ayrım ile cümle

ayrım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
David Russell isimli diğer kişiler için, ayrıca bakınız David Russell (anlam ayrımı).For other people named Richard Carlson, see Richard Carlson (disambiguation).
D. Washington, davada konuyu eşcinsellere yönelik ayrımcılığa getirecektir.He made several speeches to the public regarding discrimination against homosexuals.
Bu ayrım aynı zamanda cinsiyete bağlı defin işlemlerini de etkiler .These responses also differ in their effects on migrant sex workers.
Bu aşamada konakçı hücrenin duyarlılığı ile uygunluğu arasındaki ayrım yapılabilir.It is at this stage a distinction between susceptibility and permissibility of a host cell is made.
"Eğitimde sınıf ayrımı olmamalıdır.""Accountants Won't Be Second Class".
Cinsel yönelime dayalı ayrımcılığa karşı yasal koruma mevcut değildir.There is no legal protection against discrimination based on sexual orientation.
Teşhis koyabilmek için, özalgısal agnozi ve ilişkilendirme agnozisi arasındaki ayrım yapılmalıdır.To make a diagnosis, the distinction between apperceptive and associative agnosia must be made.
Nüfus etnik, dini ve cinsel ayrımlarla belirlenmiştir.The population was divided into ethno-religious and gender characteristics.
Yarın, bir anlam ayrım Yarın, bugünden sonraki gün.I mean, I think one thing today and I think another thing tomorrow.
Cinsiyet ayrımı olan bir salyangoz türüdür.There is a separate list by genre.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Women and members of religious minorities are subject to discrimination.
Bir diğer kategorizasyon yöntemi, taksonomi temelli bir ayrımdır.One example of an automatically countercyclical fiscal policy is progressive taxation.
Kıyaslar toplumsal ayrım ve şiddeti körükleyen etkenlerdir.There are cues that express both social approval and social disapproval.
İslam hukuku, her ikisi de zımmi statüsündeki Yahudiler ile Hristiyanlar arasında bir ayrım yapmaz.Islamic law does not differentiate between Jews and Christians in their status as dhimmis.
Ayrıca temsilcilerinin çoğu, ırk ayrımını da savunmaktadır.In addition, many of them tend to be of a different race as well.
Bu ayrımlar belirsizliği eler.This immunity is indivitual.
Bu kurum siyahi kadınlara karşı yapılan ırk ayrımı ve diğer adaletsizliklere karşı savaş veriyordu.She brought attention to the racial inequities faced by Black people.
Vurgulu bir Z sesini içeren ses ayrımlarını gösterir.They create sharp, distinctive pulses of sound.
Göz sayısı ve dağılımı tür ayrımında değerlendirilir.The size, distribution and type of inclusions can be controlled to some extent.
Ancak polarizasyon kaynakları arasında ayrım yoktur.They are not even opposite polarities.
Bu ayrım, ilerde kiliselerin bölünmesine dek gidecekti.He remained there until the church disbanded.
Hoechst boyaları insan ve diğer hayvanlarda sperm ayrımı için de kullanılırlar.Hoechst stain is used to sort sperm in livestock and humans.
Din-bilim ayrımı ortadan kaldırılmalıdır.Explanation of scientific separation reaction.
ADR'lerde ayrım hizmeti sadece IFR trafiğe verilir.TSE will only deal in the derivatives through electronic trading.
Hume'un ortaya koyduğu ayrımlar daha başkadır; izlenimleri ve kavramları ayırır.Next, Hume discusses the distinction between impressions and ideas.
Öneri ince bir ayrımla geri çevrildi.The proposal was rejected by a very slim margin.
İş yerinde ayrımcılık ve gelir adaletsizliği.Indirect Discrimination in the Workplace.
Ve bu insanlar hiç bilinçli olarak ayrımcılıklarının bir kurbanıyla tanışmışlar mıydı?And had these people ever even consciously met a victim of their discrimination?
Bir çok şehir alanı ayrımcı bir kullanışla park yerlerine dönüştürüldü.A lot of urban areas have been converted into parking lots in a sort of indiscriminate use.
Hangisinin bozuk para ile açılıp kapatıldığının ayrımına varabiliyor musunuz?Can you determine which light bulb
En basit çarpanlarına ayrımaya çalışıyoruz.Make them a product of the simplest things possible.
Ayrım açıktır.The distinction is clear.
Şimdi ikisinin ayrımını yapalım.So let me differentiate between the two.
1.kural Kabile ayrımı veya politik ayrımlar bulunmayacak.First rule: there is no clan distinguished and political division in Somali society.
Herhangi bir dine inanmıyorum. Çünkü ayrıma inanmıyorum.I refuse to affiliate with religion because I don't believe in separation.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.It shows the systematic discrimination and biases in the Indian society against women.
Öğretmenimiz Herr Schtof hiç ayrımcılık yapmazdı.The teacher, Herr Schtopf, he never discriminated.
İngilizce çılgınlığı bir yol ayrımında.So English mania is a turning point.
Belki bu tür bir ayrım yapmak için hayatı tanımlamaya ihtiyacım var.Maybe I do need a definition of life in order to make that kind of distinction.
Cinsiyetler arasında hiçbir ayrım yoktu.There was no separation of sexes.
Earthling teriminde, seksizm, ırkçılık veya tür ayrımcılığı yoktur.There is no sexism, no racism or speciesism in the term earthling.
Tür ayrımcılığından kastedilen budur.This is what is meant by speciesism.
(CYANIDE ZEHİRİ) Çoğu insan tür ayrımcısıdır.(CYANlDE POlSON) Most human beings are speciesists.
Bu anlayış olsa olsa bir tür ayrımcısına ait olabilir.That perception can only be that of a speciesist.
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?In this light, are humans not the most callous speciesists of all?
RB:Bence başarı ile başarısızlık arasında çok ince bir ayrım var.RB: Well, I think that there's a very thin dividing line between success and failure.
Evrende düzeni sağlamak için yapılan ilk ayrımı, düzenin başlangıcını görüyoruz.And the creation of god's most perfect creatures - human beings.
Bir anlamda iyi ve kötünün ayrımını.So these are all scenes from the first book of the Bible - the Book of Genesis
Yani bir bulutsu içerisinde oluşabilecek gezegenlerin birbirlerinden ayrımı oldukça belirgin.So it's a very distinctive separation in the types of planets that can be formed in nebulae.
Von Mises bu ayrımı kesinlikle reddeder.Von Mises completely rejected this distinction.
Şimdi, pek çoğumuz nesneler dünyası ile insanlar dünyası şeklinde ikili bir ayrım yaparız.Now, most of us make a big dichotomy between the world of things and the world of people.
Bu ayrım açıktır.The distinction is clear.
Sözlükte olması yapay bir ayrımdır.Being in the dictionary is an artificial distinction.
Ve ben arasındaki bu ayrım çok net yapmak istiyorum gen ve allel.And I want to make very clear this distinction between a gene and an allele.
Türcülük, ırkçılık ya da cinsiyet ayrımcılığına çok benzer.Speciesism is very much the same as racism or sexism.
Ağrı duygusu ve ağrı davranışı arasındaki ayrımı düşünün.Well, think about the distinction between feeling a pain and engaging in pain behavior.
Hiç "katılım" dir. Biz yol ayrımı, de.So, we are at a fork in the road.
Bu gerçekten ayrımların ötesine gidiyor.It really goes beyond distinction.
Bu da günümüze kadar hayatta kalabilmiş bir sınıf ayrımı oluşturuyor.So they create a class distinction, one that in fact survives to this day.
"Ne farkı var ki?" dediler. "Kurşun müslüman mı hristiyan mı diye ayrım yapmıyor"."What does it matter?" they said, "A bullet doesn't distinguish between a Muslim and a Christian."
İlgili Sayfalar