Ana içeriğe geç
Sözlük

ayrıntı ile cümle

ayrıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ayrıntılı bir açıklama istiyor.Tom wants a detailed explanation.
Ben en küçük ayrıntıları bile düzelttim.I corrected even the smallest details.
Önümüzdeki hafta onu ayrıntılı olarak açıklayacağım.I'll explain it in detail next week.
Lütfen talimatları ayrıntılı olarak okuyun.Please read the instructions in detail.
Unut gitsin, bunlar sadece önemsiz ayrıntılar.Forget it, those are just trivial details.
Böyle önemli bir ayrıntıyı kenara koymayın.Don't put aside such an important detail.
Bu kadar önemli bir ayrıntıyı kenara koyma.Don't put aside such an important detail.
Ayrıntılarda kaybolmayalım.Let's not get lost in details.
Onun teorisi ayrıntılı soruşturmaya dayanmaktadır.His theory is based on elaborate investigation.
Tanrı ayrıntıdadır.God is in the detail.
Seni ayrıntılarla sıkmayacağım.I won't bore you with the details.
Bana ayrıntıları ver.Give me the details.
Şeytan ayrıntıda gizlidir.The devil is in the details.
Ayrıntılı bir biçimde açıklamak için vaktim yok.I don't have time to explain in detail.
Hikayemize ayrıntı eklememize gerek yok.We don't need to add details to our story.
Şu anda sana daha fazla ayrıntı veremem.We can't give you any more details at this time.
Tom birkaç küçük ayrıntıyı gözden kaçırdı.Tom overlooked a few minor details.
Ayrıntıları istiyorum.I want details.
Ayrıntıları şimdi mi istiyorsun?Do you want the details now?
Daha ayrıntılı olarak bunun üzerine tekrar gitmek istiyorum.I want to go over it again in more detail.
Onu bana daha ayrıntılı olarak açıklamanı istiyorum.I want you to explain it to me in more detail.
Ondan daha fazla ayrıntı istiyorsan, patronuma sormak zorundasın.If you want more details than that, you'll have to ask my boss.
Bu konuyu gelecek toplantıda daha ayrıntılı olarak görüşmeliyiz.We should discuss this topic in more detail at the next meeting.
O, uçuşu ayrıntılı olarak anlattı.He described the flight in detail.
Bunu ayrıntılı bir şekilde konuşabiliriz.We can talk this through.
Ufak ayrıntılar üzerinde fazla duruyorsun.You're splitting hairs.
Sen, ufak ayrıntılar üzerinde fazla duruyorsun.You're splitting hairs.
Ufak ayrıntılar üzerinde fazla duruyorsunuz.You're splitting hairs.
Bu çok ayrıntılı.It's very detailed.
Rapora daha fazla ayrıntı eklemek zorundasın.You have to add more details to the report.
Bunun nasıl olduğunu bana ayrıntılı olarak açıkla!Explain to me in detail how it happened.
Onlar ayrıntıya takıldı.They were obsessed with detail.
Henüz bütün ayrıntılara sahip değilim.I don't have all the details yet.
Kendim tüm ayrıntıları bilmiyorum.I don't know all the details myself.
Bütün ayrıntıları biliyorum.I know all the details.
Daha fazla ayrıntı bilmem gerekiyor.I need to know more details.
Daha fazla ayrıntı bilmeliyim.I need to know more details.
Tom'un gezisi hakkında herhangi bir ayrıntı duymadım.I never heard any details about Tom's trip.
Ayrıntılarla ilgilenmiyorum.I'm not concerned with the details.
Tom onu ayrıntılı olarak açıklamasına rağmen onu gerçekten anladığımdan hâlâ emin değilim.Even though Tom explained it in detail, I'm still not sure I really understand it.
Bugünkü gazete olay hakkında daha fazla ayrıntı verir.Today's paper gives further details of the accident.
Tom seyahatleri hakkında ayrıntılı olarak konuşmayı sever.Tom loves to talk about his travels in great detail.
Onu bir kez daha biraz daha ayrıntılı açıklar mısın?Would you mind explaining that once more in a little more detail?
Daha sonra bunun hepsini daha ayrıntılı olarak açıklayacağım.I'm going to explain all this in more detail later.
Tom çok ayrıntılı bir tanım yazdı.Tom wrote a very detailed description.
Tom ayrıntıları ele alacak.Tom will handle the details.
Ayrıntılara ihtiyacım olacak.I'm going to need details.
Bu konuda daha fazla ayrıntı istiyorsanız, patronuma sormanız gerekecek.If you want more details about that, you'll have to ask my boss.
Tom, defterindeki bazı ayrıntıları karaladı.Tom scribbled down some details in his notebook.
Tom bazı ayrıntıları karaladı.Tom scribbled down some details.
Tom tüm ayrıntıları hatırladı.Tom remembered all the details.
Tom her ayrıntıyı hatırladı.Tom remembered all the details.
Tom ayrıntının iyisinden anlar.Tom has an eye for detail.
Ayrıntılara odaklan.Focus on the details.
Bize ayrıntıları verin.Give us the details.
Tom onun nasıl yapılacağını ayrıntılı olarak açıkladı.Tom explained in detail how to do it.
Burada o, talihsizliğini ayrıntılı olarak anlatmaya başladı.Here he began to recount his misfortune in detail.
Mühendis yeni model hakkında her ayrıntıyı biliyordu.The engineer knew every minute detail about the new model.
Sizin yeni teoriniz hakkında ayrıntılara inebilir misiniz?Could you elaborate on your new theory?
Tom ayrıntılı olarak konuyu açıkladı.Tom explained the matter in detail.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod