Bana e-posta ile daha fazla ayrıntı gönderir misin?Could you send me more details by email?
Ayrıntıları sonuçlandırmak için endişeli olduğunun farkındayım.I realize you're anxious to finalize the details.
Birkaç ayrıntıyı aydınlığa kavuşturmamız gerekiyor.We need to clarify a few details.
Bilim adamları keşiflerini bütün ayrıntılarıyla dünyaya bildirmek istediler.The scientists wanted to make their discoveries known to the world at large.
Anlaşmanın ayrıntıları sahnelerin arkasında hazırlandı.The details of the agreement were worked out behind the scenes.
Anlaşmanın ayrıntıları gizlice ayarlandı.The details of the agreement were worked out behind the scenes.
Tom ayrıntılara ilgi duymuyor.Tom isn't interested in the details.
Tom bir sürü alakasız ayrıntıları bildirerek zamanımızı boşa harcadı.Tom wasted our time reporting a lot of irrelevant details.
Birkaç ayrıntıyı tartışmak istiyorum.I would like to discuss a few details.
Tom yeni bilgisayar programının tüm ayrıntılarını öğrenmek zorunda kaldı.Tom had to learn the ins and outs of the new computer program.
Bana bazı ayrıntılar ver.Give me some details.
Bana herhangi bir ayrıntı verebilir misin?Can you give me any details?
Elektrikli bilgisayarlar, yöneticilere ayrıntılı ve güncel bilgileri sağlar.Electric computers provide managers with detailed, up-to-date information.
Tom bana bütün ayrıntıları söyledi.Tom told me all the details.
Ayrıntıları bana daha sonra söyleyebilirsin.You can tell me the details later.
Bana tüm ayrıntıları söyleyebilir misin?Could you tell me all the details?
Tom bana bütün ayrıntıları söylemedi.Tom didn't tell me all the details.
Çok fazla ayrıntıya ihtiyacımız yok.We do not need so many details.
Henüz tüm ayrıntıları bilmiyorum.I don't know all the details yet.
Bana bazı ayrıntılar verin.Give me some specifics.
Tom anlaşmanın ayrıntılarını avukatına bıraktı.Tom left the details of the agreement to his lawyer.
En ince ayrıntısına kadar her şey mükemmeldi.Everything was perfect, down to the smallest detail.
Her ayrıntıyı hatırlıyorum.I remember every detail.
Ben ayrıntılara gömülmek istemiyorum.I don't want to get bogged down in details.
Bir tek ayrıntıyı unutmayın.Don't leave out a single detail.
Ayrıntılara girmeyeceğim.I won't go into details.
Bana dehşet verici ayrıntıları ver.Spare me the grisly details.
Tom sorunu ayrıntılarıyla tarif etti.Tom described the problem in detail.
Onu daha sonra ayrıntılı olarak açıklayacağım.I'll explain it in more detail later.
Ayrıntılı bir rapor bekliyorum.I expect a detailed report.
Pazartesi günü sana daha fazla ayrıntı verebilirim.I can give you more details on Monday.
Ayrıntılara girmemi ister misiniz?Would you like me to elaborate?
Bize biraz daha ayrıntı verir misin?Could you give us more details?
Tom her ayrıntıyı duymak istiyordu.Tom wanted to hear every detail.
Dan bütün parasını nasıl kaybettiğini ayrıntılı olarak açıkladı.Dan explained in detail how he lost all his money.
Futbol yöneticisi ayrıntılı bir yeni taktik denedi, ancak başarıya ulaşmadı.The football manager tried an elaborate new tactic but it didn't come off.
Ayrıntılar üzerinde durmanın hiçbir anlamı yok.There's no point in dwelling on details.
Ayrıntılar hakkında çok fazla endişe etmeyin.Don't worry too much about the details.
Dan her ayrıntıyı Linda ile tartıştı.Dan discussed each detail with Linda.
Ayrıntı verebilir misin?Could you elaborate on that?
Bütün ayrıntıları duymama gerek yok.I don't need to hear all the details.
Ayrıntıları hatırlamak zor.It's difficult to remember details.
Tom Mary'ye kuralları ayrıntılı olarak açıkladı.Tom explained the rules to Mary in detail.
Tom kuralları ayrıntılı olarak açıkladı.Tom explained the rules in detail.
Denemen kötü değildi ama birkaç önemsiz ayrıntım var.Your essay was not bad but I have a few minor niggles.
Tom ayrıntıları Mary ile tartıştı.Tom discussed the details with Mary.
Tom ayrıntılı olarak açıkladı ama ben tamamen anlamadım.Tom explained in detail, but I didn't quite understand.
Hiçbir ayrıntı duyurulmadı.No details have been announced.
Ayrıntılar için Tom Jackson'la bağlantı kurun.Contact Tom Jackson for details.
Birisi bunu bana ayrıntılı olarak açıklayabilir mi?Can someone explain it to me in detail?
Daha ayrıntılı bir haritaya ihtiyacım var.I need a more detailed map.
Hiçbir ayrıntı tartışılmadı.No details were discussed.
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.Click here for details.
Ayrıntılı bilgi için burayı tıklayın.Click here for details.
İşte ayrıntılar.Here are the details.
Daha fazla ayrıntıya ihtiyacım var.I need more details.
Onu ayrıntılı olarak inceleyebilir misiniz?Can you elaborate on that?
O, kazayı ayrıntılı olarak açıkladı.He described the accident in detail.
Ona bütün ayrıntıları verdi.She gave him all the details.
Polis herhangi bir ek ayrıntıyı serbest bırakmadı.Police didn't release any additional details.