ayrım ile cümle

ayrım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çinliler yazı dili (Wen, 文) ile konuşma dili (Yu, 语) arasında kesin bir ayrım yaparlar.In de Chinese dialecten wordt er groot onderscheid gemaakt tussen spreektaal en schrijftaal.
Yarın, bir anlam ayrım Yarın, bugünden sonraki gün.De dag na morgen heet overmorgen, die dag daarna over-overmorgen of overovermorgen.
Üniversite okuyan veya okumayan ayrımı yapılmamaktadır.Armoede is niet naar school kunnen en niet kunnen lezen.
Nantes Fermanı'nı yayımlayarak (1598) Fransa'da din ayrımcılığına geçici de olsa son vermiştir.Het Edict van Nantes maakt in 1598 een tijdelijk einde aan de Franse godsdienstoorlogen.
Şehrin kamu hizmetlerindeki ırk ayrımı etap etap sona erdirildi.Aan de macht van de paraiges in de stad kwam een einde.
Felsefi geleneklerde bazı büyük ayrımlar da bulunabilir.Soms is daarbij sprake van filosofische uitweidingen.
Bu sayede, bağlılık (süreklilik) ve kopukluk arasındaki ayrım belirlenir.Hier wordt onderscheid gemaakt tussen de naam (voluit) van de eenheid en het symbool ervan.
Ayrıca aralarında büyük ve küçük ağızlı alabalıklar diye bir ayrım yapılır.In het oog wordt een onderscheid gemaakt tussen de grote en de kleine zenuwknopen.
Sonuç olarak, ateistlere karşı açıkça yapılan yasal ayrımcılık çoğu Batı ülkesinde alışıldık değildir.Stąd otwarta, zgodna z prawem dyskryminacja ateistów nie jest powszechna w większości zachodnich państw.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Kobiety oraz mniejszości narodowe doświadczały dyskryminacji.
Ondokuzuncu yüzyıl boyunca sayıca az da olsa İngiliz ateistler ayrımcı uygulamalara maruz kalmıştır.W XIX wieku brytyjscy ateiści, choć było ich niewielu, padli ofiarą dyskryminujących praktyk.
Board of Education davasında kamu okullardaki ırk ayrımının anayasaya aykırı olarak ilân edilmesidir.Orzeczenie głosiło, że podział rasowy w szkołach publicznych jest sprzeczny z Konstytucją.
Ateistlere karşı yasal ayrımcılık liberal demokrasilerde alışılmadık bir durumdur.Prawna dyskryminacja ateistów jest rzadko spotykana w krajach opartych na demokracji konstytucyjnej.
Diğer birçok ayrımlar ve ödüller ona bilime yaptığı katkılar için ihsan edilmiştir.Wielokrotnie wyróżniany i nagradzany za osiągnięcia naukowe.
Natal Üniversitesi'nde öğrenciyken ırk ayrımına karşı çeşitli faaliyetlerde bulundu.Na uniwersytecie w Los Angeles kolorowi studenci protestują przeciwko dyskryminacji rasowej.
Bu başarıya rağmen sezon bitimi takımıyla yol ayrımına gitmiştir.Był to jednak rozczarowujący dla zespołu sezon.
Ayrım Francis Bacon’ın Novum Organium’una (1630) dayanır.Określenie to upowszechnił po raz pierwszy w druku Francis Bacon w dziele Novum organum (1620).
1969 - Her türlü ırk ayrımcılığının kaldırılmasına dair uluslararası sözleşme imzalandı.1968 – Polska ratyfikowała Konwencję o Eliminowaniu Wszystkich Form Dyskryminacji Rasowej.
2007 Nisan'ında ise baterist Johan Langell ailesine zaman ayrımak için gruptan ayrıldı.Pod koniec tournée w 2007 roku zespół opuścił Johan Langell z powodów rodzinnych.
Bu ayrım yapılırken ülkenin coğrâfi ve ekonomik durumu göz önünde bulunduruldu.Nałożyła się na to także izolacja i status ekonomiczny regionu.
Kadındı, kadınlara karşı ayrımcılıkla savaştı.Bardzo zaciekle walczyła o równouprawnienie kobiet.
Ayrıca tüm insanlar da din, ırk veya cinsiyet ayrımı yapılmaksızın eşit görülürler.Studentem może zostać każda osoba bez względu na płeć, rasę czy wyznawaną religię.
Mahallenin Ankara Kuzey Çevre yoluyla (Yuva ayrımı) doğrudan baglantısı vardır.Odmiennie potraktowano elewację frontową (północną).
Olgu ve teori arasındaki ayrım, evrimin incelenmesine mahsus değildir.Prawda i przybliżanie się do prawdy nie stanowią absolutnych standardów dla oceny teorii.
Yarın, bir anlam ayrım Yarın, bugünden sonraki gün.Za Mrożkiem mówi nam, że jutro to dziś, tyle że jutro.
Yaş ayrımcılığı (İngilizce: ageism) herhangi bir bireye ya da gruba yaşından ötürü yapılan ayrımcılık türüdür.Adultyzm – rodzaj dyskryminacji ze względu na wiek.
Geleneksel Hitit tarihi çağ ayrımına göre, Telipinu devrini Orta Krallık adı verilen dönem izler.Zgodnie z tradycją, wstępujący na tron cesarz wybiera nazwę dla okresu swojego panowania.
2005-2010 yılları arasında da Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Komisyonu Başkanı olmuştur.W latach 2004–2009 Dni Równości i Tolerancji organizował Komitet Organizacyjny Dni Równości i Tolerancji.
Bundan ötürü, Yahudilik, Yahudi kültürü ve Yahudi kimliği arasında açık bir ayrım yapılması da oldukça zordur.Bardzo obfity jest również zbiór pozycji na temat judaizmu, historii i kultury żydowskiej.
Adalet ve Kalkınma Partisi (anlam ayrımı)Stowarzyszenie Dni Równości i Tolerancji. oficjalna
Kurama göre duygular için sağlıklı ve sağlıksız olmak bir ayrım yapılmaktadır.Jest tak, bo dla zdrowego nie ma żadnej różnicy pomiędzy myślą a językiem.
Böylece inanç ve bilgi arasına kesin bir ayrım konulmuş olunmaktadır.De troende (umma) leds av ulama, lärda.
Ayrıca deterministik (DFA) ve deterministik olmayan (NDFA) ayrımı vardır.Man skiljer även mellan deterministiska och icke-deterministiska tillståndsmaskiner.
Bu ayrım yüzyıllar boyunca fiziğin bir parçasını oluşturmuştur.Denna uppdelning ansågs vara en del av fysiken i århundraden efter.
Benzer bir ayrıma büyük Doğu Asya mezarlarında da rastlanır.Samma uppdelning förekommer i östasiatiska gravar.
Gandi, Güney Afrika'da Hintlere uygulanan ayrımcılığa maruz kaldı.I Sydafrika mötte Gandhi diskriminering riktad mot indier.
Yarın, bir anlam ayrım Yarın, bugünden sonraki gün.För andra betydelser, se Tomorricë.
Özel görelilikte ayrım bazen bir gözlemci ve bir çerçeve arasında yapılır.I speciella relativitetsteorin görs ibland skillnad mellan en observatör och en referensram .
Filmde toplumdaki ayrımcılıklar konu edinilmiştir.Andra teman i filmen handlar om våld i samhället.
Ayrıca bakınız Yasemin (anlam ayrımı)Se även Mwanza (olika betydelser).
Ayrıca temsilcilerinin çoğu, ırk ayrımını da savunmaktadır.Man förespråkar alltså diversifiering även inom staters politik.
Bu ayrım, dünyanın her yerinde olduğu gibi ekonomik statüye göre yapılmaktadır.Staden byggdes ut på samma sätt som överallt annanstans i världen.
Bir ayrım da gerçek bir müze gemi ile geminin kopyası arasında bulunmaktadır.På museet finns också en modell av båten med räddningsmanskap.
MPH (anlam ayrımı)Swing (olika betydelser)
1980'lerin başında parti-ordu ilişkileri silahlı kuvvetlere kaynak ayrımı konusu nedeniyle gerginleşmiştir.I slutet av 1980-talet växte motståndet mot honom från flera olika väpnade grupper.
Yasayla Amerika Birleşik Devletleri’nde ırk ayrımcılığı yasaklanmıştır.Organisationen är olaglig till följd av den amerikanska lagstiftningen mot rasism.
Büyük-küçük harf ayrımı olmayıp hepsi aynı şekilde yazılır.Korta och långa vokaler skiljs inte åt utan skrivs med samma tecken.
Ancak bu ayrım benzin kullanım verimiyle karıştırılmamalıdır.De bör inte förväxlas med dieselolja som är ett helt annat bränsle.
High Sierra (anlam ayrımı) Cerro Cera La Sierra SerraFör andra betydelser, se Cerro La Sierpe.
ABD'nin güneyinde hala süren ırk ayrımı üzerine bir film.Filmningen äger rum i olika delar av södra USA.
Bazı kaynaklarda "modern" ve "geleneksel" tavla şeklinde ayrım yapılır.Man brukar skilja mellan ”naturliga” och ”konventionella” rättigheter.
Tüm bu gruplar arasındaki ayrımlar takribidir ve aralarında her zaman keskin sınırlar bulunmaz.Naturligtvis är detta en grov indelning och hela skalan mellan dessa är vanlig.
Diğer anlamları için Cisco (anlam ayrımı) maddesine gidiniz.För andra betydelser, se Siviriez (olika betydelser).
Diğer anlamları için lütfen Abla (anlam ayrımı) sayfasına bakınız.För andra betydelser, se Morens (olika betydelser).
Board of Education davasında kamu okullardaki ırk ayrımının anayasaya aykırı olarak ilân edilmesidir.Board of Education) att rassegregeringen i offentliga skolor bryter mot USA:s konstitution.
David Russell isimli diğer kişiler için, ayrıca bakınız David Russell (anlam ayrımı).För andra personer med samma namn, se John D. Rockefeller (olika betydelser).
Sermaye (anlam ayrımı)Vigeland (olika betydelser)
En belirgin özelliği diziler için dinamik olarak yer ayrımının yapılabilmesidir.Fältets existens kan troligen förklaras med dynamoteori.
Aynı zamanda bu ayrımlar örgütsel ilişkilere de zarar verebilir.Utbrytningar kan även ske inom organisationer.
Obüsler ile toplar arasındaki ayrım çok belirgin değildir.Skillnaden mellan grytor och kittlar är inte helt enkel.
İlgili Sayfalar