше и меньше.
Son yıllarda su seviyesi azalmıştır.За последние годы уровень воды в озере снизился.
Televizyon haberciliğinin yaygınlaşmasıyla popülerliği bir miktar azalmıştır.В телесериале относительная роль приключений была увеличена.
Ancak günümüzde kilim üretimi oldukça azalmıştır.Сейчас объёмы производства значительно снижены.
Nüfusu azalmış küçük bir köydür.Это существенная потеря для такого небольшого села.
Kırışıklıkları azalmış, dinçleşmiş hatta cinsel iştahı da artmıştır.Увеличение веса, увеличение или снижение аппетита.
Ancak hayvancılık köy nüfusunun azalmasına paralel azalmış durumdadır.Нехватка продовольствия в то же время парализовала города.
Nüfus yoğunluğu giderek azalmıştır.Размер популяции постоянно сокращается.
Bir yıl sonra, toplumdaki gerginlikler azalmıştır.بعد مرور سنة، يَخف التوتر في المجتمع.
5730 yıl geçtiğinde ise yarı yarıya azalmış olur.ومع ذلك، بعد 5730 سنة أخرى لن يبقى منه إلا ثمن واحد فقط.
Nüfusunun büyük çoğunluğu göçler yüzünden azalmıştır.لكن عددهم تناقص كثيراً بسبب الهجرة.
Geçmişte üzüm bağları çok olmasına rağmen günümüzde çok azalmıştır.هناك بعض الفيلة في الحديقة على الرغم من أنها نادرة جدا الآن.
Tütün ekimi eskiye göre yok denecek kadar azalmıştır.إن فقدان زيوت التبغ يعني فقدان النكهة بشكل نهائي.
Ancak günümüzde kilim üretimi oldukça azalmıştır.ويتناقص المجموع الكلي للأنواع الحية بشكل سريع في الوقت الحالي.
Sirion yenilenirken boyu selefine göre azalmış.Arawe تم استبدالهو حجم كل عملية تقليص.
Böylece basınç da azalmış olur.اتخذ الخطوات لتقليل الضغط.
İHA'lar bu türbinleri korumakta ve sayıları azalmış Sıkeyvleri avlamaktadır.ويسعى علماء الحشرات أيضًا إلى حماية تلك الأنواع المساعدة وزيادة أعدادها.
Erkeklerde azalmış doğum boyutu ile yüksek parmak oranı ilişkilidir.يوجد ارتباط بانخفاض وزن المواليد.
Köyde son yıllarda nüfusun büyük şehirlere göç sebebiyle epeyce azalmıştır.في نصف قرن الماضي، انتشر نبش القمامة بشكل واسع في البلدان النامية بسبب التمدد الحضري.
Joseonlu Taejo dindar bir Budistti, ama keşişlerin etkisi azalmıştı.Taejo de Joseon era um devoto budista, mas mesmo assim a influência dos monjes foi reduzida.
Şeker kamışının çoğunun rom üretimi için kullanılmasıyla, şeker üretimi azalmıştır.A produção de açúcar declinou, ficando a maior parte da cana-de-açúcar destinada à produção de rum.
Ticaret bu dönemde azalmış, bu nedenle sadece yılda 200,000 nomismata katkıda bulunmuştur.Durante este período, o comércio estava em recessão e rendia apenas 200 000 nomismas anuais em impostos.
Görüş açısı, Lumia serisindeki diğer telefonlara kıyasla biraz azalmıştır.A visualização de ângulos é ligeiramente reduzida em comparação com outros telefones na linha Lumia.
1990'ların ortalarından itibaren birçok grunge grubu dağılmış ya da popülerlikleri azalmıştır.Durante meados da década de 1990, muitas bandas grunge acabaram ou se tornaram menos visíveis.
Son 10 yıl içinde nüfusu %-3.8 oranında azalmıştır.Nos últimos 10 anos, a população apresentou um declínio de 3,8%.
Eski dönemlerde köyün nüfusu bayağı kalabalıkiken şu anda eskiye göre yarı yarıya azalmıştır.Na Idade Média possivelmente metade das florestas europeias já havia desaparecido.
Bunlar arasındaki zamanlarda da yağmur yağar, fakat biraz azalmış bulunur.O mesmo acontece em dias de chuva ou se ele encontrar uma poça.