ayrım ile cümle

ayrım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu ayrım roma hukukundan kalma bir ayrımdır (ius privatum-ius publicum).I detta läge blev fördelningen av romersk statsägd mark (ager publicus) en angelägen fråga.
Erkek ve Kadın ayrımı ya - pılmaksızın saygı gösterilirdi.Man och ogift eller skilda var överrepresenterade.
Özellikleri, benzer türler arasındaki ayrımı yapmak için kullanılır.En klassifikation görs för att skilja på det man delar in.
İkinci Budist Konsey olarak adlandırılan bu toplantıda Sangha'nın ilk ayrımları ortaya çıkmıştır.Det var i Sarnath som den första buddhistiska Sangha (gemenskapen) bildades.
Yasayla Amerika Birleşik Devletleri’nde ırk ayrımcılığı yasaklanmıştır.Расова дискримінація була заборонена законом.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Жінки і національні меншини зазнавали дискримінацію в державному секторі.
Bu ayrım yüzyıllar boyunca fiziğin bir parçasını oluşturmuştur.Поняття енергії складалося у фізиці протягом багатьох століть.
Oz Büyücüsü (anlam ayrımı)Чарівник Ох
Suriye Kürtleri, hükümet tarafından rutin bir ayrımcılığa ve zorbalığa maruz kaldılar.Сирійські курди стикаються з тривалою дискримінацією та переслідуванням з боку уряду.
Kadındı, kadınlara karşı ayrımcılıkla savaştı.Боролася проти дискримінації жінок.
“İnsanlar arasında ayrım yapma!”(«Люди, не вбивайте одне одного!»).
Ondokuzuncu yüzyıl boyunca sayıca az da olsa İngiliz ateistler ayrımcı uygulamalara maruz kalmıştır.Протягом дев'ятнадцятого століття британські атеїсти піддавалися дискримінації.
Bir eşcinsel ayrımcılığı yaşadığımızı düşünüyorum.Ними вважається, що дискримінації піддаються гетеросексуали.
Afganistan'da eğitim alanında kadın ve erkek arasında herhangi bir ayrım yapılmamıştır.У Південній Кореї за цим показником між чоловіками і жінками не було різниці.
Burada özellikle bir ayrım yapılması gerekmektedir.Крім того, необхідно мати спеціальне спорядження.
Eğitimde kız erkek ayrımı yapılmaz.Однак здібностями до науки хлопчик не відрізнявся.
Yarın, bir anlam ayrım Yarın, bugünden sonraki gün.Все завтра, та все завтра, та все завтра.
Yiyecek ayrımı fazla yapmazlar.Їжа робиться більш різноманітною.
Alman sınırında ayrımcılıkla hizmet etmeye devam ederken 1795'te tutuklanıp cezaevine girdi.За участь у республіканському заколоті 1795 був ув'язнений.
Yaş ayrımcılığının ayrımcı yönleri, Gerontofobiye güçlü bir şekilde bağlıdır.Дискримінаційні аспекти ейджизму тісно пов'язані з геронтофобією.
Ayrıca tüm insanlar da din, ırk veya cinsiyet ayrımı yapılmaksızın eşit görülürler.Отже, уми всіх людей, незалежно від їх раси або культури, діють таким же чином.
Etnik, dinsel ya da bölgesel ayrımlara dayanan bütün siyasi partileri feshetti.Okamžitě zakázal všechny politické strany založené na národnostním, náboženském nebo teritoriálním základě.
Ondokuzuncu yüzyıl boyunca sayıca az da olsa İngiliz ateistler ayrımcı uygulamalara maruz kalmıştır.V průběhu 19. století britští ateisté, ačkoli jich nebylo mnoho, byli předmětem diskriminačních praktik.
Cins ve cinsiyet ayrımı evrensel değildir.Rozlišení mezi mnou a světem není udržitelné.
Küme (anlam ayrımı)Smysl pro rovnováhu (rozhovor).
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Druhý souvisí s nerovným postavením mužů a žen ve všech oblastech života.
Diğer anlamları için Cisco (anlam ayrımı) maddesine gidiniz.Pro další významy jděte na Šekel (rozcestník).
Geleneksel Japon kültüründe kadın-erkek ayrımı yoğun olarak vardır.Dochází k přirozené dělbě práce mezi mužem a ženou.
Hapishanelerdeki bu ırksal ayrımın sona ermesiyle tutuklular ırklarına göre organize olmaya başladılar.Když se věznice přestaly rozdělovat podle rasy, vězni uvnitř se začali organizovat do rasových oddílů.
Kadındı, kadınlara karşı ayrımcılıkla savaştı.Silně se staví proti diskriminaci žen.
Board of Education davasında kamu okullardaki ırk ayrımının anayasaya aykırı olarak ilân edilmesidir.Board of Education“, kterým byla zakázána rasová segregace na obecných školách.
Yol Ayrımındaki Ülke.Cesty na druhý svet.
Ancak .com, .org ve .net arasındaki ayrım, kayıt kısıtlamasının kaldırılmasıyla birlikte ortadan kalkmıştır.Nicméně, nakonec se rozdíly ztratily když použití domén .com, .org a .net přestalo být podmíněno.
Bu yola çıkış, hiçbir biçimde cinsiyet ayrımcılığı mücadelesi değildir.Důvodem pro vyloučení však nejsou dočasné homosexuální tendence.
Bandura sonuç beklentileri ve ikna beklentileri arasında bir ayrım yapar.Druhým argumentem je rozdíl mezi nadějí a přáním.
Cinsel yönelime dayalı ayrımcılığa karşı yasal koruma mevcut değildir.Neexistuje žádná ochrana před homofobní diskriminaci.
Bazı kelimelerde anlam ayrımı için büyük önem taşırlar.Tóny mají vyjadřovat rozdíl ve významu.
Afganistan'da eğitim alanında kadın ve erkek arasında herhangi bir ayrım yapılmamıştır.Není nutné, aby v páru tancovali pouze muž a žena.
Burada özellikle bir ayrım yapılması gerekmektedir.V takovém případě je nutné je jasně oddělit.
Bu tam anlamıyla ayrımcı olmama durumu evlilik ve evlat edinme haklarını da kapsamaktadır.Jeho novým cílem se stalo zrovnoprávnění v podobě manželství a adopcí.
Eğitimde erkek-kız ayrımı yoktur.V regionech se rozjížděla dívčí výchova rozdílně.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Femeile și minoritățile etnice au fost supuse discriminării în sectorul public.
Hofmann bu iki kategori arasındaki ayrıma dikkat etmemiş olabilir.La acea vreme însă Hofman nu putea face distincția între cele 2 clase de compuși.
Suudi kadınlara yönelik muameleler "cinsiyet ayrımcılığı" ve "cinsiyet apartheidı" olarak tanımlanmaktadır.Felul cum sunt tratate femeile este considerat de unele surse drept segregare sexuală și „apartheid sexual”.
Böylece, mikro ve makro evrim arasındaki ayrım, temel bir ayrım olmayıp bu fark sadece zamanla ilgilidir.Astfel, diferența dintre micro- și macroevoluție nu este una fundamentală, fiind realizată de factorul timp.
Böylece inanç ve bilgi arasına kesin bir ayrım konulmuş olunmaktadır.Și el deosebea între credință și cunoștințe, subordonând-o pe cea din urmă celei dintâi.
Board of Education davasında kamu okullardaki ırk ayrımının anayasaya aykırı olarak ilân edilmesidir.Board of Education , se pune capăt segregării rasiale în școlile publice .
Obüsler ile toplar arasındaki ayrım çok belirgin değildir.Nu este încă clară legătura dintre facule și plajele solare.
Genellikle giriş akımları ve çıkış akımları arasında ayrım yapılmaktadır.În general între punctele de emisie și recepție există vizibilitate directă.
ABD'nin New York eyaleti özel sektörde cinsel yönelim ayrımcılığını yasakladı.Legislația UE împotriva discriminării interzice discriminarea sexuală la locul de muncă.
Ancak bu ayrımı, sadece kırsal bölgelerde görmek mümkündür.Această practică se mai păstrează doar în zonele rurale.
Asla küçük-büyük rol ayrımı yapmadı.Tatăl lui n-a jucat niciodată un rol politic major.
Bir ayrım da, fenomenal ve psikolojik bilinç arasında yapılır.Un raport aparte există între psihologie și logică.
Bir eşcinsel ayrımcılığı yaşadığımızı düşünüyorum.A existat o anumită reticență în a dezincrimina relațiile homosexuale.
Diğer kullanımları için X-Men (anlam ayrımı) sayfasına bakınız.(Vezi Lista jocurilor video cu X-Men pentru mai multe amănunte).
Modern zamanlara kadar inşaat mühendisliği ve mimarlık arasında net bir ayrım yoktu.Până în prezent nu exista o distincție clară între arhitect și inginer.
DSÖ, dang hastalığının bu eski ayrımının basitleştirilmesi gerektiğine karar verdi.OMS a decis că modul vechi de clasificare a febrei denga trebuie simplificat.
Kuvvetler ayrımı esasını ortaya atmıştır.Noi le-am propus să împărțim puterea .
Burada özellikle bir ayrım yapılması gerekmektedir.Acestea necesită un articol distinct.
Erkek ve Kadın ayrımı ya - pılmaksızın saygı gösterilirdi.Între mascul și femelă nu se observă mari deosebiri.
İlgili Sayfalar