ayrım ile cümle

ayrım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü öncelikle hukuk ve ahlak ayrımı üzerinde durmaktadır.Απλά τονίζει την καταρχήν διακριτότητα δικαίου και ηθικής.
Kalıntı şizofreniden ayrımı öykü ile yapılır.Η διάρκεια βοηθά στον διαχωρισμό της σχιζοφρένειας από τη διπολική διαταραχή.
Din-bilim ayrımı ortadan kaldırılmalıdır.Η τέχνη διαφοροποιείται από την επιστήμη.
Tarihten gelen Doğu-Batı Ayrımının temelleri bu olaya dayanır.Οι τύχες του ανατολικού τμήματος της ηπείρου διαμορφώθηκαν από τα γεγονότα αυτά.
İç istihbarat ve dış istihbarat arasında bir ayrım bulunmaktadır.Der skelnes mellem indre og ydre sekretion.
Bu ayrım nadiren İngilizce dışındaki dillerde yapılır.Denne skelnen er mindre almindelig på sprog som engelsk.
Bu ayrım yüzyıllar boyunca fiziğin bir parçasını oluşturmuştur.Denne opdeling forblev en del af den gængse fysik i mange århundreder.
1977'de tüm anlaşmazlıkların neticesinde, ATAS ve NATAS aralarındaki bağı ayrımak konusunda anlaştılar.I 1977, grundet forskellige konflikter valgte ATAS og NATAS at afbryde samarbejdet.
David Russell isimli diğer kişiler için, ayrıca bakınız David Russell (anlam ayrımı).For andre betydninger af John Russell, se John Russell (flertydig).
İşte böylesi durumlarda pozitif ayrımcılık devreye girmektedir.Derimod er positiv særbehandling stadig tilladt.
Ancak kanıtlar bu ayrımı desteklemediği için artık belirtilmemektedir.Men da beviserne ikke har understøttet denne inddeling, bliver den ikke længere understreget.
Kuvvetler ayrımı esasını ortaya atmıştır.Forterne havde adskille svagheder.
Bazen bunlar Çürüksu (Kobulet) lehçesi olarak da ayrıma tabi tutulur.Ustandselig (behæftet) med argskab, (hjemfalden til) véldød (er) den, som bryder dette (nl. mindesmærket).
Bununla beraber bu ayrımlar daha çok kral ve imparator için geçerlidir.Således fordeles suveræniteten ligeligt mellem folket og fyrsten.
Yahudiler arasındaki rollerde ayrım geleneksel olarak hala devam etmektedir.Begge forestillingskomplekser er allerede holdt adskilt i jødisk tradition.
Yarın, bir anlam ayrım Yarın, bugünden sonraki gün.Hun vurderede så Tomorrow and Tomorrow, There's Always Tomorrow, Tomorrow will Be Fair og Tomorrow Morning.
Board of Education davasında kamu okullardaki ırk ayrımının anayasaya aykırı olarak ilân edilmesidir.Højesteret bedømte segregation i offentlige skoler som et brud på grundloven.
Tarihten gelen Doğu-Batı Ayrımının temelleri bu olaya dayanır.Korets østlige ende stammer fra denne tid.
Vankalai topraklarının bir kısmı kumdan oluşurken diğer kısmı tarıma ayrımış zirai topraktır.En del af søen ejes af staten, mens den øvrige del er privatejet.
Obüsler ile toplar arasındaki ayrım çok belirgin değildir.Forskellen mellem instinktfugle og vejrfugle er ikke helt klar.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Bedre balance for medarbejderne mellem arbejdstid og privatliv.
Tüm bu gruplar arasındaki ayrımlar takribidir ve aralarında her zaman keskin sınırlar bulunmaz.Der findes et spektrum af egenskaber indenfor hver kategori, og det er ikke svært at se overlappende grænser.
2015 yılında yapılacak festivalin konusu "ayrımcılık" olarak belirlenmiştir.I 2015 er indsamlingens overskrift "Uretfærdighed".
Gauss'un nesli belirgin bir biçimde soyut ve uygulamalı matematik alanları arasında ayrım yapmadı.Gauss' generasjon hadde ikke noe skarpt skille mellom ren og anvendt matematikk.
1956 - ABD'de Yüksek Mahkeme, diğer mahkemelerin okullardaki ırk ayrımcılığını yasaklamasını onayladı.1954 – USAs høyesterett forbyr raseskille i skolene.
Bunun tam olarak karşıtı da erkek ayrımıdır.Det helt motsatte skjer selvfølgelig med motstanderen.
Bazen bunlar Çürüksu (Kobulet) lehçesi olarak da ayrıma tabi tutulur.Tilsvarende gjøres i motsatt rekkefølge når en skal sette lasten fra seg.
İkinci Budist Konsey olarak adlandırılan bu toplantıda Sangha'nın ilk ayrımları ortaya çıkmıştır.Det var i Sarnath som det første buddhistiske sangha (fellesskap) ble dannet.
Bir diğer kategorizasyon yöntemi, taksonomi temelli bir ayrımdır.Et enda mer uvanlig trekk er en passant-slaget.
Tüm bu gruplar arasındaki ayrımlar takribidir ve aralarında her zaman keskin sınırlar bulunmaz.Delingene mellom alle disse gruppene er løselig og deres grenser er ikke absolutte.
Bu ayrım, ilerde kiliselerin bölünmesine dek gidecekti.Slik fortsetter man å dividere, helt til divisjonen går opp.
İç istihbarat ve dış istihbarat arasında bir ayrım bulunmaktadır.Det skilles derfor i lovgivning og forskning mellom intern og ekstern varsling.
Genel bir ayrım varsayılmakta birlikte kuramsal ayrım çizgilerini belirlemek kolay görünmemektedir.Det er derfor ikke lett å definere klare skiller.
IT (anlam ayrımı)Tur (andre betydninger)
Çinliler, bu ayrımı gayet iyi yapmıştır.For kineserne gikk det slett ikke så godt.
Ayrıca temsilcilerinin çoğu, ırk ayrımını da savunmaktadır.Det meste av bistanden er likevel bilateral.
Ayrıca bakınız Yasemin (anlam ayrımı)Se også Angus (andre betydninger).
Bu ayrım aynı zamanda cinsiyete bağlı defin işlemlerini de etkiler .I passiv bøyes derimot også disse i henhold til kjønn.
1920'lerde, John Maynard Keynes mikroekonomi ve makroekonomi arasında bir ayrıma öncü oldu.Pada tahun 1920-an, John Maynard Keynes mendorong pembagian antara mikroekonomi dan makroekonomi.
Cins ve cinsiyet ayrımı evrensel değildir.Perbedaan antara seks dan gender tidak berlaku universal.
Bu ayrım nadiren İngilizce dışındaki dillerde yapılır.Padanan ini jarang sekali digunakan dalam bahasa Inggris.
"Svalbard'tan reddetme ve sınırdışı etme ile ilgili düzenlemeler" ayrım gözetmeksizin yürürlüktedir.Peraturan tentang penolakan dan pengusiran dari Svalbard" berlaku.
Smith, sınıf ayrımı ile serbest ticaret sistemini savunan merkantilizm’i eleştirdi.Smith mengkritik merkantilisme, menganjurkan suatu sistem perdagangan bebas dengan pembagian kerja.
Bazı siyaset bilimciler iki güç arasında ayrım yaparlar: Sert güç ve yumuşak güç.Sejumlah ilmuwan politik membagi kekuasaan menjadi dua jenis, keras dan lunak.
Böylece inanç ve bilgi arasına kesin bir ayrım konulmuş olunmaktadır.Artinya dasar berpijak memperoleh ilmu pengetahuan adalah keimanan.
Pasifik Kıyıları (anlam ayrımı)Pasifik Selatan - halaman disambiguasi
Ayrım, ilişki veya birleştirme işlemleri birey ya da bir topluluk için bir anlam oluştururlar.Kelompok Kedua terdiri dari kelompok campuran, baik laki-laki maupun perempuan.
Yarın, bir anlam ayrım Yarın, bugünden sonraki gün.Hari ini diberi roti, besok sudah habis, begitu seterusnya.
Amacı ayrımcılığa son vermektir.Hubungan tersebut berakhir karena perbedaan keyakinan.
Ayrıca bakınız Battlestar (anlam ayrımı)Lihat pula: Batsman.
Moğol istilası ve Orta Çağ'da İslami dönemdeki ayrımcılıklarla cemaat düşüşe geçti.Invasi Mongol dan diskriminasi Islam pada Abad Pertengahan berujung pada pembersihannya.
Bu ayrım aynı zamanda cinsiyete bağlı defin işlemlerini de etkiler .ANA juga menuai kontroversi terkait pelecehan seks.
Türkçede ise yüzyıllardır var olan “Abaza” adı böyle bir ayrım içermez.Nama Sorbonne (La Sorbonne) telah memiliki arti yang berbeda-beda sepanjang abad.
Sun Goes Down (anlam ayrımı)Sani (disambiguasi)
Ara tren durakları yerleştirerek ekspres ve banliyo trenlerinin ayrımı sağlanmış olur.Diceritakan bahwa ketika palang pintu menutup, kereta api Prambanan Ekspres lewat.
Ayrıca bakınız Hallaç anlam ayrım sayfasıLihat pula: Daftar Istilah Linguistik
"Cinsel yönelim ayrımcılığı ve STKlar".Diskriminasi Stereotipe ^ spesifik.
Pozitif ayrımcılık kotaları, bu duruma örnek olarak gösterilebilir.Beberapa bentuk pencacahan yang berbeda-beda dapat dijelaskan melalui contoh.
Bu ayrım yüzyıllar boyunca fiziğin bir parçasını oluşturmuştur.Sự phân chia này đã là một phần của vật lý học trong nhiều thế kỷ sau đó.
"Svalbard'tan reddetme ve sınırdışı etme ile ilgili düzenlemeler" ayrım gözetmeksizin yürürlüktedir."Quy địch về từ chối và trục xuất khỏi Svalbard" được thi hành theo cơ sở không phân biệt chủng tộc.
İlgili Sayfalar