ayrılmak ile cümle
ayrılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hem adalet hem zabt ile ilgili kusurlar da kendi içerisinde beşe ayrılmaktadır.Die fünf Personen nehmen die Gerechtigkeit selbst in die Hand.
Artık Şam'dan ayrılmak zamanı gelmiştir.Om versucht derweil Shanti aus dem Weg zu gehen.
Tayvan'da ise aynı gruplar 13 gruba ayrılmaktadır.Taiwan ist in 13 Nummernbereiche unterteilt.
Görice Sancağı dört kazaya ayrılmaktaydı.Im See durfte er vier Garnzüge fischen.
Birçok insan benim bugün, yarın ayrılmak istediğimi biliyor.Heute hier, morgen fort.
Gelibolu Sancağı dört kazaya ayrılmaktaydı.Aus Sicherheitsgründen verfügte die Lok über vier Bremssysteme.
Çekişmeli ve çekişmesiz yargı şeklinde ikiye ayrılmaktadır.Die Gelappte Melde ist einhäusig getrenntgeschlechtig (monözisch).
Bolin korkar ve ondan ayrılmak ister ama Eska onun peşini bırakmaz.Susie bekommt Angst und möchte den Bunker verlassen, aber Harvey lässt sie nicht.
Temburong, idari olarak sekiz bucağa (mukim) ayrılmaktadır.Als Zierde trägt er acht eingemeißelte vergoldete Palmzweige.
Zhumadian şehri bir semt ile dokuz ilçeye ayrılmaktadır.Auf Kreisebene setzt sich Zhumadian aus einem Stadtbezirk und neun Kreisen zusammen.
Bu ülkenin coğrafyası 1983 yılına kadar 3 ilçeye ayrılmaktaydı.Die Beratung im Parlament erstreckte sich wiederum über fast drei Jahre bis 1983.
Bu ilçeler de mukim adı verilen toplam 38 bucağa ayrılmaktadır.Diese beiden Steine führen zusammen 38 Namen.
Bu pozisyonlar da, saha içindeki dizilime göre kendi içerisinde ayrılmaktadır.Dieser Darstellung wird sie im Laufe ihrer spärlichen Auftritte innerhalb des Stückes auch gerecht.
Zhoukou şehri bir semt, bir ilçe düzeyi şehir ile sekiz ilçeye ayrılmaktadır.Administrativ setzt sich Zhoukou aus einem Stadtbezirk, einer kreisfreien Stadt und acht Kreisen zusammen.
Nicel veriler ayrıca kendi aralarında ayrışık ve sürekli olarak iki gruba ayrılmaktadır.Die Sepalen sind gleich geformt, etwa parallel zueinander stehend und aneinander anliegend.
Sana Bir Sır Vereceğim dizisinden rahatsızlığı sebebiyle ayrılmak zorunda kaldı.Wegen Baufälligkeit musste sie abgebrochen werden.
Tony eğer ayrılmak istiyorsa önce kendisiyle evlenmek zorunda olduğunu belirtir.Um nach Österreich ausreisen zu dürfen, willigte James zunächst in die Ehe mit ihrem Cousin ein.
Xilin Gol aymağı, iki ilçe düzeyi şehir, bir ilçe ile dokuz sancağa ayrılmaktadır.Auf Kreisebene setzt sich Xilin Gol aus zwei kreisfreien Städten, einem Kreis und neun Bannern zusammen.
Fukuoka idari olarak yedi semte ayrılmaktadır.Fujiyama besitzt sieben Wagen pro Zug.
Diğer kültürler, çeşitli sebeplerden dolayı buradan ayrılmak zorunda kalmıştır.Drei weitere mussten aus unterschiedlichen Gründen umkehren.
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.Comme le navire sombre, le mari préfère mourir plutôt que d’être séparé du corps de sa femme.
Artık Şam'dan ayrılmak zamanı gelmiştir.Quelque temps après a lieu le départ de Shampro.
Bath'ta kanal nehirden ayrılmakta fakat izleyebildiği kadar vadisi olan Avon'daki Bradford'u takip eder.À Bath, le canal se sépare de la rivière, mais suit sa vallée jusqu’à Bradford on Avon.
Hükümdar, onları çağırıp tehdit eder, onlarsa inançlarından ayrılmak istemezler.Mais comment feront-ils appel à lui s’ils n’ont pas cru en lui ?
Hinggan aymağı, iki ilçe düzeyi şehir, bir ilçe ile üç sancağa ayrılmaktadır.La ville est départagée en deux parties : Vendat le Vieux (ancienne ville) et Vendat le Jeune.
Pirkanmaa, 11'i şehir olmak üzere 22 belediyeye ayrılmaktadır.Le GATIA se retire de la ville le 22,,.
Bu turnenin sonunda İsveç'e döndüklerinde Niklas bazı özel sebeplerden dolayı gruptan ayrılmak zorunda kaldı.Après la tournée, Nicole laisse le groupe pour raisons personnelles.
(Ach, Vater, Vater, eilt! - Baba, baba, hemen ayrılmak hazırlan).Pères, Pères, Pères, écoutez-moi bien.
Güney Hwanghae, bir şehir ("si") ile 19 ilçeye ("gun") ayrılmaktadır.Le Hwanghae du Sud est divisé en une ville ("Si") et 19 arrondissements ("Kun").
İlçeler ek olarak 118 belediyeye ayrılmaktadır.L'arrondissement compte 118 communes.
Birçok insan benim bugün, yarın ayrılmak istediğimi biliyor.Le soldat sait qu’il part demain.
Ancak sağlık problemlerinden ötürü oradan ayrılmak zorunda kaldı.Mais celle-ci dû partir pour des raisons de santé.
Gemiler, yapımında kullanılan teknolojiye göre 3 sınıfa ayrılmaktadırlar.Les bateaux sont répartis en 3 classes selon leur longueur.
Dört kardeşi vardır, fakat ebeveynlerinin ölümünden sonra ayrılmak zorunda kalmışlardır.Il a trois sœurs avec qui il vit depuis que ses parents ont déménagé.
Bunlar 2 türe ayrılmaktadır.Coupes dans les 2 sens.
Şehir, 11 semte ayrılmaktadır.Retrait des troupes étrangères 11.
Zhongwei şehri, iki semt ile bir ilçeye ayrılmaktadır.Zhongshan est officiellement jumelée avec deux villes.
Kısa süre sonunda kişisel problemler nedeniyle buradan da ayrılmak zorunda kaldı.Ils se séparent peu après pour raisons personnelles.
Mağrip'teki Yahudiler, artan gerginlik sebebiyle bölgeden ayrılmak zorunda kaldılar.Les Juifs du Maghreb ont été contraints de partir en raison de ces tensions accrues.
20. yüzyılın başında Doha dokuz ana semte ayrılmaktaydı.Au début du XXe siècle, elles se tenaient le 9 de chaque mois.
Tutong, idari olarak sekiz bucağa (mukim) ayrılmaktadır.Il est au rang de sekiwake, comme il est alors de coutume.
Bunlar İtalya'dan ayrılmak üzere salıverildiler.Ils étaient acheminés depuis l'Italie.
İsteği yerine getirebilmek için Waseda Üniversitesi'nden ayrılmak zorunda kaldı.D'où, il lui fallut renoncer la classe de Vaslin.
Çok geçmeden okuldan ayrılmak zorunda kaldı.Il fut donc contraint de quitter l'école secondaire relativement tôt.
Chaozhou şehri iki semt ile iki ilçeye ile ayrılmaktadır.Chase et City abandonnent toutes deux les marchés financiers.
Yükselen Yahudi aleyhtarlığı dolayısıyla Nazi Almanyasından ayrılmak zorunda kaldı.D'origine juive, il a été forcé de fuir l'Allemagne.
Tayvan'da ise aynı gruplar 13 gruba ayrılmaktadır.Le gouvernement de Taipei reconnait 13 groupes.
Bu işi kabul edebilmek için Breitbart'taki rolünden ayrılmak zorunda kaldı.Il quitte Breitbart pour prendre ses nouvelles fonctions,.
Bölgeler, ek olarak illere ve belediyelere ayrılmaktadır.Le Réveil atteint aussi la province et les campagnes.
Nakşa, iki belediyeye ayrılmaktadır.Elle dessert les 2 villes.
Yeongdeungpo semti 22 mahalleye (dong) ayrılmaktadır.Yeongdeungpo est divisé en quartiers (dong) : 22 dong administratifs et 34 dong légaux.
Nitel veriler de nominal ve ordinal olarak iki gruba ayrılmaktadır.Coupes entre syntagmes nominaux et verbaux.
Finlandiya, tarihsel olarak İsveç'in bir parçası olduğu dönemde birkaç vilayete ayrılmaktaydı.Les provinces historiques de Finlande datent de l'époque où la Finlande était une partie de la Suède.
Alman bayrağı millî bayrak ve resmî bayrak olarak ikiye ayrılmaktadır.Ce drapeau national est décliné sous la forme de pavillons divers et de drapeaux militaires.
Tom Mary'ye 2.30'dan önce ayrılmak zorunda olduğunu söyledi.Tom le dijo a Mary que tenía que irse antes de las 2:30.
O, evinden ayrılmak istemedi.No quería irse de casa.
Dün birkaç çocuk okuldan erken ayrılmak zorunda kaldı.Ayer algunos chicos tuvieron que salir antes de clase.
Tom ayrılmak zorunda kaldığını söyledi.Tom dijo que tenía que irse.
Telefon çalmaya başladığında, Anne evden ayrılmak üzere idi.Anne estaba a punto de salir de casa cuando el teléfono empezó a sonar.
Ben erken ayrılmak istiyorum.Quiero irme temprano.