ayrılmak ile cümle
ayrılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ben yakında ayrılmak zorundayım.Pronto me tendré que ir.
Okuldan ayrılmak zorundayım.Tengo que irme de la escuela.
O, evinden ayrılmak zorunda kaldı.Tuvo que irse de casa.
Ara sıra canım işimden ayrılmak istiyor.A veces tengo ganas de dejar mi trabajo.
Bugün ayrılmak istiyorum.Me quiero ir hoy.
Tom ayrılmak istemedi.Tom no quería irse.
Ayrılmak üzereydim.Estaba a punto de irme.
Boston'dan ayrılmak istemiyorum.No quiero irme de Boston.
Ülkeden ayrılmak isteyenler sadece "kaçak" olarak etiketlenmiyor, "vatan haini" olarak da görülüyorlardı.Aquellos que desearan salir fueron vistos no sólo como desertores, sino traidores.
Hainan Tibet Özerk İli, beş ilçeye ayrılmaktadır.La prefectura autónoma tibetana de Hainán se divide en 5 condados.
Özel şehirler ve il şehirleri ise semtlere (區, qū) ayrılmaktadırlar.Fue apreciado entre las ciudades de Tacna y Rancagua, en Illapel.
Gobi-Altay ili 18 ilçeye (сум, sum) ayrılmaktadır.Über den göttlichen Dingen und ihrer Offenbarung (Sobre las cosas divinas y su revelación) (1811).
Birçok insan benim bugün, yarın ayrılmak istediğimi biliyor.Esta noche me voy a casa y mañana ya les veo.
Changhua ilçesi, iki şehir, altı kentsel belde ile 18 kırsal beldeye ayrılmaktadır.El condado de Changhua está dividido en 2 ciudades, 6 municipios urbanos y 18 municipios rurales.
Çok geçmeden okuldan ayrılmak zorunda kaldı.Sin embargo pronto dejó la escuela.
İlçeler ek olarak 160 belediyeye ayrılmaktadır.Se divide en 160 localidades.
Longnan şehri, bir semt ile sekiz ilçeye ayrılmaktadır.La ciudad Longnan se divide en 1 distrito y 8 condados.
Ben, ailemden ayrılmak istiyorum" dedi.Pero quería irme de mi familia.
Vilayet, 23 alt yönetim bölgesine ayrılmaktadır: ^ LayersOcupo el puesto 23 por detrás de Mali
Sana Bir Sır Vereceğim dizisinden rahatsızlığı sebebiyle ayrılmak zorunda kaldı.Tuvo que abandonarlo debido a un falso diagnóstico acerca de su codo.
İşkodra Sancağı beş kazaya ayrılmaktaydı.Las únicas cinco bajas que sufrió lo fueron por un accidente interno.
1911'de finansal problemlerde dolayı takımdan ayrılmak zorunda kaldı.En 2002 el equipo desapareció debido a problemas financieros.
Afife Hanım, ayrılmak zorunda kaldı.El iagñá tuvo que ser abandonado.
Luigi, Giorgetta ile yalnız kalırlar ve Giorgetta ona neden işten ayrılmak istediğini sorar.Cuando está a solas, Giorgetta pide a Luigi por qué pidió ser despedido y reconocen su amor mutuo.
Ancak sağlık problemlerinden ötürü oradan ayrılmak zorunda kaldı.Tuvo que dejarlo por problemas de salud.
Görevler çizgisel ve oyuncu seçimli olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.La directiva decide y la balanza se decanta a favor del jugador.
Yuxi şehri bir semt, beş ilçe ile üç özerk ilçeye ayrılmaktadır.La ciudad prefectura de Yuxi administra 1 distrito, 5 condados y 3 condados autónomos.
Şehir, 11 semte ayrılmaktadır.Borrando Fronteras 11.
Eğriboz, sekiz belediyeye ayrılmaktadır.Está dividida en ocho municipios.
Nan, 15 ilçe ("amphoe"), 99 bucak ("tambon") ve 848 köye ayrılmaktadır.Estos a su vez están divididos en 99 subdistritos (tambon) y 848 aldeas (muban).
Kelemez, altı belediyeye ayrılmaktadır.Subsecuentemente, abandona a los Seis Secretos.
Baganur, ek olarak dört mahalleye (horo) ayrılmaktadır.Y que congrega a todo el pueblo durante cuatro noches.
İlk dönem ve ikinci dönem olarak ikiye ayrılmaktadır.Entre la primera y la segunda parte hay un salto de varios años.
Chengde şehri, üç semt, beş ilçe ile üç özerk ilçeye ayrılmaktadır.Chengdé se divide en 3 distritos,5 condados y 3 condados autónomos.
Bu birimlerde bir veya daha fazla köy ve mahalleye ayrılmaktadır.Cada una de ellas agrupa partes de la ciudad y uno o más pueblos.
Helsinki, 59 mahalleye ayrılmaktadır.Illinois está dividido en 59 distritos senatoriales.
Zaozhuang şehri beş semt ve bir ilçe düzeyi şehre ayrılmaktadır.La ciudad prefectura de Zaozhuang se divide en 5 distritos y 1 ciudad.
Raška ilçesi, biri şehir olmak üzere dört belediyeye ayrılmaktadır.Después de eso, los cuatro caminan fuera del pueblo.
Daha sonra sağlık sorunları nedeniyle diziden ayrılmak zorunda kalmıştır.Más tarde, se retiró por problemas de salud.
Farklı hedefleri nedeniyle gruptan ayrılmak zorunda kaldı.Su salida del país fue forzada por varios motivos.
İkinci ve üçüncü katlar, süslemeli pişmiş lüleci çamuruyla ayrılmaktaydı.El tercer y cuarto cuerpo se separan mediante una sencilla moldura con escudos.
Kırk yıllık evliliklerinin ardından ayrılmak istiyorlar.Vogliono separarsi dopo quarant'anni di matrimonio.
Senden ayrılmak istemiyorum.Non voglio separarmi da te.
Sinclair, tiyatro çalışmaları nedeniyle projeden ayrılmak zorunda kaldı.Sinclair lasciò il progetto a causa di alcuni obblighi teatrali.
Günümüzde cadde Doğu Nankin Caddesi ve Batı Nankin Caddesi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.È divisa in due parti, Nanjing Road est e Nanjing Road ovest.
Müslüman olduktan sonra kızı ve eşinden ayrılmak zorunda kalmıştır.Dopo essere diventato un vampiro dovette abbandonare la moglie e figli.
Afife Hanım, ayrılmak zorunda kaldı.Ufficiale di carriera, dovette lasciare il servizio.
Her ilçe mahallelere (хороо, horo) ayrılmakta olup toplam 121 adettir.Ciascun dùùrėg (distretto) in cui è divisa la città consiste in un certo numero di horoo per un totale di 121.
Fakat devre sonuçlanmadan ayrılmak zorunda kalmıştır.Tuttavia, il gruppo si è sciolto prima che potesse essere finito.
Güney Hwanghae, bir şehir ("si") ile 19 ilçeye ("gun") ayrılmaktadır.Il Sud Hwanghae è suddiviso in 1 città (si) e 19 contee (gun).
Hristiyan mezhepleri, üçe ayrılmaktadır.Ciascuna delle forze cristiane si sentì tradita dall'altra.
Ryanggang, bir şehir ("si") ile 11 ilçeye ("gun") ayrılmaktadır.Il Ryanggang è suddiviso in 1 città (si) ed 11 contee (gun).
Finlandiya 19 adet bölgeye ayrılmakta olup her bölge bölgesel konseyler tarafından yönetilmektedir.Malta è divisa in 68 località, ciascuna gestita da un consiglio locale.
1911'de finansal problemlerde dolayı takımdan ayrılmak zorunda kaldı.Interrompe gli studi nel 1911 a causa di problemi economici.
Ne var ki, kimse İtalya'dan ayrılmak istemedi.Quasi nessuno fece rientro in Italia.
Edirne Eyaleti altı sancağa ayrılmaktaydı.Il territorio era diviso in 6 parrocchie.
Ben, ailemden ayrılmak istiyorum" dedi.«Mamma, voglio andare via con te.
Sanming şehri iki semt, bir ilçe düzeyi şehir ile dokuz ilçeye ayrılmaktadır.La prefettura di Sanming è a sua volta divisa in 2 distretti, 1 città e 9 contee.
O gün, pek çok fotoğraf çekmiştim ve kasabadan ayrılmak üzereydim.Ci sono stato molte volte e sono stato influenzato dalla città.
Bu pozisyonlar da, saha içindeki dizilime göre kendi içerisinde ayrılmaktadır.Queste risposte devono essere, in qualche misura, presenti nel suo proprio essere.